WEBVTT

00:00:07.799 --> 00:00:09.342 align:center
MANHATTAN ADASI'NDA

00:00:09.426 --> 00:00:12.387 align:center
CİNAYET DAVALARINA BAKAN
İKİ DEDEKTİF EKİBİ VARDIR.

00:00:12.470 --> 00:00:14.556 align:center
KUZEY MANHATTAN VE GÜNEY MANHATTAN.

00:00:14.639 --> 00:00:18.309 align:center
ÇÖZÜLMESİ ZOR VE VAHŞİ CİNAYETLERİ
SORUŞTURMAKLA GÖREVLİDİRLER.

00:00:18.393 --> 00:00:21.354 align:center
BU YAPIM ONLARIN HİKÂYELERİNİ ANLATIR.

00:00:44.210 --> 00:00:47.964 align:center
10 MAYIS 2001

00:00:52.427 --> 00:00:56.931 align:center
19.30

00:00:58.767 --> 00:01:00.518 align:center
Çağrı geldi.

00:01:00.602 --> 00:01:04.063 align:center
"Carnegie Deli'de beşli" dediler.

00:01:04.147 --> 00:01:05.148 align:center
Beş cinayet yani.

00:01:07.108 --> 00:01:11.112 align:center
Olay yerine vardığımızda
dışarıda bir sürü insan vardı.

00:01:11.196 --> 00:01:14.824 align:center
Restoran doluydu. Polis mekânı kapattı.

00:01:14.908 --> 00:01:17.827 align:center
Hepsiyle görüşmek için
kalabalığı orada tutmaya,

00:01:17.911 --> 00:01:20.622 align:center
olabildiğince çok tanık bulmaya çalıştık.

00:01:21.331 --> 00:01:25.085 align:center
Oraya varınca
dedektifler beni bilgilendirdi.

00:01:31.091 --> 00:01:34.928 align:center
Olay yerinde iki ölü
ve ölmek üzere olan üç kişi vardı.

00:01:35.011 --> 00:01:38.598 align:center
Acil servise,
hastaneye kaldırılan üç kişi vardı.

00:01:39.474 --> 00:01:43.603 align:center
Orada yatarken silahların patladığı duyup
sıradaki kişi olduğunuzu bilmek

00:01:43.686 --> 00:01:44.813 align:center
zor bir durumdur.

00:01:46.397 --> 00:01:48.942 align:center
New York'ta beş kişiyi vuramazsınız.

00:01:49.025 --> 00:01:50.777 align:center
Peşinize bir ordu düşer.

00:01:52.695 --> 00:01:54.113 align:center
Sizi bulurlar.

00:01:57.575 --> 00:02:00.370 align:center
Her vaka insandan bir şey götürür.

00:02:03.039 --> 00:02:06.960 align:center
Gerçekten önem vermezseniz
bu işi yapamazsınız.

00:02:09.045 --> 00:02:11.005 align:center
Gerçeği bulmak istersiniz.

00:02:12.423 --> 00:02:13.967 align:center
Dedektiflerin işi budur.

00:02:14.551 --> 00:02:16.928 align:center
İşin aslını öğrenmeyi hep sevmişimdir.

00:02:17.011 --> 00:02:18.680 align:center
Aslında ne oldu?

00:02:19.264 --> 00:02:22.934 align:center
Yakınlarını kimin öldürdüğünü bilmek
bir aile için önemlidir.

00:02:23.017 --> 00:02:24.060 align:center
Benim işim de bu.

00:02:24.686 --> 00:02:28.940 align:center
New York'ta, New York Emniyeti'nde…

00:02:31.901 --> 00:02:33.111 align:center
Olay bu.

00:02:33.862 --> 00:02:37.448 align:center
CİNAYET VAKALARI: NEW YORK

00:02:51.838 --> 00:02:53.423 align:center
New York'u seviyorum.

00:02:53.506 --> 00:02:58.469 align:center
10. Cadde'deki Alfabe Şehri'nde,
sosyal konutlarda büyüdüm.

00:02:58.553 --> 00:03:00.680 align:center
Ailem bana karşı çok katıydı.

00:03:00.763 --> 00:03:03.183 align:center
Hiçbir şey yapmama izin vermezlerdi.

00:03:03.266 --> 00:03:04.434 align:center
TIMES MEYDANI, 1970'LER

00:03:04.517 --> 00:03:08.313 align:center
Lisedeyken okuldan kaçıp
42. Cadde'deki sinemalara giderdik.

00:03:08.980 --> 00:03:12.150 align:center
Orası uzun bir süre sorunlu bir bölgeydi.

00:03:12.650 --> 00:03:14.277 align:center
Erotik gösteriler vardı.

00:03:14.360 --> 00:03:17.238 align:center
Oyun salonlarında sübyancılar olurdu.

00:03:18.031 --> 00:03:20.658 align:center
Ama çok renkliydi, hayat doluydu.

00:03:21.409 --> 00:03:24.621 align:center
Ne yazık ki
bana çok iş çıkaran bir bölgeydi.

00:03:24.704 --> 00:03:26.873 align:center
NEW YORK POLİSİ

00:03:26.956 --> 00:03:30.335 align:center
80'lerde polis olduğumda
bölgede suç oranı çok yüksekti.

00:03:31.544 --> 00:03:34.923 align:center
1980'lerde işe alınan polisler

00:03:35.006 --> 00:03:38.635 align:center
1990'larda sokakları temizledi.

00:03:42.263 --> 00:03:46.476 align:center
Broadway 2001 yılında
altın çağlarından birini yaşıyordu.

00:03:47.018 --> 00:03:50.480 align:center
Tiyatrolar her gece kapalı gişeydi.

00:03:50.563 --> 00:03:55.485 align:center
Carnegie Deli iyi iş yapıyordu.
Önünde kuyruk eksik olmazdı.

00:03:56.653 --> 00:03:58.321 align:center
Parlak, cıvıl cıvıldı.

00:03:58.404 --> 00:04:03.660 align:center
Sandviçleri görünce
ağızlarının suyu akan turistlerle doluydu.

00:04:03.743 --> 00:04:07.121 align:center
Letterman'ın çekildiği tiyatronun yanıydı.

00:04:07.705 --> 00:04:10.708 align:center
İnsanlar oraya akın ederdi.
Ünlü bir yerdi.

00:04:14.504 --> 00:04:18.675 align:center
Perşembe günüydü.
Gündüz mesaisinde çalışıp işten çıktım.

00:04:18.758 --> 00:04:24.097 align:center
Beyzbol sahasında
oğlumun takımına koçluk yapıyordum.

00:04:25.139 --> 00:04:26.724 align:center
Maç bitince çağrı geldi.

00:04:29.644 --> 00:04:32.355 align:center
Manhattan şehir merkezinde,

00:04:32.438 --> 00:04:35.650 align:center
Carnagie Deli gibi önemli gibi yerde
bir olay varsa

00:04:35.733 --> 00:04:37.694 align:center
oraya hemen gitmeniz gerekir.

00:04:37.777 --> 00:04:40.613 align:center
Oraya takım elbiseyle gitmeliydim
ama gitmedim.

00:04:40.697 --> 00:04:43.408 align:center
Oraya vardığımda
üzerimde şort ve tişört vardı.

00:04:44.450 --> 00:04:49.747 align:center
O binada işlenen suç restoranda değil,
üst kattaki dairede işlendi.

00:04:50.331 --> 00:04:52.875 align:center
Her şey beşinci katta gerçekleşti.

00:04:55.586 --> 00:04:58.423 align:center
Bina yöneticisiyle, komşularla konuştuk.

00:04:58.506 --> 00:05:02.468 align:center
Failleri tespit edebilmek için
araştırma yaptık.

00:05:02.552 --> 00:05:05.263 align:center
Alt kattaki şarküterinin yardımıyla

00:05:06.431 --> 00:05:08.683 align:center
Jennifer Stahl'ın kimliğini tespit ettik.

00:05:08.766 --> 00:05:10.018 align:center
Onun dairesiydi.

00:05:13.855 --> 00:05:17.900 align:center
Binanın girişinde dikiliyordum.

00:05:18.526 --> 00:05:22.196 align:center
Adamın biri merdivenlerden iniyor,
resim çekiyordu.

00:05:22.280 --> 00:05:25.074 align:center
Olay Yeri ekibindeki herkesin adını
bilmesem de

00:05:25.158 --> 00:05:26.868 align:center
herkesi sima olarak tanırdım.

00:05:26.951 --> 00:05:28.870 align:center
Uzun süredir orada çalışıyordum.

00:05:29.787 --> 00:05:33.041 align:center
"Olay Yeri aracını bile görmedim.
Resim çeken kim?"

00:05:34.042 --> 00:05:37.587 align:center
Şöyle bir konuşma oldu. "Kimsin sen?

00:05:38.880 --> 00:05:40.673 align:center
Olay yerimde ne işin var?"

00:05:40.757 --> 00:05:43.718 align:center
"Bizim ekipten misin?" "Değilim."
"Kimsin peki?"

00:05:43.801 --> 00:05:46.429 align:center
"Emniyet müdürünün fotoğrafçısıyım."

00:05:46.512 --> 00:05:49.015 align:center
Ona verdiğim cevabı sansürleyebilirsiniz.

00:05:49.098 --> 00:05:52.185 align:center
"Çok da sikimdeydi. Olay yerimden defol."

00:05:53.853 --> 00:05:55.480 align:center
Parrino yalaka değildir.

00:05:55.980 --> 00:05:58.524 align:center
Böyle bir vakada
herkes gelip bakmak ister.

00:05:58.608 --> 00:06:00.610 align:center
Ama olay yerinden sorumluysanız

00:06:00.693 --> 00:06:03.613 align:center
patron kim olursa olsun
"Girmeniz yasak" dersiniz.

00:06:05.490 --> 00:06:11.204 align:center
Yukarı çıktık.
Yerde yüzüstü yatan iki ceset vardı.

00:06:12.163 --> 00:06:16.376 align:center
Elleri arkadan koli bandıyla bağlanmıştı.

00:06:16.459 --> 00:06:18.378 align:center
Başlarından vurulmuşlardı.

00:06:19.879 --> 00:06:23.800 align:center
Zorla içeri girilmemişti.
Kapı kırılmamıştı.

00:06:24.550 --> 00:06:26.219 align:center
Bu bize ipuçları sundu.

00:06:26.969 --> 00:06:31.140 align:center
Barbara Butcher
akıl veren ikinci bir dedektif gibiydi

00:06:31.224 --> 00:06:35.520 align:center
ama sizden daha çok şey bilirdi.

00:06:36.562 --> 00:06:42.276 align:center
New York Adli Tıp Kurumu'nda
adli tıp görevlisiydim.

00:06:43.111 --> 00:06:46.572 align:center
Cesedi incelemek üzere olay yerine vardık.

00:06:47.365 --> 00:06:48.866 align:center
Polisle çalışıyorduk.

00:06:48.950 --> 00:06:51.119 align:center
Olay yeri onlara aitti.

