WEBVTT

00:07.465 --> 00:09.009
MANHATTAN ADASI'NDA

00:09.092 --> 00:12.220
CİNAYET DAVALARINA BAKAN
İKİ DEDEKTİF EKİBİ VARDIR.

00:12.303 --> 00:14.431
KUZEY MANHATTAN VE GÜNEY MANHATTAN.

00:14.514 --> 00:18.476
ÇÖZÜLMESİ ZOR VE VAHŞİ CİNAYETLERİ
SORUŞTURMAKLA GÖREVLİDİRLER.

00:18.560 --> 00:21.438
BU YAPIM ONLARIN HİKÂYELERİNİ ANLATIR.

00:33.992 --> 00:38.329
Pilmar ailesi
1995 yılının ocak ayında beni işe aldı.

00:39.205 --> 00:44.502
Howard ve Ros Pilmar
oğulları Philip'e bakacak birini arıyordu.

00:46.212 --> 00:48.631
Çalışmaya başlayalı bir yıl olmuştu.

00:49.424 --> 00:52.802
İşe gittim, Philip'in odasına girdim.

00:52.886 --> 00:58.099
Yatakta okul kıyafetleriyle uzanmış
tavana bakıyordu.

00:59.100 --> 01:02.270
Babam dün eve gelmedi, dedi.

01:03.146 --> 01:05.440
Üzgün olduğu belliydi.

01:06.816 --> 01:10.320
Daha sonra antreye gittim.

01:10.403 --> 01:16.618
Ros şok olmuş bir şekilde içeri girdi.

01:17.285 --> 01:18.912
Ağladığı belliydi.

01:18.995 --> 01:23.792
Orada öylece durdu, ellerini açtı
ve "Howard öldü" dedi.

01:23.875 --> 01:27.295
Aklımdan geçen şuydu.

01:28.713 --> 01:29.923
"Bu gerçek olamaz."

01:33.051 --> 01:36.554
1990'larda New York'ta cinayet oranı
oldukça yüksekti.

01:39.057 --> 01:43.394
Ama birinin Manhattan'ın göbeğinde
kendi iş yerinde öldürülmesi

01:43.478 --> 01:45.271
nadir bir durumdu.

01:45.355 --> 01:47.357
14
ON DÖRT

01:49.859 --> 01:53.363
Howard Pilmar tam 40 kez bıçaklanmıştı.

01:54.113 --> 01:56.324
Birçok teori vardı ama cevap yoktu.

01:56.407 --> 02:01.663
Faili meçhuldü
ama faili meçhul cinayetler kapanmaz.

02:06.835 --> 02:09.629
Her vaka insandan bir şey götürür.

02:12.298 --> 02:16.219
Gerçekten önem vermezseniz
bu işi yapamazsınız.

02:18.304 --> 02:20.223
Gerçeği bulmak istersiniz.

02:21.683 --> 02:23.226
Dedektiflerin işi budur.

02:23.810 --> 02:26.187
İşin aslını öğrenmeyi hep sevmişimdir.

02:26.271 --> 02:28.022
Aslında ne oldu?

02:28.523 --> 02:32.193
Yakınlarını kimin öldürdüğünü bilmek
bir aile için önemlidir.

02:32.277 --> 02:33.319
Benim işim de bu.

02:33.945 --> 02:38.199
New York'ta, New York Emniyeti'nde…

02:41.161 --> 02:42.370
Olay bu.

02:43.121 --> 02:46.708
CİNAYET VAKALARI: NEW YORK

02:56.217 --> 02:59.095
22 MART 1996
SAAT 07.00

02:59.179 --> 03:03.474
1996 yılında
Merkez Güney Dedektif Ekibi'nin amiriydim.

03:03.558 --> 03:07.103
New York'taki en yoğun dedektif ekibiydi.

03:07.186 --> 03:08.897
Yılda 2.000 vaka oluyordu.

03:09.731 --> 03:12.775
Daha işe gelmemiştim.
Erkenden bir çağrı geldi.

03:12.859 --> 03:16.613
Merkezdeki bir ofiste
cinayet işlendiği söylendi.

03:18.781 --> 03:22.744
Cuma günüydü. İşe yürüyerek gittim.
Maaş günüydü. Neşem yerindeydi.

03:22.827 --> 03:28.208
King Ofis Malzemeleri AŞ'de
satış rakamlarım harikaydı.

03:30.043 --> 03:33.213
Sanırım 08.20'de geldim.
Hep erken gelirdim.

03:33.296 --> 03:37.967
33. Cadde'deki binanın kapısında

03:38.051 --> 03:41.137
hiç dışarı çıkmayan bir çalışan duruyordu.

03:41.221 --> 03:45.016
Hep ofisinde dururdu. Dışarıdaydı.

03:50.230 --> 03:52.690
"Ed, niye burada duruyorsun?" dedim.

03:52.774 --> 03:56.694
Bana dönüp "Howard ölmüş" dedi.

04:01.991 --> 04:07.247
Şirketin denetçisi 05.30'da işe geldiğinde
Howard'ın cesedini bulmuş.

04:07.330 --> 04:09.791
Hemen aşağı inip 911'i aramış.

04:14.879 --> 04:18.091
Olay yerine ilk vardığımda

04:18.174 --> 04:21.386
King Grup'un
bir ofis malzemesi şirketi olduğunu,

04:21.469 --> 04:27.141
ilk katın vitrin, dördüncü katın da
çalışan katı olduğunu öğrendim.

04:33.106 --> 04:39.279
Ceset dördüncü katın giriş bölümünde,
asansörün hemen dışında bulundu.

04:39.362 --> 04:41.531
HOWARD'IN CESEDİ
4'ÜNCÜ KAT

04:41.614 --> 04:43.157
Kurban bıçaklanmıştı.

04:45.243 --> 04:46.869
Çok kan dökülmüştü.

04:51.833 --> 04:54.502
Koridordaki lavabo kanla doluydu.

04:54.585 --> 04:59.090
Bu birinin ellerini veya cinayet silahını
orada yıkadığını gösteriyordu.

05:03.928 --> 05:05.305
Hatırladığım kadarıyla…

05:08.391 --> 05:09.934
…büyük bir şok yaşadım.

05:10.852 --> 05:12.687
"Hayır" diye haykırdım.

05:14.022 --> 05:17.025
O sırada cesedi çıkarıyorlardı.

05:18.234 --> 05:19.402
Howard'ın cesedi…

05:24.032 --> 05:28.786
Ofiste Howard'ın cesedinin
bulunduğunu öğrenince

05:28.870 --> 05:30.955
ayaklarım yerden kesildi.

05:31.581 --> 05:35.501
Her anne baba çocuğunun öldüğünü,

05:35.585 --> 05:38.963
bilhassa da
cinayete kurban gittiğini öğrenince

05:39.047 --> 05:40.298
böyle hisseder.

05:40.381 --> 05:45.887
Bugün bile hislerimi ifade edemiyorum.

05:47.472 --> 05:50.558
Howard ve babam
her gün birlikte çalışırdı.

05:50.641 --> 05:52.352
Çok yakınlardı.

05:52.435 --> 05:54.187
Howard 40 yaşına girmişti.

05:55.605 --> 05:59.984
Birbirlerine benziyorlardı.
İkisi de neşeli bir karaktere sahipti.

06:01.235 --> 06:04.614
Çok dışa dönük, çok cana yakınlardı.

06:04.697 --> 06:06.157
Herkes onları severdi.

06:07.825 --> 06:13.414
Howard dükkâna ilk geldiğinde
dört veya beş yaşındaydı.

06:13.498 --> 06:15.875
Hep şirketimde çalışmak istedi.

06:17.835 --> 06:23.007
Ortağımla 1 Mart 1958'de
kırtasiye malzemesi işine başladık.

06:23.091 --> 06:24.550
Ofis malzemeleri işiydi.

06:24.634 --> 06:27.678
Her türlü ticari baskıyı yapıyorduk.

06:27.762 --> 06:29.138
Bu tür şeylerdi.

06:29.639 --> 06:32.600
Öldürülmeden beş, altı ay önce

06:33.935 --> 06:36.604
işi ona bırakmıştım.

06:38.523 --> 06:42.485
Oğlunun öldürülmesi Frank'i yıktı.

06:42.568 --> 06:44.737
Bir ebeveynin çocuğunu gömmesi
sıra dışıdır.

06:44.821 --> 06:46.697
Babalık yapamadan,

06:46.781 --> 06:50.910
oğullarımın başarılarını,
yaptıklarını göremeden bir hayat sürmeyi

06:50.993 --> 06:52.537
hayal bile edemiyorum.

06:52.620 --> 06:56.874
Baba olmayı hiçbir şeye değişmem.
Bence baba olmak…

06:59.460 --> 07:01.838
…hayatımdaki en önemli unvan.

07:06.717 --> 07:11.055
Dünyam onun etrafında dönüyordu.
Howard benim gözümde…

07:14.142 --> 07:15.435
…her şeyimdi.

07:23.651 --> 07:25.778
Ne olduğunu anlamaya çalıştık.

07:25.862 --> 07:28.364
İnsanlarla konuşup kameraları inceledik.

07:30.450 --> 07:34.328
Pek çok arama yaptık.
O gün ilk aramayı yaptık.

07:34.412 --> 07:38.082
Cinayet silahı aradık,
çöplere, asansör boşluklarına baktık.

