WEBVTT

00:00:07.966 --> 00:00:09.509 align:center
MANHATTAN ADASI'NDA

00:00:09.592 --> 00:00:12.721 align:center
CİNAYET DAVALARINA BAKAN
İKİ DEDEKTİF EKİBİ VARDIR.

00:00:12.804 --> 00:00:14.931 align:center
KUZEY MANHATTAN VE GÜNEY MANHATTAN.

00:00:15.014 --> 00:00:18.768 align:center
ÇÖZÜLMESİ ZOR VE VAHŞİ CİNAYETLERİ
SORUŞTURMAKLA GÖREVLİDİRLER.

00:00:18.852 --> 00:00:21.521 align:center
BU YAPIM ONLARIN HİKÂYELERİNİ ANLATIR.

00:00:39.664 --> 00:00:42.125 align:center
90'larda Doğu Harlem bölgesinde

00:00:43.334 --> 00:00:46.713 align:center
bir dizi cinayet ve tecavüz olayı yaşandı.

00:00:48.465 --> 00:00:53.803 align:center
Kurbanların hepsi
boğulup bıçaklanan masum genç kızlardı.

00:00:54.554 --> 00:01:01.436 align:center
"Seri katil." Bu sıkça söylenir.
O adam bir seri katildi.

00:01:04.981 --> 00:01:06.775 align:center
Bir görev gücü kurduk.

00:01:06.858 --> 00:01:10.403 align:center
Çalıştığım en iyi dedektiflerden bazıları
o birimde yer aldı.

00:01:11.321 --> 00:01:15.075 align:center
Doğu Harlem'de yakalanması gereken
çok kötü bir adam vardı.

00:01:15.158 --> 00:01:19.120 align:center
Bu kurbanlar için adaleti sağlamayı

00:01:19.204 --> 00:01:22.707 align:center
her şeyden çok istiyordum.

00:01:26.669 --> 00:01:29.464 align:center
Her vaka insandan bir şey götürür.

00:01:32.133 --> 00:01:36.054 align:center
Gerçekten önem vermezseniz
bu işi yapamazsınız.

00:01:38.139 --> 00:01:40.266 align:center
Gerçeği bulmak istersiniz.

00:01:41.518 --> 00:01:43.061 align:center
Dedektiflerin işi budur.

00:01:43.645 --> 00:01:46.022 align:center
İşin aslını öğrenmeyi hep sevmişimdir.

00:01:46.106 --> 00:01:47.857 align:center
Aslında ne oldu?

00:01:48.358 --> 00:01:52.028 align:center
Yakınlarını kimin öldürdüğünü bilmek
bir aile için önemlidir.

00:01:52.112 --> 00:01:53.154 align:center
Benim işim de bu.

00:01:53.738 --> 00:01:58.034 align:center
New York'ta, New York Emniyeti'nde…

00:02:00.995 --> 00:02:02.205 align:center
Olay bu.

00:02:02.956 --> 00:02:06.543 align:center
CİNAYET VAKALARI: NEW YORK

00:02:15.176 --> 00:02:17.095 align:center
İspanyol Harlemi'nde çalıştım.

00:02:17.178 --> 00:02:21.766 align:center
1983'te çaylak bir polis olarak
orada devriye görevine verildim.

00:02:23.059 --> 00:02:25.979 align:center
Doğu Harlem
çok büyük bir İspanyol topluluğuydu.

00:02:26.062 --> 00:02:28.940 align:center
Karakolumdaki tek Hispanik kadın polistim.

00:02:31.067 --> 00:02:33.570 align:center
Kariyerimin çoğu Doğu Harlem'de geçti.

00:02:33.653 --> 00:02:35.488 align:center
İnanılmaz bir ortam bir vardı.

00:02:35.572 --> 00:02:38.241 align:center
Arka planda 7/24 müzik çalardı.

00:02:41.828 --> 00:02:47.208 align:center
Önce üniformalı, ardından da altı yıl
sivil kıyafetli olarak orada çalışıp

00:02:47.292 --> 00:02:49.085 align:center
dedektiflik bürosuna geçtim.

00:02:49.168 --> 00:02:51.296 align:center
Orada çalışmayı severdim.

00:02:51.379 --> 00:02:55.675 align:center
Üniformalı çaylak bir polisken
İspanyol Harlemi'nde devriye gezerdim.

00:02:55.758 --> 00:03:00.013 align:center
Çok canlı bir bölgeydi.
İnsanlar sürekli bir şeyle meşgul olurdu.

00:03:00.096 --> 00:03:01.931 align:center
Bunlar çoğunlukla iyi şeylerdi.

00:03:13.067 --> 00:03:16.487 align:center
2 Haziran günü saat 18.30'da
telefonum çaldı.

00:03:16.571 --> 00:03:21.534 align:center
Doğu Harlem'deki sosyal konutlarda
bir cinayet vakası vardı.

00:03:29.792 --> 00:03:33.254 align:center
Olay yerine vardığımda
kurban merdiven boşluğundaydı.

00:03:33.338 --> 00:03:37.800 align:center
19 ila 20 yaşlarında,
açık tenli siyahi bir kadındı.

00:03:37.884 --> 00:03:39.385 align:center
Olay yeri karışıktı.

00:03:40.720 --> 00:03:43.765 align:center
Olay yerini koruyan
üniformalı polisler vardı.

00:03:43.848 --> 00:03:46.476 align:center
Kanıt toplayan Olay Yeri Birimi vardı.

00:03:47.769 --> 00:03:52.232 align:center
Künt travma izi,
bıçak veya kurşun yarası yoktu.

00:03:53.066 --> 00:03:57.862 align:center
Kurbanın boğulduğunu tahmin ettik.

00:03:58.947 --> 00:04:04.827 align:center
Üzerinden kimlik, okul kimliği
veya ehliyet çıkmadı.

00:04:05.912 --> 00:04:08.748 align:center
Dedektifler binayı araştırdı.

00:04:09.499 --> 00:04:12.335 align:center
Kurbanın yüzünün resmini çektik.

00:04:12.418 --> 00:04:15.755 align:center
Binada kapı kapı dolaşıp
herkese gösterdik.

00:04:15.838 --> 00:04:17.966 align:center
"Bu genç hanımı tanıyor musunuz?"

00:04:18.049 --> 00:04:21.928 align:center
Her daireye gidip insanlarla görüştük.

00:04:22.011 --> 00:04:25.223 align:center
20 katlı bir binaydı.
Her katta 10 daire vardı.

00:04:25.306 --> 00:04:26.766 align:center
Bir şey bulamadık.

00:04:27.475 --> 00:04:30.853 align:center
Orada yaşamadığı belliydi.
O binadan biriyle çıkmıyordu.

00:04:32.730 --> 00:04:36.442 align:center
EMNİYET
23'ÜNCÜ KARAKOL

00:04:39.362 --> 00:04:40.655 align:center
Son 36 saat içinde

00:04:40.738 --> 00:04:44.409 align:center
karakola kayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı
kontrol ettik.

00:04:44.993 --> 00:04:49.872 align:center
Kurbanın eşkâline uyan birini
tespit ettik.

00:04:50.999 --> 00:04:54.669 align:center
Bir gece önce ailesi tarafından
kayıp ihbarı yapılan genç kadın

00:04:54.752 --> 00:04:56.254 align:center
Rasheda Washington'dı.

00:04:59.882 --> 00:05:04.095 align:center
Dedektifler çektikleri fotoğrafla
ailesini görmeye gitti.

00:05:06.180 --> 00:05:07.223 align:center
Kolay değildir.

00:05:07.932 --> 00:05:09.350 align:center
Hiç kolay değildir.

00:05:10.018 --> 00:05:11.686 align:center
Bu nasıl olabilir?

00:05:15.648 --> 00:05:17.817 align:center
Onu bizden çaldılar.

00:05:21.237 --> 00:05:24.741 align:center
İnsan bir şey yapamıyor.
Hiçbir şey hatırlamıyordum.

00:05:24.824 --> 00:05:28.745 align:center
Sanki bir rüyadaymış gibi ortada dolaştım.

00:05:30.204 --> 00:05:33.249 align:center
Durmadan bağırdım, ağladım.

00:05:33.332 --> 00:05:36.252 align:center
"Yavrumu öldürdüler" dedim.

