1
00:00:06,673 --> 00:00:08,508
NETFLIX BELGESEL DİZİSİ

2
00:00:15,265 --> 00:00:18,518
MART 1983
KAZADAN DÖRT YIL SONRA

3
00:00:29,446 --> 00:00:32,198
Ömrüm boyunca
ödümün koptuğu birkaç an oldu.

4
00:00:34,451 --> 00:00:36,536
O günkü o an zirveye oynar.

5
00:00:51,134 --> 00:00:52,927
Köşeye sıkışmışsın.

6
00:00:53,553 --> 00:00:56,389
Kendini azimle
savunmaktan başka çaren yok.

7
00:00:58,391 --> 00:01:01,436
O kararları vermemin sebebi bu işte.

8
00:01:05,148 --> 00:01:07,859
Three Mile Adası'nda
başıma gelenlerden sonra

9
00:01:08,443 --> 00:01:14,115
o santralin bir kazaya daha
yol açma potansiyeli olduğuna emindim.

10
00:01:14,199 --> 00:01:18,161
Nükleer endüstriyi yok etmekle kalmayıp
insanları da yok edebilirdi.

11
00:01:20,580 --> 00:01:22,957
Milyonlarca insanın hayatı tehlikedeydi.

12
00:01:37,097 --> 00:01:39,015
Teksas'ın doğusunda oturuyordum.

13
00:01:39,099 --> 00:01:42,727
Vietnam Savaşı yıllarında
Missouri'de yetiştim.

14
00:01:45,063 --> 00:01:47,232
O yıllardaki tüm gençler gibi ben de

15
00:01:47,315 --> 00:01:50,110
zorunlu askerlikten sağ salim
dönemeyeceğimi düşünüyordum.

16
00:01:52,779 --> 00:01:57,575
Bir akşam eşimle sofradaydık.

17
00:01:57,659 --> 00:01:59,994
Ağlamaktan gözleri kızarmıştı.

18
00:02:00,078 --> 00:02:02,122
Bana celp kâğıdını uzattı.

19
00:02:05,750 --> 00:02:10,672
Ertesi sabah ilk iş, deniz kuvvetleri
askere alım görevlisine gittim

20
00:02:11,422 --> 00:02:15,760
ama ellerinde sadece
donanma nükleer enerji programı işi vardı.

21
00:02:15,844 --> 00:02:17,637
Altı yıllık bir askerlikti.

22
00:02:18,388 --> 00:02:19,806
Kabul ettim.

23
00:02:19,889 --> 00:02:23,434
Önümüzdeki altı ayınız donanmanın
nükleer prototip tesisinde geçecek.

24
00:02:24,018 --> 00:02:26,855
Nükleer enerji okulunda bir yazı vardı,

25
00:02:26,938 --> 00:02:31,067
"Buraya girenler
50.000 dolarlık bir eğitim alacaklar."

26
00:02:31,151 --> 00:02:34,863
Sınıf arkadaşlarımdan biri
bir akşam oraya tırmanıp şöyle yazdı,

27
00:02:34,946 --> 00:02:38,366
"Her gece poponuza beş sent sokularak."

28
00:02:41,077 --> 00:02:46,040
Kimya eğitiminden
reaktörlerin metalürjik yönlerine,

29
00:02:46,124 --> 00:02:50,336
reaktör fiziğinden pompa teorisine,
elektrik teorisine, aklınıza ne gelirse.

30
00:02:50,420 --> 00:02:53,882
Üniversite mezunu olmayan
birkaç kişiden biriydim.

31
00:02:53,965 --> 00:02:56,050
Evet, kıçımı yırtmam gerekti.

32
00:02:56,926 --> 00:02:58,428
-60.
-60 derece.

33
00:02:58,511 --> 00:03:01,222
İki oğlum da
ben deniz kuvvetlerindeyken doğdu.

34
00:03:02,307 --> 00:03:04,434
Onları görmek için
eve gitmeme izin vermediler.

35
00:03:04,517 --> 00:03:09,230
Gemideki herkesin güvenlik konusunda
bir sorumluluğu vardır.

36
00:03:10,106 --> 00:03:14,569
Deniz kuvvetlerindeyken
daha önce bilmediğim bir aşkı keşfettim.

37
00:03:14,652 --> 00:03:17,530
Nükleer enerji tam bana göreydi.

38
00:03:17,614 --> 00:03:18,990
DİKKAT
RADYASYON BÖLGESİ

39
00:03:20,450 --> 00:03:22,827
Ama amiral kadar,

40
00:03:22,911 --> 00:03:25,538
benden o kadar yüksek bir

41
00:03:25,622 --> 00:03:29,626
performans bekleyen biri olmamıştı.

42
00:03:34,255 --> 00:03:39,427
Bu, donanmanın ilk nükleer
denizaltısı olan Nautilus'un reaktörü.

43
00:03:39,510 --> 00:03:43,306
Amiral Rickover
nükleer donanmanın babası sayılır.

44
00:03:43,389 --> 00:03:46,517
Denizaltıya nükleer reaktör koyarak

45
00:03:46,601 --> 00:03:51,147
asla yüzeye çıkmak zorunda olmayan,
gerçek bir denizaltı yarattı.

46
00:03:53,650 --> 00:03:56,903
Amiral istese bir kova kumla
cehenneme hücum ederdim

47
00:03:56,986 --> 00:04:01,658
çünkü nükleer denizaltı dünyasını
güvenli bir yer hâline getirmişti.

48
00:04:01,741 --> 00:04:05,662
Bu denizaltı Atom Enerjisi Kurumu'nun
santralleri kadar güvenli.

49
00:04:05,745 --> 00:04:09,457
Amiral bana eşsiz bir iş ahlakı aşıladı.

50
00:04:11,251 --> 00:04:15,046
"Sorumlu ol." Felsefesi buydu.

51
00:04:15,129 --> 00:04:18,466
Verdiğin her kararda sorumlu olmalıydın.

52
00:04:21,135 --> 00:04:24,097
KAZADAN BİR YIL SONRA

53
00:04:25,723 --> 00:04:29,227
<i>Pensilvanya'daki Three Mile Adası</i>
<i>nükleer santralindeki kaza</i>

54
00:04:29,310 --> 00:04:32,105
<i>yabancı petrole olan</i>
<i>bağımlılığını azaltmak için</i>

55
00:04:32,188 --> 00:04:35,525
<i>çareyi nükleer enerjide</i>
<i>arayan ulusu şoka uğrattı.</i>

56
00:04:35,608 --> 00:04:37,986
<i>Bu kazanın ardından elektrik şirketleri</i>

57
00:04:38,069 --> 00:04:41,698
<i>51 yeni nükleer santral</i>
<i>inşa etme planlarını iptal etti.</i>

58
00:04:41,781 --> 00:04:43,241
NÜKLEER ENERJİ ÇÜRÜK İŞ

59
00:04:43,324 --> 00:04:46,869
<i>Ülkedeki tüm reaktörleri</i>
<i>kapatmak isteyen nükleer karşıtları</i>

60
00:04:46,953 --> 00:04:49,706
<i>gelecek için</i>
<i>ihtiyaçlarımızın farkında değil.</i>

61
00:04:50,915 --> 00:04:52,458
<i>Ama Three Mile Adası'ndaki</i>

62
00:04:52,542 --> 00:04:56,045
<i>protestolarımızdan sonra</i>
<i>hiçbir şey değişmemiş gibi davranan</i>

63
00:04:56,129 --> 00:04:59,215
<i>nükleer savunucuları da</i>
<i>gerçeklerden kopuk.</i>

64
00:04:59,299 --> 00:05:01,217
NÜKLEER KAZAYI ATLATTIK

65
00:05:01,301 --> 00:05:04,512
Kaza nükleer reaktörle
elektrik üretilmesini

66
00:05:04,595 --> 00:05:09,976
genel manada kabul etmiş olan halkın
bu anlayışına ağır bir darbe indirdi.

67
00:05:10,643 --> 00:05:15,773
Şimdi bu olayın uzun vadede
ne gibi sonuçlar doğuracağını

68
00:05:15,857 --> 00:05:20,069
uzun ve belki de zahmetli bir
biçimde araştırma zamanı.

69
00:05:20,153 --> 00:05:24,615
Ama nükleer enerjinin
geleceğine inanıyorum.

70
00:05:25,450 --> 00:05:28,995
Bu nedenle Three Mile Adası'ndaki
temizliğe katılmam için

71
00:05:29,078 --> 00:05:31,581
bana altın bir fırsat sunulduğunda

72
00:05:31,664 --> 00:05:34,292
bu teklife balıklama atladım

73
00:05:34,375 --> 00:05:40,465
çünkü nükleer endüstrinin geleceğini
güvenli hâle getirmeye odaklanabilirdim.

74
00:05:43,176 --> 00:05:46,721
Her şeyi ayarladım,
gerekli tüm hazırlıkları yaptım.

75
00:05:47,347 --> 00:05:53,519
Three Mile Adası'nda çalışmaya
başlamamdan birkaç hafta önce

76
00:05:54,729 --> 00:05:56,481
eşimi trafik kazasında kaybettim.

77
00:06:01,110 --> 00:06:03,237
Bar çıkışında trafik kazası yaşandı.

78
00:06:04,197 --> 00:06:06,074
Hayatını kaybetti.

79
00:06:07,617 --> 00:06:09,160
Bunu konuşmak istemiyorum.