00:06:51.202 --> 00:06:52.745 align:center
Ceset bana aitti.

00:06:54.580 --> 00:06:59.502 align:center
Dört kişi sıraya dizilip öldürülmüştü.

00:07:02.046 --> 00:07:04.924 align:center
Bir, iki, üç, dört.

00:07:07.593 --> 00:07:10.805 align:center
Salonun zeminindeki dikdörtgende

00:07:11.848 --> 00:07:13.766 align:center
kan izi vardı.

00:07:15.309 --> 00:07:20.022 align:center
İlk Yardım Ekibi iki kurbanı taşıdığından

00:07:21.190 --> 00:07:23.067 align:center
kan lekesi vardı.

00:07:23.985 --> 00:07:28.156 align:center
Yaraların ve bağların resmini çektim.

00:07:29.782 --> 00:07:33.494 align:center
Arkadan bağlıydılar. Bilekleri bağlıydı.
Bunları çektim.

00:07:37.540 --> 00:07:39.459 align:center
Dedektiflerden biri şöyle dedi.

00:07:39.542 --> 00:07:43.379 align:center
"Sizi ilk ateş açıldığını sandığımız yere,
ilk kurbana götüreyim."

00:07:44.005 --> 00:07:45.631 align:center
O kurban Jennifer Stahl'dı.

00:07:47.717 --> 00:07:51.554 align:center
Dairenin sahibi olduğu söylendi.

00:07:51.637 --> 00:07:54.891 align:center
Hâlâ nabzı attığı için
hastaneye götürülmüş.

00:07:56.684 --> 00:08:01.814 align:center
Ceset orada olmasa da
kanıt olabilecek her şeyi toplamalıydım.

00:08:01.898 --> 00:08:08.112 align:center
Ölecek durumda olsalar bile
onlarla ilgili her şeyi öğrenmeliydim.

00:08:09.155 --> 00:08:12.450 align:center
Küçük bir kayıt stüdyosuna geçtik.

00:08:13.493 --> 00:08:17.914 align:center
Harika, yaratıcı bir stüdyosu vardı.
İstediğim türden bir şeydi.

00:08:17.997 --> 00:08:19.665 align:center
JENNIFER STAHL BURADA VURULDU

00:08:19.749 --> 00:08:23.377 align:center
O küçük, şirin stüdyoda kan görünce

00:08:24.795 --> 00:08:29.091 align:center
bir an için hüzünlendim.

00:08:29.175 --> 00:08:30.968 align:center
Güzel bir manzara değildi.

00:08:32.595 --> 00:08:36.474 align:center
Duygularınızın sizi etkilemesine
izin vermemelisiniz.

00:08:36.557 --> 00:08:39.644 align:center
O yüzden hemen unutup
işinize bakmalısınız.

00:08:39.727 --> 00:08:43.397 align:center
Duygularınızı bir kenara bırakıp
işe koyulmalısınız.

00:08:48.569 --> 00:08:53.908 align:center
O daireye girer girmez
oranın bir iş yeri olduğunu anladım.

00:08:54.909 --> 00:09:00.790 align:center
Bu sokaklarda satılan,
düşük kalite bir uyuşturucu işi değildi.

00:09:00.873 --> 00:09:05.211 align:center
Kurban çok kaliteli marihuana satıyordu.

00:09:06.712 --> 00:09:09.173 align:center
Uyuşturucu ve para ortada yoktu.

00:09:09.799 --> 00:09:12.468 align:center
Normalde "ters giden bir soygun" deriz

00:09:12.552 --> 00:09:15.555 align:center
ama beş kişi bağlanmıştı,
yerde dört kişi yatıyordu.

00:09:15.638 --> 00:09:19.725 align:center
Bu, şehir merkezinde pek görülmez.
Orada öyle şeyler olmaz.

00:09:19.809 --> 00:09:23.479 align:center
Hepsi infaz edilmişçesine
başlarından, enseden vurulmuştu.

00:09:24.438 --> 00:09:26.566 align:center
Bu şahsi bir mesele olabilirdi

00:09:26.649 --> 00:09:32.780 align:center
veya Jennifer'ın sevgilisiyle tartıştığı
ev içi şiddet olayı olabilirdi.

00:09:32.863 --> 00:09:35.241 align:center
O zamanlar marihuana yasal olmasa da

00:09:35.324 --> 00:09:38.995 align:center
Jennifer Stahl'ın ot satması
bizim için önemli değildi.

00:09:39.078 --> 00:09:41.872 align:center
Beş kişinin vurulmasına odaklandık.

00:09:43.040 --> 00:09:45.251 align:center
Medya başından beri olayla ilgilendi.

00:09:45.334 --> 00:09:47.420 align:center
Olayı cinayet gecesi öğrendiler.

00:09:47.503 --> 00:09:51.591 align:center
21.00
CİNAYETLERDEN İKİ SAAT SONRA

00:09:51.674 --> 00:09:54.218 align:center
Dedektifler ve adli tıp ekipleri
ipucu arıyor.

00:09:54.302 --> 00:09:57.179 align:center
Olayda iki erkek ve bir kadın öldü,

00:09:57.263 --> 00:09:59.765 align:center
bir kadın ve bir erkek
hastaneye kaldırıldı.

00:09:59.849 --> 00:10:03.936 align:center
Bir arkadaşım beni arayıp
"Mich, televizyonu aç" dedi.

00:10:04.020 --> 00:10:06.897 align:center
"Haberleri izledin mi?
Jen'in evinde ateş açılmış."

00:10:08.899 --> 00:10:10.443 align:center
Yayınlara ara verdiler.

00:10:10.526 --> 00:10:12.570 align:center
Carnegie Deli'de katliam.

00:10:12.653 --> 00:10:16.574 align:center
…infaz usulü katliam. Koli bandıyla
elleri bağlanmış, ağızları kapatılmış.

00:10:16.657 --> 00:10:19.619 align:center
Parmağı kırıldığı için ameliyat olmuştu.

00:10:20.661 --> 00:10:24.540 align:center
Elindeki alçı görülüyordu.
Jen olduğu anladım.

00:10:24.624 --> 00:10:26.000 align:center
O olduğunu anladım.

00:10:29.462 --> 00:10:32.506 align:center
Medya baskısıyla kaynakların artması
faydalı oldu.

00:10:33.799 --> 00:10:38.095 align:center
Manhattan'da Emniyet iki bölgeye ayrılır.
Kuzey Manhattan ve Güney Manhattan.

00:10:38.179 --> 00:10:40.389 align:center
İkisini 59. Cadde ayırır.

00:10:41.182 --> 00:10:45.061 align:center
59. Cadde'nin güneyinden
Battery Park ve ırmağa kadar olan bölgede

00:10:45.144 --> 00:10:47.605 align:center
tüm olaylara Güney Manhattan bakar.

00:10:47.688 --> 00:10:50.232 align:center
Her bölgede birçok karakol bulunur.

00:10:50.983 --> 00:10:53.653 align:center
Her karakolun dedektif ekibi vardır.

00:10:53.736 --> 00:10:56.822 align:center
Bu karakol bölgelerinde bir cinayet olursa

00:10:56.906 --> 00:11:01.285 align:center
cinayet masası ekipleri
destek grubu olarak yardıma gelir.

00:11:01.994 --> 00:11:08.167 align:center
Vaka Merkez Kuzey Karakolu'na,
Güney Manhattan Cinayet Masası'na verildi.

00:11:08.918 --> 00:11:12.463 align:center
Personel lazımdı.
Daha çok personel daha çok bilgi demektir.

00:11:13.297 --> 00:11:16.550 align:center
Kuzey Manhattan Cinayet Masası'na
orada ihtiyaç duyuldu.

00:11:17.051 --> 00:11:19.178 align:center
Onlara yardım etmeye gittik.

00:11:19.261 --> 00:11:21.972 align:center
Onlar bize yardım etmeye hiç gelmez.

00:11:22.056 --> 00:11:25.059 align:center
Güney Manhattan'a
"Yumuşak Manhattan" derdik.

00:11:25.142 --> 00:11:29.021 align:center
Kuzey Manhattan'da çalışan polisler
daha sertti. Hep bir rekabet vardı.

00:11:29.105 --> 00:11:31.690 align:center
Güney Manhattan'a çalışmaya gidince
fikrim değişti.

00:11:31.774 --> 00:11:35.861 align:center
Güney Manhattan'da akıl yürütme
ve soruşturma becerisi gerekirdi

00:11:35.945 --> 00:11:40.157 align:center
çünkü çoğu davada
kurban ve fail birbirini tanımazdı.

00:11:40.241 --> 00:11:45.579 align:center
Faillerin çoğu New Jersey, Brooklyn
ve Queens gibi farklı yerlerden gelirdi.

00:11:50.751 --> 00:11:55.923 align:center
Görgü tanıklarının ifadesine göre
kırmızı bir araç olay yerinden uzaklaşmış.

00:11:56.006 --> 00:11:58.259 align:center
Şarküteriye yakın duruyormuş.

00:11:58.342 --> 00:12:00.719 align:center
Bu tür bilgiler bir araya gelince

00:12:00.803 --> 00:12:05.307 align:center
ya soruşturma kalıbına uyar,
ya da dikkate alınmaz.

00:12:05.391 --> 00:12:07.226 align:center
Ama her şeye bakılmalıdır.

00:12:07.309 --> 00:12:10.646 align:center
Olabildiğince çok şey öğrenmek için
çaba gösteriyorduk.

00:12:11.230 --> 00:12:14.150 align:center
Önce Jennifer Stahl'ı tespit ettik.
Daire ona aitti.

00:12:14.233 --> 00:12:17.486 align:center
Sonra da tüm kurbanları tespit etmek için
işe koyulduk.

00:12:17.570 --> 00:12:21.866 align:center
Ne olduğunu çözmeden önce
kimlik tespit etmeye çalışırsınız.

00:12:22.533 --> 00:12:25.578 align:center
Kurban bilimine başvurur,
geçmişlerini incelersiniz.

00:12:25.661 --> 00:12:29.540 align:center
Bir çete veri tabanımız vardı.
O veri tabanında arama yapılırdı.

00:12:29.623 --> 00:12:35.379 align:center
Narkotik'e o bölgedeki satıcılar,
takma adlar, telefon numaraları sorulurdu.

00:12:36.338 --> 00:12:40.384 align:center
Olay yerinde ölenler
Stephen King ve Charles Helliwell'di.

00:12:41.302 --> 00:12:43.304 align:center
Jennifer hayatını kaybetti.

00:12:43.387 --> 00:12:48.976 align:center
Başındaki kurşun yarası sebebiyle
birkaç saat sonra vefat etti.

00:12:50.352 --> 00:12:51.937 align:center
Bir mucize gerçekleşti.

00:12:52.021 --> 00:12:58.360 align:center
Başlarından vurulmalarına karşın
diğer ikisi hayatta kaldı.

00:13:07.369 --> 00:13:11.957 align:center
Sanırım beni kollayan birileri vardı.

00:13:13.083 --> 00:13:15.628 align:center
Beni annem kollamış olabilir.