07:38.833 --> 07:41.711
Parası, kişisel eşyaları hâlâ üzerindeydi.

07:41.794 --> 07:44.046
Sıradan bir soyguna benzemiyordu.

07:46.174 --> 07:48.217
Howard ofiste öldürüldü.

07:48.801 --> 07:50.011
Polis oradaydı.

07:50.094 --> 07:52.638
Orada olmak bile insanı rahatsız ediyordu.

07:54.015 --> 08:00.646
Dedektifler Howard'dan nefret eden,
ona zarar verebilecek,

08:00.730 --> 08:05.860
onunla tartışmış çalışanların listesini
çıkarmamı istedi.

08:05.943 --> 08:10.489
Tek bulduğum kişi
geçen aylarda ayrılan biriydi.

08:10.573 --> 08:13.493
Mağazadaki fotokopi merkezinde çalıştı.

08:14.076 --> 08:18.998
Önemsiz bir işti ama bir ipucuydu.
Bunun izini sürdüler.

08:19.081 --> 08:22.627
Diğer çalışanlara onu sordular,
ardından onunla görüştüler.

08:22.710 --> 08:25.880
Ardından onu önemsiz bularak elediler.

08:28.591 --> 08:30.551
Bence Howard harika bir patrondu.

08:31.302 --> 08:34.180
Odaya girdiğinde varlığı hissedilirdi.

08:34.263 --> 08:39.018
Hepimizle bağ kurmuştu.
Bizi aile gibi görürdü.

08:40.686 --> 08:45.900
Kesinlikle hayatının baharındaydı.

08:45.983 --> 08:51.781
Sağlıklı, başarılı, cana yakındı.

08:51.864 --> 08:55.618
Harika bir insandı.
Böyle birinin öldürülmesi inanılmaz.

09:03.334 --> 09:06.295
Howard'ın otopsisinin son saatine gittim.

09:07.713 --> 09:11.926
40'tan fazla kez bıçaklanmıştı.
Yaraların hepsi derin değildi.

09:12.009 --> 09:16.931
Bu yaralardan beşi
onu öldürmeye yetecek boyuttaydı.

09:17.014 --> 09:20.142
Bir de ölüm sonrası yarası vardı.

09:20.226 --> 09:23.854
Kalbi durduktan, resmen öldükten sonra

09:23.938 --> 09:27.316
fail onu bıçaklamaya devam etmiş.

09:29.151 --> 09:33.239
Howard'a karşı
zalim, kişisel bir saldırı gerçekleşmiş.

09:38.202 --> 09:40.037
Cenaze törenine gittik.

09:40.621 --> 09:45.001
Cenazede üniformalı dedektifler vardı.

09:45.084 --> 09:48.504
Orada bulunarak aileye destek olduk.

09:48.588 --> 09:50.006
Ama aynı zamanda

09:50.089 --> 09:55.094
orada garip davranan biri var mı diye
bakmak istedik.

09:55.177 --> 10:01.892
Bu, eşi dışında çok üzgün bir kadın
veya tartışan iki kişi olabilirdi.

10:01.976 --> 10:06.397
Buna ek olarak cenazeye gelen herkesi
kayıt altına aldık.

10:06.480 --> 10:09.608
Bir şey olursa
kayıtları inceleyebilecektik.

10:11.694 --> 10:14.405
Cenazeye binden fazla kişi katıldı.

10:15.406 --> 10:18.075
Biraz ürkütücüydü.

10:20.036 --> 10:26.959
Yahudilikte cenazeden sonra
ölen kişinin evi ziyaret edilir

10:27.043 --> 10:29.795
ve matem tutulur.

10:29.879 --> 10:31.380
Buna "şiva" denir.

10:32.214 --> 10:38.846
Howard'ın eşi Ros
şivayı evimizde yapmak istedi.

10:40.222 --> 10:46.395
Şivayı kendi evlerinde yapmanın
Philip'i üzeceğini düşündü.

10:46.479 --> 10:48.564
Tabii ki kabul ettik.

10:52.526 --> 10:55.738
Philip babasını severdi,
babası da ona tapardı.

10:58.074 --> 11:02.411
Philip sekiz yaşındaydı.
Sekiz yaşındaki birine göre çok zekiydi.

11:02.495 --> 11:08.501
Çok geveze, mutlu
ve enerji dolu bir çocuktu.

11:08.584 --> 11:12.880
Babası öldükten sonra
Philip'in değiştiğini görmek…

11:12.963 --> 11:15.424
Yaşam enerjisi kayboldu.

11:15.508 --> 11:18.219
Gevezeliği gitti.

11:18.302 --> 11:20.888
Öz güveninde değişiklik oldu.

11:20.971 --> 11:25.226
Cesur bir çocuk olarak
onda gördüğüm tüm bu özellikler

11:25.309 --> 11:26.811
bir anda kayboldu.

11:26.894 --> 11:28.437
Bu özelliklerini yitirdi.

11:29.313 --> 11:31.440
Babasının yokluğunda yalnızdı.

11:39.657 --> 11:44.161
Şivadan sonra Ros ofise geldi.

11:45.162 --> 11:50.543
Yanında büyük bir iş ürünleri şirketinden
iki beyefendi vardı.

11:51.669 --> 11:55.923
Şirketi onları satma konusunda
bir anlaşma yaptı.

11:57.591 --> 11:58.968
İşi yürütemedi.

11:59.051 --> 12:02.221
Kırtasiye işinden anlamazdı.

12:02.304 --> 12:04.098
Fikir ayrılığı yaşadık.

12:04.181 --> 12:07.977
"Şirketi mi satıyor?
Olamaz. Bu da ne demek?"

12:08.602 --> 12:12.189
O zamanlar
ayda bir milyon dolar ciro yapıyorduk.

12:13.232 --> 12:15.025
15 kadar satıcımız vardı.

12:16.277 --> 12:19.572
Biz olmadan iş olmazdı, müşteri olmazdı.

12:19.655 --> 12:22.992
"Şirketi siz alırsanız biz yokuz" dedik.

12:24.118 --> 12:26.912
Bu yüzden şirketi Ros'dan satın aldık.

12:29.915 --> 12:33.627
Frank işin dinamiklerini
ve sektördeki önemli isimleri açıkladı

12:33.711 --> 12:36.005
çünkü işin nasıl yürüdüğünü,

12:36.088 --> 12:40.634
kimin neden sorumlu olduğunu
anlamak gerekiyordu.

12:40.718 --> 12:43.387
Howard'ın tüm çalışanlarını sorguladık.

12:44.138 --> 12:46.348
Yaklaşık 60 çalışanı sorguladık.

12:46.432 --> 12:48.851
Her biriyle iki, üç kez görüşmüşüzdür.

12:48.934 --> 12:50.561
Bu 180 sorgu ediyordu.

12:51.937 --> 12:58.778
Dedektifler gerekli özeni göstererek
hepimizle iki kez görüştüler.

12:59.695 --> 13:02.531
Birinci görüşme baştan savmaydı.

13:03.574 --> 13:08.996
İkinci sorguda bana şunu sordular.
"Bir tartışmaya kulak misafiri oldun mu?"

13:10.831 --> 13:16.045
Howard'ın cesedini bulmadan
bir gün önce saat 17.30'da

13:16.712 --> 13:20.382
Howard ve eşi Ros arasında

13:20.466 --> 13:24.637
çok sert, şiddetli bir tartışma duydum.

13:24.720 --> 13:27.264
Howard bağırıp çağırıyordu.

13:27.348 --> 13:30.935
Howard telefonda şöyle bağırdı.

13:31.018 --> 13:34.855
"Seni adi kaltak."

13:35.856 --> 13:37.441
Şöyle düşündüm.

13:38.484 --> 13:42.321
"Bu bir evlilikte
unutulması zor bir şeydir."

13:47.660 --> 13:53.791
Ros, Howard'ın çıktığı ilk kızdı.

13:53.874 --> 13:58.045
Liseyi birlikte okudular,
sonra aynı eve taşındılar.

13:58.128 --> 14:00.548
Çok geçmeden de evlendiler.

14:01.507 --> 14:04.426
Çok güzel, büyük bir Yahudi düğünüydü.

14:04.510 --> 14:07.137
Güzel bir parti verdik.

14:07.972 --> 14:10.015
Howard çok mutluydu.

14:10.099 --> 14:16.689
Evliliğiyle ilgili
en ufak bir sorunla karşılaşmadım.

14:18.399 --> 14:21.944
Her durumda daha çok tanık gerekir.

14:22.027 --> 14:26.907
Arkadaşlarla, aileyle görüştük.
Her şey ortaya çıktı.

14:26.991 --> 14:28.951
Evlilikleri iyi gitmiyordu.

14:29.577 --> 14:33.330
Bir yasak ilişki olabileceğini,
sebebin bu olduğunu düşündük.

14:34.623 --> 14:36.792
Howard Pilmar'ın sevgilisi var mıydı?

14:36.876 --> 14:39.920
Belki "Dinle, ilişkimiz bitti.

14:40.004 --> 14:43.591
Ben evliyim. Sana para yok" dedi.

14:43.674 --> 14:46.635
Kadın da çıldırıp onu bıçakladı.
Belki böyle oldu.