80
00:06:20,088 --> 00:06:21,172
Artık vaktiydi.

81
00:06:23,174 --> 00:06:25,760
1980 yılının haziran ayında
iki oğlumla birlikte gelip

82
00:06:25,843 --> 00:06:28,221
Three Mile Adası'nda çalışmaya başladım.

83
00:06:42,318 --> 00:06:46,739
<i>Three Mile Adası'ndaki kazadan kalanları</i>
<i>temizlemek yeni bir sektör yarattı.</i>

84
00:06:47,240 --> 00:06:50,368
Bugün kaza yerinde
1.000'den çok resmî görevli var.

85
00:06:52,412 --> 00:06:59,043
1980'de NRC'nin Three Mile Adası'ndaki
saha ofisine direktör olarak atandım.

86
00:06:59,836 --> 00:07:02,463
Halk sağlığını ve güvenliğini sağlıyordum.

87
00:07:03,089 --> 00:07:05,174
<i>Radyoaktivite çok yüksek.</i>

88
00:07:05,258 --> 00:07:09,011
<i>Bu reaktör binasının içinde</i>
<i>ölümcül dozun 100 katı.</i>

89
00:07:09,095 --> 00:07:11,514
<i>Muazzam bir temizlik işi var.</i>

90
00:07:13,099 --> 00:07:15,601
Temizlik çabuk bitecek bir iş değil.

91
00:07:16,394 --> 00:07:20,606
Daha önce hiç karşılaşılmamış bir durumdu.

92
00:07:20,690 --> 00:07:25,319
Kimse çekirdek erimesi, bu kadar hasar,
bu kadar radyoaktivite yaşamamıştı.

93
00:07:25,403 --> 00:07:29,657
İlk birkaç ay stabilizasyon aşamasıydı.

94
00:07:29,740 --> 00:07:32,743
Sonraki yıl ise korun sökülmesi,

95
00:07:33,327 --> 00:07:37,123
yakıtın özel bidonlara konulup
saha dışına gönderilmesi olacaktı.

96
00:07:37,957 --> 00:07:41,502
"Tarihî temizlik" olarak adlandırılan
bu operasyonun faturası

97
00:07:41,586 --> 00:07:43,921
kazanın son derece hassas

98
00:07:44,005 --> 00:07:46,841
ve tehlikeli yapısı sebebiyle
son derece kabarık.

99
00:07:46,924 --> 00:07:49,969
Tamamının tahminî maliyeti
bir milyar dolar.

100
00:07:51,387 --> 00:07:53,973
Three Mile Adası'nın inşası
700 milyon dolar tuttu.

101
00:07:54,056 --> 00:07:56,517
90 günden az bir süre hizmet verdi.

102
00:07:56,601 --> 00:07:58,311
Bu işin içine atıldık.

103
00:07:58,394 --> 00:08:00,396
Para nereden gelecek?

104
00:08:00,480 --> 00:08:02,648
Teknoloji nereden gelecek?

105
00:08:02,732 --> 00:08:07,111
Santralin sahipleri işi,
taşeronu Bechtel'e verdi.

106
00:08:07,195 --> 00:08:09,614
ATOM SANTRALİNİ
BECHTEL ONARACAK

107
00:08:09,697 --> 00:08:13,034
Bechtel, 51'inci eyalet gibiydi.
Nükleer eyaletti.

108
00:08:13,117 --> 00:08:16,078
Nükleer temizlik için tek adresti.

109
00:08:17,330 --> 00:08:21,334
Bechtel ilk günden beri
nükleer endüstrinin içindeydi.

110
00:08:21,417 --> 00:08:25,713
Dünyanın en büyük özel inşaat şirketiydi.

111
00:08:25,796 --> 00:08:28,049
Siyasi bağlantıları çok güçlüydü.

112
00:08:28,132 --> 00:08:32,261
Ben, Ronald Reagan, görevimi sadakatle
yapacağıma dair yemin ediyorum…

113
00:08:32,345 --> 00:08:37,767
Ronald Reagan 1980 seçimleri için
adaylığını koymadan önce

114
00:08:37,850 --> 00:08:43,231
güç odaklarıyla toplandığında
Steve Bechtel oradakilerden biriydi.

115
00:08:43,314 --> 00:08:44,482
Ne sözleşmemiz var?

116
00:08:44,565 --> 00:08:49,487
Caspar Weinberger ve George Shultz
gibileri yönetim kurulundaydı.

117
00:08:49,570 --> 00:08:50,780
Güç gösterisi vardı.

118
00:08:50,863 --> 00:08:53,407
Temizlik, Three Mile Adası'nın
kendisinden bile büyüktü.

119
00:08:53,491 --> 00:08:56,661
Nükleer endüstrinin
ayakta kalmasıyla ilgiliydi.

120
00:08:59,705 --> 00:09:04,835
Santralin işletmeden çıkarılması işinde
Bechtel, temizlik taşeronu oldu.

121
00:09:06,212 --> 00:09:08,965
Güvenli bir şekilde
yapmamız gerektiğini biliyorduk.

122
00:09:09,048 --> 00:09:11,842
İşin aynı zamanda aciliyeti vardı.

123
00:09:11,926 --> 00:09:14,428
<i>Genel görüşe göre temizlik uzadıkça</i>

124
00:09:14,512 --> 00:09:17,723
<i>santralde başka bir sorun</i>
<i>patlak vermesi riski artıyor.</i>

125
00:09:17,807 --> 00:09:19,809
Kazanın etkilerini bertaraf etmek için

126
00:09:19,892 --> 00:09:22,562
yönetimle halledilmesi gereken
önemli işler vardı.

127
00:09:24,105 --> 00:09:27,525
Bodrum, üç metre radyoaktif suyla doluydu.

128
00:09:27,608 --> 00:09:29,110
Boşaltılması gerekiyordu.

129
00:09:29,193 --> 00:09:32,780
Sonra da kontamine olmuş malzemeler

130
00:09:32,863 --> 00:09:36,617
ve reaktör kabının içindeki
erimiş yakıt kaldırılacaktı.

131
00:09:37,660 --> 00:09:38,786
Hedef buydu.

132
00:09:39,870 --> 00:09:43,457
Ama her şeyden önemlisi,
kor tutucu havalandırılmalıydı.

133
00:09:43,541 --> 00:09:48,588
<i>Pensilvanya'daki Three Mile Adası'nda</i>
<i>bulunan hasarlı nükleer reaktörün içinden</i>

134
00:09:48,671 --> 00:09:51,340
<i>radyoaktif kripton gazının</i>
<i>havaya salınmasının</i>

135
00:09:51,424 --> 00:09:53,551
<i>bir ay kadar sürmesi bekleniyor.</i>

136
00:09:53,634 --> 00:09:55,177
<i>Geçen seneki kazadan beri</i>

137
00:09:55,261 --> 00:09:58,306
<i>güvenilirlik sorunu</i>
<i>birçok kez karşımıza çıktı.</i>

138
00:09:58,389 --> 00:09:59,807
İnsanların ödü patladı.

139
00:09:59,890 --> 00:10:02,643
Çocuklarımız, ailemiz,
hepimiz maruz kalmıştık.

140
00:10:02,727 --> 00:10:05,771
Ne kadar radyasyona
maruz kaldığımızı Tanrı bilir.

141
00:10:06,355 --> 00:10:08,357
Şimdi de havaya salacaklardı.

142
00:10:08,441 --> 00:10:11,277
<i>Halkın duyguları kısa sürede özetlendi.</i>

143
00:10:11,360 --> 00:10:14,780
Kriptonun salınmasını
destekleyenler alkışlasın.

144
00:10:17,491 --> 00:10:20,328
Kriptonun salınmasına karşı olanlar…

145
00:10:24,707 --> 00:10:27,043
Eskiden hiç sorgulamazdım.

146
00:10:27,126 --> 00:10:29,670
Şimdi her şeyi sorguluyorum.

147
00:10:29,754 --> 00:10:32,381
<i>Elektrik şirketinin</i>
<i>başkan yardımcısına göre</i>

148
00:10:32,465 --> 00:10:34,634
<i>halkın endişelenmesi için bir sebep yok.</i>

149
00:10:34,717 --> 00:10:38,971
Ek ekipman sorunlarıyla
karşılaşmayacağımız anlamına gelmiyor.

150
00:10:39,055 --> 00:10:41,390
Ama endişelenmeye gerek yok.

151
00:10:41,474 --> 00:10:45,353
Beni çileden çıkardı çünkü bu bana göre
basit bir göz boyamaydı.

152
00:10:45,436 --> 00:10:47,855
Gerçek hayat bu. Yaşadığımız şey bu.

153
00:10:47,938 --> 00:10:51,776
Yapabileceklerimize dair,
seçeneklerimize dair cevaplar istiyoruz.

154
00:10:51,859 --> 00:10:54,362
Bizi korumak için yapacaklarınıza dair de.

155
00:10:55,655 --> 00:11:00,034
<i>Joyce Corradi hızlı bir kaçış için</i>
<i>bu çift depolu minibüsü aldı.</i>

156
00:11:00,117 --> 00:11:03,537
<i>Joyce daha fazla endişeye</i>
<i>katlanamayanlardan biri.</i>

157
00:11:03,621 --> 00:11:08,042
Sirenler çaldığında
santralde bir şey olmuş olacağına,

158
00:11:08,125 --> 00:11:12,421
bir arkadaşının evinin yanıyor olmasını
umduğun bir yerde yaşamak çok zor.