00:13:16.629 --> 00:13:20.841 align:center
Koruyucu meleğim ve annem sayesinde
kurtulmuş olmalıyım çünkü…

00:13:23.844 --> 00:13:26.847 align:center
Evet, kıl payı kurtuldum.

00:13:32.102 --> 00:13:36.398 align:center
Sağ tarafımdan, kulağımın arkasından,

00:13:36.482 --> 00:13:39.109 align:center
saç çizgimin altından vuruldum.

00:13:39.819 --> 00:13:44.114 align:center
Mermi art kafa kemiğimden çıkmış.

00:13:46.992 --> 00:13:50.412 align:center
Kafatası eğriliğini takip edip
kafatasından çıkmış.

00:13:51.330 --> 00:13:52.790 align:center
Şansım yaver gitti

00:13:52.873 --> 00:13:56.293 align:center
çünkü mermi içeri girseydi
belki bugün burada olmazdım.

00:13:58.754 --> 00:14:04.260 align:center
Yerimden hiç ayrılmadım.
Bir kan gölünün ortasındaydım.

00:14:04.843 --> 00:14:07.388 align:center
Mermi hâlâ kafamda mıydı bilmiyordum.

00:14:07.471 --> 00:14:09.807 align:center
Mermi hâlâ kafamdaysa

00:14:09.890 --> 00:14:15.104 align:center
hareket edersem ölür müydüm bilmiyordum.

00:14:16.063 --> 00:14:18.065 align:center
O yüzden yerimden kıpırdamadım.

00:14:20.234 --> 00:14:22.403 align:center
Faillerin gittiğinden emin olunca

00:14:22.486 --> 00:14:25.865 align:center
ellerimdeki kalın bandı çözdüm

00:14:27.032 --> 00:14:31.620 align:center
ve cebimdeki telefonuma uzanıp
911'i aradım.

00:14:31.704 --> 00:14:33.080 align:center
Sürekli arama yaptım.

00:14:34.373 --> 00:14:37.501 align:center
Bazı dostlarımla vedalaşmak istedim.

00:14:42.798 --> 00:14:48.929 align:center
Hayatta kalan iki kişiden
olayla ilgili ifadelerini almaya çalıştık.

00:14:50.681 --> 00:14:54.602 align:center
Hastaneye vardığımda dedektifler oradaydı.

00:14:54.685 --> 00:14:58.606 align:center
Onlara bildiklerimi,
gördüklerimi anlattım.

00:15:01.734 --> 00:15:05.696 align:center
Kurbanların hepsinin tiyatroyla,
sanatla ilgili olduğunu öğrendik.

00:15:05.779 --> 00:15:11.827 align:center
Hayatta kalan kurbanlardan biri
ölen kurbanlardan birinin nişanlısıydı.

00:15:11.911 --> 00:15:15.748 align:center
NİŞANLILAR: ROSEMOND DANE,
CHARLES "TREY" HELLIWELL

00:15:15.831 --> 00:15:19.835 align:center
Polise şunu söyledim. "İçeri girdim.
Jen beni bir çiftle tanıştırdı.

00:15:19.919 --> 00:15:22.546 align:center
St. John'dan Rosemond ve Trey."

00:15:22.630 --> 00:15:25.090 align:center
Hepsi oturmuş şarap içiyordu.

00:15:25.174 --> 00:15:27.384 align:center
Jen onlara katılmamı istedi.

00:15:27.468 --> 00:15:31.764 align:center
Saçını kesip ot almak için oraya gittim.

00:15:31.847 --> 00:15:34.808 align:center
Ben kuaförüm. Ufak bir takas yaptık.

00:15:36.935 --> 00:15:40.522 align:center
Oraya vardıktan 15 dakika sonra
kapı çaldı.

00:15:41.607 --> 00:15:45.194 align:center
İki kişinin girdiği
zorlukla seçilebiliyordu.

00:15:45.277 --> 00:15:49.406 align:center
Boylarına bakınca
birinin daha uzun olduğu anlaşılıyordu.

00:15:49.490 --> 00:15:50.991 align:center
Diğeri daha yakışıklıydı.

00:15:52.493 --> 00:15:53.869 align:center
Onları ilk kez gördüm.

00:15:54.620 --> 00:15:59.959 align:center
Uzun boylu olan belinden silahı çıkarıp
şöyle dedi.

00:16:00.042 --> 00:16:03.170 align:center
"Herkes yere yatıp
kollarını arkada birleştirsin."

00:16:03.879 --> 00:16:06.006 align:center
Bana söyleneni yaptım.

00:16:06.840 --> 00:16:10.719 align:center
Böyle yaparak
olayın daha da büyümemesini umdum.

00:16:14.390 --> 00:16:17.643 align:center
İçlerinden biri
dostum Jennifer'ı diğer odaya götürdü.

00:16:17.726 --> 00:16:20.604 align:center
Jennifer şöyle diyordu.

00:16:20.688 --> 00:16:23.607 align:center
"İstediğinizi alın.
Arkadaşlarıma zarar vermeyin."

00:16:23.691 --> 00:16:27.403 align:center
O sırada ilk silah sesini duydum.

00:16:34.159 --> 00:16:37.538 align:center
Sanırım onu oracıkta öldürdü.

00:16:42.209 --> 00:16:45.379 align:center
Ondan sonra Jennifer'dan ses çıkmadı.

00:16:46.422 --> 00:16:49.758 align:center
Sanırım o zaman anladım.

00:16:50.551 --> 00:16:51.844 align:center
"Sonum geldi."

00:16:51.927 --> 00:16:56.098 align:center
Başka türlü bitmeyeceğini anladım.

00:17:02.688 --> 00:17:07.359 align:center
New York'ta biri vefat edince
telefonla haber verilmez, bizzat iletilir.

00:17:07.443 --> 00:17:11.488 align:center
Gündüz veya gecenin bir yarısı
kapı çalınır,

00:17:11.572 --> 00:17:14.408 align:center
aileye yakınlarının öldüğü haber verilir.

00:17:14.491 --> 00:17:16.118 align:center
İşin en zor kısmı budur.

00:17:16.201 --> 00:17:22.207 align:center
Birilerine sevdiklerinin öldüğünü söylemek
hiç kolay olmuyor.

00:17:22.291 --> 00:17:28.047 align:center
Böyle trajik ve acımasız bir olayda
durum daha da zorlaşıyor.

00:17:28.130 --> 00:17:34.344 align:center
Yakınları ilk haberi aldığında
bunu bizzat hissediyorsunuz.

00:17:34.428 --> 00:17:38.515 align:center
Evet, hiç kolay bir şey değil.

00:17:43.187 --> 00:17:46.523 align:center
-11 Mayıs'ta öğrendik.
-11 Mayıs.

00:17:46.607 --> 00:17:50.152 align:center
Annemle babam Cape'deydi.
Bir polis memuru evlerine geldi.

00:17:50.235 --> 00:17:53.739 align:center
Annem üzerinde bornozla
çiçeklerini suluyormuş…

00:17:53.822 --> 00:17:55.199 align:center
Sabah 6.00'da.

00:17:55.282 --> 00:17:59.369 align:center
İki polis garaj yolundan gelerek
"Karen Helliwell siz misiniz?" demiş.

00:17:59.453 --> 00:18:03.081 align:center
-İçine bir korku düşmüş.
-Evet, yüreği ağzına gelmiş.

00:18:03.165 --> 00:18:05.793 align:center
"Kocanız burada mı?" demişler.

00:18:05.876 --> 00:18:07.711 align:center
Babam evdeymiş. Oturmuşlar.

00:18:07.795 --> 00:18:09.963 align:center
Trey'in öldüğünü söylemişler.

00:18:10.047 --> 00:18:13.675 align:center
-Evet.
-O günden sonra hayatlarımız değişti.

00:18:16.303 --> 00:18:19.973 align:center
İki gün sonra doğum günüydü
ve leylak mevsimiydi.

00:18:20.891 --> 00:18:22.559 align:center
Leylağı çok severdi.

00:18:22.643 --> 00:18:26.230 align:center
Leylak mevsiminde,
leylakların en güzel olduğu dönemde doğdu

00:18:26.313 --> 00:18:27.189 align:center
ve vefat etti.

00:18:31.735 --> 00:18:33.862 align:center
Trey, Rosemond'ın ailesiyle tanışmak

00:18:33.946 --> 00:18:37.199 align:center
ve kuzenin düğününe katılmak için
New York'a geldi.

00:18:39.451 --> 00:18:44.123 align:center
Jennifer'ın Carnegie Deli'deki dairesinde
kalmayı planladılar.

00:18:44.206 --> 00:18:46.917 align:center
-Evet.
-Bu yüzden oradaydılar.

00:18:48.335 --> 00:18:50.045 align:center
Onlara çok üzülüyorum.

00:18:51.255 --> 00:18:55.134 align:center
Rosemond, Jen'i ziyarete geldi
ama Trey, Jen'i tanımıyordu.

00:18:55.217 --> 00:18:57.219 align:center
Bu gerçekten çok üzücü.

00:18:59.138 --> 00:19:02.558 align:center
Bir arkadaşın arkadaşı olarak
onunla beraberdi.

00:19:07.146 --> 00:19:11.775 align:center
Bu vakada dairenin içindekiler
ve tırabzandakiler olmak üzere

00:19:11.859 --> 00:19:16.405 align:center
18 parmak izi topladık
ama mermi kovanı bulamadık.

00:19:16.488 --> 00:19:18.031 align:center
Bu çok şey anlatıyor.

00:19:18.115 --> 00:19:20.993 align:center
Beş el ateş edilmiş ama kovan yok.

00:19:21.076 --> 00:19:23.120 align:center
Muhtemelen bir altıpatlardı.

00:19:24.580 --> 00:19:29.626 align:center
Silahın lağıma atılma ihtimaline karşı
Çevre Koruma'yı çağırdık.

00:19:29.710 --> 00:19:33.547 align:center
Çöplere baktık.
Sokaktaki çöp kutularını aradık.

00:19:34.131 --> 00:19:38.260 align:center
Bilgi toplamak için
elimizden gelen her şeyi yaptık.

00:19:40.971 --> 00:19:44.683 align:center
Merdivende bir güvenlik kamerası vardı.

00:19:45.517 --> 00:19:47.269 align:center
O gece bunu fark ettiler.

00:19:50.105 --> 00:19:52.941 align:center
Güvenlik kamerasında
iki siyahi erkek görünüyordu.

00:19:53.025 --> 00:19:57.070 align:center
Biri rastalı, kapüşonlu,
diğeriyse kısa saçlıydı.

00:19:58.488 --> 00:20:04.244 align:center
Meslek kariyerimde
yüzlerce cinayet vakasında çalıştım.

00:20:04.328 --> 00:20:09.166 align:center
Sadece bir tanesinde
güvenlik kamerası görüntüleri vardı.

00:20:10.167 --> 00:20:13.545 align:center
Kaseti görünce şaşırdım.