00:05:37.337 --> 00:05:39.881 align:center
Rasheda benim ikiz kardeşimdi.

00:05:39.964 --> 00:05:45.470 align:center
Dünyaya gelir gelmez
ikizlerin arasında özel bir bağ oluşur.

00:05:46.095 --> 00:05:49.182 align:center
Beraber doğduğumuz için
beraber öleceğimizi sanmıştım.

00:05:52.643 --> 00:05:56.814 align:center
Ailesi kızlarıyla ilgili her tür bilgiyi
bizimle paylaştı.

00:05:58.775 --> 00:06:03.279 align:center
Rasheda ve kardeşi
New York'ta doğup büyüdü.

00:06:05.073 --> 00:06:07.533 align:center
Rasheda liseden mezun olunca

00:06:07.617 --> 00:06:13.498 align:center
en iyi moda okullarından biri olan
Moda Teknoloji Enstitüsü'ne girdi.

00:06:13.581 --> 00:06:16.959 align:center
15 Haziran 1997'de mezun olduk.

00:06:17.043 --> 00:06:18.294 align:center
Çok heyecanlıydı.

00:06:20.797 --> 00:06:26.135 align:center
Üniversitede okuyan, çalışan,
sıradan bir 18 yaşındaki gençti.

00:06:27.512 --> 00:06:31.974 align:center
Kendine belli hedefler koymuştu
ve bunları gerçekleştirmeye çalışıyordu.

00:06:34.102 --> 00:06:39.023 align:center
18 yaşındayken size çok yakın birini
trajik bir şekilde kaybedeceğiniz

00:06:39.107 --> 00:06:41.317 align:center
aklınıza gelmez.

00:06:42.402 --> 00:06:45.988 align:center
Çok canlı, harika bir insandı.

00:06:47.365 --> 00:06:49.367 align:center
Bir anda onu kaybettik.

00:06:49.450 --> 00:06:54.330 align:center
İyi bir öğrenci, iyi bir evlat,
iyi bir kardeş olduğunu öğrendik.

00:06:54.414 --> 00:06:55.581 align:center
Yakın bir aileydi.

00:07:02.588 --> 00:07:04.465 align:center
Bu bir cinayetti.

00:07:04.549 --> 00:07:09.554 align:center
Otopsinin ardından
boğularak öldüğü anlaşıldı.

00:07:09.637 --> 00:07:13.099 align:center
Göğsüne ve boynuna baskı uygulanmış.

00:07:15.309 --> 00:07:18.271 align:center
Otopsi sonucu
cinsel saldırıya uğradığını öğrendik.

00:07:18.354 --> 00:07:22.942 align:center
Kurbanın üzerinde
vücut sıvıları ve DNA bulundu.

00:07:23.025 --> 00:07:27.530 align:center
DNA örneği
veri tabanlarında karşılaştırıldı

00:07:27.613 --> 00:07:34.036 align:center
ama o zaman ulusal veri tabanında biriyle
veya herhangi bir şüpheliyle eşleşmedi.

00:07:35.746 --> 00:07:41.752 align:center
Cinsel Suçlar Birimi'nde çalışırken
tatmin amaçlı olmayan tecavüzler gördüm.

00:07:41.836 --> 00:07:46.883 align:center
Birçoğu tecavüz ettikleri kişiye karşı
nefret, öfke kaynaklıydı.

00:07:47.467 --> 00:07:53.347 align:center
Cinsel saldırı ve boğma
güç ve kontrolü göstermek içindir.

00:07:54.974 --> 00:07:57.351 align:center
Bu durum katille ilgili çok şey anlatır.

00:07:57.977 --> 00:08:02.231 align:center
Katil zayıftır.
Bu sayede kendini güçlü hisseder.

00:08:07.737 --> 00:08:10.948 align:center
1998'de Central Park cinayet vakası
yeni görülmüştü.

00:08:12.283 --> 00:08:18.831 align:center
Baştan beri polis ve savcılar arasında
güçlü bir iş birliği vardı

00:08:18.915 --> 00:08:22.084 align:center
çünkü birbirimize muhtaç olduğumuzu
iyi biliyorduk.

00:08:22.793 --> 00:08:24.503 align:center
Savcı her şeyle ilgilenir.

00:08:24.587 --> 00:08:29.842 align:center
Vakanın her korkunç detayını dinler.

00:08:30.676 --> 00:08:33.387 align:center
Rasheda Washington davasına atandım.

00:08:33.471 --> 00:08:36.432 align:center
Herkes hemen vakayı çözmek istiyordu.

00:08:37.016 --> 00:08:38.184 align:center
RASHEDA'NIN EVİ

00:08:38.267 --> 00:08:41.062 align:center
Rasheda Washington ailesiyle birlikte

00:08:41.145 --> 00:08:45.316 align:center
1. Cadde'deki
1199 Plaza adlı sosyal konutta yaşıyordu.

00:08:45.399 --> 00:08:48.861 align:center
Evinden sekiz blok ötede bulundu.

00:08:49.445 --> 00:08:54.033 align:center
Bir zaman çizelgesi oluşturarak
odaklanacak şeyleri belirlemek istedik.

00:08:54.116 --> 00:08:59.080 align:center
Rasheda en son saat 21.30 civarı
canlı olarak görüldü.

00:09:00.248 --> 00:09:03.251 align:center
-Express'te çalışıyordu.
-34. Cadde'de.

00:09:03.334 --> 00:09:04.627 align:center
-34. Cadde'de.
-Evet.

00:09:04.710 --> 00:09:08.839 align:center
-Saat 22.00 gibi evde olurdu.
-Evet, akşam 10.00'da.

00:09:09.882 --> 00:09:13.719 align:center
İşini bitirdi, iş arkadaşlarıyla vedalaştı

00:09:13.803 --> 00:09:17.723 align:center
ve her akşam olduğu gibi
metroya doğru yürüdü.

00:09:18.349 --> 00:09:23.896 align:center
Normalde Doğu 110. Cadde
ve Lexington Bulvarı'nda metrodan inerdi.

00:09:24.397 --> 00:09:28.985 align:center
Lexington'dan 1. Cadde'ye, evine yürürdü.

00:09:29.068 --> 00:09:33.239 align:center
1. Cadde'de,
109. Sokak'ta yaşadığını biliyorduk.

00:09:33.322 --> 00:09:36.450 align:center
O vardiyada çalışan güvenlik görevlisi

00:09:36.534 --> 00:09:38.995 align:center
o gece hariç her gece
onu gördüğünü söyledi.

00:09:39.078 --> 00:09:45.876 align:center
Cesedi ertesi sabah 5.00, 6.00 civarı
evinden sekiz blok ötede bulundu.

00:09:46.502 --> 00:09:52.425 align:center
5. Cadde'deki 1345 numaralı binaya,
15. katın merdiven boşluğuna nasıl geldi?

00:09:52.508 --> 00:09:53.634 align:center
BULUNDUĞU YER

00:09:53.718 --> 00:09:55.136 align:center
Bunu kimse bilmiyordu.

00:09:57.597 --> 00:09:59.515 align:center
Evden pek çıkmayan biriydi.

00:09:59.598 --> 00:10:04.228 align:center
Okula, işe giderdi.
Hiç geç saatlere dek dışarıda gezmezdi.

00:10:05.688 --> 00:10:11.777 align:center
Bulunduğu yere nasıl geldiğini
bir türlü anlayamadık.

00:10:11.861 --> 00:10:15.239 align:center
Bana şunu sordular.

00:10:15.323 --> 00:10:21.495 align:center
"Mahallede olduğunuz sırada
dikkatinizi çeken biri oldu mu?"

00:10:21.579 --> 00:10:23.331 align:center
Aklıma kimse gelmedi.

00:10:25.541 --> 00:10:27.668 align:center
Rasheda'nın bir sevgilisi vardı.

00:10:28.836 --> 00:10:31.839 align:center
O gece eve gelmeyince

00:10:31.922 --> 00:10:36.886 align:center
"Geceyi dışarıda mı geçirdi
yoksa sıra dışı bir şey mi yaptı?" dedim.

00:10:36.969 --> 00:10:39.972 align:center
Dedektifler sevgilisini
tanıyıp tanımadığımı sordu.