159
00:11:12,505 --> 00:11:13,714
Böyle yaşanmaz.

160
00:11:13,798 --> 00:11:18,094
<i>Santralin yakınında yaşayan halk</i>
<i>güvencelere rağmen ayrılmaya karar verdi.</i>

161
00:11:18,177 --> 00:11:21,180
Reaktör havalandırılırken
orayı tahliye ettik.

162
00:11:21,263 --> 00:11:23,099
Buna değmez.

163
00:11:23,182 --> 00:11:26,852
Ailem çok önemli.
Bugün evde olmayı tercih ederdim ama…

164
00:11:27,937 --> 00:11:30,731
<i>Metropolitan Edison</i>
<i>ve Nükleer Düzenleme Kurumu</i>

165
00:11:30,815 --> 00:11:33,859
<i>yakında yaşayan halkın</i>
<i>korkularını giderebilecek mi?</i>

166
00:11:35,820 --> 00:11:39,949
NRC'nin saha direktörü
Lake Barrett'la görüşmeye gittik.

167
00:11:41,742 --> 00:11:45,454
Ona dedim ki, "Yüzüme bakmanızı

168
00:11:45,538 --> 00:11:48,624
ve nükleer enerjiyle ilgili verdiğiniz

169
00:11:48,708 --> 00:11:52,378
her kararı hatırlamanızı istiyorum" dedim.

170
00:11:52,461 --> 00:11:57,633
"Benim gibi insanları
işin içine katıyorsunuz.

171
00:11:57,717 --> 00:12:00,177
Bizi de hesaba katmalısınız."

172
00:12:02,847 --> 00:12:07,101
Halk etrafta olup biten,
nükleerle ilgili her konuda endişeliydi.

173
00:12:08,394 --> 00:12:10,020
Güvensizlik havası hâkimdi.

174
00:12:10,104 --> 00:12:12,648
Şunu demiş, bunu demiş,
"Yanlış yönlendiriyorlar…"

175
00:12:12,732 --> 00:12:15,568
Dramaya ayıracak vaktim yok, tamam mı?

176
00:12:15,651 --> 00:12:19,196
Duygulara da.
Halkın duygularına saygı duyarım.

177
00:12:19,280 --> 00:12:22,533
Joyce'a ve diğerlerine
çok saygı duyuyorum.

178
00:12:23,200 --> 00:12:26,328
Ama haberlerdeki korku hikâyeleriyle

179
00:12:26,412 --> 00:12:30,207
daha da travma yaşamaları beni çok üzüyor.

180
00:12:30,291 --> 00:12:32,501
<i>NRC bu toplantıyı Met-Ed'in</i>

181
00:12:32,585 --> 00:12:36,297
<i>kripton gazını havaya salma planını</i>
<i>açıklamak için düzenlemişti.</i>

182
00:12:36,380 --> 00:12:39,759
Kriptonunuz sizde kalsın!

183
00:12:39,842 --> 00:12:43,721
Histerik, anlamsız argümanlardı.

184
00:12:43,804 --> 00:12:45,055
GAZ MI?
ALMAYALIM

185
00:12:52,354 --> 00:12:54,190
Kazanın meydana gelmesiyle

186
00:12:54,273 --> 00:12:58,194
nükleer endüstrinin geleceği
şüpheye düştü.

187
00:12:58,277 --> 00:13:01,989
Bu nedenle siyasilerden ve endüstriden

188
00:13:02,072 --> 00:13:05,701
temizliği hızlandıran bir
itici güç oluştu.

189
00:13:06,410 --> 00:13:10,539
Three Mile Adası'ndaki deneyimlerime göre

190
00:13:10,623 --> 00:13:13,834
evet, mümkün olan
her kestirme yol kullanıldı.

191
00:13:14,210 --> 00:13:16,629
BECHTEL BAŞKANI

192
00:13:18,547 --> 00:13:23,093
Bechtel, "ne olursa olsun gerekeni yap"
tarzında bir şirket olmasıyla ünlüydü.

193
00:13:24,470 --> 00:13:29,308
Öncelikle, Bechtel personeli
bu büyük havalandırma için

194
00:13:29,391 --> 00:13:32,561
birbirini takip eden
devasa bir filtre yapmaya,

195
00:13:32,645 --> 00:13:36,690
tüm radyoaktif gazları
o filtrelerden geçirmeye karar verdi.

196
00:13:38,734 --> 00:13:41,612
Boruları tamir bandıyla birleştirdiler.

197
00:13:42,238 --> 00:13:45,616
Tamir bandı birçok şeye çaredir.
Her taşralı beyaza sorabilirsiniz.

198
00:13:45,699 --> 00:13:48,953
Tamir bandıyla ve balya teliyle
her şeyi yapabilirler.

199
00:13:49,036 --> 00:13:51,539
Ama radyoaktif maddeyi
tamir bandıyla durduramazsın.

200
00:13:56,043 --> 00:14:01,632
<i>Bir filtreden kaçan az miktarda</i>
<i>radyoaktif gaz, bacadan havaya karıştı.</i>

201
00:14:01,715 --> 00:14:03,926
Havalandırma 8.04'te durduruldu.

202
00:14:04,009 --> 00:14:06,262
Baca monitörü alarm verdi.

203
00:14:07,680 --> 00:14:12,059
<i>Kripton gazının reaktör binasından</i>
<i>tahliyesi temizliğin henüz başlangıcı.</i>

204
00:14:13,561 --> 00:14:18,190
Tüm bunların ardından
reaktör bölmesinde çalışanları

205
00:14:18,274 --> 00:14:22,695
radyasyondan korumak için
bir kalkan tasarlamamız gerekecekti.

206
00:14:23,988 --> 00:14:28,242
Bechtel içeriye girecek
gönüllüler aramaya başladı.

207
00:14:28,325 --> 00:14:30,327
İnsanlık uğruna büyük bir şey

208
00:14:30,411 --> 00:14:32,955
başarıyormuşsun gibi
göstermeye çalışıyordu.

209
00:14:33,914 --> 00:14:37,084
Neyle karşılaşacağımı bilmediğim için

210
00:14:37,710 --> 00:14:39,879
reaktör binasına girmeyi reddettim.

211
00:15:03,861 --> 00:15:07,197
Reaktör binasının içinde kalış süreleri

212
00:15:07,281 --> 00:15:09,241
en fazla dakikalarla sınırlıydı.

213
00:15:12,620 --> 00:15:14,413
Bu iş aylar sürdü

214
00:15:14,496 --> 00:15:19,376
Kazaya yol açan
radyoaktivitesi yüksek atıkları

215
00:15:19,460 --> 00:15:22,004
kaldırma işlemine hâlâ başlayamamıştık.

216
00:15:25,883 --> 00:15:30,012
<i>Hasarlı santralin temizliğinin</i>
<i>yavaş ilerlemesi halkı endişelendiriyor.</i>

217
00:15:30,095 --> 00:15:34,224
<i>Bazıları santralde çalışanların</i>
<i>ne yaptığını bildiğinden şüpheli.</i>

218
00:15:34,308 --> 00:15:38,228
Elektrik şirketi temizlik işinin
1983'te biteceğini söylüyor.

219
00:15:38,312 --> 00:15:41,065
NRC'ye göre en az 1984'e kadar sürecek.

220
00:15:41,148 --> 00:15:45,277
Ama iki taraf şu konuda hemfikir,
temizlik maliyeti artıyor.

221
00:15:45,361 --> 00:15:48,197
Bazı işler istediğimiz kadar
hızlı ilerlemedi.

222
00:15:48,280 --> 00:15:50,032
Eninde sonunda tekrar hizmete girecek.

223
00:15:50,908 --> 00:15:53,285
Bu imkânın sağlanması için

224
00:15:53,369 --> 00:15:55,829
elimden geleni yapmaya kararlıyım.

225
00:16:00,668 --> 00:16:03,796
Temizlik bütçesi aşılmıştı.
Programın gerisindeydiler.

226
00:16:04,588 --> 00:16:09,760
Bu nedenle, santralin sahibi olan GPU,
aşamalı bir takvim belirledi.

227
00:16:09,843 --> 00:16:13,806
Her bir aşama tamamlanana kadar

228
00:16:13,889 --> 00:16:16,850
Bechtel'e başka ödeme yapılmayacaktı.

229
00:16:18,352 --> 00:16:21,855
Aşama için son tarih yaklaştıkça

230
00:16:21,939 --> 00:16:26,902
Programı tamamlamamız için
Bechtel bize baskıyı artırıyordu.

231
00:16:27,486 --> 00:16:29,530
Milyonlarca dolar söz konusuydu.

232
00:16:31,240 --> 00:16:34,243
Larry King o tarihlerde işe alındı.

233
00:16:36,245 --> 00:16:39,915
Başkan Yardımcısı
işlerin gidişatından memnun değildi.

234
00:16:39,999 --> 00:16:44,003
Yardımcı olabileceğimi düşünerek
beni işe aldılar.

235
00:16:46,213 --> 00:16:49,091
Bechtel'de kötü bir başlangıç yaptım

236
00:16:49,174 --> 00:16:52,052
çünkü işi çabuk bitirmeye çalışıyorlardı.

237
00:16:52,136 --> 00:16:55,848
Larry işi bitirme konusundaki
tavrını gösterdi.

238
00:16:55,931 --> 00:16:58,267
"İlk seferinde doğru yap."