14:46.719 --> 14:50.848
Bu yüzden her türlü ihtimali elemek için

14:50.931 --> 14:56.478
kurbana odaklanıp
o an hayatında ne olduğunu öğrenmelisiniz.

14:57.563 --> 15:00.107
Soruşturma sonucunda

15:00.190 --> 15:05.029
Howard'la ilişki yaşayan
birkaç kadın tespit ettik.

15:06.113 --> 15:11.160
Cinsel ilişki miydi bilmiyorum
ama selamlaşmaktan fazlası vardı.

15:12.161 --> 15:15.664
Bu dedikoduları ben de duydum.

15:15.748 --> 15:19.043
Howard'ı başkasıyla görmedim.

15:19.126 --> 15:22.212
Howard başkasıyla birlikte olduğundan
hiç bahsetmedi.

15:22.296 --> 15:24.798
Orada geçirdiğim sekiz yıl boyunca

15:24.882 --> 15:28.594
hiç kimse
Howard'ı başkasıyla gördüğünü söylemedi.

15:28.677 --> 15:30.220
Bu bir söylentiydi.

15:30.971 --> 15:35.434
Bu kadınlarla görüştük
ve Howard'ın çapkın biri olduğunu gördük

15:35.517 --> 15:37.770
ama bir sonuç çıkmadı.

15:39.605 --> 15:44.401
Bazıları ipucundan bir sonuç çıkmayınca
hayal kırıklığına uğrar

15:44.485 --> 15:46.278
ama bu aslında iyi bir şeydir

15:46.362 --> 15:49.573
çünkü bu konu kapanır
ve daha sonra sorun yaratmaz.

15:53.535 --> 15:58.540
Howard'ın ölümünü soruştururken
çok hırslı biri olduğunu öğrendik.

15:58.624 --> 16:03.504
Babası işi daha ileriye taşıma konusunda
Howard'a çok güvenmiş.

16:03.587 --> 16:05.381
Howard ileriyi gören biriydi.

16:05.464 --> 16:10.052
Ofis malzemeleri satan bir yere
bir kafe açtı.

16:10.135 --> 16:15.224
Starbucks'tan önce Philip'in Yeri vardı.
Philip'in Yeri bir ilkti.

16:15.808 --> 16:21.313
Latte, kapuçino, espresso almak için
kapıda bekleyenler olurdu.

16:21.397 --> 16:26.902
Orada bir kafe olması
bize yepyeni bir müşteri kitlesi getirdi.

16:27.569 --> 16:30.906
Öyle başarılı oldu ki
Carnegie Hall'da da bir kafe açtık.

16:32.074 --> 16:37.913
"New York'ta sokaklarda dolaşıp
kahve içen kimseyi bulamazsın" dedim.

16:37.997 --> 16:39.957
Hayal bile edemedim

16:40.040 --> 16:43.544
ama bu durum
ikimiz arasındaki bilgi farkını gösterdi.

16:44.461 --> 16:47.756
Howard kafeye oğlu Philip'in adını verdi.

16:47.840 --> 16:49.758
"Philip'in Kahve Dükkânı."

16:50.426 --> 16:52.428
Bir aile şirketiydi.

16:53.303 --> 16:59.226
Eşi Roslyn'le Carnegie Hall'un yakınındaki
56. Cadde'de çalıştım.

16:59.935 --> 17:04.481
Ros'un kardeşi Evan da
33. Cadde'deki kahve dükkânında çalıştı.

17:06.984 --> 17:11.363
Howard'ın Roslyn'in kardeşi Evan'ı
pek sevmediğini öğrendik.

17:11.447 --> 17:17.494
Evan, King Ofis Malzemeleri'nin içindeki
Philip'in Kahve Dükkânı'nda çalışıyordu.

17:18.287 --> 17:22.374
Howard, Ros'a iyilik olsun diye
işsiz Evan'ı işe aldı.

17:22.458 --> 17:25.711
Ros ve Evan iki kafeyi de işletiyordu.

17:25.794 --> 17:29.256
1994'te Philip'in Kahve Dükkânı'nda
işe başladım.

17:29.339 --> 17:32.134
O da benden kısa bir süre sonra başladı.

17:33.427 --> 17:38.766
Howard, Evan'ın kafeyi yönetmesini
hiç istemiyordu.

17:38.849 --> 17:42.686
Bunun sebebi… Sonuçta orası Howard'ındı.

17:42.770 --> 17:46.231
Evan kontrolü ele almaya başlamıştı.

17:46.315 --> 17:49.818
"Burası benim" der gibiydi
ama onun değildi.

17:50.402 --> 17:53.280
Pilmar ailesi için
çalışmaya başladığım dönemde

17:53.363 --> 17:55.491
Philip "Hadi kafeye gidelim" dedi.

17:55.574 --> 17:58.160
Oraya vardığımızda Ros, Evan'la konuşuyor,

17:58.243 --> 18:01.371
Howard'ın istediği
hamur işi düzenini açıklıyordu.

18:02.372 --> 18:09.088
Evan çıldırdı, sinirle vitrini açtı,
bir tepsiyi çıkarıp fırlattı.

18:09.171 --> 18:12.341
"Howard'ın ne istediği
umurumda değil" dedi.

18:12.424 --> 18:18.972
Özellikle de yeğeninin,
müşterilerin önünde böyle davranması

18:19.056 --> 18:20.641
gerçekten şok ediciydi.

18:20.724 --> 18:24.061
Bu bende büyük bir ilk izlenim bıraktı.

18:25.229 --> 18:27.397
POLİS
NEW YORK EMNİYETİ

18:27.481 --> 18:29.149
MERKEZ GÜNEY KARAKOLU

18:29.233 --> 18:36.031
Şivadan sonra
Roslyn ve Evan'ı sorguya çektik.

18:36.115 --> 18:41.662
Cinayet gecesi Ros ve Evan'ın ne yaptığını
öğrenmek istedik.

18:42.371 --> 18:47.126
Evan'ın şirkette terfi almasını
konuşmak için

18:47.209 --> 18:51.338
Howard'ın o gün Evan'la
spor salonuna gittiğini söylediler.

18:52.548 --> 18:55.884
Evan kahve dükkânından ayrılıp

18:55.968 --> 18:59.054
kâğıt şirketinde
satış bölümüne geçmek istemiş

18:59.138 --> 19:01.932
çünkü satış elemanları
o ara iyi kazanıyormuş.

19:03.100 --> 19:07.396
Evan bana göre arkadaş canlısı değildi.

19:08.397 --> 19:10.816
Onunla konuştuğunuzda homurdanırdı.

19:10.899 --> 19:13.485
"Merhaba", "hoşça kal" diye homurdanırdı.

19:13.569 --> 19:16.446
İşimizde parlak bir geleceği yoktu.

19:17.281 --> 19:22.452
Howard ve Evan
spor salonunda buluştuktan sonra

19:22.536 --> 19:25.080
ofiste Roslyn'le görüşmüşler.

19:26.081 --> 19:29.668
İş yerindeki güvenlik karmaşık olduğundan

19:30.168 --> 19:32.212
Ros iş yerini kapamayı bilmiyordu.

19:32.921 --> 19:35.090
Howard iş yerini kapamaya geldi.

19:35.757 --> 19:38.385
Evan ve Ros, Howard'ı iş yerinde bıraktı.

19:39.136 --> 19:40.971
Onu en son canlı gören onlar.

19:41.555 --> 19:46.310
Eşi ve kayınbiraderi
saat 20.00'de ayrıldığında Howard sağsa

19:46.393 --> 19:48.687
ve saat 05.00'te cesedi bulunduysa

19:48.770 --> 19:53.025
20.00 ila 05.00 arasında kim geldi
ve ona bunu kim yaptı?

19:53.901 --> 19:58.113
Her yerde kameraların olmadığı bir dönemdi

19:58.197 --> 20:01.283
ve ofislerde güvenlik kamerası yoktu.

20:03.160 --> 20:05.245
Cinayet silahını bulamadık

20:06.246 --> 20:10.042
ama olay yerindeki üniformalı polis memuru

20:10.125 --> 20:14.046
Evan'ın sol elinde kesikler olduğunu
not defterine kaydetmiş.

20:14.129 --> 20:15.797
Evan solaktı.

20:17.341 --> 20:22.012
Bir insan Howard Pilmar gibi
defalarca bıçaklandığında

20:22.095 --> 20:26.308
kan yağ gibi akar
ve bıçağın sapına ulaşır.

20:26.391 --> 20:31.313
Bıçaklayan kişi büyük ihtimalle yaralanır

20:31.396 --> 20:35.817
çünkü çok kaygan olduğundan
bıçağın sapını tutamaz.

20:36.401 --> 20:40.948
Evan birkaç gece önce
kırık tabakları topladığını söyledi.

20:41.031 --> 20:45.869
Kesikler anlattıklarıyla örtüşmüyordu
ama bize daha çok kanıt gerekiyordu.

20:47.037 --> 20:51.833
Howard'a ait olmayan bir kan damlası
bulmayı umuyorduk.

20:52.793 --> 20:57.130
Laboratuvardan sorumlu olan adli tabip
bana şöyle demişti.

20:57.214 --> 21:01.009
"DNA testi yapabiliriz
ama test sonrası numune kaybolur.

21:01.093 --> 21:06.473
Bu test işini ertelemelisin
çünkü teknoloji ilerleyecek.