00:10:40.056 --> 00:10:43.517 align:center
"Evet, tanıyorum.
Sevgilisiyle vakit geçirdim" dedim.

00:10:43.601 --> 00:10:48.814 align:center
Sevgilisinin böyle bir şey yapacağını
veya Rasheda'yı inciteceğini düşünmedim.

00:10:49.857 --> 00:10:52.151 align:center
"Adı ne? Nerede yaşıyor?" diye sordum.

00:10:52.818 --> 00:10:54.236 align:center
Sevgilisiyle konuştuk.

00:10:54.904 --> 00:10:58.032 align:center
Rasheda'nın sevgilisini sorguya aldık.

00:10:58.115 --> 00:11:03.120 align:center
Failin o olduğunu düşündürecek
herhangi bir işaret yoktu.

00:11:03.204 --> 00:11:04.789 align:center
Sevgilisi perişandı.

00:11:04.872 --> 00:11:07.041 align:center
MODA BULVARI, 7. CD
BATI 27. SK

00:11:07.124 --> 00:11:09.960 align:center
Tanıdığı herkesle görüştük.

00:11:10.044 --> 00:11:13.964 align:center
Ölümünde bir şekilde parmağı olabilecek

00:11:14.048 --> 00:11:19.762 align:center
şüpheli tanıdıkları,
okul veya iş arkadaşları var mıydı?

00:11:19.845 --> 00:11:22.640 align:center
Tanıdığı gençlerin
hayatta bir amaçları vardı

00:11:22.723 --> 00:11:25.893 align:center
ve Rasheda gibi
amaçları için çabalıyorlardı.

00:11:25.976 --> 00:11:29.105 align:center
Bunu duymak hem güzel,
hem de can sıkıcıydı

00:11:29.188 --> 00:11:31.816 align:center
çünkü bize bir ipucu sunmadı.

00:11:32.441 --> 00:11:39.240 align:center
Mahalledeki tüm iş yerlerinin camlarına
ipucu verecekler için ödül broşürü asıldı.

00:11:41.450 --> 00:11:44.495 align:center
Bu süreçte kaçırıldı mı

00:11:44.578 --> 00:11:49.375 align:center
yoksa kendi rızasıyla
biriyle mi gitti bilmiyorduk.

00:11:49.458 --> 00:11:51.836 align:center
Belirleyici özellikler aradık.

00:11:51.919 --> 00:11:57.717 align:center
Bize yardım edebilecek
dikkat çekici noktalar aradık

00:11:58.801 --> 00:12:00.344 align:center
ama bir şey bulamadık.

00:12:00.428 --> 00:12:03.848 align:center
Bir çıkmaza girdik.
Elimizde hiçbir ipucu yoktu.

00:12:11.147 --> 00:12:13.524 align:center
RASHEDA WASHINGTON CİNAYETİNDEN
ÜÇ AY SONRA

00:12:13.607 --> 00:12:16.110 align:center
Rasheda Washington cinayetinden
aylar sonraydı.

00:12:16.193 --> 00:12:21.949 align:center
15 yaşındaki bir genç kız
sosyal konutlardaki evine dönüyordu.

00:12:23.200 --> 00:12:26.579 align:center
Asansöre gitti, asansörün düğmesine bastı.

00:12:26.662 --> 00:12:28.289 align:center
Arkasından bir adam geldi.

00:12:28.372 --> 00:12:30.332 align:center
Onu bıçakla tehdit etti.

00:12:30.416 --> 00:12:33.878 align:center
Onu merdiven boşluğuna sokup
ona tecavüz etti.

00:12:33.961 --> 00:12:37.089 align:center
Takılarını çalıp kızı bıraktı.

00:12:39.049 --> 00:12:40.468 align:center
Polis olay yerine vardı.

00:12:40.968 --> 00:12:44.263 align:center
Polis merdiven boşluğunda iki şey buldu.

00:12:44.346 --> 00:12:47.349 align:center
FUBU marka sweatshirt
ve bir beyzbol şapkası.

00:12:48.058 --> 00:12:54.899 align:center
15 yaşındaki kız, polise şu ifadeyi verdi.
"Fail bu kıyafetleri giyiyordu.

00:12:55.483 --> 00:12:58.152 align:center
Üzerinde bu sweatshirt
ve beyzbol şapkası vardı."

00:12:58.235 --> 00:13:02.072 align:center
Sweatshirt, beyzbol şapkası
ve tecavüz delilleri

00:13:02.156 --> 00:13:05.367 align:center
incelenmek üzere
Adli Tıp Kurumu'na yollandı.

00:13:08.078 --> 00:13:13.459 align:center
6 OCAK 1999
PALADINO'DAKİ TECAVÜZDEN DÖRT AY SONRA

00:13:13.542 --> 00:13:15.920 align:center
6 Ocak 1999'da

00:13:16.003 --> 00:13:21.675 align:center
Adli Tıp Kurumu'ndan
her şeyi değiştiren bir haber aldık.

00:13:22.259 --> 00:13:25.387 align:center
Sweatshirt veya şapkada
fiziksel bir kanıt yoktu

00:13:25.471 --> 00:13:30.226 align:center
ama Rasheda Washington'ın cesedinde,
spermde bulunan DNA

00:13:30.309 --> 00:13:34.230 align:center
tecavüz kurbanından alınan spermle
bire bir eşleşti.

00:13:34.313 --> 00:13:37.191 align:center
Bu iki suçu aynı kişi işlemişti.

00:13:37.274 --> 00:13:42.196 align:center
RASHEDA WASHINGTON CİNAYETİ
İLK TECAVÜZ KURBANI

00:13:42.279 --> 00:13:44.073 align:center
Heyecan verici bir andı

00:13:44.615 --> 00:13:47.868 align:center
çünkü iki vaka arasında bir bağ bulduk

00:13:47.952 --> 00:13:52.915 align:center
ama hâlâ failin kim olduğunu bilememek
canımızı sıkıyordu.

00:13:52.998 --> 00:13:56.585 align:center
İki hafta sonra
Adli Tıp Kurumu'ndan telefon geldi.

00:13:56.669 --> 00:14:00.631 align:center
Aynı bölgede
bir genç kız daha tecavüze uğradı.

00:14:01.382 --> 00:14:03.259 align:center
Kurban 13 yaşındaydı.

00:14:04.343 --> 00:14:06.679 align:center
Bıçakla korkutulup tehdit edilmiş,

00:14:06.762 --> 00:14:09.473 align:center
ardından kendi kıyafetiyle
gözleri bağlanmış.

00:14:09.557 --> 00:14:13.477 align:center
Karanlık bir merdiven boşluğunda
cinsel saldırıya uğrayıp soyulmuş.

00:14:13.561 --> 00:14:15.563 align:center
Tecavüz delilleri toplandı.

00:14:15.646 --> 00:14:20.651 align:center
Bu deliller Rasheda Washington cinayeti
ve tecavüz vakasıyla eşleşti.

00:14:20.734 --> 00:14:24.989 align:center
Kurbanların boyları ve yaşları
birbirine benziyordu.

00:14:25.990 --> 00:14:31.078 align:center
Minyon, genç,
Hispanik veya açık tenlilerdi.

00:14:31.161 --> 00:14:34.873 align:center
Hepsi de civar bölgelerdendi.

00:14:35.624 --> 00:14:37.459 align:center
Elimizde bir kalıp vardı.

00:14:37.543 --> 00:14:41.422 align:center
Seri bir tecavüzcü ve katil
serbest dolaşıyordu.

00:14:41.505 --> 00:14:44.675 align:center
Soruşturma hız kazandı.

00:14:44.758 --> 00:14:46.552 align:center
Tam gaz yüklendik.

00:14:47.428 --> 00:14:52.725 align:center
Paladino konutlarında tecavüze uğrayan
15 yaşındaki kız, görev gücünün adı oldu.

00:14:53.309 --> 00:14:58.564 align:center
Paladino görev gücü
eşsiz özellikleri olan bireylere sahipti.

00:14:58.647 --> 00:15:03.485 align:center
Ben ve John Irwin olmak üzere
savcılıktan bazı çalışanlar vardı.

00:15:03.569 --> 00:15:08.407 align:center
İlginç karakterli müthiş dedektifler de
görev gücünde yer alıyordu.

00:15:08.490 --> 00:15:10.409 align:center
Scott Wagner vardı.