239
00:16:59,810 --> 00:17:04,773
Sorunu başlatan kilometre taşı
reaktör içindeki polar vinçti.

240
00:17:07,276 --> 00:17:11,530
Dikkat edilmesi gereken
tek önemli şey buydu.

241
00:17:13,240 --> 00:17:15,743
POLAR VİNÇ
İKİNCİ ÜNİTE REAKTÖR BİNASI İÇİ

242
00:17:15,826 --> 00:17:18,787
Kor, kaza nedeniyle erimişti.

243
00:17:18,871 --> 00:17:23,208
Reaktörün dibinde
erimiş yakıt çubukları ve moloz vardı.

244
00:17:23,292 --> 00:17:25,544
Bunları oradan temizlemek için

245
00:17:25,627 --> 00:17:29,590
reaktör kabının kapağını
polar vinçle kaldıracaktık.

246
00:17:30,507 --> 00:17:32,009
Ama kaza,

247
00:17:32,092 --> 00:17:36,305
onca radyoaktif suyun ve buharın salınımı

248
00:17:36,388 --> 00:17:39,141
polar vinci radyasyona maruz bırakmıştı.

249
00:17:40,476 --> 00:17:44,730
Tüm elektrik tesisatını değiştirmek,
yeni frenler takmak zorundaydık.

250
00:17:44,813 --> 00:17:47,691
Polar vincin güvenli
bir şekilde çalışması için

251
00:17:47,775 --> 00:17:50,235
her şeyin kusursuz olması gerekiyordu.

252
00:17:50,319 --> 00:17:52,362
AZAMİ TAŞIMA KAPASİTESİ
170 TON

253
00:17:52,446 --> 00:17:54,948
Polar vince yapılan işlemlerle ilgili

254
00:17:55,032 --> 00:17:58,952
tüm modifikasyon belgelerini
incelemek istedim.

255
00:17:59,036 --> 00:18:00,204
Öyle bir şey yoktu.

256
00:18:00,287 --> 00:18:01,455
İNCELENEMEDİ

257
00:18:01,538 --> 00:18:06,251
Bechtel'in saha direktörü
ona para harcamak istemedi.

258
00:18:06,335 --> 00:18:07,753
Çabuk bitsin istedi.

259
00:18:10,547 --> 00:18:14,802
Parks'ın öğrendiği kadarıyla Bechtel
bazı geçici parçalar takmıştı.

260
00:18:14,885 --> 00:18:17,679
Kazadan önce vinçte takılı
parçaların aynıları değildi.

261
00:18:17,763 --> 00:18:20,099
"Bu ciddi bir durum" diye düşündüm.

262
00:18:20,182 --> 00:18:24,186
"Aptallık etmenin,
kestirme yollara sapmanın zamanı değil."

263
00:18:25,062 --> 00:18:26,563
Bunun hemen ardından,

264
00:18:26,647 --> 00:18:30,859
yanımda çalışan mühendislik direktörü
Ed Gischel geldi ve dedi ki,

265
00:18:30,943 --> 00:18:35,114
"Önce yük testi yapmadan o vinçle
iş yapılmasına izin vermemeliyiz."

266
00:18:36,281 --> 00:18:39,493
İkisi de bana gelince kararımı verdim.

267
00:18:39,576 --> 00:18:40,744
"Size katılıyorum.

268
00:18:40,828 --> 00:18:43,914
Kapağı kaldırmayacağız
ve bu işlemi onaylamayacağım."

269
00:18:46,041 --> 00:18:51,004
Bir üste çıktım.
GPU başkan yardımcısını aradım.

270
00:18:52,339 --> 00:18:56,176
Hiç unutmuyorum, bana çok öfkelendi.

271
00:18:56,260 --> 00:18:59,555
Çünkü ya ona söylediğim şeyi biliyordu

272
00:18:59,638 --> 00:19:01,974
ve hiç dikkat etmediği bir şeydi

273
00:19:02,057 --> 00:19:04,059
ya da neler döndüğünü bilmiyordu.

274
00:19:04,143 --> 00:19:05,978
Her iki durumda da sorun vardı.

275
00:19:07,521 --> 00:19:10,607
Ed Gischel, Larry King ve ben

276
00:19:10,691 --> 00:19:14,027
modifikasyonlar yapıldığını biliyorduk

277
00:19:14,111 --> 00:19:15,904
ama sayılarını bulamıyorduk.

278
00:19:15,988 --> 00:19:17,865
Malzemeler nereden geldi?

279
00:19:17,948 --> 00:19:19,575
Doğrulamayı kim yaptı?

280
00:19:20,242 --> 00:19:21,201
Hiçbiri yoktu.

281
00:19:21,285 --> 00:19:23,745
Bechtel yönetimi dedi ki,

282
00:19:23,829 --> 00:19:27,332
"Hayır. Bu işi halletmeliyiz.
Yapın. Hemen yapın."

283
00:19:32,963 --> 00:19:37,134
Balık baştan kokar. Organizasyonlar
alttan yukarıya doğru çürümez.

284
00:19:37,217 --> 00:19:41,180
Yönetim nükleer santralde
herkesten beklediği davranışa ilişkin

285
00:19:41,263 --> 00:19:44,183
kontrol parametrelerini ortaya koymazsa

286
00:19:44,266 --> 00:19:47,186
herkesi ateşe atıyor demektir.

287
00:19:49,313 --> 00:19:52,357
Olası bir reaktör kazasında
bunun sonuçları…

288
00:19:54,902 --> 00:19:56,486
…son derece ağır olur.

289
00:19:59,531 --> 00:20:03,160
İçinden çıkamayacağın bir
duruma düşebilirsin.

290
00:20:04,161 --> 00:20:05,454
İKİNCİ ÜNİTENİN İÇİ

291
00:20:05,537 --> 00:20:08,332
Three Mile Adası'ndaki reaktörün içinde

292
00:20:08,415 --> 00:20:15,088
hâlâ 500 kilograma yakın,
son derece radyoaktif nükleer yakıt var.

293
00:20:16,632 --> 00:20:20,427
O kapağı kaldırma işlemi sırasında
reaktör içindeki polar vinçte

294
00:20:20,510 --> 00:20:23,764
herhangi bir arıza meydana gelseydi

295
00:20:23,847 --> 00:20:27,351
reaktör kapağını düşürme riski vardı.

296
00:20:27,434 --> 00:20:29,269
Bu da reaktör kabında

297
00:20:29,353 --> 00:20:33,815
Çin sendromuna yaklaşmamıza
yol açabilecek kadar

298
00:20:33,899 --> 00:20:37,027
büyük bir kırık oluşturabilirdi.

299
00:20:38,779 --> 00:20:40,989
Yakıtı çok fazla tahrik edersek

300
00:20:41,073 --> 00:20:43,825
kritik üstü durum oluşturabilirdik.

301
00:20:43,909 --> 00:20:48,372
O aşamada çok yüksek miktarda
radyoaktif metal açığa çıkardı

302
00:20:48,455 --> 00:20:51,708
veya reaktörün dibini yakıp giderdi.

303
00:20:54,294 --> 00:20:57,965
Kap kırılırsa koru binada tutamazdık.

304
00:21:01,718 --> 00:21:06,473
Üstünden kaç kuşak geçerse geçsin
o reaktör binasına tekrar giremezdik

305
00:21:06,556 --> 00:21:10,686
çünkü korkunç seviyede radyasyon olurdu.

306
00:21:11,687 --> 00:21:13,438
Pensilvanya'nın doğusunu,

307
00:21:13,522 --> 00:21:17,442
muhtemelen ta Başkent Washington'a kadar
tahliye etmeniz gerekirdi.

308
00:21:18,860 --> 00:21:22,531
O tarihte Three Mile Adası'nın
80 kilometre çevresinde

309
00:21:22,614 --> 00:21:24,324
iki milyon kişi yaşıyordu.

310
00:21:25,367 --> 00:21:28,620
Bechtel, reaktör içindeki polar vinci

311
00:21:28,704 --> 00:21:32,582
Mart 1983'te planladığı gibi kullansaydı

312
00:21:32,666 --> 00:21:35,127
o insanların hiç kurtuluş şansı olmazdı.

313
00:21:35,210 --> 00:21:38,964
Hepsini öldürmemiz olasıydı. Nokta.

314
00:21:40,716 --> 00:21:41,842
MART 1983

315
00:21:41,925 --> 00:21:45,929
POLAR VİNCİN KULLANILMASINA İKİ HAFTA KALA

316
00:21:48,849 --> 00:21:52,644
28 Mart 1979, sabah saat dörtte
Pensilvanya'daki Three Mile Adası

317
00:21:52,728 --> 00:21:56,857
nükleer santralinin ikinci ünitesinde
kaza yaşanmaya başlandı.

318
00:21:56,940 --> 00:21:58,775
Daha sonra federal müfettişler

319
00:21:58,859 --> 00:22:02,529
reaktörün erimesine
30 ila 60 dakika kaldığını tespit etti.

320
00:22:02,612 --> 00:22:07,117
<i>Temizliğin ilk aşamasının</i>
<i>tamamlanması yaklaşık üç yıl sürdü.</i>

321
00:22:07,200 --> 00:22:08,702
<i>Ama radyoaktif temizliğin</i>

322
00:22:08,785 --> 00:22:11,747
<i>en zor ve belirsiz aşamasına</i>
<i>henüz başlanmadı bile.</i>

323
00:22:11,830 --> 00:22:13,332
<i>Reaktörün kendisine.</i>

324
00:22:13,415 --> 00:22:15,375
Toplum iki konuya odaklanıyor.