00:20:13.629 --> 00:20:17.216 align:center
Vay canına. Çok iyi, dedim.

00:20:17.299 --> 00:20:19.384 align:center
O şahıslar şüpheliydi.

00:20:19.468 --> 00:20:22.304 align:center
Onlarla irtibata geçip
konuşmak istiyorduk.

00:20:28.602 --> 00:20:31.104 align:center
Bu vaka 19.30'da gerçekleşti.

00:20:31.188 --> 00:20:34.107 align:center
Aynı yerde ara vermeden çalıştık.

00:20:34.191 --> 00:20:38.820 align:center
Jennifer'ın dairesinde telesekreter vardı.
Yanıp sönüyordu. Mesajları dinledik.

00:20:39.988 --> 00:20:43.325 align:center
Arkadaşı iyi olup olmadığını soruyordu.

00:20:43.408 --> 00:20:46.828 align:center
Ondan haber alamadığını söyleyip
nerede olduğunu soruyordu.

00:20:46.912 --> 00:20:51.708 align:center
Cinayetler işlenirken
Jennifer'ın evini aramışım.

00:20:52.334 --> 00:20:56.755 align:center
O mesaj sebebiyle arkadaşını sorgulayıp
niye merak ettiğini öğrenmeliydik.

00:20:56.838 --> 00:20:59.758 align:center
Jennifer telefonu açmayınca
neden endişelenmişti?

00:21:03.178 --> 00:21:06.098 align:center
11.00
CİNAYETLERDEN 15 SAAT SONRA

00:21:06.181 --> 00:21:08.642 align:center
11 Mayıs sabahı

00:21:09.476 --> 00:21:12.938 align:center
cinayet masası dedektifleri evime geldi.

00:21:13.522 --> 00:21:17.401 align:center
Polis dizisi setinden fırlamış gibiydiler.

00:21:17.985 --> 00:21:22.030 align:center
Jennifer'ın işine dair sorular sordular.

00:21:22.614 --> 00:21:26.493 align:center
Orası bir toplanma yeriydi, dedim.

00:21:26.576 --> 00:21:30.622 align:center
Arkadaşlar orada takılır,
marihuana içer, sohbet ederdi.

00:21:30.706 --> 00:21:35.961 align:center
Geçerken tanıştığımız insanlardı
ama hiç arkadaş olmadık.

00:21:36.545 --> 00:21:40.882 align:center
Jennifer sanatına devam etmek için
ot satardı.

00:21:40.966 --> 00:21:44.052 align:center
İlk Dans, İlk Aşk filminde
rol aldığını öğrendik.

00:21:45.804 --> 00:21:47.723 align:center
Ama o noktada müzik,

00:21:47.806 --> 00:21:51.184 align:center
dans ve oyunculuğa kıyasla
daha çok ilgisini çekiyordu.

00:21:53.061 --> 00:21:56.898 align:center
Kayıt stüdyosunda marihuana satardı.

00:21:56.982 --> 00:22:00.319 align:center
Arkadaşlarıyla birlikte kayıt yapmayı da
çok severdi.

00:22:01.153 --> 00:22:06.074 align:center
Jennifer'ın evine girip çıkanlar
Jennifer'ın arkadaşlarıydı.

00:22:06.658 --> 00:22:08.076 align:center
Gelenlerin sayısı arttı.

00:22:08.160 --> 00:22:11.621 align:center
Bazen bunu idare etmekte çok zorlandı.

00:22:11.705 --> 00:22:12.998 align:center
Kapı zili susmuyordu.

00:22:13.081 --> 00:22:17.461 align:center
Arada sırada da
kapıya bakan bir arkadaşı olurdu.

00:22:19.463 --> 00:22:23.925 align:center
Stephen o gece orada çalışıyordu.
Jennifer için kapıya bakıyordu.

00:22:28.597 --> 00:22:32.893 align:center
Arkadaşlarıyla, sektörden tanıdıklarıyla
iş yapıyordu.

00:22:32.976 --> 00:22:34.853 align:center
Ünlülerle iş yapıyordu.

00:22:34.936 --> 00:22:37.272 align:center
Saturday Night Live'ın ekibiyle çalıştı.

00:22:37.356 --> 00:22:39.608 align:center
Müşterilerini ince eler sık dokurdu.

00:22:39.691 --> 00:22:41.401 align:center
Onları yakından tanırdı.

00:22:41.485 --> 00:22:46.365 align:center
Sıradan biri aracılığıyla gelenler
Jennifer'ın dairesine giremezdi.

00:22:46.448 --> 00:22:48.033 align:center
Çok dikkatliydi.

00:22:48.116 --> 00:22:51.787 align:center
Arkadaşları olarak bunu kabullenemedik

00:22:51.870 --> 00:22:56.666 align:center
çünkü Jen'den bir şey isteselerdi

00:22:56.750 --> 00:22:59.086 align:center
onlara verirdi.

00:22:59.169 --> 00:23:03.548 align:center
Beş kişiyi vurmalarına gerek yoktu.

00:23:06.718 --> 00:23:12.307 align:center
Jen'i öldürülmeden birkaç gün önce gördüm.

00:23:13.308 --> 00:23:15.268 align:center
Çok üzgündü.

00:23:16.019 --> 00:23:19.481 align:center
Jennifer bir süredir
sevgilisiyle kavga ediyordu.

00:23:19.564 --> 00:23:22.984 align:center
Jennifer ayrılmaya çalışınca
sevgilisi elinden tutmuş.

00:23:23.068 --> 00:23:25.153 align:center
Bu yüzden parmağı kırılmış.

00:23:28.198 --> 00:23:33.412 align:center
Şüphelilerden biri
uzun rasta saçlı bir siyahiydi.

00:23:35.539 --> 00:23:41.378 align:center
Onu sevgilisinin öldürdüğünden çok emindim

00:23:42.754 --> 00:23:45.632 align:center
çünkü eşkâle uyuyordu.

00:23:47.175 --> 00:23:51.346 align:center
Barbara'nın verdiği bilgilerle
Jennifer'ın sevgilisini tespit ettik

00:23:52.431 --> 00:23:54.516 align:center
ve onu sorguya aldık.

00:23:54.599 --> 00:23:56.726 align:center
Ev içi şiddet olayı söz konusuydu.

00:23:56.810 --> 00:24:00.147 align:center
Bu cinayette parmağı olmadığından
emin olmalıydık.

00:24:01.356 --> 00:24:05.652 align:center
Sevgilisinin yapmadığından emindim.
Faile benzemiyordu.

00:24:05.735 --> 00:24:08.405 align:center
Onunla tanıştım. Bana karşı hep nazikti.

00:24:08.488 --> 00:24:11.741 align:center
Böyle bir şey yapacağını düşünmedim.

00:24:14.369 --> 00:24:16.580 align:center
Jennifer'ın sevgilisini sorguladık.

00:24:16.663 --> 00:24:19.666 align:center
Cinayet sırasında
nerede, ne yaptığını söyleyince

00:24:19.749 --> 00:24:21.960 align:center
onu şüpheliler listesinden eledik.

00:24:22.043 --> 00:24:24.379 align:center
Fail olmadığını biliyorduk.

00:24:24.463 --> 00:24:26.047 align:center
Beni aradı.

00:24:27.299 --> 00:24:31.720 align:center
"Bana avukat lazım.
Herkes benim yaptığımı sanıyor" dedi.

00:24:32.345 --> 00:24:34.681 align:center
"Evet, senin yaptığını düşündüm" dedim.

00:24:35.515 --> 00:24:42.147 align:center
"Nasıl olur da benim yaptığımı düşünürsün?
Onu seviyordum" dedi.

00:24:44.107 --> 00:24:46.067 align:center
"Sürekli kavga ediyordunuz.

00:24:46.151 --> 00:24:50.864 align:center
Parmağı kırıldı. Rastalı bir siyahinin
olay yerinden kaçtığını söylediler.

00:24:51.531 --> 00:24:53.742 align:center
Aklıma başka kim gelecekti?" dedim.

00:24:53.825 --> 00:24:56.119 align:center
"Onu inciteceğimi nasıl düşünürsün?" dedi.

00:24:58.205 --> 00:25:00.081 align:center
Ondan özür diledim.

00:25:06.588 --> 00:25:09.090 align:center
Rosemond'ın bir süre hastanede yatacağını

00:25:09.174 --> 00:25:13.011 align:center
hastaneden taburcu olduktan sonra
dedektiflerden öğrendim.

00:25:13.094 --> 00:25:15.347 align:center
Mermi çenesinde sıkışıp kalmış.

00:25:16.598 --> 00:25:22.395 align:center
Birbirimizi tanımıyorduk.
İkimiz korkunç bir olayın kurbanlarıydık.

00:25:22.479 --> 00:25:24.231 align:center
O benden daha çok çekti.

00:25:24.314 --> 00:25:27.025 align:center
Sonuçta partnerini kaybetti.

00:25:28.485 --> 00:25:30.195 align:center
Sevgilisini kaybetti.

00:25:32.405 --> 00:25:33.907 align:center
Tarifi zor bir acı.

00:25:38.078 --> 00:25:39.287 align:center
Savcı olarak,

00:25:40.413 --> 00:25:45.669 align:center
en kısa sürede
olabildiğince çok bilgi toplamalıydım

00:25:46.253 --> 00:25:49.756 align:center
ama aynı zamanda
unutmak istedikleri bir şeyi konuşmanın

00:25:49.839 --> 00:25:53.552 align:center
onlara ağır gelebileceğini de
aklımdan çıkarmamalıydım.

00:25:56.221 --> 00:25:59.516 align:center
İki gün sonra Rosemond'la konuştum.

00:26:02.811 --> 00:26:08.733 align:center
Rosemond silah seslerinin
gitgide yaklaştığını,

00:26:08.817 --> 00:26:11.987 align:center
sırada kendisinin olduğunu söyledi.

00:26:12.070 --> 00:26:18.702 align:center
Nişanlısı Charles Helliwell'in vurulmasına
tanık olmuş, silah sesini duymuş.

00:26:19.661 --> 00:26:25.417 align:center
Orada yatmış silah seslerini duyarken
sıradaki kişi olduğunuzu bilmek zordur.

00:26:26.793 --> 00:26:28.795 align:center
Yapacağı son şey de olsa

00:26:28.878 --> 00:26:32.507 align:center
kafasını çevirip
onu vuran kişiyi görmek istemiş.

00:26:32.591 --> 00:26:38.221 align:center
Vurulmadan hemen önce
hareket edip kafasını çevirmiş.

00:26:38.305 --> 00:26:40.807 align:center
Belki hayatını kurtaran şey bu oldu.

00:26:44.978 --> 00:26:46.605 align:center
Rosemond'ın dediğine göre

00:26:46.688 --> 00:26:50.942 align:center
zil ilk çaldığında
kapıya Stephen King bakmış.

00:26:51.026 --> 00:26:56.656 align:center
Stephen, Jennifer'a "Sean geldi" demiş.

00:26:56.740 --> 00:26:59.034 align:center
Jennifer da "Tamam, içeri al" demiş.