00:15:10.492 --> 00:15:14.288 align:center
Birlikte çalıştığım
en tutkulu dedektiflerden biriydi.

00:15:14.371 --> 00:15:17.499 align:center
Empatik düşünceye sahip Rob Mooney vardı.

00:15:17.583 --> 00:15:19.460 align:center
Kurbanlarla arası çok iyiydi.

00:15:19.543 --> 00:15:24.340 align:center
Bob Mooney ile bir barda tanıştım.
Bowery'deki Phebe's adlı bara giderdim.

00:15:24.882 --> 00:15:29.803 align:center
Diğer tarafta başka biriyle konuşuyordu.
İspanyolca sohbet ediyorlardı.

00:15:29.887 --> 00:15:35.225 align:center
Irma çok akıllı biri olduğundan
bir süre sonra dinlediğimi fark etti.

00:15:35.309 --> 00:15:37.603 align:center
Ona bakıp şöyle dedim.

00:15:38.187 --> 00:15:39.480 align:center
"Sakin ol tatlım.

00:15:39.563 --> 00:15:42.650 align:center
Kiminle konuştuğunu bilmemek
çok tehlikelidir."

00:15:42.733 --> 00:15:45.277 align:center
"Ne oluyor lan?" dedi.

00:15:45.361 --> 00:15:47.655 align:center
"İspanyolca biliyor musun?" dedim.

00:15:47.738 --> 00:15:50.115 align:center
İspanyolca konuştuğu hiç aklınıza gelmez

00:15:50.199 --> 00:15:52.993 align:center
çünkü 1,91 metre boyunda
beyaz bir İrlandalı.

00:15:53.077 --> 00:15:55.871 align:center
Dominiklilerin olduğu bir mahallede
görev almış.

00:15:55.954 --> 00:15:59.959 align:center
Arabanın arka koltuğundaki iki fail
birbiriyle konuşuyormuş.

00:16:00.042 --> 00:16:03.295 align:center
Silahı, uyuşturucuyu
nereye sakladıklarını konuşmuşlar.

00:16:03.379 --> 00:16:05.964 align:center
Bob Mooney söylenen her şeyi anlamış.

00:16:09.218 --> 00:16:11.637 align:center
Karakol dedektifiydim.

00:16:11.720 --> 00:16:18.227 align:center
Görev gücü oluşturulunca
karakoldaki görevlerimizden alındık

00:16:18.310 --> 00:16:21.897 align:center
ve sadece bu vakalar üzerinde
çalışmaya başladık.

00:16:23.899 --> 00:16:28.862 align:center
Hayatta kalan tecavüz kurbanları
robot resim sanatçılarıyla oturup

00:16:28.946 --> 00:16:31.740 align:center
faillerin eşkâllerini çizdirdi.

00:16:32.449 --> 00:16:35.327 align:center
Bu eşkâllerden broşürler hazırlandı.

00:16:35.411 --> 00:16:37.955 align:center
ARANIYOR
CİNAYET/TECAVÜZDEN

00:16:38.038 --> 00:16:41.250 align:center
Broşürler dükkânların vitrinine,
telefon direklerine asıldı.

00:16:41.333 --> 00:16:44.044 align:center
Doğu Harlem'in her yerine
bu broşürleri astık.

00:16:44.128 --> 00:16:46.255 align:center
Ayrıca bir ihbar hattı oluşturduk.

00:16:51.969 --> 00:16:55.347 align:center
Medyanın bu işe dâhil olmaması kötü oldu.

00:16:55.431 --> 00:16:57.808 align:center
Onları çağırdığımızda
bu işe dâhil oldular.

00:16:58.434 --> 00:17:01.979 align:center
Bu eşkâli gören biri çıkar diye

00:17:02.062 --> 00:17:05.774 align:center
bu olayı haber yapmalarını istedik.

00:17:05.858 --> 00:17:11.947 align:center
Kurbanlar genç Hispanik
ve siyahi kızlar olmasalardı

00:17:12.031 --> 00:17:15.159 align:center
medya daha çok ilgi gösterirdi.

00:17:15.909 --> 00:17:17.161 align:center
Bu üzücü bir durumdu.

00:17:17.703 --> 00:17:20.164 align:center
Kurbanın siyahi veya Hispanik olması,

00:17:20.247 --> 00:17:23.959 align:center
failin siyahi, Hispanik veya beyaz olması
umurumuzda değildi.

00:17:24.042 --> 00:17:28.047 align:center
Doğu Harlem'de yakalanması gereken
çok kötü bir adam vardı.

00:17:28.130 --> 00:17:32.259 align:center
Yaptıklarının bedelini ödemesi için
elimden geleni yaptım.

00:17:34.261 --> 00:17:38.515 align:center
Rasheda cinayetinden sekiz ay sonra
ihbar hattına bilgi geldi.

00:17:40.059 --> 00:17:41.435 align:center
Arayan bir kadındı.

00:17:41.518 --> 00:17:45.355 align:center
İsimsiz ihbarcı söylentilerden bahsedip

00:17:45.439 --> 00:17:52.279 align:center
bölgedeki cinayet ve tecavüz olaylarından
Ace'in sorumlu olduğunu söyledi.

00:17:52.362 --> 00:17:55.073 align:center
"Ace" lakabı bana çok tanıdık geldi.

00:17:55.157 --> 00:17:57.659 align:center
Scott çözülmemiş bir vakayı hatırladı.

00:17:57.743 --> 00:17:59.995 align:center
Hemen karakola gidip dosyayı getirdi.

00:18:00.079 --> 00:18:03.499 align:center
Cinayet masasına gelip
"Sanırım failimiz bu" dedi.

00:18:16.762 --> 00:18:19.890 align:center
10 Eylül 1997'de
bir cinayet vakasına verildim.

00:18:19.973 --> 00:18:22.351 align:center
19 yaşında Hispanik bir kızdı.

00:18:22.434 --> 00:18:26.271 align:center
218 Doğu ile 104. Cadde arasında
bir çatıda bulundu.

00:18:26.355 --> 00:18:27.397 align:center
1997'DEKİ KURBAN

00:18:27.481 --> 00:18:29.650 align:center
Vücudunun yüzde 90'ı yanmıştı.

00:18:31.235 --> 00:18:33.237 align:center
Arohn Malik Kee'yi sorguladım.

00:18:33.320 --> 00:18:36.698 align:center
Birçok kişi onu "Ace" olarak tanıyordu.
Lakabı buydu.

00:18:37.282 --> 00:18:40.202 align:center
Kızın telefon kayıtlarında
telefon numarası çıktı.

00:18:40.285 --> 00:18:41.662 align:center
Onu sorgulamak istedim.

00:18:43.789 --> 00:18:47.709 align:center
Kendisi ve sevgilisi
kurbanın arkadaşıymış.

00:18:47.793 --> 00:18:49.628 align:center
Yemeğe çıkacaklarmış.

00:18:50.129 --> 00:18:52.673 align:center
Kız hiç gelmemiş.

00:18:53.841 --> 00:18:56.426 align:center
Kızı aramış ama kız hiç gelmemiş.

00:18:56.510 --> 00:18:58.554 align:center
Sorduğum her soruya cevap verdi.

00:18:58.637 --> 00:19:02.307 align:center
Yıllar içinde yaptığımız sorgularda

00:19:02.391 --> 00:19:07.813 align:center
insanın yalan söylediğini gösteren
bazı vücut dili işaretleri öğrendik.

00:19:07.896 --> 00:19:12.818 align:center
Vücut diline baktığımızda
yalan söylediğine dair bir işaret yoktu.

00:19:13.443 --> 00:19:15.571 align:center
Gözüme çarpan bir şey yoktu.

00:19:15.654 --> 00:19:20.242 align:center
Sorgu bitince ona şu soruyu sordum.

00:19:20.325 --> 00:19:22.870 align:center
"Polaroid fotoğrafını çekebilir miyim?"

00:19:23.787 --> 00:19:25.455 align:center
"Tabii, sorun değil" dedi.

00:19:39.428 --> 00:19:43.515 align:center
Evrakları ve fotoğrafı almak için
karakola gittim.

00:19:44.057 --> 00:19:48.687 align:center
Üzerinde FUBU logolu,
gri bir sweatshirt vardı.