325
00:22:15,459 --> 00:22:20,672
Three Mile Adası'ndaki temizliğin
yeni oluşturacağı tehlikeler

326
00:22:20,756 --> 00:22:27,012
ve kazanın olmadığı, yakıt yükleme
aşamasında kapatılan birinci ünite.

327
00:22:27,095 --> 00:22:30,807
Halk bu santralin tekrar
hizmete girmesinden çok korkuyordu.

328
00:22:32,059 --> 00:22:35,729
<i>Birinci ünite üç yıl önceki</i>
<i>kazadan beri kapalı.</i>

329
00:22:35,812 --> 00:22:37,856
<i>Santralin sahibi olan</i>
<i>General Public Utilities</i>

330
00:22:37,939 --> 00:22:40,901
<i>NRC'den birinci üniteyi tekrar</i>
<i>hizmete sokmak için izin istedi.</i>

331
00:22:40,984 --> 00:22:42,152
O noktada

332
00:22:42,235 --> 00:22:48,158
Bechtel'in, Met-Ed'in, GPU'nun
halk nazarındaki desteği çok düşüktü.

333
00:22:48,241 --> 00:22:51,745
<i>Yerel referanduma göre</i>
<i>bölgede yaşayan her üç kişiden ikisi</i>

334
00:22:51,828 --> 00:22:55,707
<i>santralin yeniden açılmasına karşı.</i>

335
00:22:56,291 --> 00:22:58,585
Halkın yaygın görüşü buydu.

336
00:22:58,668 --> 00:23:03,173
"Santralin yeniden hizmete girmesini
istemiyoruz." Karşıtlar birleşmişti.

337
00:23:03,256 --> 00:23:06,176
Hayır, gitmeyeceğiz!

338
00:23:06,259 --> 00:23:07,636
SANTRALİ HALK KAPATACAK

339
00:23:08,303 --> 00:23:11,765
Birinci üniteyi yeniden
hizmete almak istediklerini duyunca

340
00:23:11,848 --> 00:23:15,977
arkadaşım Paula'yla birlikte
PANE adında bir gruba katıldım.

341
00:23:16,061 --> 00:23:18,063
"Nükleer Enerji Karşıtı Halk."

342
00:23:18,146 --> 00:23:23,360
Beyler, biz her gün
bu kazanın sonuçlarını yaşıyoruz.

343
00:23:24,152 --> 00:23:29,366
Her gün yapılan havalandırma,
adada radyasyonlu atık depolama

344
00:23:29,449 --> 00:23:32,244
ve GPU'nun büyük beceriksizliği.

345
00:23:33,620 --> 00:23:36,748
Her pazar günü adaya giderdim.

346
00:23:36,832 --> 00:23:39,292
Birinci ünitenin tekrar hizmete girmesini

347
00:23:39,376 --> 00:23:41,920
protesto eden bir
dövizle kapıda dikilirdim.

348
00:23:42,003 --> 00:23:45,757
Tekrar hizmete sokmayın!

349
00:23:45,841 --> 00:23:49,302
Toplum içinde aktif olmaya
başlamamızdan sonra

350
00:23:49,386 --> 00:23:51,263
resmî araçlarla geldiklerini,

351
00:23:51,346 --> 00:23:55,267
toplantılara katılanların
plakalarını not aldıklarını gördüm.

352
00:23:56,143 --> 00:23:57,936
NÜKLEERE HAYIR

353
00:23:59,312 --> 00:24:01,106
Paula'ya safça dönüp dedim ki,

354
00:24:01,189 --> 00:24:02,732
"Neden buradalar?"

355
00:24:02,816 --> 00:24:04,025
Dedim ki,

356
00:24:04,109 --> 00:24:07,571
"Bak, paranoya yapıyorsun.
Biz denizdeki küçük balıklarız."

357
00:24:08,572 --> 00:24:09,489
Ne safmışım.

358
00:24:10,699 --> 00:24:11,992
Bu beni çok korkuttu.

359
00:24:12,075 --> 00:24:16,496
Middletown'daki toplantı merkezindeki
Eric Epstein'ı aradım.

360
00:24:18,623 --> 00:24:20,625
"Eric, duyuyor musun?" dedim.

361
00:24:20,709 --> 00:24:24,004
"Evet Joyce,
telefonlarımız dinleniyor" dedi.

362
00:24:25,589 --> 00:24:29,009
Burada ana motivasyonları
para kazanmaya devam etmek.

363
00:24:29,092 --> 00:24:32,471
Bu şirketler
Three Mile Adası'ndaki birinci ünitenin

364
00:24:32,554 --> 00:24:35,223
yeniden hizmete girmesi için
her yolu denedi.

365
00:24:36,391 --> 00:24:37,476
TANRI BİZİ KORUSUN

366
00:24:37,559 --> 00:24:40,979
Çocuklarımın bir şeye daha
maruz kalmasını istemedim.

367
00:24:41,730 --> 00:24:44,941
O santralin tekrar
hizmete girmesini asla istemiyordum.

368
00:24:45,775 --> 00:24:48,361
İkimizin de itici gücü buydu.

369
00:24:49,654 --> 00:24:52,032
Şunu yapabilmeyi çok istiyordum…

370
00:24:55,577 --> 00:25:00,373
Çocuklarımın gözlerinin içine bakıp
onları korumak için

371
00:25:01,208 --> 00:25:04,794
elimden gelen her şeyi yaptığımı
söyleyebilmek istiyordum.

372
00:25:06,338 --> 00:25:08,423
Benim için en önemli şey buydu.

373
00:25:12,260 --> 00:25:15,931
Sonunda elinizde milyar dolarlık,
kasvetli, büyük bir bina kalabilir mi?

374
00:25:16,014 --> 00:25:21,311
Yöre halkı çok haklı olarak
bu tesis konusunda çok şüpheci.

375
00:25:21,394 --> 00:25:26,191
Tesisi yeniden hizmete sokacak
olanların sırtında bir ispat yükü var.

376
00:25:26,942 --> 00:25:29,486
Bu çok ağır bir ispat yükü.

377
00:25:31,029 --> 00:25:34,491
Bu kazadan önce, kollarını havada sallayıp

378
00:25:34,574 --> 00:25:39,079
"Nükleere hayır!" diyenlerin
santrallerin güvenliği konusunda

379
00:25:39,162 --> 00:25:41,665
cahil olduklarını sanırdım.

380
00:25:41,748 --> 00:25:46,628
Three Mile Adası'ndaki tecrübelerim
bu konudaki fikrimi değiştirmeye başladı.

381
00:25:48,713 --> 00:25:51,007
Middletown'da otururken

382
00:25:51,091 --> 00:25:55,303
orada hayatımda tanıdığım
en iyi insanların yaşadığını gördüm.

383
00:25:55,387 --> 00:25:59,516
Betty Quackenbush'la tanıştım.
Onunla çıkmaya başladım.

384
00:26:01,810 --> 00:26:05,397
İkinci ünite reaktöründe
kazanın olduğu sabah

385
00:26:05,480 --> 00:26:08,942
kızı reaktörün 1.000 metre yakınında
otobüsüne biniyormuş.

386
00:26:09,609 --> 00:26:11,278
Evet, bu benim.

387
00:26:11,903 --> 00:26:13,530
MIDDLETOWN SAKİNİ

388
00:26:13,613 --> 00:26:17,701
Annem, Rick Parks'la ben 10,
belki 11 yaşındayken tanıştı.

389
00:26:18,451 --> 00:26:20,370
Rick'le annemin fotoğrafları.

390
00:26:21,496 --> 00:26:23,540
Ona hemen kanım ısındı.

391
00:26:23,623 --> 00:26:27,627
Aksanını severdim. Genizden konuşurdu.

392
00:26:27,711 --> 00:26:29,504
Bunu ona da söylerdim.

393
00:26:29,588 --> 00:26:32,465
Tanrım. Aradan ne kadar çok zaman geçti.

394
00:26:33,008 --> 00:26:35,135
Hayatlarımıza girdi

395
00:26:35,218 --> 00:26:39,306
ve oldum olası istediğim aileyi kurduk.

396
00:26:41,808 --> 00:26:45,604
Nikki bana öz kızım kadar yakındı.

397
00:26:45,687 --> 00:26:49,691
Ben de ona elimden geldiğince
iyi babalık yapmaya çalıştım.

398
00:26:51,318 --> 00:26:54,696
Rick'in Three Mile Adası'nda
çalıştığını biliyordum.

399
00:26:54,779 --> 00:26:59,534
Aklımdan bir türlü çıkmayan bir şey vardı.

400
00:26:59,618 --> 00:27:02,412
Sürekli tekrarlanan kâbuslar görüyordum.

401
00:27:03,913 --> 00:27:07,626
Nikki, Three Mile Adası'yla ilgili
korkularından çok bahsederdi.

402
00:27:08,335 --> 00:27:10,587
Bir keresinde, onları koruduğum için

403
00:27:10,670 --> 00:27:13,882
artık bu konuda eskisi kadar
endişelenmediğini söyledi.

404
00:27:21,097 --> 00:27:24,184
Bana muhakkak sorumlu davranmam
gerektiğini hatırlatıyordu.