00:27:00.702 --> 00:27:05.498 align:center
Sean adını ilk o zaman öğrendik.

00:27:05.582 --> 00:27:10.045 align:center
Soyadını bilmiyorduk ama en azından
iki failden birinin adını öğrendik.

00:27:13.381 --> 00:27:18.303 align:center
12 MAYIS 2001
CİNAYETLERDEN İKİ GÜN SONRA

00:27:19.596 --> 00:27:21.264 align:center
Elimizde iki ipucu vardı.

00:27:21.348 --> 00:27:25.101 align:center
Faillerden birinin adı Sean'dı

00:27:25.185 --> 00:27:28.438 align:center
ve kamera görüntüsü mevcuttu.

00:27:28.521 --> 00:27:30.732 align:center
Bu iki ipucu üzerinden hareket ettik.

00:27:30.815 --> 00:27:33.651 align:center
Pek çok parmak izi temizlenmişti

00:27:33.735 --> 00:27:36.905 align:center
ama bunlar bizi bir sonuca götürecek miydi

00:27:36.988 --> 00:27:39.366 align:center
yoksa fotoğrafçıya mı aitti bilmiyorduk.

00:27:40.158 --> 00:27:43.870 align:center
Jennifer'dan ot alan,
onunla arkadaş olan kişileri sorguladılar.

00:27:43.953 --> 00:27:47.624 align:center
Olabildiğince ipucu bulup
bağlantı kurmaya çalıştılar.

00:27:47.707 --> 00:27:50.627 align:center
Sean'ı tanıyan birini bulmaya çalıştılar.

00:27:51.669 --> 00:27:54.464 align:center
Kamera görüntülerinden Sean'ı tanıyamadım.

00:27:54.547 --> 00:27:59.094 align:center
Kim olabileceğine dair bir fikrim yoktu.

00:27:59.678 --> 00:28:04.974 align:center
Daire ve olay yeri incelendikten
ve ilk bilgiler elde edildikten sonra

00:28:05.058 --> 00:28:07.602 align:center
ipucu aramak için olay yerine dönersiniz.

00:28:07.686 --> 00:28:12.023 align:center
Bağlantılı olmayan şeyleri,
kâğıt parçalarını, resimleri ararsınız.

00:28:12.107 --> 00:28:16.319 align:center
Sean'la ilgili ilk bilgi olarak
bir öz geçmiş bulduk.

00:28:16.403 --> 00:28:19.322 align:center
George Clinton
ve Parliament-Funkadelic için

00:28:19.406 --> 00:28:21.533 align:center
turne görevlisi olarak çalışıyormuş.

00:28:22.242 --> 00:28:27.122 align:center
Jen projeler geliştirmek için
insanlarla bağ kurmaya çalışırdı.

00:28:27.706 --> 00:28:30.291 align:center
Genelde böyle hareket ederdi.

00:28:33.378 --> 00:28:37.590 align:center
Sean Salley'nin öz geçmişindeki adresi
kontrol ettik.

00:28:37.674 --> 00:28:41.052 align:center
Orada yaşamadığını,
oradan ayrıldığını öğrendik.

00:28:43.138 --> 00:28:45.932 align:center
Sean'a odaklandık.

00:28:46.933 --> 00:28:49.811 align:center
New Jersey'de birçok adres bulduk.

00:28:55.984 --> 00:29:02.323 align:center
Dedektifler Sean'ın tanıdığı herkesle
iletişime geçti.

00:29:03.032 --> 00:29:08.121 align:center
Bu kişilerden biri
kamera görüntülerini izledi

00:29:08.204 --> 00:29:10.165 align:center
ve Sean Salley'yi tespit etti.

00:29:12.459 --> 00:29:16.754 align:center
Tespit etmeye çalıştığımız ikinci şahsı da
görüntülerden tespit ettiler.

00:29:16.838 --> 00:29:19.007 align:center
Lakabının "Dre" olduğunu söylediler.

00:29:20.216 --> 00:29:22.260 align:center
Onun izini sürdüler.

00:29:22.343 --> 00:29:25.472 align:center
Farklı evlere gidip insanlarla görüştük.

00:29:25.555 --> 00:29:30.018 align:center
Sonra kız arkadaşının evine gittik.

00:29:31.060 --> 00:29:33.646 align:center
Dre adlı birini tanıyordu.

00:29:33.730 --> 00:29:37.358 align:center
O kişi erkek arkadaşı,
nikâhsız kocası Andre'ydi.

00:29:38.276 --> 00:29:40.487 align:center
Andre evde yoktu.

00:29:40.570 --> 00:29:44.324 align:center
Bir tek benim kartvizitim olduğundan
kartvizitimi verdim.

00:29:51.581 --> 00:29:55.668 align:center
20 MAYIS 2001
CİNAYETLERDEN 10 GÜN SONRA

00:29:56.669 --> 00:29:58.880 align:center
20 Mayıs pazar sabahı…

00:30:01.424 --> 00:30:03.718 align:center
…iş yerimize telefon geldi.

00:30:03.802 --> 00:30:05.094 align:center
Arayan Andre'ydi.

00:30:06.721 --> 00:30:08.890 align:center
Bizimle konuşmak istiyordu.

00:30:09.933 --> 00:30:13.645 align:center
Andre Smith ironik bir şekilde
kırmızı bir arabayla geldi.

00:30:13.728 --> 00:30:16.481 align:center
Görgü tanığının ifadesinde

00:30:16.564 --> 00:30:21.736 align:center
olay yerinden uzaklaştığı belirtilen
kırmızı araca benziyordu.

00:30:22.403 --> 00:30:26.616 align:center
Andre Smith gelince
parmak izi vermesini istedik.

00:30:26.699 --> 00:30:29.327 align:center
Bunu kabul edince parmak izini aldık.

00:30:29.410 --> 00:30:31.120 align:center
Sanırım aklından geçen

00:30:31.204 --> 00:30:35.416 align:center
bizi gerçeğe yaklaştırmayıp
tuzağa düşmemek

00:30:35.500 --> 00:30:37.669 align:center
ama tam bir iş birliği yapmaktı.

00:30:37.752 --> 00:30:39.587 align:center
Sanırım amacı buydu.

00:30:39.671 --> 00:30:42.715 align:center
Onunla görüşen iki kişi
onu epey sorguladı.

00:30:42.799 --> 00:30:44.884 align:center
Bizden kıdemli dedektiflerdi.

00:30:45.843 --> 00:30:48.263 align:center
Onu saatlerce konuşturdular.

00:30:48.346 --> 00:30:54.978 align:center
Onlar bir sonuç alamayınca
iyi dinlenmiş başka bir ekip geldi.

00:30:55.645 --> 00:31:00.441 align:center
Bir bağlantı kurup
ilerleme kaydetmeye başlayana kadar

00:31:00.525 --> 00:31:05.238 align:center
sürekli bir çaba ve arayış söz konusuydu.

00:31:06.656 --> 00:31:09.951 align:center
Billy ve Tommy Bidell girdi,
onu konuşturmaya çalıştı.

00:31:11.744 --> 00:31:15.540 align:center
Manhattan'da, olay yerinde olduğunu
inkâr etti.

00:31:15.623 --> 00:31:19.085 align:center
Sean Salley'yi tanıdığını inkâr etti.

00:31:19.168 --> 00:31:23.089 align:center
Kamera kayıtlarından alınan fotoğrafları
ona gösterdim.

00:31:23.172 --> 00:31:27.427 align:center
Andre Smith'in yüzü
orada apaçık görülüyordu.

00:31:27.510 --> 00:31:29.220 align:center
"Hayır" diyerek inkâr etti.

00:31:29.304 --> 00:31:31.306 align:center
Şöyleydi…

00:31:31.389 --> 00:31:34.475 align:center
Shaggy'nin şarkısındaki gibi
"Ben değildim" diyordu.

00:31:34.559 --> 00:31:38.396 align:center
İnkâr etmede çok başarılıydı
ama konuştukça…

00:31:38.479 --> 00:31:42.859 align:center
Dedektiflerin yaptığı bir şaka vardır.
İnkâr seviyesiyle ilgilidir.

00:31:42.942 --> 00:31:45.403 align:center
"Konuyu anlamadım. Orada yoktum."

00:31:45.486 --> 00:31:47.864 align:center
"Konuyu anladım. Orada yoktum."

00:31:47.947 --> 00:31:49.949 align:center
"Oradaydım ama ben yapmadım."

00:31:50.033 --> 00:31:53.161 align:center
Nihayetinde de
"Oradaydım, ben yaptım" derler.

00:31:53.244 --> 00:31:56.581 align:center
Onu bu inkâr seviyelerinden geçiriyorduk.

00:31:56.664 --> 00:31:58.291 align:center
Daha sonra parmak izlerini

00:31:58.374 --> 00:32:04.631 align:center
koli bandındaki parmak izleriyle
eşleştirmeyi başardık.

00:32:04.714 --> 00:32:07.133 align:center
Bu oldukça önemli

00:32:07.216 --> 00:32:11.012 align:center
çünkü o ana kadar
olay yerinde olduğunu düşünüyorduk.

00:32:11.095 --> 00:32:14.140 align:center
Bu işe karıştığı konusunda
neredeyse emindik

00:32:14.223 --> 00:32:18.811 align:center
ama onu olay yerine bağlayan
herhangi bir somut kanıt yoktu.

00:32:18.895 --> 00:32:22.023 align:center
Doğru kişiyi sorguladıklarını bilmek

00:32:22.106 --> 00:32:25.318 align:center
sorgulayan kişilerinin güvenini
oldukça artırır.

00:32:25.401 --> 00:32:28.905 align:center
Artık onu daha da zorlayabileceklerdi

00:32:28.988 --> 00:32:31.157 align:center
çünkü orada olduğunu biliyorlardı.

00:32:31.240 --> 00:32:35.620 align:center
Cevap alamayacakları bir sorgulama
söz konusu değildi.

00:32:35.703 --> 00:32:40.500 align:center
Saatlerdir sorgulama yapıyorduk.
Konuşmadığı için farklı yöntemler denedik.

00:32:42.001 --> 00:32:43.628 align:center
Çetin cevizdi.

00:32:43.711 --> 00:32:48.049 align:center
Altı dedektif onunla konuştu.
"Seni suçüstü yakaladık" dediler.

00:32:48.132 --> 00:32:50.510 align:center
Hâlâ inkâr ediyordu.

00:32:52.887 --> 00:32:56.808 align:center
Tom Bidell'le
başka bir strateji bulmaya çalışıyordum.

00:32:58.059 --> 00:32:59.644 align:center
İçeri Irma girdi.

00:32:59.727 --> 00:33:04.065 align:center
"Şüpheli yemek yerken
onunla konuşabilir miyim?" dedi.

00:33:04.941 --> 00:33:07.276 align:center
"Tabii Irma, şansını dene" dedim.

00:33:07.360 --> 00:33:12.365 align:center
Durumu değiştirebilmek için
yeni birinin sorgulamasını istedim.