00:19:48.770 --> 00:19:51.899 align:center
Olay yerindeki sweatshirt'in aynısıydı.

00:19:52.399 --> 00:19:55.652 align:center
Robot resmi de
çektiğim fotoğrafa benziyordu.

00:19:56.278 --> 00:20:01.992 align:center
Hazırlanan robot resmi
Arohn Kee'ye acayip benziyordu.

00:20:02.075 --> 00:20:06.872 align:center
Bu bir kimlik tespiti
veya geçerli sebep sayılmasa da

00:20:06.955 --> 00:20:09.750 align:center
bize bir hedef sunuyordu.

00:20:09.833 --> 00:20:12.586 align:center
O noktada tek şüpheli Arohn Kee'ydi.

00:20:14.630 --> 00:20:17.507 align:center
Arohn Kee'nin sabıka kaydını incelediler.

00:20:17.591 --> 00:20:21.053 align:center
Soygun ve hırsızlık geçmişi vardı.

00:20:21.136 --> 00:20:25.390 align:center
23. Karakol'dan bir dedektif
sıra dışı adını fark etti.

00:20:25.474 --> 00:20:29.227 align:center
Arohn pes rastlanmayan bir addı.

00:20:29.311 --> 00:20:32.189 align:center
"Şöyle bir vaka var" dedi.

00:20:32.272 --> 00:20:34.900 align:center
Gidip Paola Illera vakasını getirdi.

00:20:36.860 --> 00:20:41.156 align:center
"Bu bir kalıp olduğunu gösteriyor" deyip
her şeyi açıkladı.

00:20:50.916 --> 00:20:55.379 align:center
24 OCAK 1991
RASHEDA CİNAYETİNDEN SEKİZ YIL ÖNCE

00:20:56.088 --> 00:20:58.340 align:center
Ocak 1991.

00:21:01.134 --> 00:21:05.013 align:center
Paola Illera adlı
13 yaşındaki küçük bir kız

00:21:05.097 --> 00:21:08.058 align:center
öğleden sonra okuldan eve yürüyordu.

00:21:09.268 --> 00:21:13.105 align:center
Ailesi 420 Doğu 111. Sokak'ta
30. katta oturuyordu.

00:21:14.022 --> 00:21:17.401 align:center
İçeri girmek için lobinin ziline bastı.

00:21:18.860 --> 00:21:21.363 align:center
Ailesi Paola gelmeyince merak etti.

00:21:22.614 --> 00:21:26.326 align:center
Lobiyle 30. kat arasında bir yerde
ortadan kayboldu.

00:21:27.327 --> 00:21:32.708 align:center
Annem 16.30 civarı beni arayıp
"Paola gelmedi" dedi.

00:21:33.292 --> 00:21:36.586 align:center
Kayınbiraderim bir sorun olduğunu düşünüp
polisi aradı.

00:21:36.670 --> 00:21:38.130 align:center
PAOLA'NIN ANNESİ

00:21:38.213 --> 00:21:42.384 align:center
Geldiğimde bir kargaşa vardı.
Her yerde onu aradım.

00:21:42.467 --> 00:21:45.721 align:center
Paola'nın annesi
telaş içinde çocuğunu arayıp

00:21:45.804 --> 00:21:47.973 align:center
nerede olduğunu merak ederken

00:21:48.557 --> 00:21:53.353 align:center
nehrin oradaki yaya köprüsünün yakınında
köpeğini gezdiren bir adam

00:21:53.437 --> 00:21:56.898 align:center
ufak bir kızın cesedini buldu.

00:21:57.524 --> 00:22:01.987 align:center
Kız bıçaklanmış, boğulmuş,
saldırıya ve tecavüze uğramıştı.

00:22:02.070 --> 00:22:05.115 align:center
O küçük kız Paola Illera'ydı.

00:22:05.198 --> 00:22:07.784 align:center
Evinden 10 blok ötede bulundu.

00:22:08.702 --> 00:22:10.871 align:center
PAOLA'NIN BULUNDUĞU YER

00:22:10.954 --> 00:22:14.750 align:center
Hâlâ yaşadığına dair
içimde bir umut vardı.

00:22:15.751 --> 00:22:20.213 align:center
Sonra kayınbiraderim
"Paola öldü Olga" dedi.

00:22:22.007 --> 00:22:25.260 align:center
"Yalan söylüyorsun" diye bağırdım.

00:22:25.344 --> 00:22:29.014 align:center
"Neden bana yalan söylüyorsun?
Niye böyle yapıyorsun?"

00:22:30.015 --> 00:22:33.101 align:center
Sonra kardeşim geldi ve olayı doğruladı.

00:22:34.227 --> 00:22:35.854 align:center
"Paola öldü" dedi.

00:22:43.904 --> 00:22:46.156 align:center
Paola'nın cesedi bulunduktan sonra

00:22:46.239 --> 00:22:52.579 align:center
dedektifler Paola'nın yaşadığı
420 Doğu ve 111. Sokak'taki binayı aradı,

00:22:53.330 --> 00:22:54.956 align:center
her kapıyı çaldı.

00:22:55.040 --> 00:22:57.501 align:center
1910 numaralı daireye de uğradılar.

00:22:58.502 --> 00:23:01.838 align:center
Görüştükleri kişinin adı Arohn Warford'dı.

00:23:01.922 --> 00:23:04.424 align:center
Ona Paola'nın resmini gösterdiklerinde

00:23:04.508 --> 00:23:08.261 align:center
"Evet, onu gördüm.
Onunla asansöre bindim" dedi.

00:23:08.345 --> 00:23:09.971 align:center
Adam kendi katında inmiş.

00:23:10.806 --> 00:23:14.434 align:center
Paola asansörle devam etmiş.
Verdiği ifade buydu.

00:23:15.227 --> 00:23:18.188 align:center
O dönem
hırsızlık ve soygundan sabıkası vardı

00:23:18.271 --> 00:23:19.981 align:center
ama şiddet suçu yoktu.

00:23:20.065 --> 00:23:27.072 align:center
Açık sözlü, dürüst, konuşkan,
cana yakın biri olduğunu düşündüler.

00:23:27.155 --> 00:23:32.119 align:center
Böyle birinin
cinayet faili olamayacağını düşündüler.

00:23:32.994 --> 00:23:38.375 align:center
Paola, Arohn'la aynı binada yaşıyordu
ama onları ilişkilendiren bir kanıt yoktu.

00:23:42.963 --> 00:23:45.882 align:center
Dedektifler adli delil toplamaya çalıştı.

00:23:46.383 --> 00:23:51.930 align:center
Kurbanın üzerindeki külotlu çorapta
bazı kıllar buldular.

00:23:52.514 --> 00:23:57.561 align:center
Ne olduğu bilinmeyen kıllar
adli tıp laboratuvarına gönderildi.

00:23:57.644 --> 00:24:04.484 align:center
O dönem yapılan testte
sadece tek bir şeyi tespit edebildiler.

00:24:04.568 --> 00:24:08.822 align:center
Kıl siyahi bir erkeğe aitti.

00:24:09.614 --> 00:24:11.324 align:center
Tek söyleyebildikleri buydu.

00:24:12.033 --> 00:24:18.540 align:center
O dönem dedektifler bir şey yapamadılar
çünkü ellerinde kanıt yoktu.

00:24:18.623 --> 00:24:20.083 align:center
Vaka çözülemedi.

00:24:30.343 --> 00:24:32.304 align:center
Paola vakasını tekrar inceledik.

00:24:32.387 --> 00:24:34.806 align:center
Paola Illera'yı canlı gören son kişi

00:24:34.890 --> 00:24:40.437 align:center
1991 yılında yapılan aramada
tespit edilmişti.

00:24:40.520 --> 00:24:42.898 align:center
O kişi Arohn Warford adlı bir adamdı.

00:24:43.982 --> 00:24:47.110 align:center
Görev gücündeki bir dedektif şöyle dedi.

00:24:47.194 --> 00:24:52.407 align:center
"Arohn Kee hangi dairede yaşıyor Scotty?"
Ona cevap verdim.

00:24:53.158 --> 00:24:57.245 align:center
"Orası Arohn Warford'ın dairesi" dedi.

00:24:57.871 --> 00:25:01.833 align:center
Emniyet'in veri tabanında
Arohn Warford'ı arattık.