21:06.556 --> 21:09.226
İleride daha iyi test yapabiliriz."

21:09.309 --> 21:13.230
MAYIS 1996
HOWARD PILMAR CİNAYETİNDEN İKİ AY SONRA

21:18.443 --> 21:20.279
Soruşturmanın ikinci ayında

21:20.362 --> 21:22.322
Philip'in Kahve Dükkânı'nın

21:22.406 --> 21:25.325
14.500 dolar vergi borcu olduğunu
tespit ettik.

21:26.159 --> 21:31.081
Çoğumuz için 14 bin dolar
cinayet işlemeye değmeyen bir meblağdır

21:31.164 --> 21:36.586
ama dikkate değer bir şeydi
çünkü maddi bir sorun söz konusuydu.

21:38.088 --> 21:43.093
Daha sonra
Ros'un eski patronuyla ilgili bilgi geldi.

21:43.176 --> 21:46.054
Ros 1991 ila 1995 arasında
onun için çalışmış

21:46.138 --> 21:51.893
ve 160 bin dolarlık çeki
zimmetine geçirmiş.

21:52.978 --> 21:54.688
Ros diş hekimi asistanıydı

21:54.771 --> 21:58.150
ve patronunun hesaplarına da bakıyordu.

22:00.193 --> 22:02.738
Evliliği iyi gitmiyordu.

22:02.821 --> 22:08.368
Devlete 14.500 dolar,

22:08.452 --> 22:12.914
dişçiye de 160 bin dolar borcu vardı.

22:13.999 --> 22:17.544
Bu yüzden olaya farklı bir gözle baktık.

22:17.627 --> 22:20.297
Bu işin bir boyutu daha vardı.

22:20.380 --> 22:25.177
Para meselesi gündeme geldiğinde
Ros'un tek söylediği şuydu.

22:25.260 --> 22:30.849
"Howard'a söyleme. Beni terk eder.
Philip'i benden alır."

22:30.932 --> 22:34.644
Hayat sigortasından 1,2 milyon dolar aldı.

22:34.728 --> 22:38.565
King şirketi, Philip'in Kahve Dükkânı,

22:39.066 --> 22:42.736
Doğu 72. Cadde'deki daireleri,

22:42.819 --> 22:46.490
Millerton, New York'taki yazlıkları,

22:46.573 --> 22:50.786
Vermont'taki bir kayak evinin hissesi
ve Philip ona kaldı.

22:53.622 --> 22:57.501
Bu durum odak noktamızı değiştirdi.

22:59.002 --> 23:02.380
Daha sonra
Howard'ın boşanmak istediğini öğrendik.

23:02.464 --> 23:06.426
Boşanmak istediğini söyleyen
birden fazla kaynak vardı.

23:06.510 --> 23:08.512
Bu, işleri daha da ilginç kıldı.

23:10.472 --> 23:15.018
Boşanma olsaydı
Ros, Philip'i vermek istemezdi.

23:15.102 --> 23:19.981
Howard da Philip'i vermezdi
çünkü Philip, Howard'ın her şeyiydi.

23:20.607 --> 23:21.817
Zaman geçtikçe

23:21.900 --> 23:25.779
cinayetin sebebinin Philip olduğuna
ikna oldum.

23:28.073 --> 23:33.453
Bunu Ros yapmıştır.
Başka birinin gerekçesi olamazdı.

23:34.704 --> 23:41.461
Ros, Evan'la sorguya çekildiklerini,
Frank'in olay çıkardığını söyledi.

23:41.545 --> 23:47.050
"Frank benimle konuşmak istemiyor, öfkeli.
Bunu benim yaptığımı düşünüyor" dedi.

23:47.134 --> 23:52.973
Dedenin ona kızgın olmasını

23:53.056 --> 23:55.559
çok tuhaf karşılamıştım.

23:58.145 --> 24:02.357
Howard'ın ölümünde
Evan'ın parmağı olduğuna inanıyordum.

24:02.441 --> 24:06.528
Ros'un bu işte parmağı olduğunu
hiç düşünmemiştim.

24:07.821 --> 24:10.323
Ros'la aramda bir konuşma geçti.

24:10.407 --> 24:15.787
O ve Philip'le,
ailem arasında bir seçim yapmamı söyledi.

24:15.871 --> 24:19.541
24 yaşındaydım. Tabii ki ailemi seçtim.

24:22.043 --> 24:25.964
Bir seçim yapmak zorunda kalmayı
hiç anlamamıştım.

24:26.047 --> 24:30.427
O konuşmadan sonra
Ros ve Philip'i bir daha göremedik.

24:31.595 --> 24:35.390
Babam önce oğlunu,
sonra da torununu kaybetti.

24:35.474 --> 24:40.061
Yaşadığını bildiğiniz birini görememek
oldukça zordur.

24:40.896 --> 24:42.856
Bu, Philip'in seçimi değildi.

24:42.939 --> 24:45.275
Annesi onun adına bu seçimi yaptı.

24:45.859 --> 24:49.279
Howard'ın öldürülmesinden aylar sonra

24:50.363 --> 24:54.576
Ros, Philip'le aramdaki iletişimi,
Philip'in ailemle iletişimini kesti.

24:56.620 --> 24:58.663
Bu trajik bir hikâyeden de öte.

24:58.747 --> 25:01.041
Bütün aile dağıldı.

25:03.210 --> 25:08.798
Howard'a çok benzeyen torunlarıyla
irtibatı kaybetmek

25:08.882 --> 25:11.510
ailenin canını yakmıştır.

25:13.261 --> 25:16.223
Ailenin yaşadığı stresi
hayal bile edemiyorum.

25:16.932 --> 25:23.563
Howard, ben ve Philip haftada bir kez
okuldan önce kahvaltıya giderdik.

25:24.314 --> 25:28.610
Ranger ve Yankee maçlarına giderdik.

25:28.693 --> 25:30.737
Bu sıkça aklıma geliyor.

25:31.738 --> 25:36.243
Torunumu görememenin
nasıl bir his olduğunu

25:36.326 --> 25:41.831
hiç kimse anlayamaz
çünkü o ilk oğlumun oğlu.

25:43.250 --> 25:45.669
Tek oğlumun oğlu.

25:50.465 --> 25:52.759
MART 1997
HOWARD PILMAR CİNAYETİNDEN BİR YIL SONRA

25:52.842 --> 25:56.012
Bu işi Evan ve Roslyn'in yaptığına
ikna olmuştum

25:56.096 --> 25:57.889
ama daha çok kanıt lazımdı.

25:57.973 --> 26:00.183
Bir yıl sonra araştırma yaptık.

26:00.267 --> 26:03.436
Cinayetin yıl dönümünde

26:03.520 --> 26:09.985
cinayet mahalline
ve 56. Cadde'deki kafeye afişler astık.

26:12.445 --> 26:16.491
Katiller bu fanteziyi tekrar yaşamak,
saygısını sunmak

26:16.574 --> 26:21.788
veya yaptıkları işi anmak için
çoğu zaman olay yerine geri döner.

26:23.248 --> 26:26.626
Astığımız afişler yırtılıyordu.

26:28.128 --> 26:31.506
Bunu bir fırsat olarak gördük.

26:31.590 --> 26:33.091
Afişleri tekrar astık

26:33.174 --> 26:35.969
ve afişlerin asıldığı yerleri
izlemeye başladık.

26:36.720 --> 26:38.430
Afişleri kim mi yırtıyordu?

26:38.513 --> 26:40.765
Bir gözetleme aracı ayarladılar.

26:40.849 --> 26:43.727
Afişleri indiren kişilerin

26:45.186 --> 26:49.232
Ros'un kız kardeşi
ve erkek kardeşi Evan olduğunu gördüler.

26:50.775 --> 26:57.699
Aradıkları kişi sensen, katil sensen
o posterleri orada görmek istemezsin.

26:58.283 --> 27:01.161
Bize verdikleri mesaj şuydu.
İşlerine karıştık.

27:01.745 --> 27:03.496
Bu bizi şoke etti.

27:06.750 --> 27:11.129
Her gün polisi arardım.
Bazen iki kez, bazen daha fazla arardım.

27:12.005 --> 27:14.341
Bir keresinde Roger Parrino şöyle dedi.

27:14.424 --> 27:18.678
"Frank, beni dinle.
Duvara tosladığımızda haber veririm."

27:18.762 --> 27:21.014
Bölge savcısı dava açmak istemedi.

27:21.097 --> 27:23.600
Elinde yeterli kanıt yoktu.
Kanıtlar dolaylıydı.

27:27.812 --> 27:30.523
Howard Pilmar'ın öldürülmesinden
üç yıl sonra

27:30.607 --> 27:35.570
soruşturma hâlâ devam ediyordu.

27:35.654 --> 27:39.908
Polis bir sonuca ulaşamamıştı.

27:39.991 --> 27:42.243
Ros'u şüpheli görüyorduk

27:42.327 --> 27:46.373
ama tutuklanma sebebi
zimmete para geçirmek oldu.

27:47.707 --> 27:53.088
Evan'ı ele vermesi veya itiraf etmesi için
ona baskı yapmayı umdular

27:53.171 --> 27:55.340
ama Ros öyle yapmadı.

27:56.174 --> 27:59.552
Avukatlarının zamanlaması iyiydi.
Cezayı ertelediler.