00:33:15.576 --> 00:33:18.121 align:center
"Adamı yumuşatmak için
içeri bir kadın girsin."

00:33:20.748 --> 00:33:22.375 align:center
Andre Smith'i tanımıyordum.

00:33:22.458 --> 00:33:25.837 align:center
Karşılarına geçene dek
sorguladığım kişileri tanımam.

00:33:26.713 --> 00:33:32.135 align:center
Karşılarına geçince onları analiz ederim,
onları tetikleyen şeyi öğrenirim.

00:33:32.218 --> 00:33:37.056 align:center
"Abim Ruben'i hatırlatıyorsun" derim.
Andre de öyleydi. Abim Ruben'e benziyordu.

00:33:37.140 --> 00:33:42.770 align:center
Faillerle samimi bir konuşma yapıp
ardından sorgulamaya geçerim.

00:33:44.105 --> 00:33:47.775 align:center
Bu işime yarıyor
çünkü rahatlamalarını sağlıyorum.

00:33:48.401 --> 00:33:53.364 align:center
Şöyle diyenler mahkûmlar da oldu.
"Rivera yüzüme gülüp sırtımdan bıçakladı."

00:33:54.323 --> 00:33:57.577 align:center
Irma şüphelileri analiz etme

00:33:57.660 --> 00:34:01.831 align:center
ve onlarla nasıl bağ kuracağını
anlama konusunda yetenekli.

00:34:01.914 --> 00:34:05.793 align:center
Bu yeteneği sayesinde
istediği cevapları almayı başarıyor.

00:34:05.877 --> 00:34:08.963 align:center
Pahalı bir takım elbise giymeniz

00:34:09.047 --> 00:34:13.217 align:center
veya üstü başı dökülen bir evsiz olmanız
benim için fark etmez.

00:34:13.301 --> 00:34:16.304 align:center
Bunu umursamam.
Herkese saygılı davranırım.

00:34:16.387 --> 00:34:20.850 align:center
Ne olursa olsun,
her kötünün iyi bir yanı vardır.

00:34:21.601 --> 00:34:25.229 align:center
Sorgulama sırasında
o iyi yanı bulmak zorundasınız.

00:34:25.313 --> 00:34:27.440 align:center
"Çocukluğun nasıldı?" "Benimki de."

00:34:27.523 --> 00:34:31.152 align:center
Çocukken oyuncaklarım yoktu.
Bazen Noel'i bile kutlamadım.

00:34:31.235 --> 00:34:32.779 align:center
Bazen yemek bulamazdık.

00:34:32.862 --> 00:34:36.074 align:center
Sosyal konutlarda büyüdüğümden
onlarla bağ kurabiliyorum.

00:34:38.659 --> 00:34:41.579 align:center
Andre Smith çok kibardı.

00:34:41.662 --> 00:34:43.039 align:center
Tatlı dilliydi.

00:34:44.373 --> 00:34:46.083 align:center
Bir bebeği olduğunu söyledi.

00:34:46.834 --> 00:34:50.421 align:center
"Bebeğin mi var?"
Onu yumuşatacak şey buydu.

00:34:53.299 --> 00:34:54.175 align:center
Bunu kullandım.

00:34:56.427 --> 00:34:59.347 align:center
Birdenbire ses tonu değişti.

00:34:59.430 --> 00:35:01.432 align:center
Başını kaldırdı.

00:35:01.516 --> 00:35:04.060 align:center
Dikkatini verdi. Irma'yı dinliyordu.

00:35:04.143 --> 00:35:07.230 align:center
Gözlerinin parladığı belli oluyordu.

00:35:08.106 --> 00:35:10.024 align:center
Irma ona dokunmayı başardı.

00:35:14.195 --> 00:35:17.615 align:center
Çocuğuna bez alabilmek için
bu işe girdiğini söyledi.

00:35:18.491 --> 00:35:20.576 align:center
O zaman hazır olduğunu anladım.

00:35:20.660 --> 00:35:24.080 align:center
"Şimdi geri gelecekler.
Onlar dostlarım, harika insanlar.

00:35:24.163 --> 00:35:26.082 align:center
Onlara konuşabilirsin" dedim.

00:35:29.293 --> 00:35:30.920 align:center
Irma bize işaret verdi.

00:35:31.504 --> 00:35:34.382 align:center
Arkamı dönüp
Tommy Bidell'in yemeğini böldüm.

00:35:34.465 --> 00:35:40.054 align:center
Her zamanki gibi çikolatalı kek yiyor,
çikolatalı içeceğini içiyordu.

00:35:40.138 --> 00:35:42.348 align:center
"Pisboğaz, gidelim" dedim.

00:35:42.431 --> 00:35:46.978 align:center
"Bırak yemeği. İçeri dönelim.
Adam yumuşadı. Onu konuşturalım."

00:35:47.061 --> 00:35:50.398 align:center
Bu harika bir ekip sorgulaması.

00:35:51.315 --> 00:35:55.194 align:center
Irma kişisel bir bağ kurunca
adam konuşmaya hazır hâle geldi.

00:35:55.278 --> 00:35:56.821 align:center
Bu bir eşiktir.

00:35:56.904 --> 00:36:02.326 align:center
Artık inkâr etmeyi bırakıp
tüm bildiklerini anlatırlar.

00:36:05.204 --> 00:36:07.790 align:center
Ona soru sorduğumda başını sallıyordu.

00:36:07.874 --> 00:36:10.168 align:center
Andre'yi konuşturmayı başarmıştık.

00:36:10.251 --> 00:36:14.422 align:center
Sean Salley'yle Newark'ta
ortak bir arkadaşı aracılığıyla tanışmış.

00:36:14.505 --> 00:36:18.217 align:center
Sean Salley zor bir dönem yaşadığını,
parasız kaldığını söyleyip

00:36:18.301 --> 00:36:22.972 align:center
Manhattan'daki bir torbacıyı
soymak istediğinden bahsetmiş.

00:36:23.556 --> 00:36:27.435 align:center
Andre Smith sonunda cinayetleri açıkladı.

00:36:27.518 --> 00:36:30.146 align:center
İçeri girip otu ve parayı çalmak istemiş.

00:36:31.063 --> 00:36:35.818 align:center
Jennifer "Bana zarar verme.
Arkadaşlarıma zarar verme" deyince

00:36:35.902 --> 00:36:38.613 align:center
"Buraya onun için gelmedim" demiş.

00:36:38.696 --> 00:36:41.115 align:center
Jennifer otu ve parayı bir poşete koymuş.

00:36:41.199 --> 00:36:44.911 align:center
Andre, Salley'nin kurbanları bağlamakta
sorun yaşadığını görmüş.

00:36:44.994 --> 00:36:50.208 align:center
"Sen onunla kal" deyip
herkesi bantla bağlamaya başlamış.

00:36:51.000 --> 00:36:54.003 align:center
Sonra da Salley herkesi vurmaya başlamış.

00:37:00.092 --> 00:37:05.431 align:center
Andre Smith'in yazılı itirafını
aldıktan sonra

00:37:05.514 --> 00:37:08.809 align:center
fotoğrafçısına haddini bildirdiğim için

00:37:08.893 --> 00:37:13.272 align:center
emniyet müdürünün
bana gücendiğini öğrendim.

00:37:13.356 --> 00:37:17.693 align:center
Oraya şort ve tişörtle gittiğim için de
bana gücenmiş.

00:37:18.694 --> 00:37:23.449 align:center
Emniyet müdürü
birkaç gün sonra beni davadan aldı.

00:37:23.950 --> 00:37:30.122 align:center
Harlem'deki 2-5 Karakolu'na,
oradaki dedektif ekibine atandım.

00:37:31.499 --> 00:37:35.169 align:center
Irma şöyle dedi.
"Emniyet müdürünün adını bir kâğıda yaz.

00:37:35.252 --> 00:37:39.173 align:center
Kâğıdı ayakkabının içine koy
ve 10 gün boyunca üzerine bas.

00:37:39.257 --> 00:37:40.633 align:center
Her şey yoluna girer."

00:37:42.760 --> 00:37:45.846 align:center
Babaannem Santería dinine mensuptu.

00:37:45.930 --> 00:37:47.682 align:center
Santería'ya çok inanırdı.

00:37:47.765 --> 00:37:52.937 align:center
Şöyle derdi. "Biri sana bir yanlış yaparsa
adını bir kâğıda yaz…"

00:37:53.020 --> 00:37:55.272 align:center
Artık hepiniz böyle yaparsınız.

00:37:55.356 --> 00:37:58.401 align:center
Kâğıdı ayakkabınıza koyup üzerine basın.

00:37:58.484 --> 00:38:01.904 align:center
O kişinin üzerine basarak
onu yolunuzdan çıkarırsınız.

00:38:03.489 --> 00:38:06.617 align:center
Bırakıp gitmek zordur
çünkü işinizi sahiplenirsiniz.

00:38:06.701 --> 00:38:09.287 align:center
Dedektiflere fikirlerimi yansıtmam,

00:38:09.370 --> 00:38:12.039 align:center
yeni patronun kuyusunu kazmam
doğru olmazdı.

00:38:12.123 --> 00:38:14.542 align:center
Artık işin başında başkası vardı.

00:38:14.625 --> 00:38:20.423 align:center
Beni arayıp akıl almalarında sorun yoktu
ama onları arayıp akıl veremezdim.

00:38:20.506 --> 00:38:22.466 align:center
Bu, onlar için de zor bir durumdu

00:38:22.550 --> 00:38:25.553 align:center
çünkü emniyet müdürünün
bana kızdığını biliyorlardı.

00:38:26.095 --> 00:38:29.974 align:center
Başları ağrımasın diye
benimle konuşmak istemiyorlardı.

00:38:30.057 --> 00:38:32.059 align:center
Bu sebeple…

00:38:33.019 --> 00:38:37.356 align:center
Davadan tamamen uzaklaşmak için
elimden geleni yaptım.

00:38:37.440 --> 00:38:40.026 align:center
Olayı medyadan bile takip etmedim.

00:38:49.035 --> 00:38:52.455 align:center
23 MAYIS 2001
CİNAYETLERDEN 13 GÜN SONRA

00:38:52.538 --> 00:38:59.045 align:center
2.800 dolar için
üç kişiyi infaz usulü katlettiler.

00:38:59.128 --> 00:39:03.507 align:center
New York Emniyeti
Andre Smith'i gözaltına aldı.

00:39:04.300 --> 00:39:06.635 align:center
Dedektifler yaptığı araştırmalar sonucu

00:39:06.719 --> 00:39:11.849 align:center
bu iğrenç katliamın ikinci failinin
Sean Salley olduğunu tespit etti.

00:39:11.932 --> 00:39:16.604 align:center
Suç ortağının ardından
ikinci failin de yakalanması için

00:39:16.687 --> 00:39:21.192 align:center
New York Emniyeti
elinden gelen çabayı gösterecektir.

00:39:21.275 --> 00:39:24.570 align:center
Kendisine önerim
Andre Smith'in yaptığını yaparak

00:39:24.653 --> 00:39:27.615 align:center
en yakın karakola gidip teslim olmasıdır.