405
00:27:24,267 --> 00:27:29,272
Halkı korumak için
şaşmaz bir irade göstermem gerekiyordu.

406
00:27:31,733 --> 00:27:37,113
O sırada Bechtel, polar vinci
kullanmaya karar vermişti.

407
00:27:37,906 --> 00:27:42,410
Ed Gischel, Larry King ve ben
onlardan her şeyi genel bir

408
00:27:42,494 --> 00:27:46,289
güvenlik yaklaşımıyla
tekrar gözden geçirmelerini istedik.

409
00:27:47,749 --> 00:27:50,335
Ama Bechtel bizi dinlemek bile istemedi.

410
00:27:50,418 --> 00:27:52,003
Larry dedi ki,

411
00:27:53,296 --> 00:27:54,506
"Git, NRC'ye söyle."

412
00:27:55,715 --> 00:27:56,716
Söyledim ben de.

413
00:28:00,595 --> 00:28:03,723
Parks, Bechtel'in prosedürleri
doğru uygulamadığını,

414
00:28:03,807 --> 00:28:07,268
patlama olabileceğini,
güvenli olmadığını düşünüyordu.

415
00:28:07,352 --> 00:28:09,771
O vinci kullandıklarında
kötü şeyler olabilirdi.

416
00:28:09,854 --> 00:28:13,149
İnceledim ve ona hak vermedim.

417
00:28:13,233 --> 00:28:18,405
Argümanın esası eylem gerektirmiyorsa
konuyla işim kalmaz.

418
00:28:19,114 --> 00:28:23,368
NRC'nin sahadaki müfettişi Lake Barrett
onlara göz yumuyor ve diyordu ki,

419
00:28:23,451 --> 00:28:26,413
"Bu işi Bechtel İnşaat'la yapacağız.

420
00:28:26,496 --> 00:28:28,123
Nükleer Düzenleme Kurumu da

421
00:28:28,206 --> 00:28:30,917
aptalca kurallarını alıp
müsait yerine soksun."

422
00:28:31,000 --> 00:28:36,840
Bana ne anlatırsa anlatsın,
hiçbirini kabul etmedim.

423
00:28:36,923 --> 00:28:38,425
Hoşuna gitmemiş olabilir.

424
00:28:38,508 --> 00:28:40,969
"Şu ve bu prosedürler gereğince…"

425
00:28:41,052 --> 00:28:44,806
En iyi prosedürün
kimin prosedürü olduğu ve benzeri gibi

426
00:28:44,889 --> 00:28:47,142
pembe dizi dramalarına kapılmadım.

427
00:28:48,351 --> 00:28:50,729
Görüş belirtmelerini tabii ki isteriz.

428
00:28:50,812 --> 00:28:55,442
Sözlerini dikkate aldık. Vincin yeterince
güvenli olduğuna ikna oldum.

429
00:28:55,525 --> 00:28:57,569
Risk sıfır mı? Asla sıfır olmaz.

430
00:28:57,652 --> 00:29:02,031
İlerlemek ve yakıtı boşaltmak
kabul edilebilir bir risk miydi? Evet.

431
00:29:02,115 --> 00:29:03,783
Bu nedenle onayladım.

432
00:29:04,617 --> 00:29:06,995
Bunların aramızda kalmasını istedim.

433
00:29:07,078 --> 00:29:10,457
Ama Lake Barrett
kimliğimi Bechtel'e ifşa etti.

434
00:29:11,207 --> 00:29:12,041
Kasten.

435
00:29:13,042 --> 00:29:15,712
Hayır, ifşa etmedim. Burası küçük bir yer.

436
00:29:15,795 --> 00:29:18,882
Parks'ın buna itirazı olduğu biliniyordu.

437
00:29:18,965 --> 00:29:23,636
Benimle görüştüğü sır kalmış olabilir mi?
Muhtemelen hayır. Tamam mı?

438
00:29:23,720 --> 00:29:25,054
NÜKLEER DÜZENLEME KURUMU

439
00:29:25,138 --> 00:29:28,600
NRC'nin başındaki adam
elektrik şirketiyle evcilik oynuyor,

440
00:29:28,683 --> 00:29:31,478
diledikleri gibi at koşturmalarına
göz yumuyorsa

441
00:29:31,561 --> 00:29:33,229
NRC'ye nasıl güvenebilirsin?

442
00:29:33,313 --> 00:29:35,732
Hangisinin yalan söylediğini anlamak için

443
00:29:35,815 --> 00:29:38,610
ağızlarının iki köşesine de
kamera koymalısınız.

444
00:29:39,402 --> 00:29:43,907
NRC'ye nükleer santral izletmek,
tilkiye kümes emanet etmekten farksız.

445
00:29:43,990 --> 00:29:46,034
Endüstriyi düzenlemiyorlar.

446
00:29:46,117 --> 00:29:48,536
Bechtel'le birbirlerini idare ediyorlar.

447
00:29:48,620 --> 00:29:50,330
DİKKAT
KONTAMİNE ALAN

448
00:29:51,956 --> 00:29:57,045
Bechtel, polar vincin kullanımı konusunda
bana geldi ve dedi ki,

449
00:29:57,128 --> 00:30:00,340
"Neden endişeleniyorsun?
NRC sorun yok dedi ya.

450
00:30:01,299 --> 00:30:02,342
Onaylaman lazım."

451
00:30:02,425 --> 00:30:07,013
İşlemi onaylamayı reddettim. Yani aslında

452
00:30:07,972 --> 00:30:11,267
ilerlemeyi durduruyor,
hak ediş almalarını engelliyordum.

453
00:30:12,519 --> 00:30:13,645
İşten atıldı.

454
00:30:15,522 --> 00:30:17,357
Karşıt fikirlerle böyle başa çıkıyorlar.

455
00:30:21,236 --> 00:30:23,738
Gischel'ın da
gözünü korkutmaya çalıştılar.

456
00:30:23,822 --> 00:30:28,993
Polar vinçle ilgili sorunu
tespit ettiğinde onu kovmak istediler.

457
00:30:29,828 --> 00:30:33,998
Ed Gischel'ı psikolojik
değerlendirmeye yolladılar

458
00:30:34,082 --> 00:30:36,584
ve psikolojik değerlendirmeyi geçmeden

459
00:30:36,668 --> 00:30:39,838
iş yerine adım atmasına izin vermediler.

460
00:30:39,921 --> 00:30:45,343
Tarih derslerinde okuduğum
Stalin taktiklerine çok benziyor bunlar.

461
00:30:47,512 --> 00:30:49,514
Günlerimin sayılı olduğunu biliyordum.

462
00:30:54,561 --> 00:30:59,691
Ertesi sabah işe gitmek için kalktım.
Kamyonetim çalışmadı.

463
00:31:01,192 --> 00:31:06,281
Akü kablolarına baktım.
Eksi kutup başı biraz gevşekti.

464
00:31:09,534 --> 00:31:13,204
Yolcu koltuğunun altından
alet çantamı almak için eğildim.

465
00:31:14,080 --> 00:31:15,415
Bir de ne göreyim!

466
00:31:16,499 --> 00:31:18,084
Bir poşet esrar.

467
00:31:19,294 --> 00:31:21,170
Noel Baba var

468
00:31:21,254 --> 00:31:24,048
ama Noel zamanı gelmeden
evime ya da kamyonetime

469
00:31:24,132 --> 00:31:26,175
hiç ot bırakmadı. Noel de değildi!

470
00:31:26,259 --> 00:31:29,095
Esrarı evdeki tuvalete atıp sifonu çektim.

471
00:31:36,519 --> 00:31:41,733
Tabii ki o gün adada
kamyonetimi sürerken beni çevirdiler.

472
00:31:43,610 --> 00:31:46,195
O güne kadar hiç aranmamıştım. Asla.

473
00:31:48,281 --> 00:31:54,787
Beni geri dönemeyeceğim şekilde
kovabilmek için komplo düzenliyorlardı.

474
00:31:59,167 --> 00:32:02,003
Aynı gün Bechtel yönetimi tarafından

475
00:32:02,086 --> 00:32:05,256
reaktör binası polar vincine dair

476
00:32:05,340 --> 00:32:08,051
tüm yetkilerim elimden alındı.

477
00:32:08,134 --> 00:32:12,805
Artık onlara engel olabilmem için
hiçbir yetkim kalmamıştı.

478
00:32:15,516 --> 00:32:19,938
Onlar için tehlike bendim
çünkü bunun gözden geçirilmemiş

479
00:32:20,021 --> 00:32:24,317
bir nükleer güvenlik sorunu olduğunu
yazılı olarak NRC'ye bildirmiştim.

480
00:32:26,361 --> 00:32:28,821
O gün iş yerinden çıkarken korkuyordum.

481
00:32:29,864 --> 00:32:33,368
Eve girdiğimde Betty bana bakıp

482
00:32:33,451 --> 00:32:34,786
"Ne oldu?" diye sordu.

483
00:32:35,578 --> 00:32:38,414
"Sanırım avukata ihtiyacım var" dedim.

484
00:32:38,498 --> 00:32:40,541
"Sanırım iş yeriyle başım dertte."

485
00:32:41,918 --> 00:32:43,628
17 MART 1983

486
00:32:43,711 --> 00:32:47,131
POLAR VİNCİN KULLANILMASINA BEŞ GÜN KALA

487
00:32:47,215 --> 00:32:50,134
Fazla mesai yapıyordum. Telefon çaldı.