00:25:01.917 --> 00:25:05.253 align:center
Kee ile arasında bir bağlantı bulduk.

00:25:05.879 --> 00:25:08.256 align:center
Cynthia Kee, Arohn Kee'nin annesiydi.

00:25:08.340 --> 00:25:12.010 align:center
Warford soyadı
Arohn Kee'nin babasından geliyordu.

00:25:13.637 --> 00:25:14.721 align:center
Şöyle düşündük…

00:25:14.804 --> 00:25:18.892 align:center
"Vay canına. Arohn Warford, yani Arohn Kee

00:25:18.975 --> 00:25:23.396 align:center
Paola'yı sağ gören son kişiydi."

00:25:23.480 --> 00:25:27.234 align:center
"Vay canına. 1997'deki vakada

00:25:27.317 --> 00:25:33.114 align:center
kurban ortadan kaybolmadan önce
onu sağ gören kişi Arohn Kee'ydi."

00:25:33.198 --> 00:25:34.574 align:center
Resmen afalladık.

00:25:38.370 --> 00:25:40.413 align:center
Ciddi bir vaka olduğunu biliyorduk

00:25:40.497 --> 00:25:44.668 align:center
ama kalıba uyan iki cinayet daha çıkınca
iş daha da kötüleşti.

00:25:44.751 --> 00:25:49.130 align:center
Manhattan'da savcılık yapan biri olarak
şunu rahatlıkla söyleyebilirim.

00:25:49.214 --> 00:25:54.386 align:center
Sadece Doğu Harlem'de değil,
tüm şehirde birçok cinsel suç işlendi.

00:25:54.469 --> 00:25:57.931 align:center
Ama seri katiller nadiren çıkar.

00:25:58.014 --> 00:26:02.727 align:center
O noktada bir seri katil olduğu açıktı.

00:26:05.063 --> 00:26:08.733 align:center
Herkes heyecanlandı,
onu tutuklamak istedi,

00:26:08.817 --> 00:26:10.235 align:center
"Yakalayalım şunu" dedi.

00:26:11.152 --> 00:26:15.657 align:center
Ama bazı boşluklar olduğundan
kendimizi frenlemek zorunda kaldık.

00:26:15.740 --> 00:26:18.827 align:center
Onu tutuklamadan önce
boşlukları ortadan kaldırmalıydık.

00:26:20.203 --> 00:26:24.958 align:center
Ona ait olduğunu bildiğimiz bir DNA örneği
almamız gerekiyordu.

00:26:25.041 --> 00:26:28.587 align:center
Bu sayede olay yerindeki örneklerle
kıyaslama yapacaktık.

00:26:28.670 --> 00:26:31.506 align:center
Örneği nasıl alacağımız soru işaretiydi.

00:26:36.177 --> 00:26:39.598 align:center
Kanunen örnek almanın yollarından biri
terk edilen mülktür.

00:26:39.681 --> 00:26:42.726 align:center
"Kee'yi gözetlemeye başlayalım.

00:26:42.809 --> 00:26:47.856 align:center
Onu takip edip
kaldırıma tükürmesini bekleyelim.

00:26:48.440 --> 00:26:52.610 align:center
Kahvesini çöpe atmasını bekleyelim" dedik.

00:26:53.737 --> 00:26:56.740 align:center
Vücuduna dokunan herhangi bir şey almayı,

00:26:56.823 --> 00:26:59.326 align:center
ondan bir DNA örneği çıkarmayı,

00:26:59.409 --> 00:27:04.247 align:center
örneği de olay yerinden alınan örneklerle
eşleştirmeyi umut ettik.

00:27:04.956 --> 00:27:09.502 align:center
Hatta New York Emniyeti'nden özel bir ekip

00:27:09.586 --> 00:27:13.673 align:center
eve giriş çıkışını görmek için
kapısının önüne kamera yerleştirdi.

00:27:15.675 --> 00:27:18.303 align:center
Bunu asla bilemeyeceğiz

00:27:18.386 --> 00:27:22.390 align:center
ama takip edildiğini
anladığından şüphelendik.

00:27:23.016 --> 00:27:28.480 align:center
Arohn Kee yaklaşık bir hafta boyunca
kaldırıma hiçbir şey atmadı.

00:27:28.563 --> 00:27:32.859 align:center
Ama 8 Şubat'ta bambaşka bir suç işledi.

00:27:32.942 --> 00:27:37.280 align:center
Bu, onu soruşturduğumuz suçlardan
çok farklı bir suçtu.

00:27:38.281 --> 00:27:41.159 align:center
Arohn aynı zamanda seri hırsızdı.

00:27:41.242 --> 00:27:44.162 align:center
Elektronik eşyalarla,
bilgisayarlarla ilgileniyordu.

00:27:45.163 --> 00:27:49.334 align:center
Büyük bir elektronik mağazasına gitti.

00:27:49.417 --> 00:27:51.127 align:center
Yeni bir bilgisayar aldı.

00:27:52.045 --> 00:27:56.466 align:center
Eski bilgisayarını
yeni bilgisayarın kutusuna koyup

00:27:56.549 --> 00:28:00.053 align:center
yeni bilgisayar diye iade etmek istedi.

00:28:00.595 --> 00:28:03.598 align:center
"Bana bozuk bilgisayar sattınız.
İade istiyorum" dedi.

00:28:03.682 --> 00:28:05.975 align:center
Tabii ki kimseyi kandıramadı.

00:28:07.977 --> 00:28:10.271 align:center
Merkez Kuzey Karakolu'nu aradılar.

00:28:10.355 --> 00:28:12.816 align:center
Polis gelip Arohn'ı tutukladı.

00:28:13.858 --> 00:28:17.237 align:center
Böyle hoş bir sürprizin gerçekleşmesi

00:28:17.320 --> 00:28:22.117 align:center
Kee'den DNA örneği almak için
bize bir güzel fırsat sundu.

00:28:22.200 --> 00:28:23.618 align:center
DOĞU HARLEM

00:28:23.702 --> 00:28:28.415 align:center
Joe Potter'ı yanıma alıp
tutulduğu karakola, Merkez Kuzey'e gittim.

00:28:28.498 --> 00:28:30.959 align:center
Ne yazık ki çoktan serbest bırakılmıştı.

00:28:31.042 --> 00:28:34.254 align:center
Mahkemeye çıkarıldıktan sonra
onu tutamadılar.

00:28:35.422 --> 00:28:41.428 align:center
Potter o gece hücrede görevli polise
"Gece mahkûmlara yemek verdiniz mi?" dedi.

00:28:41.511 --> 00:28:44.639 align:center
"Evet" yanıtını aldı.
"Kahve bardağı var mıydı?" "Evet."

00:28:44.723 --> 00:28:49.727 align:center
Hücrelere gidip
tüm kahve bardaklarını topladı.

00:28:50.687 --> 00:28:55.525 align:center
Hiç vakit kaybetmeden
kanıtları Adli Tıp Kurumu'na götürdük.

00:28:55.608 --> 00:28:58.236 align:center
Her işimizi bırakıp test etmeye başladık.

00:28:59.237 --> 00:29:03.658 align:center
Bugün birkaç dakika süren test
o zaman 72 saat sürüyordu.

00:29:03.742 --> 00:29:08.621 align:center
İçimiz rahattı çünkü kamera yerleştirdik
ve onu gözetim altında tuttuk.

00:29:12.917 --> 00:29:15.462 align:center
HIRSIZLIKTAN TUTUKLANMASINDAN
DÖRT GÜN SONRA

00:29:16.713 --> 00:29:19.549 align:center
12 Şubat'ta sonuçlar geldi.

00:29:20.467 --> 00:29:22.802 align:center
İyi haber şuydu. Bir eşleşme çıktı.

00:29:23.595 --> 00:29:28.391 align:center
Bardaklardan birinden çıkan DNA
olay yerindeki DNA numuneleriyle eşleşti.

00:29:28.475 --> 00:29:32.896 align:center
Kötü haberse şuydu.
Arohn Kee hücrede yalnızdı.

00:29:32.979 --> 00:29:36.649 align:center
Kahve bardağı
olay yerindeki numunelerle eşleşmedi.

00:29:36.733 --> 00:29:38.735 align:center
Kafamız çok karıştı.