00:39:29.533 --> 00:39:33.788 align:center
Andre Smith daireden
Sean Salley'yle çıktığını söyledi.

00:39:33.871 --> 00:39:35.331 align:center
Newark'a geri dönmüşler.

00:39:35.414 --> 00:39:38.501 align:center
Sean Salley'yi en son o zaman görmüş.

00:39:39.877 --> 00:39:41.879 align:center
Sean Salley'yi aramaya devam ettik.

00:39:41.962 --> 00:39:45.800 align:center
Telefon numarasını, aradığı kişileri,
telefonun yerini tespit ettik.

00:39:47.259 --> 00:39:50.221 align:center
Baz istasyonlarını takip ettik.

00:39:51.055 --> 00:39:53.140 align:center
Louisiana'da durmuştu.

00:39:54.558 --> 00:39:59.105 align:center
New Orleans'ta
dedektiflerden oluşan bir ekip oluşturduk.

00:39:59.188 --> 00:40:01.732 align:center
Salley bizden bir adım öndeydi.

00:40:02.566 --> 00:40:06.487 align:center
O noktada telefon bilgileri ışığında
devam etmemiz gerekiyordu

00:40:06.570 --> 00:40:08.614 align:center
ama telefondan kurtulmuştu.

00:40:08.697 --> 00:40:11.242 align:center
Elimizde ipucu kalmamıştı.

00:40:12.785 --> 00:40:16.664 align:center
Hâlâ peşini bırakmamıştık
ama iki ay geçmişti.

00:40:16.747 --> 00:40:18.791 align:center
Davada gelişme yoktu.

00:40:20.000 --> 00:40:23.087 align:center
Vakayı America's Most Wanted programına
taşımak istedik.

00:40:24.088 --> 00:40:27.758 align:center
America's Most Wanted programı
14 Haziran tarihinde

00:40:27.842 --> 00:40:30.970 align:center
Sean Salley,
Carnegie Deli cinayet vakasını yayınladı.

00:40:31.053 --> 00:40:33.347 align:center
Yayınla ipucu bulmayı amaçladılar.

00:40:33.431 --> 00:40:37.935 align:center
Program tüm ülkede yayınlandığından
büyük bir kitleye ulaşıyordu.

00:40:38.018 --> 00:40:40.187 align:center
Bu, Amerikan halkını harekete geçirdi.

00:40:43.190 --> 00:40:45.943 align:center
"Tanrı Amerika'yı korusun" demek istiyorum

00:40:46.026 --> 00:40:51.407 align:center
çünkü yayından 20 dakika sonra
çağrılar gelmeye başladı.

00:40:54.243 --> 00:40:58.080 align:center
Florida'dan biri faili tanıdı
ve bize haber verdi.

00:40:58.164 --> 00:41:03.043 align:center
Aldığımız bilgiye göre
Miami'deki bir evsizler barınağındaydı.

00:41:06.213 --> 00:41:11.218 align:center
Hemen Miami'yi aradık.
"Bu adamı yakalamalısınız" dedik.

00:41:11.302 --> 00:41:16.891 align:center
Miami'den bir dedektif
o barınakta sorgulama yapıyordu.

00:41:17.975 --> 00:41:22.855 align:center
O sırada Sean Salley içeri girdi
ve hemen kaçtı.

00:41:22.938 --> 00:41:28.068 align:center
Köpekler onu takip etti
ve bir arka bahçede köşeye sıkıştırdı.

00:41:35.868 --> 00:41:38.871 align:center
Miami Emniyeti'nin K9 köpeği onu yakaladı.

00:41:38.954 --> 00:41:44.043 align:center
Köpek ısırdığı için sol kolunda yara var
ama olay yerinde tedavi edildi.

00:41:44.126 --> 00:41:47.296 align:center
Şu an gözaltında.
Kendisine şu suçlamalar yöneltildi.

00:41:47.379 --> 00:41:51.884 align:center
Birinci derece cinayetten üç suçlama
ve tutuklanmaya direnme suçlaması.

00:41:54.678 --> 00:41:58.349 align:center
Fail yakalanmadan önce
duyduğum her seste irkiliyordum…

00:41:58.974 --> 00:42:03.395 align:center
Geceleri uyuyamıyordum.
İçeri biri girdi sanıyordum.

00:42:05.481 --> 00:42:07.274 align:center
İkisi de yakalanınca

00:42:08.526 --> 00:42:10.945 align:center
içim rahatladı.

00:42:14.615 --> 00:42:19.286 align:center
CARNEGIE DELI KATLİAMININ FAİLİ YAKALANDI

00:42:22.081 --> 00:42:25.292 align:center
Manhattan Bölgesi Baş Dedektifi

00:42:25.376 --> 00:42:29.421 align:center
Florida'ya gidip
Sean Salley'yi sorgulamamı istedi.

00:42:33.050 --> 00:42:38.389 align:center
Kaçakların yakalanması
bazen onlarda rahatlama hissi yaratır.

00:42:38.472 --> 00:42:42.810 align:center
Artık yakalandığı için
biraz rahatlamış gibiydi.

00:42:42.893 --> 00:42:46.897 align:center
Onu sorguladım, ne olduğunu sordum.
Her şeyi itiraf etti.

00:42:47.648 --> 00:42:53.028 align:center
Jennifer'ı öldürdüğüne dair
sözlü ve yazılı ifadesini aldılar.

00:42:53.112 --> 00:42:55.739 align:center
Ancak silahın kazara patladığını söyledi.

00:42:55.823 --> 00:43:00.828 align:center
Salondaki kurbanlarla ilgili olarak da

00:43:00.911 --> 00:43:03.497 align:center
Andre Smith'i suçladı.

00:43:03.580 --> 00:43:06.250 align:center
Kazara olsun ve olmasın,

00:43:06.333 --> 00:43:10.587 align:center
tetiği çektiğini,
Jennifer Stahl'ı öldürdüğünü itiraf etmesi

00:43:10.671 --> 00:43:12.089 align:center
gerçekten önemliydi

00:43:12.172 --> 00:43:15.509 align:center
çünkü taksirle adam öldürme davasında

00:43:15.593 --> 00:43:21.640 align:center
birini kasten veya kazara öldürmenin
hiçbir farkı yoktur.

00:43:21.724 --> 00:43:24.643 align:center
Hatta kişinin sizin açtığınız ateşle

00:43:24.727 --> 00:43:28.772 align:center
veya başkasının açtığı ateşle ölmesinin
hiçbir farkı yoktur.

00:43:28.856 --> 00:43:31.942 align:center
İlgili kanunlara göre

00:43:32.026 --> 00:43:34.570 align:center
planlı soyguna karışırsanız

00:43:34.653 --> 00:43:39.074 align:center
cinayetler konusunda
tetiği çeken kişi kadar sorumlusunuzdur.

00:43:39.158 --> 00:43:42.328 align:center
SUÇLAMA: İKİNCİ DERECEDEN CİNAYET

00:43:42.411 --> 00:43:48.792 align:center
Phillip King oğlunu öldürmekle suçlanan
Sean Salley'yle yüzleşmek için

00:43:48.876 --> 00:43:52.421 align:center
mahkeme salonunda ikinci sırada oturdu.

00:43:52.504 --> 00:43:58.927 align:center
Kendime sürekli şunu dedim.
"Kendini frenle. Üzerine atılıp saldırma."

00:43:59.595 --> 00:44:02.848 align:center
Babasının yaşadıklarını anlayabiliyorum.

00:44:02.931 --> 00:44:07.728 align:center
Umarım oğlumla böyle bir ilişkim olur.
Şu an duygularıma hâkim olamıyorum.

00:44:10.147 --> 00:44:13.442 align:center
Umarım oğlumla böyle bir ilişkim olur.
Babamla ilişkim böyleydi.

00:44:16.195 --> 00:44:19.406 align:center
Mahkemeye hazırlanmakla meşguldük.

00:44:19.490 --> 00:44:21.450 align:center
Size bir, iki yıl gibi gelebilir

00:44:21.533 --> 00:44:25.412 align:center
ama kurbanların anneleri,
babaları, kardeşleri için

00:44:25.496 --> 00:44:27.373 align:center
olay dün yaşanmış gibidir.

00:44:31.210 --> 00:44:36.840 align:center
EYLÜL 2001
DURUŞMADAN ÜÇ HAFTA ÖNCE

00:44:39.676 --> 00:44:41.220 align:center
Salı günüydü.

00:44:41.303 --> 00:44:44.598 align:center
Çocuklarımla beraberdim.
Onları okula bırakıyordum.

00:44:44.682 --> 00:44:48.644 align:center
Dünya Ticaret Merkezi'ne
bir uçağın çarptığını duydum.

00:44:51.271 --> 00:44:54.024 align:center
Üzerimde kot pantolon ve tişört vardı.

00:44:54.108 --> 00:44:58.946 align:center
Carnegie Deli vakasında sorun yaşadığımdan
eve gidip bir takım elbise giydim.

00:44:59.446 --> 00:45:01.824 align:center
Sanırım 20 dakika falan sürdü.

00:45:01.907 --> 00:45:05.619 align:center
Evde giyinirken
ikinci uçağın isabet ettiğini duydum.

00:45:08.372 --> 00:45:12.292 align:center
Her şey gerçekti.
Gerçek manasıyla bir terördü.

00:45:12.376 --> 00:45:18.799 align:center
Bu olayı yaşayan herkes çok endişeliydi,
çok korkmuştu.

00:45:20.342 --> 00:45:22.720 align:center
Orada inanılmaz bir şey yaşandı.

00:45:22.803 --> 00:45:26.348 align:center
Her şeyin yıkılması…
Böyle şeyler unutulmaz.

00:45:28.434 --> 00:45:30.436 align:center
Çok iyi dostlarımı kaybettim.

00:45:31.228 --> 00:45:33.689 align:center
Bunu konuşmak çok zor.

00:45:38.277 --> 00:45:39.903 align:center
11 Eylül'den sağ çıktım.

00:45:40.654 --> 00:45:45.492 align:center
20 dakikalık o giyinme olmasaydı
çok farklı bir yerde olabilirdim.

00:45:45.576 --> 00:45:47.578 align:center
Durum çok farklı sonuçlanabilirdi.

00:45:48.412 --> 00:45:53.917 align:center
Günlük kıyafetlerimi değiştirip
takım elbise giymeye karar vermem

00:45:54.001 --> 00:45:57.296 align:center
o gün hayatımı kurtaran şey olabilir.

00:46:01.800 --> 00:46:04.178 align:center
Ruhları şad olsun, birçok insan öldü

00:46:04.261 --> 00:46:07.389 align:center
ama bu olay yıllar sonra bile
can almaya devam etti.

00:46:07.473 --> 00:46:11.727 align:center
Bana 20 yıl sonra
11 Eylül kaynaklı kanser teşhisi konuldu.

00:46:12.311 --> 00:46:15.814 align:center
Tabiri caizse,
teröristler bir taşla iki kuş vurmuş oldu.