27:59.636 --> 28:02.597
Mahkûmiyet çıktığında
tüm borcunu geri ödemişti.

28:02.680 --> 28:05.058
Bu yüzden şartlı tahliye oldu.

28:07.477 --> 28:11.106
Borcunu ödedi.
Sigortadan para aldığı için parası vardı.

28:11.189 --> 28:14.192
Cinayet sayesinde birçok şey elde etmişti.

28:14.859 --> 28:17.237
Howard'ın öldürülmesinden üç yıl sonra

28:17.320 --> 28:21.950
DNA konusunda
teknolojide ilerlemeler kaydedildi.

28:22.033 --> 28:27.414
Lavaboyla cesedin bulunduğu yer arasında
bir kan damlası vardı.

28:28.289 --> 28:30.834
O kan damlası Evan'a ait çıktı.

28:31.960 --> 28:35.755
Bu çok ilginç bir bilgiydi
ama yine de bir sorun vardı.

28:35.839 --> 28:40.510
Bu damla cinayetten önce düşmüş olabilirdi
ve o yere erişimi vardı.

28:40.593 --> 28:44.305
Bu yüzden aile içi şiddet vakaları
çok zordur

28:44.389 --> 28:45.849
çünkü çoğu zaman

28:45.932 --> 28:50.353
katilin cinayetten çok önce
kurbana ve o yere erişimi vardır.

28:54.274 --> 28:59.112
Tüm kanıtlar Roslyn Pilmar'ı
ve kardeşi Evan'ı işaret ediyordu.

28:59.195 --> 29:03.825
Başka bir şeyi işaret eden bir kanıt
söz konusu değildi.

29:03.908 --> 29:08.288
Bunları duyduğunuzda
bunun basit bir vaka olduğunu sanırsınız

29:08.371 --> 29:12.709
ama yasalar bakımından
haklı olarak basit bir vaka değil.

29:12.792 --> 29:15.920
Şüpheye yer bırakmayacak şekilde
ispatlamanız gerekir.

29:16.504 --> 29:19.924
Mahkemeye, duruşmaya,
büyük jüriye gitmeye hazır değilseniz

29:20.008 --> 29:21.926
tutuklama yapmak istemezsiniz.

29:22.010 --> 29:23.928
Daha çok kanıt gerekiyordu.

29:25.847 --> 29:27.724
Bir gün Parrino bana geldi.

29:27.807 --> 29:31.186
"Frank, sanırım duvara tosladık" dedi.

29:33.480 --> 29:36.858
Belki birileri
vakayla ilgili bilgi verir diye

29:36.941 --> 29:41.070
Howard'ın her ölüm yıl dönümünde

29:41.154 --> 29:47.118
New York Times'ta ölüm ilanı veriyordum.

29:47.619 --> 29:53.374
Parrino artık cinayetten sorumlu teğmen
olmasa da

29:53.875 --> 29:58.713
neredeyse her gün
Merkez Güney Karakolu'nu aradım.

29:59.714 --> 30:01.257
Bu işin peşini bırakmadım.

30:03.593 --> 30:07.347
Babam bir gün
olayın çözüleceğini düşünüyordu.

30:07.430 --> 30:10.308
Her gün ona yaşam enerjisi veren buydu.

30:10.391 --> 30:12.977
"Vaka bir gün çözülecek.

30:13.061 --> 30:15.563
Dua edeceğiz. Vaka çözülecek."

30:16.898 --> 30:19.567
Howard'ın ölümünü yaşamak

30:20.568 --> 30:24.781
ve katillerin serbestçe dolaşması…

30:25.490 --> 30:26.950
Bu çok büyük bir acı.

30:29.327 --> 30:33.414
Bunca yıl arkadaşlarla yemeğe çıktık.

30:33.498 --> 30:36.709
Yeni gelişmeler var mı diye
merak ederlerdi.

30:36.793 --> 30:40.380
Vakayla ilgili bilgi arıyorlardı.

30:40.463 --> 30:41.881
Onlara şöyle derdim.

30:41.965 --> 30:44.592
"Bu işten paçayı kurtarmaları mümkün mü?"

30:58.398 --> 31:00.817
AFGANİSTAN
HOWARD PILMAR CİNAYETİNDEN 17 YIL SONRA

31:00.900 --> 31:05.947
2013'te Deniz Piyadeleri'nde
sivil danışman olarak görev yapıyordum.

31:09.409 --> 31:13.329
11 Eylül'de sağ kaldığım için
suçluluk duygusu yaşadım.

31:13.413 --> 31:18.626
Yedi yıl boyunca beş görevde
Orta Doğu'ya gitmemi sağlayan bu oldu.

31:18.710 --> 31:21.963
Son görevim sırasında bir telefon geldi.

31:22.046 --> 31:25.258
Howard Pilmar vakasının
yeniden açılacağını öğrendim.

31:25.341 --> 31:29.512
Çözülmemiş oldukları için
hâlâ aklımdan çıkmayan çok az vaka var

31:29.596 --> 31:31.472
ama birinci sıradaki vaka bu.

31:32.932 --> 31:35.101
Dünyadaki her dedektifin

31:35.184 --> 31:40.023
bir nedenden ötürü
elinden kaçırdığı bir vaka vardır.

31:40.857 --> 31:44.277
Bu, kariyerlerinde
ulaşılamamış bir noktadır.

31:44.944 --> 31:48.031
Bu hiç aklınızdan çıkmaz.

31:48.114 --> 31:50.658
Çözülmemiş Vaka Birimi pek sevilmez.

31:50.742 --> 31:53.911
Eleştiri getirmelerinden korkulur.
Bu konuda endişem yoktu.

31:54.996 --> 31:59.125
2013 yılında
Emniyet'ten ayrılalı üç yıl olmuştu

31:59.208 --> 32:03.338
ve New York Savcılığı Dava Bölümü'nde

32:03.421 --> 32:07.216
Baş Müfettiş Yardımcısı olarak
görev alıyordum.

32:07.300 --> 32:11.220
Rob Mooney gelmiş geçmiş
en zeki dedektiflerden biridir.

32:11.304 --> 32:14.724
Tavsiye vermesi,
yol göstermesi için çağrıldı.

32:17.644 --> 32:19.562
Afganistan'da beni aradıklarında

32:19.646 --> 32:24.067
Pilmar vakasının yeniden açılmasını
memnuniyetle karşıladım.

32:24.150 --> 32:29.739
Tüm kanıtların Roslyn Pilmar
ve kardeşi Evan'ı işaret ettiğini

32:29.822 --> 32:32.867
vakaya bakan kişilere anlattım.

32:34.243 --> 32:38.498
Çözülmemiş vakalarda
başta odaklanılan şeye odaklanamazsınız

32:38.581 --> 32:41.626
çünkü bu bir sonuç vermemiştir.

32:42.460 --> 32:45.171
Her şeye en baştan bakmanız gerekir.

32:45.880 --> 32:48.841
Kapalı fikirli davranıp
bir şeyi atladıysak

32:48.925 --> 32:50.843
birlikte gerçeği bulalım.

32:50.927 --> 32:54.013
Vakaya yeni insanların bakması
çok faydalıdır.

32:54.097 --> 32:55.515
Vaka emin ellerdeydi.

32:55.598 --> 32:58.351
NEW YORK SAVCILIĞI

33:01.729 --> 33:03.815
Bir gün Liz beni aradı.

33:03.898 --> 33:07.860
Vaka üzerinde çalıştığını söyledi.

33:07.944 --> 33:13.866
Liz Lederer'la ilk tanıştığımda
ofisi kutularla doluydu.

33:13.950 --> 33:18.621
Hepsinin üzerinde Pilmar yazıyordu.
Vakada çok çabaladığını biliyordum.

33:20.123 --> 33:23.292
Vakayı çözmeden önce
yapmanız gereken birçok şey vardır.

33:24.711 --> 33:27.672
Her belgeyi okumanız,
her görüntüyü izlemeniz,

33:27.755 --> 33:30.550
bulabileceğiniz herkesle
konuşmanız gerekir.

33:30.633 --> 33:32.093
Kutuları karıştırıp durduk.

33:32.802 --> 33:37.432
Bir kâğıt parçasının üzerinde
Arnold Brewer yazıyordu.

33:37.515 --> 33:42.145
İzini sürdük.
Howard'ın çok yakın arkadaşıydı.

33:42.895 --> 33:45.690
Howard Pilmar
arkadaşı Arnold Brewer'la buluşup

33:45.773 --> 33:48.860
NCAA maçını izleyecekti ama gelmedi.

33:49.444 --> 33:52.321
"Howard kayınbiraderiyle
spor salonuna gideceğini,

33:52.405 --> 33:54.574
ardından geleceğini söyledi" dedi.

33:55.283 --> 33:58.703
Evan Wald ve Ros Pilmar
polise verdiği ifadelerinde

33:58.786 --> 34:02.498
Evan ve Howard'ın saat 20.00'de
spor salonundan döndüğünü,

34:02.582 --> 34:05.209
Howard'ın ofiste kalıp
çalıştığını söyledi.

34:05.293 --> 34:12.258
Ama anlaşılan o ki Arnold Brewer'ın
o gece Howard'la randevusu varmış.

34:12.341 --> 34:15.470
Howard işte kalıp çalışmayacaktı.