488
00:32:50,885 --> 00:32:53,429
"Alo? Devlet Hesap Verebilirlik Projesi."

489
00:32:53,513 --> 00:32:57,892
Hattın diğer ucundaki ses,
"Kim olduğumu söylemeyeceğim" dedi.

490
00:33:01,145 --> 00:33:04,649
Bir nükleer santralde
önemli problemler olduğunu,

491
00:33:04,732 --> 00:33:07,276
santralin adını söylemeyeceğini söyledi.

492
00:33:08,361 --> 00:33:09,320
Yardım istiyordu.

493
00:33:13,408 --> 00:33:16,619
Devlet Hesap Verebilirlik Projesi yani GAP

494
00:33:16,703 --> 00:33:20,707
nükleer ihbarcıları temsil eden
en önemli organizasyondu.

495
00:33:20,790 --> 00:33:23,960
Anlattığı kadar büyük meseleler varsa

496
00:33:24,043 --> 00:33:27,380
onunla o akşam görüşmeye
hazır olduğumu belirttim.

497
00:33:30,925 --> 00:33:32,427
Bana bir bar adı söyledi.

498
00:33:33,469 --> 00:33:37,181
Barda üstünde koyu kırmızı bir
deri ceketle oturuyor olacaktı.

499
00:33:37,265 --> 00:33:39,976
Elinde proje tüpü tutuyor olacaktı.

500
00:33:58,327 --> 00:34:01,581
Kendimi tanıtıp bir süre oturdum.

501
00:34:01,664 --> 00:34:02,915
Hiçbir şey söylemedi.

502
00:34:05,460 --> 00:34:06,919
"Tamam" dedim.

503
00:34:07,795 --> 00:34:10,131
"Bu hiç iyi gitmiyor."

504
00:34:12,467 --> 00:34:16,387
Devlet Hesap Verebilirlik Projesi'yle
ilk temasım Billie sayesinde oldu.

505
00:34:16,471 --> 00:34:18,931
Ona karşı ketum davrandığımı biliyorum.

506
00:34:19,015 --> 00:34:20,641
Çünkü bildiğim kadarıyla

507
00:34:20,725 --> 00:34:23,811
dünyanın en büyük
nükleer karşıtı organizasyonuydular

508
00:34:23,895 --> 00:34:27,607
ve onlara vereceğim şey
nükleer endüstriyi sarsacaktı.

509
00:34:28,649 --> 00:34:30,735
Son derece gergindi.

510
00:34:30,818 --> 00:34:32,653
Birasını bitirdikten sonra,

511
00:34:32,737 --> 00:34:35,406
"Haydi konuşalım" dedi. Bir kenara geçtik.

512
00:34:37,158 --> 00:34:41,412
Onun da ihbarcı olduğunu
anlamam uzun sürmedi.

513
00:34:42,622 --> 00:34:46,709
Kendi davamda,
patronum yaptıklarını ifşa edersem

514
00:34:46,793 --> 00:34:50,838
beni çocuklarımın velayetini
kaybedeceğimi söyleyerek tehdit etti.

515
00:34:50,922 --> 00:34:54,092
Dediği oldu.
Velayeti bir yıllığına kaybettim.

516
00:34:54,759 --> 00:34:59,472
"Bu kadın saygı duyulacak biri"
diye düşündüm.

517
00:35:00,306 --> 00:35:01,808
"Takdir edilecek biri."

518
00:35:03,267 --> 00:35:06,104
Böylece zarları attım.

519
00:35:09,774 --> 00:35:13,736
Rick çizimleri açıp anlatmaya başladı.

520
00:35:13,820 --> 00:35:17,490
Polar vincin onca yıl
radyoaktivitesi yüksek ortamda

521
00:35:17,573 --> 00:35:20,868
sorunsuz bir şekilde
çalışmaya devam edebilmesi için

522
00:35:20,952 --> 00:35:23,538
yapılması gereken kontrollerden bahsetti.

523
00:35:24,622 --> 00:35:28,876
Belgeler hem potansiyel bir
sorun olduğuna dair kanıttı

524
00:35:28,960 --> 00:35:31,254
hem de idari ekibin bunu bile bile

525
00:35:31,337 --> 00:35:34,924
devam etmeye
kararlı olduğunu ispatlıyordu.

526
00:35:35,007 --> 00:35:39,178
Böyle bir belgeye bakınca,
"Biri bunun için hapse girecek" diyorsun.

527
00:35:40,805 --> 00:35:43,474
"Vaktimiz tükeniyor" diye açıkladım.

528
00:35:44,392 --> 00:35:46,269
"Bu işi batırırsak

529
00:35:47,895 --> 00:35:49,730
ikinci bir şansımız olmayacak."

530
00:35:51,524 --> 00:35:56,487
NRC üyeleri temizliğe devam edilmesine
izin verip vermeyeceğini

531
00:35:56,571 --> 00:36:00,408
ertesi hafta oylayacaktı.

532
00:36:01,075 --> 00:36:02,618
Beş günümüz vardı.

533
00:36:02,702 --> 00:36:08,082
Ben de onu benimle konuşmaktan fazlasını
yapması gerektiğine ikna etmeye çalıştım.

534
00:36:08,166 --> 00:36:13,713
Birilerinin eylemlerine gölge düşürürken

535
00:36:13,796 --> 00:36:17,425
herkese kimliğini ifşa etmek
kolay bir durum değildir.

536
00:36:18,176 --> 00:36:21,554
Gücenen insanlar
saldırıya geçmeye meyilli olur.

537
00:36:24,015 --> 00:36:28,311
Devam edip etmeyeceklerine dair
karar verme süreçlerinde

538
00:36:28,394 --> 00:36:30,188
haklı bir korkuları olur.

539
00:36:31,480 --> 00:36:35,902
Nükleer enerji sektöründe
avukatlığını yaptığım işçilerin

540
00:36:35,985 --> 00:36:40,448
en az yarısı
ifşalarına başlarken şöyle der,

541
00:36:40,531 --> 00:36:43,826
"Karen Silkwood gibi olmak istemiyorum."

542
00:36:49,624 --> 00:36:51,292
HUZUR İÇİNDE UYU

543
00:36:51,375 --> 00:36:56,339
<i>Karen Silkwood, Kasım 1974'te</i>
<i>28 yaşında bir sendika aktivistiydi.</i>

544
00:36:56,422 --> 00:37:00,551
<i>Kerr-McGee'nin Cimarron tesisinde</i>
<i>laboratuvar teknisyeni olarak çalışıyordu.</i>

545
00:37:01,677 --> 00:37:06,515
Karen Silkwood, Oklahoma'daki
nükleer tesiste çalışıyor

546
00:37:06,599 --> 00:37:11,520
ve işçi güvenliğin tehlikeye atıldığı
noktalar hakkında ihbarlar yapıyordu.

547
00:37:11,604 --> 00:37:14,482
<i>Silkwood, New York Times muhabiriyle</i>
<i>buluşmaya giderken</i>

548
00:37:14,565 --> 00:37:16,984
<i>bu yolda geçirdiği trafik kazasında öldü.</i>

549
00:37:17,068 --> 00:37:20,238
Aşırı radyasyonla ilgili endişeleri vardı.

550
00:37:20,321 --> 00:37:23,866
İddialarının kanıtlarını vermek için

551
00:37:23,950 --> 00:37:27,286
bir muhabirle buluşmaya giderken

552
00:37:27,370 --> 00:37:28,788
trafik kazasında öldü.

553
00:37:29,664 --> 00:37:31,207
Aracı yoldan çıktı.

554
00:37:34,043 --> 00:37:37,588
<i>Merhum Karen Silkwood</i>
<i>plütonyumla kontamine olmuştu.</i>

555
00:37:37,672 --> 00:37:40,841
<i>Kanında radyasyon zehirlenmesi</i>
<i>izleri vardı.</i>

556
00:37:40,925 --> 00:37:45,388
<i>Destekçileri aracının yoldan çıktığını,</i>
<i>belgelerin kaybolduğunu söylüyor.</i>

557
00:37:46,055 --> 00:37:48,015
İnsan merak ediyor.

558
00:37:49,058 --> 00:37:50,893
<i>Öldürülmüş olsun ya da olmasın,</i>

559
00:37:50,977 --> 00:37:54,522
<i>ölümü bu ülkede hâlâ</i>
<i>süregelen bir tartışmayı körüklüyor.</i>

560
00:37:55,314 --> 00:37:58,025
<i>Nükleer santrallerin güvenliğini.</i>

561
00:37:58,109 --> 00:38:00,736
Ülkenin dört bir yanındaki

562
00:38:00,820 --> 00:38:05,199
çeşitli elektrik şirketleri tarafından
tehdit edilen birçok çalışan oldu.

563
00:38:06,909 --> 00:38:09,078
Hayatına mal olabilir.

564
00:38:11,330 --> 00:38:14,083
Karen Silkwood davası hâlâ devam ediyordu

565
00:38:14,166 --> 00:38:17,545
ve hâlâ çok hararetli bir tartışmaydı.

566
00:38:17,628 --> 00:38:20,548
Karen Silkwood'un ölümünün hayaleti

567
00:38:20,631 --> 00:38:22,633
bir korku kültürü yarattı.

568
00:38:24,051 --> 00:38:27,179
18 MART 1983
POLAR VİNCİN KULLANILMASINA DÖRT GÜN KALA

569
00:38:27,263 --> 00:38:29,557
Billie'yle görüşme muallakta kaldı.