00:46:16.482 --> 00:46:19.067 align:center
11 Eylül'den çok etkilendim.

00:46:19.777 --> 00:46:22.321 align:center
Ofisim altüst oldu.

00:46:22.404 --> 00:46:25.949 align:center
Bu olay hayatımı kökten değiştirdi.

00:46:26.033 --> 00:46:29.244 align:center
İş hayatımı, özel hayatımı,
her şeyi kökten değiştirdi.

00:46:30.245 --> 00:46:33.499 align:center
Hepimiz çalıştık. O gün hepimiz oradaydık.

00:46:33.582 --> 00:46:37.711 align:center
Birbirimize destek olup
arka çıkmamız gerektiğini düşündük.

00:46:37.795 --> 00:46:41.965 align:center
Bunu yapmaya devam ettik.
Sonra iyi yaptığımız işe geri döndük.

00:46:42.049 --> 00:46:44.176 align:center
Bunu yapmaya devam ettik.

00:46:48.138 --> 00:46:52.518 align:center
MAYIS 2002
CİNAYETLERDEN BİR YIL SONRA

00:46:52.601 --> 00:46:55.229 align:center
CARNEGIE ŞARKÜTERİ
RESTORAN

00:46:55.312 --> 00:46:57.898 align:center
POLİS HATTI, GİRMEK YASAKTIR

00:46:58.482 --> 00:47:02.069 align:center
Duruşma tarihi
cinayetlerden bir yıl sonraydı.

00:47:02.152 --> 00:47:04.404 align:center
Çok sıra dışı bir davaydı.

00:47:04.488 --> 00:47:06.990 align:center
Daha önce hiç böyle bir şey görmedim.

00:47:07.783 --> 00:47:09.910 align:center
İkisi de aynı anda yargılandı.

00:47:11.370 --> 00:47:15.624 align:center
Mahkeme salonunda
iki jüri ve iki sanık vardı.

00:47:15.707 --> 00:47:18.502 align:center
Bu şekilde yargılama yapılmasının sebebi

00:47:18.585 --> 00:47:22.631 align:center
sağ kurtulanların iki ayrı duruşmaya gelip

00:47:22.714 --> 00:47:27.427 align:center
bu olayı iki kez yaşamalarını önlemekti.

00:47:27.511 --> 00:47:29.096 align:center
Bu olay zaten sarsıcıydı.

00:47:30.639 --> 00:47:32.558 align:center
İlgi odağı olmayı sevmem

00:47:32.641 --> 00:47:35.185 align:center
ama orada kürsüye çıkıp ifade verdim.

00:47:35.269 --> 00:47:40.274 align:center
Benimle duruşmaya gelen,
yanımda duran Francesca'ya odaklandım.

00:47:40.357 --> 00:47:42.609 align:center
Bu sayede kendimi kontrol ettim.

00:47:43.527 --> 00:47:45.654 align:center
Duruşma birkaç hafta sürdü.

00:47:45.737 --> 00:47:47.656 align:center
Birçok tanık vardı.

00:47:47.739 --> 00:47:53.871 align:center
Jen'e ve çok sevdiği arkadaşlarına
ne olduğunu anlamak istiyordum.

00:47:53.954 --> 00:47:57.207 align:center
Suç mahalli fotoğraflarını görmek
ağır geldi.

00:47:58.166 --> 00:47:59.960 align:center
Faillerden biri şöyle dedi.

00:48:00.043 --> 00:48:03.338 align:center
"Jennifer'ın yanındayken
silahla onu koruyordum.

00:48:03.422 --> 00:48:06.466 align:center
Ellerim titriyordu. Çok korkmuştum.

00:48:06.550 --> 00:48:10.220 align:center
Oradan çıkmak istedim.
Silah kazara patladı."

00:48:11.388 --> 00:48:13.140 align:center
Hayır, öyle olmadı.

00:48:13.223 --> 00:48:16.810 align:center
Öyle olmadığını
Jennifer'ın başındaki yaradan anlıyoruz.

00:48:16.894 --> 00:48:20.314 align:center
Başında yakın mesafe mermi yarası vardı.

00:48:20.397 --> 00:48:24.860 align:center
Kıpırdadığını, titrediğini,
silahın kazara patladığını söyleme.

00:48:24.943 --> 00:48:29.740 align:center
Hayır, silahı bir amaçla kasten tuttun
ve ateş ettin.

00:48:32.284 --> 00:48:33.994 align:center
Kanıtlar yalan söylemez.

00:48:37.581 --> 00:48:40.375 align:center
İnsanlar yalan söyler. Hem de çok!

00:48:40.459 --> 00:48:42.377 align:center
CARNEGIE DELI KATLİAMI
İKİSİ DE SUÇLU

00:48:42.461 --> 00:48:44.338 align:center
120'ŞER YIL YATACAKLAR

00:48:44.421 --> 00:48:46.632 align:center
ÖMÜR BOYU HAPSE MAHKÛM OLDULAR

00:48:46.715 --> 00:48:49.217 align:center
Carnegie Deli vakasında kararı duyunca

00:48:49.301 --> 00:48:54.014 align:center
içimiz rahatladı ve gurur duyduk.

00:48:54.097 --> 00:48:56.350 align:center
Çok mutlu oldum

00:48:56.433 --> 00:49:00.687 align:center
çünkü vefat edenler için,

00:49:00.771 --> 00:49:04.066 align:center
hâlâ hayatta olan Rosemond ve Anthony için

00:49:04.149 --> 00:49:06.443 align:center
ve aileleri için çok emek verdik.

00:49:06.526 --> 00:49:09.905 align:center
Nihayet bu olayı geride bırakabildiler.

00:49:10.822 --> 00:49:16.578 align:center
Bir daha gün yüzü göremeyecekleri için
daha iyi uyumaya başladım.

00:49:21.375 --> 00:49:24.586 align:center
Havalara zıplayıp kutlayanlar oldu mu?
Hayır, olmadı.

00:49:24.670 --> 00:49:26.880 align:center
Çok sessiz bir andı.

00:49:27.589 --> 00:49:30.759 align:center
-İnsanlar sadece…
-Birbirine sarılıp ağladı.

00:49:30.842 --> 00:49:33.053 align:center
-Normal karşıladım.
-Evet.

00:49:33.136 --> 00:49:34.513 align:center
Adalet yerini buldu.

00:49:41.687 --> 00:49:47.067 align:center
Jen'in vefatı sebebiyle çoğumuz etkilendik
ama birbirimizi tanımıyorduk.

00:49:47.150 --> 00:49:50.404 align:center
Nihayetinde aramızda bir bağ oluştu.

00:49:50.487 --> 00:49:56.952 align:center
O trajediden sonra her yıl
yaş gününde Jen'in hayatını andık.

00:49:57.536 --> 00:49:58.662 align:center
Büyük Jen Günü.

00:49:59.871 --> 00:50:01.498 align:center
Çok iyi bir insandı.

00:50:02.708 --> 00:50:04.084 align:center
Gerçekten öyleydi.

00:50:07.129 --> 00:50:09.256 align:center
Irma beni arayıp kararı iletti.

00:50:09.339 --> 00:50:12.009 align:center
Mahkûmiyet olduğunu öğrenince
çok sevindim.

00:50:12.092 --> 00:50:14.177 align:center
Ama bu…

00:50:14.261 --> 00:50:17.180 align:center
Bu şampiyon olmak gibi bir şey değil.

00:50:17.264 --> 00:50:20.308 align:center
Bunun olması için birisi öldüğünden
mutlu olmuyorsunuz.

00:50:20.392 --> 00:50:22.978 align:center
Bu tuhaf bir his.
Açıklamakta zorlanıyorum.

00:50:26.690 --> 00:50:29.943 align:center
Polis olduğum ilk dönemde
panik atak geçiriyordum.

00:50:30.027 --> 00:50:34.531 align:center
İlk panik atak geçirdiğim olayda
bir günde iki ceset görmüştüm.

00:50:34.614 --> 00:50:36.700 align:center
Daha önce ölümle karşılaşmamıştım.

00:50:37.325 --> 00:50:40.662 align:center
Zaman geçtikçe
duygularımı karıştırmamayı öğrendim.

00:50:40.746 --> 00:50:44.332 align:center
Sanki kafamda bir anahtar varmış gibi

00:50:44.416 --> 00:50:48.170 align:center
istediğimde hislerimi açıp kapıyorum.

00:50:49.921 --> 00:50:52.215 align:center
Umursamadığımdan değil, sadece…

00:50:52.299 --> 00:50:54.926 align:center
Olacakları kontrol edemezsiniz.

00:50:55.927 --> 00:51:00.390 align:center
Her günü ayrı yaşamayı öğrenirsiniz.
Ben de öyle yaşıyorum.

00:51:03.602 --> 00:51:06.313 align:center
Bu cinayetler anlamsızdı.

00:51:06.396 --> 00:51:08.607 align:center
Bu bana ilk davamı hatırlattı.

00:51:08.690 --> 00:51:12.736 align:center
İnsanların ne kadar kötü olabileceğini
o zaman anlamıştım.

00:51:13.403 --> 00:51:16.615 align:center
1997'deki Michael McMorrow davasıydı.

00:51:17.783 --> 00:51:19.159 align:center
Çok acımasızdı.

00:51:21.286 --> 00:51:22.788 align:center
Çok aşırıydı.

00:51:23.371 --> 00:51:26.374 align:center
Gördüğüm en fena olay yerlerinden biriydi.

00:51:27.084 --> 00:51:29.086 align:center
Üstelik binlerce olay yeri gördüm.

00:51:42.349 --> 00:51:46.645 align:center
115 Central Park'taki
kayıp kişi ihbarına gittik.

00:51:47.771 --> 00:51:49.606 align:center
Çok gösterişli bir binaydı.

00:51:50.357 --> 00:51:54.444 align:center
Bir küvette genç bir kız ve erkek gördük.

00:51:54.528 --> 00:51:56.696 align:center
Birbirlerini yıkıyorlardı.

00:51:57.405 --> 00:52:00.659 align:center
Bu sahne çok garip görünse de

00:52:01.409 --> 00:52:03.411 align:center
kan olduğunu fark etti.

00:52:04.037 --> 00:52:06.623 align:center
Kız "Gölde bir ceset var" dedi.

00:52:06.706 --> 00:52:09.334 align:center
Gölde ceset. Sahi mi?
Bunun olma ihtimali nedir?

00:52:10.210 --> 00:52:15.799 align:center
44 yaşındaki Michael McMorrow'un cesedi
Central Park'taki gölden çıkarıldı.

00:52:15.882 --> 00:52:20.136 align:center
Kurban 30 yerinden bıçaklanmış,
parçalanmış ve bağırsakları deşilmiş.

00:52:20.220 --> 00:52:24.099 align:center
Biri neden onu paramparça etmek istemiş?

00:52:24.182 --> 00:52:26.434 align:center
Neden?

00:53:10.770 --> 00:53:14.399 align:center
Alt yazı çevirmeni: Mustafa Üneşi
iş?