34:15.553 --> 34:18.806
Arnold Brewer'ın verdiği bu ifade

34:18.890 --> 34:22.769
cinayet aralığını
çok dar bir zaman dilimine indirdi.

34:23.436 --> 34:24.896
Soruşturma sırasında

34:24.979 --> 34:28.816
Ros'un cinayet gecesi
Howard'ı iş yerinden arayıp

34:28.900 --> 34:32.153
ona bir sesli mesaj bıraktığını öğrendik.

34:33.362 --> 34:36.491
Selam How. Saat 21.45.

34:36.574 --> 34:39.577
Hâlâ işte olup olmadığını,

34:39.660 --> 34:41.496
NCAA maçını izlemek için

34:41.579 --> 34:44.791
istediğin spor barına gidip gitmediğini
merak ettik.

34:44.874 --> 34:49.212
Neyse. Saat 20.10, 20.15 civarı
eve geldim.

34:49.295 --> 34:52.465
Ara beni. Eve kaçta geleceğini haber ver.

34:52.548 --> 34:54.717
Az önce konuştuğu

34:54.801 --> 34:58.513
ve yarım saat içinde
görmeyi beklediği birine

34:58.596 --> 35:00.973
çok fazla detay veriyordu.

35:01.057 --> 35:03.059
O sesli mesajı hatırlıyorum.

35:03.142 --> 35:07.855
Her şeyi incelemeye başladığınızda
hiçbir şey tek başına yeterli gelmez.

35:07.939 --> 35:11.484
Tüm dolaylı kanıtları
bir araya getirmeye başladığımızda

35:11.567 --> 35:13.945
tüm bunlar tek bir şeyi işaret ediyordu.

35:14.028 --> 35:16.989
Evan ve Roslyn o gece Howard'ı öldürmüştü.

35:18.199 --> 35:23.663
Tüm kanıtları inceleyip
Howard'ın arkadaşlarıyla konuştuktan sonra

35:23.746 --> 35:27.208
Ros Pilmar ve Evan Wald'ın
cinayeti işlediğinden emindik.

35:28.543 --> 35:32.880
Ron Tucker
Howard'ın karısına küfrettiğini duydu.

35:32.964 --> 35:34.298
Ona çok kızgındı.

35:34.382 --> 35:36.300
Bu saat 17.30 civarıydı.

35:36.384 --> 35:39.470
Ona birçok küfür etti.

35:39.554 --> 35:41.848
Karısı aynı gece mesaj bıraktı.

35:41.931 --> 35:46.018
Mesajın sonunda
"Seni seviyorum Howie" diyordu.

35:49.397 --> 35:54.527
Bu çok düşünülmüş bir sesli mesajdı.

35:54.610 --> 35:57.446
Kanıt bırakmaya çalıştığını biliyordu.

35:57.530 --> 35:59.490
"Onu özledim. Onu hayatta sandım.

35:59.574 --> 36:02.160
Onu aradım, onu sevdiğimi söyledim"
demek içindi.

36:02.785 --> 36:07.915
Olayın zamanlaması göz önüne alındığında
Howard çoktan ölmüştü.

36:13.462 --> 36:15.715
Bu hikâyeyi Ros uydurdu.

36:15.798 --> 36:19.927
Howard'ı öldürmek için
tüm bu senaryoyu uydurdu.

36:20.011 --> 36:21.929
Ros olmasaydı cinayet işlenmezdi.

36:22.013 --> 36:27.977
Ros hayat sigortası parasını, şirketleri,
yaz evini, kayak evindeki payı almak için

36:28.060 --> 36:29.979
bu cinayeti planladı.

36:30.062 --> 36:32.982
Oğullarının velayetini alacaktı.

36:33.065 --> 36:35.693
Bunun iyice anlaşılması üzerine

36:35.776 --> 36:39.447
bunu mahkemede
ispatlamamız gerektiğini anladık.

36:41.199 --> 36:44.410
Evan'ın kesikleri vardı,
olay yerinde Evan'ın kanı vardı.

36:44.493 --> 36:47.955
Evan'ın Howard'dan nefret ettiğini bilen
birçok tanık vardı.

36:48.039 --> 36:50.041
İkisini de suçlayabilmek için

36:50.124 --> 36:53.544
Ros'u olayla ilişkilendiren bir kanıt
bulmamız gerekiyordu.

36:55.004 --> 36:56.589
Bayan Lederer şöyle dedi.

36:56.672 --> 37:01.302
"Evan'ı mahkûm edeceğimizi biliyorum
ama Ros konusunda söz veremem."

37:01.385 --> 37:04.347
Ama ona çok güveniyordum.

37:07.266 --> 37:10.645
Geriye bir tek
bakıcının kaldığını fark ettik.

37:11.896 --> 37:14.857
"O bakıcıyı bulmalıyız" dedim.

37:14.941 --> 37:18.027
Allyson Lewis o aileyle yaşıyordu.

37:18.110 --> 37:20.529
İşlerin nasıl yürüdüğünü biliyordu.

37:20.613 --> 37:24.825
Cevap bulamadığımız sorulara
cevap verebilirdi.

37:26.410 --> 37:29.789
Dedektifler olarak
bakıcıyla soruşturmanın başında konuştuk.

37:29.872 --> 37:33.334
Pek iş birliği yapmadığını hissettik.

37:33.417 --> 37:38.381
O zamanlar çok genç bir kadındı.

37:39.465 --> 37:45.888
Belki de olayın sonuçları hakkında
net düşünmüyordu.

37:49.100 --> 37:53.813
21 yaşında
polis tarafından sorgulanınca korktum.

37:53.896 --> 37:57.233
Elimden geldiğince
sorularına cevap verdim.

37:57.316 --> 38:00.027
Sorular esasen Howard'la ilgiliydi.

38:00.111 --> 38:03.239
Howard'la çok fazla etkileşimim olmadı.

38:04.281 --> 38:10.538
Sonra Japonya'da bir iş buldum
ve ülkeden ayrıldım.

38:10.621 --> 38:13.249
Ros'la pek görüşmedim.

38:13.874 --> 38:19.839
20 yıl sonra bir telefon geldi.
Büyük bir sürpriz yaşadım.

38:19.922 --> 38:24.969
"Howard Pilmar cinayeti hakkında
seninle konuşmak istiyorum" dedi.

38:25.636 --> 38:29.265
Allyson Lewis avukatının ofisinde
buluşmak istediğini söyledi.

38:29.348 --> 38:32.643
Yanlış yapmış olabileceği düşüncesiyle

38:32.727 --> 38:36.897
avukatıyla buluşmak istediğini düşündüm.

38:36.981 --> 38:39.692
İçeri girdiğinde çok içtendi.

38:39.775 --> 38:42.236
Her şeyi samimiyetle anlattı.

38:42.319 --> 38:44.447
Anlattıkları inanılmazdı.

38:44.530 --> 38:47.658
Hiç öğrenemeyeceğimiz şeyleri
öğrenmemizi sağladı.

38:48.409 --> 38:53.247
Onlarla buluştuğumda Liz şunları sordu.
"Ev ortamı nasıldı?"

38:53.330 --> 38:56.125
"Haftanın nasıl geçtiğini anlat."

38:56.208 --> 38:58.085
"Bana evlerinden bahset."

39:00.880 --> 39:06.093
Pilmar ailesi ve Philip için
her şeyin çok sıkı bir düzeni vardı.

39:06.177 --> 39:10.556
Çalıştığım süre boyunca
Ros zaman konusunda çok titizdi.

39:11.390 --> 39:16.437
Daireyi, yaşam tarzını
ve Ros'un evi nasıl idare ettiğini

39:16.520 --> 39:18.773
tüm detaylarıyla anlattı.

39:19.523 --> 39:25.196
"Howard'ın öldürüldüğü hafta
sıra dışı bir şey oldu mu?" dediğimizde

39:25.279 --> 39:31.202
"Pek sıra dışı bir şey olmadı.
İlk kez yaşanan birçok şey oldu" dedi.

39:34.330 --> 39:37.666
Ros, Howard'ın öldürülmesinden
birkaç hafta önce

39:37.750 --> 39:41.379
"Birkaç hafta sonra
geç saatlere dek çalışman gerek" dedi.

39:42.880 --> 39:46.050
Ros cinayet gecesi

39:46.675 --> 39:48.677
mali durum toplantısı için

39:48.761 --> 39:52.598
Evan ve Howard'la
iş yerinde buluşacağını söyledi.

39:53.557 --> 39:57.728
Philip'i hokey antrenmanına götürdüm.

39:57.812 --> 40:02.108
Philip haftada dört gece
iki saat antrenman yapıyordu.

40:02.191 --> 40:06.737
Hoparlörden beni çağırdılar.
Ros bana mesaj bırakmış.

40:06.821 --> 40:09.949
Bu daha önce hiç olmamıştı.
İlk kez yaşanıyordu.

40:10.032 --> 40:12.618
"Orada durumlar nasıl?" dedi.

40:12.701 --> 40:17.081
"Hâlâ birinci hücum hattındayız.
İkinci hücum hattını konuşuyorlar" dedim.

40:17.164 --> 40:19.166
"Peki, iyi" dedi.

40:19.250 --> 40:22.586
Ros pek bir şey demediğinden
bakıcı o aramayı tuhaf bulmuş.

40:22.670 --> 40:26.465
20, 30 dakika sonra

40:27.550 --> 40:31.303
hoparlörden yine beni çağırıp
resepsiyona gitmemi söylediler.