570
00:38:30,308 --> 00:38:34,353
Ama bana verdiği güvencelerle
GAP'in hukuk direktörü

571
00:38:34,437 --> 00:38:38,024
Tom Devine'la konuşmaya ikna oldum.

572
00:38:41,819 --> 00:38:43,612
Devlet Hesap Verebilirlik Projesi'nde

573
00:38:43,696 --> 00:38:46,991
ihbarcıları desteklediğimiz
yaklaşık 8.000 olgu üzerinde çalıştık.

574
00:38:48,284 --> 00:38:53,039
Rick olağanüstüydü
çünkü burada risk çok daha yüksekti.

575
00:38:53,706 --> 00:38:55,624
Daha önce çalıştığım hiçbir işin

576
00:38:55,708 --> 00:38:57,835
bu kadar aciliyeti yoktu.

577
00:39:02,423 --> 00:39:04,383
Rick'le tanışmamın beş gün sonrasında

578
00:39:04,467 --> 00:39:07,470
Bechtel'in planladığı
reaktör kapağı kaldırma işlemi vardı.

579
00:39:10,264 --> 00:39:14,393
Polar vinç, reaktör kapağını
yanlış yere indirirse

580
00:39:14,477 --> 00:39:16,604
büyük bir erime tetiklenebilirdi.

581
00:39:16,687 --> 00:39:20,149
Philadelphia, New York,
Başkent Washington etkilenirdi.

582
00:39:20,232 --> 00:39:24,528
ABD'nin doğu kıyısı sonsuza dek
yaşanmaz hâle gelebilirdi.

583
00:39:26,864 --> 00:39:28,657
Kıyametin eşiğindeydik.

584
00:39:31,118 --> 00:39:33,621
Yeminli ifade üzerinde çalışmaya başladık.

585
00:39:33,704 --> 00:39:35,539
Hafta sonu durmadan çalıştık.

586
00:39:35,623 --> 00:39:37,375
Hiç durmadan.

587
00:39:43,130 --> 00:39:47,510
Nükleer Düzenleme Kurumu'na
sunmak üzere yeminli ifadeyi tamamladık.

588
00:39:47,593 --> 00:39:52,973
Ama Rick bundan sonra
ne olacağını bilmediği için rahatsızdı.

589
00:39:53,974 --> 00:39:54,975
Tom dedi ki,

590
00:39:55,059 --> 00:39:58,521
"Bence bu bilgiyi
halka duyurmayı düşünmelisin."

591
00:40:00,856 --> 00:40:04,068
Nükleer endüstrinin
ölüm çanını çalmış olacaktım.

592
00:40:07,405 --> 00:40:08,906
Bu büyük bir ironiydi.

593
00:40:09,865 --> 00:40:12,535
Rick nükleer enerjiye yürekten inanıyordu.

594
00:40:12,618 --> 00:40:16,580
Onu teşvik eden şey
bu teknolojiye olan bağlılığıydı.

595
00:40:18,082 --> 00:40:22,795
İfşası aynı zamanda nükleer endüstride
kalıcı olarak kara listeye girmek demekti.

596
00:40:24,839 --> 00:40:27,508
Organizasyonlar ihbarcılara
böyle tepki verir.

597
00:40:27,591 --> 00:40:30,261
Tehdit olarak görülür.
Yok edilmeye çalışılır.

598
00:40:35,182 --> 00:40:37,435
Bechtel ve General Public Utilities'in

599
00:40:37,518 --> 00:40:40,479
onu susturmak için
yapamayacağı hiçbir şey yoktu.

600
00:40:48,529 --> 00:40:51,323
"Bunu neden yaptım?" diye düşündüm.

601
00:40:51,407 --> 00:40:53,325
"Kariyerimi yaktığıma değer mi?

602
00:40:53,409 --> 00:40:55,327
Halkı bilgilendirmeye değer mi?"

603
00:40:56,120 --> 00:41:01,250
Çok endişeli, kaygılıydım.

604
00:41:02,042 --> 00:41:04,128
İş yerinde olup bitenleri

605
00:41:04,211 --> 00:41:08,841
ve halkı bilgilendirmeyi planladığımı
Betty'ye anlatmaya çalıştığımda

606
00:41:08,924 --> 00:41:12,428
çok gergin ve zor bir tartışmaya giriştik

607
00:41:12,511 --> 00:41:15,014
çünkü korkuyordu.

608
00:41:15,890 --> 00:41:19,393
İstifayı basıp gitmemi söyledi.

609
00:41:20,561 --> 00:41:23,606
Ama olası bir aksiliğin

610
00:41:24,273 --> 00:41:27,193
önemini anlamasını sağlayamadım.

611
00:41:30,237 --> 00:41:33,282
Biraz gerginlik olduğunu hissedebiliyordum

612
00:41:33,365 --> 00:41:38,662
ama neler olup bittiğini
bana tam olarak söylemediler.

613
00:41:40,247 --> 00:41:41,999
Hep güvende hissetmiştik.

614
00:41:42,082 --> 00:41:45,628
Hepimizin istediği gibi
bir aile kurmuştuk.

615
00:41:45,711 --> 00:41:47,838
Ne zaman ki…

616
00:41:52,343 --> 00:41:57,223
…durumlar değişmeye başladı,
aile ve ilişkiler de değişti.

617
00:42:00,100 --> 00:42:03,020
Onu seviyordum. Kaybetmek istemiyordum.

618
00:42:04,188 --> 00:42:06,106
Çocukları kesinlikle seviyordum.

619
00:42:17,993 --> 00:42:20,162
Oğullarımı aldım,

620
00:42:20,246 --> 00:42:24,291
eve döndüm, daireme doğru yürürken

621
00:42:25,376 --> 00:42:27,461
kapının aralık olduğunu fark ettim.

622
00:42:28,254 --> 00:42:30,548
Kilitli değildi. Açıktı.

623
00:42:34,802 --> 00:42:39,056
O zaman,
daireme birinin girdiğini anladım.

624
00:42:41,016 --> 00:42:44,603
Bu nedenle oğullarımı aşağıda
komşumun yanına bıraktım.

625
00:43:08,043 --> 00:43:11,422
Odama girerken niyetim
tabancalarımı almaktı.

626
00:43:20,431 --> 00:43:25,936
Oğullarımın ve benim yatak odalarımızın
ve banyoların olduğu koridora yöneldim.

627
00:43:28,814 --> 00:43:32,901
Kapıları tekmeleyip odaları kontrol ettim.

628
00:43:36,447 --> 00:43:38,866
Dairenin boş olduğunu anladım.

629
00:43:38,949 --> 00:43:40,492
İçeride kimse yoktu.

630
00:43:41,243 --> 00:43:43,621
Bir şey alınmış gibi görünmüyordu.

631
00:43:43,704 --> 00:43:46,248
Televizyon ve müzik seti
yerinde duruyordu.

632
00:43:48,459 --> 00:43:55,299
Ama belgeleri sakladığım dolabın
altını üstüne getirmişlerdi.

633
00:43:56,550 --> 00:44:01,930
İlgilendikleri tek şeyin
belgeler olduğu çok açıktı.

634
00:44:03,515 --> 00:44:07,394
Başkent Washington'a,
Tom Devine'a götürdüğüm belgeleri

635
00:44:07,478 --> 00:44:10,439
evde bırakmış olsaydım
hiçbir şeyi kanıtlayamazdım.

636
00:44:13,525 --> 00:44:15,486
Alt komşum olan kadınla konuştum.

637
00:44:15,569 --> 00:44:18,072
Bir gece önce oğullarım ve ben evde yokken

638
00:44:18,155 --> 00:44:21,492
dairemde birini duyduğunu doğruladı.

639
00:44:22,409 --> 00:44:25,829
Daireme girilmesinin ardından

640
00:44:25,913 --> 00:44:28,248
aileme bir şey olacak diye çok korktum.

641
00:44:28,332 --> 00:44:30,793
Bunu bir mesaj olarak algıladım.

642
00:44:30,876 --> 00:44:34,421
"Oğulların savunmasız.
Sana onlar üzerinden laf geçireceğiz."

643
00:44:35,547 --> 00:44:37,758
Tam olarak bu şekilde algıladım.

644
00:44:37,841 --> 00:44:40,260
Bu beni onların ezeli düşmanı yaptı.

645
00:44:41,553 --> 00:44:43,681
Çünkü oğullarımı tehdit edemezsiniz.

646
00:44:44,515 --> 00:44:45,933
Çok ileri gittiniz.

647
00:44:48,143 --> 00:44:50,145
Oğullarım için öldürürüm.

648
00:44:51,897 --> 00:44:53,232
Gözümü bile kırpmam.

649
00:45:06,954 --> 00:45:10,999
Gözlerini kan bürüdüğünü,
durmayacaklarını biliyordum.

650
00:45:15,587 --> 00:45:18,882
Bunu yanlarına bırakmamaya kararlıydım.

651
00:45:19,800 --> 00:45:21,927
Başka ne yapabileceğimi bilmiyordum.

652
00:45:25,264 --> 00:45:30,436
Onlar bir şey yapmadan, dünyaya
bilmeleri gerekenleri anlatacaktım.

653
00:45:31,353 --> 00:45:32,563
Halka duyuru yaptım.

654
00:48:09,761 --> 00:48:14,766
Alt yazı çevirmeni: Çetin Soy