00:29:38.818 --> 00:29:40.528 align:center
Sebebini anlayamadık.

00:29:41.654 --> 00:29:46.618 align:center
Kee'nin yan hücresinde kalan kişiyi bulup
sorguya çektik.

00:29:46.701 --> 00:29:49.871 align:center
Ona yan hücrede kalan adamı sorduk.

00:29:49.954 --> 00:29:53.583 align:center
"O herif tam bir baş belasıydı.

00:29:53.666 --> 00:29:56.836 align:center
Sürekli hücreme vurup durdu.

00:29:56.920 --> 00:30:01.466 align:center
Sonunda ne istediğini sordum.
Bardakları değişmek istedi" dedi.

00:30:02.509 --> 00:30:03.927 align:center
Bardakları değişmişler.

00:30:04.010 --> 00:30:08.097 align:center
O beyefendi DNA örneği vermeyi kabul etti.
Ağzından örnek aldık.

00:30:08.181 --> 00:30:12.143 align:center
Alınan DNA
Arohn'ın hücresindeki DNA'yla eşleşti.

00:30:12.227 --> 00:30:14.604 align:center
Yani kesinlikle doğruyu söylüyordu.

00:30:16.314 --> 00:30:18.566 align:center
Herkes çok sevindi.

00:30:18.650 --> 00:30:24.072 align:center
"Gizemin son parçası da çözüldü.
Artık her şey çok açık" dedik.

00:30:24.155 --> 00:30:29.536 align:center
Onu bu suçlarla ilişkilendiren kanıtları
baştan sona inceleyip

00:30:29.619 --> 00:30:33.039 align:center
onu tutuklamaya karar verdik.

00:30:34.624 --> 00:30:36.209 align:center
Ama geç kalmıştık.

00:30:38.628 --> 00:30:39.879 align:center
Çok zekiydi.

00:30:39.963 --> 00:30:43.341 align:center
Kameradan haberi vardı.
Kamerayı söküp parçaladı.

00:30:43.424 --> 00:30:45.885 align:center
Polisleri atlatıp gözden kayboldu.

00:30:47.345 --> 00:30:52.684 align:center
Tehlikeli biri olduğunu biliyorduk.
Muhtemelen bir silahı vardı. Bilemiyorduk.

00:30:52.767 --> 00:30:57.397 align:center
Yerini bulmak için
tüm gece çalışıp sabahladık.

00:30:59.899 --> 00:31:03.403 align:center
Aldığımız bilgiye göre
Brooklyn'li bir sevgilisi vardı.

00:31:03.486 --> 00:31:05.446 align:center
Adı Angelique'ti.

00:31:06.573 --> 00:31:08.116 align:center
16 yaşındaydı.

00:31:09.242 --> 00:31:12.412 align:center
Angelique'in annesiyle iletişime geçtik.

00:31:13.288 --> 00:31:17.500 align:center
Arohn Kee, Angelique'i aldı.
Kız kendi rızasıyla onunla gitti.

00:31:18.501 --> 00:31:21.004 align:center
Annesi nereye gittiklerini bilmiyordu.

00:31:22.213 --> 00:31:28.511 align:center
Arohn Kee o dönem 28, 29 yaşındaydı
ama çok daha genç görünüyordu.

00:31:28.595 --> 00:31:32.890 align:center
Bir ebeveyni endişelendirmeyen biriydi.

00:31:32.974 --> 00:31:38.146 align:center
Harika bir gülümsemesi vardı, kibardı.
Sevgilisini gezmeye çıkarıyordu.

00:31:38.229 --> 00:31:44.694 align:center
Kötü bir olay yaşanacağı konusunda
ebeveynleri şüphelendirecek bir şey yoktu.

00:31:46.070 --> 00:31:49.324 align:center
Ama o bir seri katil ve tecavüzcüydü.

00:31:52.035 --> 00:31:56.080 align:center
Arohn Kee'nin yanındaki 16 yaşındaki kız
kesinlikle onun tipiydi.

00:31:56.831 --> 00:32:01.544 align:center
Bir sonraki kurbanı olmasından
çok korkuyorduk.

00:32:01.628 --> 00:32:06.424 align:center
KAYIP KİŞİ
ANGELIQUE STALLINGS

00:32:08.301 --> 00:32:13.389 align:center
Arohn Kee'yi yakalamak için
büyük bir emek harcadık.

00:32:14.307 --> 00:32:18.061 align:center
Olay artık medyaya yansımıştı.

00:32:18.645 --> 00:32:21.439 align:center
Polis, DNA örneğinin
Rasheda Washington cinayeti

00:32:21.522 --> 00:32:24.651 align:center
ve iki tecavüz vakasıyla
eşleştiğini söyledi.

00:32:24.734 --> 00:32:26.778 align:center
İki cinayet olayında şüpheli

00:32:26.861 --> 00:32:31.074 align:center
ve Angelique Stallings'i kaçırdığından
endişe ediliyor.

00:32:32.700 --> 00:32:36.496 align:center
Kee'nin birçok sevgilisi olduğunu
tespit ettik.

00:32:38.122 --> 00:32:43.086 align:center
Kee'nin sevgililerinden birinin annesi
ertesi gün bize geldi.

00:32:43.169 --> 00:32:45.588 align:center
Kee'yle aynı binada yaşıyordu.

00:32:47.548 --> 00:32:53.054 align:center
Haberleri izleyince
yardım etmek için bize ulaştı.

00:32:54.055 --> 00:33:00.645 align:center
Kee'nin onu bir anne gibi gördüğünü,
hatta kendisine "anne" dediğini söyledi.

00:33:01.270 --> 00:33:03.439 align:center
Kee'yle iletişim hâlindeydi.

00:33:03.523 --> 00:33:04.857 align:center
Kee onu arıyordu.

00:33:07.276 --> 00:33:11.781 align:center
Kadının evine gittim.
Çağrı bilgisinde görünen numarayı verdi.

00:33:11.864 --> 00:33:16.327 align:center
Hemen teknik ekibe aramayı takip ettirdim.

00:33:16.411 --> 00:33:19.247 align:center
Miami şehir merkezindeki

00:33:19.330 --> 00:33:23.960 align:center
Miami Sun Otel'in önünde yer alan
ankesörlü telefondan aranmıştı.

00:33:25.003 --> 00:33:28.464 align:center
Ertesi sabah ilk uçakla Miami'ye gittik.

00:33:29.006 --> 00:33:30.925 align:center
DNA EŞLEŞMESİNDEN YEDİ GÜN SONRA

00:33:31.009 --> 00:33:35.430 align:center
Miami Emniyeti'ne haber verip
bölgeyi emniyet altına aldırdık.

00:33:36.222 --> 00:33:38.599 align:center
Miami Sun Otel'e gittik.

00:33:38.683 --> 00:33:42.812 align:center
Ortaya çıkacağını umarak
binanın girişini izlemeye başladık.

00:33:47.233 --> 00:33:52.780 align:center
Beş dakika sonra sallana sallana geldi.
Neyse ki Angelique de yanındaydı.

00:33:52.864 --> 00:33:57.368 align:center
Hemen otel lobisine koşturduk
ama çoktan yukarı çıkmıştı.

00:33:57.452 --> 00:33:58.745 align:center
Yukarı çıktım.

00:33:58.828 --> 00:34:02.498 align:center
Miami cinayet masası çavuşu bana bakıp
"Nereye gidiyorsun?" dedi.

00:34:02.582 --> 00:34:07.378 align:center
"Onu yakalayacağız" dedim.
"Hayır. SWAT ekibini çağıracağız" dedi.

00:34:09.130 --> 00:34:10.715 align:center
Birkaç dakika içinde

00:34:10.798 --> 00:34:14.218 align:center
yandaki iki binanın çatısında
keskin nişancılar belirdi.

00:34:14.302 --> 00:34:16.679 align:center
Otelin üstünde bir helikopter uçuyordu.

00:34:16.763 --> 00:34:20.641 align:center
Ellerinde kocaman tüfeklerle
Miami SWAT ekibi geldi.

00:34:21.434 --> 00:34:23.561 align:center
Telsizde şöyle konuşuyorlardı.

00:34:23.644 --> 00:34:27.940 align:center
"İkinci katta bir şey yok.
Üçüncü katta bir şey yok."