40:31.887 --> 40:33.389
Onu tekrar aradım.

40:33.472 --> 40:39.687
Ros yine pek bir bilgi vermeden
sadece şunu söyledi.

40:39.770 --> 40:46.485
"İlk hücum hattı bitmeden yetişemezsem
arabayı eve götürürsün.

40:46.569 --> 40:50.197
Gelip gelmeyeceğimi bilmiyorum
çünkü burada işimiz bitmedi."

40:50.781 --> 40:52.700
"Burada işimiz bitmedi" dedi.

40:52.783 --> 40:57.163
Yaptıkları şeyi düşündüğümde
tüylerim diken diken oluyor.

40:57.913 --> 41:00.499
Bu onun için sıra dışı bir şeydi.

41:00.583 --> 41:02.960
Her zaman eve kaçta geleceğini bilirdi.

41:03.043 --> 41:07.840
Her zaman benden ne istediğini
ve ne yapacağını net bir şekilde söylerdi.

41:12.470 --> 41:18.350
Ev çoğu akşam çok hareketliydi.
Telefon susmazdı. Ros telefonla konuşurdu.

41:18.934 --> 41:23.439
Komşular ziyarete gelirdi.
Tüm ışıklar, televizyonlar açık olurdu.

41:23.522 --> 41:28.402
Gürültüsü, heyecanı eksik olmayan bir evdi
ama o gece öyle değildi.

41:30.988 --> 41:34.074
Ocağın üzerindeki ışık yanıyordu.

41:34.700 --> 41:36.827
Evdeki tek ışık buydu.

41:36.911 --> 41:43.792
Kapıyı açtım, eşikten baktı.
Üzerinde bornoz vardı. Saçı ıslaktı.

41:43.876 --> 41:46.086
Onu hiç böyle görmemiştim.

41:46.170 --> 41:50.257
"Nasıl geçti?" diye sordu.

41:50.341 --> 41:54.762
"Eminim çok yorulmuşsundur.
Yatma vakti. Teşekkürler Allyson" dedi.

41:54.845 --> 42:00.392
Beden dili
"İşimiz bitti. İçeri giremezsin" diyordu.

42:00.476 --> 42:02.478
"Çantayı oraya bırakabilirsin" dedi.

42:02.561 --> 42:07.233
Ben çantayı daha kapıdan geçirmeden
"İyi geceler" dedi.

42:08.234 --> 42:11.028
Mesaim bittiğinde hiç böyle yapmazdı.

42:11.111 --> 42:17.451
Her seferinde Philip'in o gün ne yaptığını
etraflıca konuşmak isterdi.

42:17.535 --> 42:19.078
Her şeyi bilmek isterdi.

42:19.161 --> 42:21.914
O gün çok farklı davranıyordu.

42:23.791 --> 42:26.585
Siobhan Berry müfettişti.

42:26.669 --> 42:29.838
İkimiz de Allyson'a bakıp şöyle dedik.

42:31.674 --> 42:35.261
"Bu büyük fark yaratacak."
Allyson da aynı şeyi düşünüyordu.

42:35.344 --> 42:36.720
Not alıyorlardı.

42:36.804 --> 42:41.475
Anlattıklarım çok önemli bilgiymiş gibi

42:41.558 --> 42:44.186
masada birbirlerine bakıyorlardı.

42:44.270 --> 42:49.858
Allyson bir sürü boşluğu doldurdu,
birçok şeyi aydınlattı.

42:49.942 --> 42:54.947
Dışarı çıktığımızda
"Vay canına. İnanılmazdı" dedik.

42:55.739 --> 42:58.492
Cinayet öncesinde ve sonrasında

42:58.576 --> 43:05.416
Ros'un sıra dışı davranışlarına dair
Allyson Lewis'in verdiği yeni bilgiler

43:05.499 --> 43:09.461
normalden sapmayı gösteren
büyük işaretlerdi.

43:10.546 --> 43:15.009
İnsanlar açıklama gerektiren
hiç yapmadıkları bir şey yaptığında

43:15.092 --> 43:16.427
kendilerini ele verir.

43:16.510 --> 43:18.220
SAAT 19.55
ALLYSON'A İLK MESAJ GELDİ

43:18.304 --> 43:21.640
Allyson Lewis'in verdiği bilgiler

43:21.724 --> 43:24.852
Ros'un bu işte parmağı olduğunu

43:24.935 --> 43:30.065
ve bu işi planlamak için
çok emek verdiğini gösteriyordu.

43:30.149 --> 43:35.654
Bize anlattıklarını doğrulayan
birçok şey bulduk.

43:35.738 --> 43:37.740
Böylece büyük bir engeli aştık.

43:38.991 --> 43:42.786
Dolaylı kanıta dayanan bir davayı
ufak parçalarla oluşturursunuz.

43:44.079 --> 43:49.460
Küçük parçaları bulmaya devam ettikçe
elinizde bir yığın oluşur.

43:49.543 --> 43:52.379
Bu da size çürütülmez bir kanıt sunar.

43:52.463 --> 43:56.091
Dolaylı olsa da güçlü bir kanıttır.

43:56.842 --> 44:03.015
Howard Pilmar'ın arkadaşı Arnold Brewer'ın
ve bakıcının verdiği yeni bilgiler

44:03.098 --> 44:05.267
tutuklama yapmaya yetiyordu.

44:06.518 --> 44:08.937
Tutuklama 2017'de gerçekleşti.

44:09.021 --> 44:12.232
Ros sabah saat altıda evinde tutuklandı.

44:12.316 --> 44:14.401
O sırada sevgilisiyle yaşıyordu.

44:14.485 --> 44:16.862
Evan Wald da aynı anda tutuklandı.

44:17.738 --> 44:20.074
Mutluluktan havalara uçtum!

44:20.157 --> 44:23.118
İkisinin de tutuklandığına inanamadım.

44:24.078 --> 44:29.458
Gerçekleşmesi çok uzun sürse de
sonunda gerçekleşti.

44:31.168 --> 44:32.169
Gerçekleşti.

44:32.252 --> 44:34.797
27 OCAK 2019
CİNAYETTEN 23 YIL SONRA

44:34.880 --> 44:38.342
Bu 20 yıldır beklediğim bir şeydi.

44:38.425 --> 44:42.346
Her gün duruşmaya gittik.

44:43.013 --> 44:47.851
Duruşmanın ilk gününde
erkekler tuvaletine girdim.

44:47.935 --> 44:50.854
Philip de erkekler tuvaletinden çıkıyordu.

44:51.855 --> 44:56.276
Onu en son kahvaltıda,
Howard'ın öldürülmesinden sonra görmüştüm.

44:57.027 --> 45:01.824
Onu gördüğümde tıpkı Howard'a benziyordu.

45:02.533 --> 45:04.827
"Howard" dedim.

45:04.910 --> 45:07.371
Birbirlerine o kadar benziyorlardı.

45:07.454 --> 45:10.833
Bana tek kelime bile etmedi.

45:13.252 --> 45:16.880
Dolaylı kanıta dayalı bir dava olduğundan
her şey önemliydi.

45:18.048 --> 45:20.509
Bu davayı baştan sona çalışmıştım.

45:20.592 --> 45:24.221
Yaptıkları her savunmaya hazırlıklıydık.

45:24.847 --> 45:29.935
İkisi aleyhinde tanıklık yapmak müthişti.

45:30.018 --> 45:33.981
İnanılmaz bir duyguydu.
Büyük bir haz aldım.

45:34.064 --> 45:36.066
Mahkemede Frank'i gördüm.

45:36.150 --> 45:39.278
Ben ifade verirken
Frank'in başını salladığını gördüm.

45:39.987 --> 45:41.196
Harikaydı.

45:42.406 --> 45:46.660
Ama mahkûmiyet kararı olmadan
bunun hiçbir anlamı yoktu.

45:47.494 --> 45:50.038
Bu iş için büyük emek harcandı.

45:50.748 --> 45:52.624
Duruşma iki ay sürdü.

45:55.377 --> 45:57.463
Ortalığı temizlerken elimi kestim.

45:58.714 --> 46:04.720
Howard'ın vahşice öldürüldüğünden
hiç haberim yoktu.

46:05.846 --> 46:09.516
Bıçaklandığını biliyordum
ama mahkemede duyana kadar

46:10.350 --> 46:14.480
cinayetin boyutundan haberim yoktu.

46:15.439 --> 46:19.359
Sanırım Evan, Howard'ı arkadan yakalayıp
boğazını kesmiş

46:20.027 --> 46:22.863
çünkü çığlık atmasını istememiş.

46:22.946 --> 46:28.494
Birine pusu kurduğunuzda
ilk endişeleneceğiniz şey bu olur.

46:28.577 --> 46:33.081
Bence ilk yara buydu,
ardından tam gaz devam etti.

46:33.165 --> 46:35.959
Onu öldürmekle kalmadılar, katlettiler.

46:36.043 --> 46:39.046
Onu ağıldaki domuz gibi katlettiler.

46:39.797 --> 46:43.967
Ros da olay yerindeydi.
Olay yerinde olduğunu kanıtladılar.

46:45.886 --> 46:48.806
Ros'a gerçekten hayrandım.

46:48.889 --> 46:54.478
Onu gerçekten tanıdığımı sanıyordum.

46:55.103 --> 46:59.525
Gerçek yüzünü göremediğimi anladığımda

46:59.608 --> 47:02.569
dünyam tersine döndü.

47:05.739 --> 47:08.742
Jüri en az dört gün görüştü.

47:08.826 --> 47:11.328
Durum iyi değildi. Anlayamadım.

47:11.411 --> 47:12.621
CEZA MAHKEMESİ BİNASI

47:15.624 --> 47:16.959
Herkes kalksın!

47:17.042 --> 47:22.923
Ros ve Evan hemen orada suçlu bulundu.

47:25.467 --> 47:27.928
İkinci dereceden cinayetten suçluydular.

47:28.762 --> 47:32.182
O mahkeme salonunda
"suçlu" kelimesi yankılanıyordu.

47:34.852 --> 47:36.228
Çok duygusaldı.

47:37.437 --> 47:41.316
Annem "suçlu" diye haykırıp durdu.

47:41.984 --> 47:43.819
Mutluluktan havalara uçtuk.

47:43.902 --> 47:49.783
Bunca yıl sonra
Howard için adaletin tecelli etmesi

47:49.866 --> 47:53.745
mutluluktan öte bir duyguydu.

47:53.829 --> 47:57.332
Elizabeth Lederer olmasaydı

47:57.416 --> 48:01.169
bırakın mahkûmiyeti, duruşma bile olmazdı.

48:02.921 --> 48:07.593
Bunca yıldır sabreden Frank'i
görmeye gittim.

48:07.676 --> 48:12.514
"Suçlu! İkisi de suçlu!" diyordu.

48:12.598 --> 48:16.768
Cep telefonunu çıkarıp
tanıdığı herkesi aramaya başladı.

48:16.852 --> 48:23.483
"Suçlu!" Ardından bir sonrakini arıyordu.
Bunun olmasını uzun zamandır bekliyordu.

48:30.741 --> 48:33.619
TEMMUZ 2019
KARARDAN DÖRT AY SONRA

48:37.623 --> 48:40.334
Frank mahkemede konuşmak için
kürsüye çıktı.

48:41.168 --> 48:45.255
Bu ikisi tarafından katledilirken

48:45.339 --> 48:47.132
hayatının son anlarında

48:47.215 --> 48:53.764
Howard'ın yaşadığı dehşet ve korku
aklıma geldikçe

48:53.847 --> 48:57.351
gözlerime bir an bile uyku girmiyor.

48:58.685 --> 49:03.482
Mart ayında üç şeyi kaybettim.

49:04.232 --> 49:09.112
Oğlum ve şirketimi asla geri alamayacağım.

49:09.196 --> 49:13.867
Ama Philip'i de kaybettim.
Bana bakmak istemediğini biliyorum.

49:13.951 --> 49:15.744
Buna çok üzülüyorum

49:15.827 --> 49:18.872
ama onu sevdiğimizi
ve bize dönmesini istediğimizi

49:18.955 --> 49:21.375
bilmesini istiyorum.

49:21.458 --> 49:22.501
Yalvarırım.

49:23.961 --> 49:28.465
Frank sorumluların hesap vermesini
çok istese de

49:28.548 --> 49:31.426
asıl istediği Philip'le ilişki kurmaktı.

49:33.553 --> 49:38.892
Philip'in London School of Economics'te
okuduğunu öğrendim.

49:38.975 --> 49:41.061
Bundan haberim yoktu.

49:41.687 --> 49:45.399
Bu harika haberi yeni almıştım.

49:45.482 --> 49:48.568
O çocuk artık büyümüştü.

49:49.987 --> 49:51.446
Torunum.

49:51.530 --> 49:54.241
Oğlumun tek oğlu.

49:56.660 --> 49:57.786
Onu geri istiyorum.

49:57.869 --> 50:00.831
Onu seviyoruz, hepsi bu.

50:00.914 --> 50:02.499
Bu hâlâ geçerli.

50:11.049 --> 50:15.178
Philip hâkim karşısına çıkarak

50:15.679 --> 50:20.183
babasını öldüren annesi için
hoşgörü istedi.

50:21.685 --> 50:25.856
Nasıl olur da hoşgörü istersin?

50:27.899 --> 50:29.943
Bilemiyorum.

50:30.861 --> 50:33.488
Mahkemeye kadar

50:33.572 --> 50:38.160
Philip'in konuştuğunu duymamıştım.

50:38.243 --> 50:40.620
Annesinden bahsediyordu.

50:40.704 --> 50:44.082
Annesinin onu iyi yetiştirdiğini anlattı.

50:44.166 --> 50:46.084
Bence annesinin tek yaptığı şey

50:46.168 --> 50:49.755
Philip'in aklını
ailemize karşı nefretle doldurmaktı.

50:49.838 --> 50:54.176
Eminim Philip beni suçluyordur.
Ros'un bütün ailesi beni suçluyordur

50:54.259 --> 50:59.431
çünkü mahkemede çok serttim.
Peşlerini bırakamazdım.

51:01.224 --> 51:05.479
Babasının öldürülmesi karşısında
annesini savunmak istiyorsa

51:06.730 --> 51:07.856
öyle olsun.

51:11.485 --> 51:13.779
Onun yerinde olmak çok zor.

51:13.862 --> 51:19.242
Tüm bu olayda
Howard'ın ardından ikinci kurban o.

51:19.326 --> 51:21.578
Annesinin onu kurtardığına,

51:21.661 --> 51:26.666
annesi bir şey yapmamışken
dedenin annesini suçladığına ikna oldu.

51:26.750 --> 51:30.003
Ardından olay mahkemede sonuçlandı.

51:30.921 --> 51:34.466
Yıllardır inandırıldığı şeyin tersi oldu.

51:34.549 --> 51:37.010
Bunu yaşamak çok zordur.

51:37.094 --> 51:40.388
Bu suçtan, cinayetten ötürü

51:40.472 --> 51:45.018
sizleri 25 yıl ila müebbet hapis cezasına
mahkûm ediyorum.

51:45.727 --> 51:48.313
25 yıl ila müebbet hapis cezası aldılar.

51:48.396 --> 51:50.816
Yaşlarını düşünürsek müebbet demek.

51:51.399 --> 51:54.611
Evan ve Ros hak ettiklerini buldu.

51:54.694 --> 51:57.989
23 yıl özgürce yaşadılar.

51:58.657 --> 52:02.410
Şimdi en az 23 yıl hapiste kalmalılar.

52:04.788 --> 52:08.166
Hâkim cezayı açıkladı.
Philip birden ayağa kalktı.

52:10.043 --> 52:13.171
Bir hışımla oradan uzaklaştı.

52:14.548 --> 52:17.259
Karar duruşmasına davet edildim.

52:17.968 --> 52:22.973
Geç kalmıştım. Kapı bir anda açıldı.

52:24.307 --> 52:28.770
Karşımda sanki Howard Pilmar vardı.

52:28.854 --> 52:31.565
Bu beni hayrete düşürdü.

52:31.648 --> 52:34.359
Howard'la hiç tanışmamış olsam da

52:34.442 --> 52:38.947
soruşturmada resimlerini gördüğümden
dış görünüşünü biliyordum.

52:39.030 --> 52:41.867
Karşımdaki kişi Philip'ti.

52:46.037 --> 52:51.668
Çözülmemiş bir vakayı çözmek
vakayı çözenler için çok önemlidir.

52:51.751 --> 52:53.044
İnsanı tatmin eder.

52:54.546 --> 52:59.759
Ama mahkûmiyet kararı
ailelerin acısını dindirmez.

53:03.513 --> 53:10.478
Howard vahşice bıçaklanıp öldürülürken

53:10.562 --> 53:16.443
ömrünün son anlarında yaşadığı o korkuyu
hayal ediyorum.

53:17.527 --> 53:21.156
Bu asla atlatamayacağım bir şey.

53:21.823 --> 53:26.036
Her gece yattığımda onunla konuşuyorum.

53:26.119 --> 53:29.122
"Nasıl oldu da bunu yaşadın?

53:29.205 --> 53:33.668
Bu kadınla sorun yaşadığını
neden bana söylemedin?" diyorum.

53:35.670 --> 53:37.547
Ama cevap alamıyorum.

53:56.149 --> 53:56.983
GELECEK BÖLÜMDE

53:57.067 --> 53:59.819
Howard Pilmar cinayetinden
birkaç yıl sonra

53:59.903 --> 54:02.656
yedi aileyi ilgilendiren bir vaka vardı.

54:02.739 --> 54:05.825
Yoğun duyguların yaşandığı bir vakaydı.

54:08.078 --> 54:11.373
Bu vaka son derece yürek parçalayıcıydı.

54:12.332 --> 54:15.460
Kurbanların hepsi masum genç kızlardı.

54:16.670 --> 54:22.092
İşlediği suçların büyüklüğü
insanı hayrete düşürüyordu.

54:22.842 --> 54:24.970
Sevgililer Günü'nden beri kaçak.

54:25.053 --> 54:28.598
Bir cinayet ve iki tecavüz olayı var
ve devamı da olabilir.

54:29.432 --> 54:34.562
"Seri katil." Bu sıkça söylenir.
O adam bir seri katildi.

55:17.272 --> 55:21.276
Alt yazı çevirmeni: Mustafa Üneşi
adam bir seri katildi.