00:34:28.900 --> 00:34:32.445 align:center
Dakikalar sonra
bir teğmen merdivenlerden indi.

00:34:32.528 --> 00:34:34.197 align:center
Arohn kelepçelenmişti.

00:34:34.906 --> 00:34:35.740 align:center
İyi akşamlar.

00:34:35.823 --> 00:34:37.325 align:center
Miami'deki köhne bir otel

00:34:37.408 --> 00:34:40.912 align:center
kaçak bir cinayet ve tecavüz zanlısı için
yolun sonu oldu.

00:34:40.995 --> 00:34:44.499 align:center
Polis onu en az bir cinayet
ve iki tecavüzle ilişkilendirdi…

00:34:44.582 --> 00:34:46.000 align:center
Arohn Kee'ye baktım.

00:34:46.083 --> 00:34:47.835 align:center
Bir anda ağlamaya başladı.

00:34:47.919 --> 00:34:50.379 align:center
"Özür dilerim" dedi.

00:34:50.463 --> 00:34:52.131 align:center
KAÇAK YAKALANDI

00:34:52.215 --> 00:34:57.345 align:center
Eylül 1997'deki
çatıda yakılan kız cinayetinde

00:34:57.428 --> 00:35:02.475 align:center
beni atlatmayı başardığı için

00:35:03.142 --> 00:35:07.980 align:center
onu gözaltına alan kişi olmak isterdim

00:35:08.064 --> 00:35:11.317 align:center
ama tutuklamayı yapmak
herkese nasip olmaz.

00:35:11.400 --> 00:35:13.528 align:center
Sonuçta ekibin parçasıydım.

00:35:13.611 --> 00:35:18.074 align:center
Hepimiz aynı ekipteydik.
Bu iş bitince çok rahatladım.

00:35:19.992 --> 00:35:23.579 align:center
Gözaltına alınınca çok sevindik.

00:35:24.288 --> 00:35:27.416 align:center
Sevgilisinin hayatta olması
bizi daha da mutlu etti.

00:35:32.213 --> 00:35:37.134 align:center
John ve ben yarım saat içinde yer ayırtıp

00:35:37.218 --> 00:35:40.763 align:center
Rob Mooney'ye eşlik etmek üzere
Miami'ye gittik.

00:35:42.431 --> 00:35:45.101 align:center
Sıra Arohn'ı sorgulamaya gelmişti.

00:35:51.440 --> 00:35:53.442 align:center
Başka bir dedektifle odaya girdim.

00:35:53.526 --> 00:35:58.781 align:center
Konuşmaya başladık. Hiç tepki vermiyordu.

00:35:58.865 --> 00:36:03.661 align:center
Ne söylersem söyleyeyim sesi çıkmıyordu.
Sessizce oturuyordu.

00:36:05.496 --> 00:36:08.875 align:center
Rasheda konusunda,
Scott'ın vakası konusunda,

00:36:08.958 --> 00:36:11.711 align:center
tecavüz vakaları konusunda
onu sıkıştırdım.

00:36:11.794 --> 00:36:14.839 align:center
"Neden bahsettiğini bilmiyorum.
Ben yapmadım" dedi.

00:36:14.922 --> 00:36:21.179 align:center
"Dinle, DNA'nı aldık.
Şöyle aldık. Şurada bulduk.

00:36:21.262 --> 00:36:24.682 align:center
Bu bir tahmin veya tesadüf değil" dedim.

00:36:27.018 --> 00:36:30.313 align:center
Avukat istedi ve başını masaya koydu.

00:36:30.396 --> 00:36:31.439 align:center
Sorgu bu kadardı.

00:36:31.522 --> 00:36:33.816 align:center
Gece boyunca tek kelime daha etmedi.

00:36:33.900 --> 00:36:36.777 align:center
MIAMI EMNİYETİ

00:36:38.279 --> 00:36:40.781 align:center
Geç bir vakitti. Gece yarısı civarıydı.

00:36:41.616 --> 00:36:46.495 align:center
Miami'ye götürdüğü sevgilisi,
yani Angelique Stallings

00:36:46.579 --> 00:36:48.372 align:center
karakolda bizimleydi.

00:36:48.456 --> 00:36:50.166 align:center
Ortağım yanıma geldi.

00:36:50.249 --> 00:36:54.837 align:center
"Dinle. Angelique içeri girip
onunla vedalaşmak istiyor" dedi.

00:36:54.921 --> 00:36:58.549 align:center
"Kız 16 yaşında.
Zanlı da katil bir tecavüzcü" dedim.

00:36:58.633 --> 00:37:03.763 align:center
Bence iyi bir fikir değildi.
"Olmaz" dedim.

00:37:03.846 --> 00:37:06.641 align:center
John ve Rich sohbete dâhil oldu.

00:37:06.724 --> 00:37:09.810 align:center
"Hayır, bırak girsin" dediler.

00:37:11.520 --> 00:37:14.523 align:center
Angelique sorgu odasına girdi.

00:37:15.942 --> 00:37:18.527 align:center
Kız onu görür görmez şöyle dedi.

00:37:19.862 --> 00:37:21.989 align:center
"Aşkım, ne yaptın sen?"

00:37:22.782 --> 00:37:25.117 align:center
Bir anda şakımaya başladı.

00:37:25.701 --> 00:37:28.663 align:center
İşlediği her suçu kıza itiraf etti.

00:37:28.746 --> 00:37:31.874 align:center
Sevgilisine pişman olduğunu söyledi.

00:37:33.417 --> 00:37:37.171 align:center
Dürtüleri olduğunu,
bu dürtülerini kontrol edemediğini,

00:37:37.255 --> 00:37:39.507 align:center
bu yüzden yaptığını söyledi.

00:37:40.466 --> 00:37:46.389 align:center
Kee'nin başına gelenler
sevgilisinin kafasını karıştırmıştı.

00:37:47.807 --> 00:37:49.850 align:center
Kız bu durumdan çok etkilenmişti

00:37:50.726 --> 00:37:52.770 align:center
ama çok zeki bir kızdı.

00:37:53.688 --> 00:37:58.526 align:center
Çok az kişinin yaşayacağı bir durumu
bizzat yaşayan bir çocuğa göre,

00:37:58.609 --> 00:38:04.156 align:center
o yaştaki bir çocuğa göre
oldukça sakin davrandı.

00:38:05.700 --> 00:38:09.036 align:center
Ona her şeyi itiraf etmesi çok iyi oldu.

00:38:09.704 --> 00:38:12.039 align:center
Herkes çok mutluydu.

00:38:12.123 --> 00:38:15.042 align:center
Anlattıkları elbette çok önemliydi.

00:38:15.126 --> 00:38:18.587 align:center
Doğruyu söylediği nadir anlardan biriydi.

00:38:19.797 --> 00:38:24.051 align:center
Angelique Stallings'in
duruşmada çok önemli olacağını biliyorduk.

00:38:28.431 --> 00:38:31.726 align:center
New York'a iade edildiği için

00:38:31.809 --> 00:38:37.606 align:center
tutuklandıktan sonra vaka yeniden başladı.

00:38:39.066 --> 00:38:41.444 align:center
Mahkemeye hazırlanmamız gerekiyordu.

00:38:41.527 --> 00:38:43.821 align:center
Bu büyük bir davaydı.

00:38:44.572 --> 00:38:48.534 align:center
Görülecek davanın hazırlıklarına
devam ediyorduk.

00:38:48.617 --> 00:38:55.082 align:center
Kee'yi Miami'de bulmamıza yardım eden anne
bizimle irtibata geçti.

00:38:55.166 --> 00:38:58.627 align:center
Kee 1998 yılında bir kıza,

00:38:58.711 --> 00:39:02.965 align:center
1994 yılında da
başka bir siyahi genç kıza tecavüz etmiş.

00:39:03.049 --> 00:39:06.886 align:center
Bu olaylar diğer kurbanlar gibi
aynı bölgede gerçekleşmiş.

00:39:07.428 --> 00:39:10.681 align:center
O vakalarda bulunan DNA'yı
Arohn'la eşleştirdiler.

00:39:13.059 --> 00:39:14.769 align:center
Arohn Kee'nin DNA'sı

00:39:14.852 --> 00:39:18.522 align:center
Rasheda Washington cinayeti
ve dört tecavüz vakasıyla eşleşti

00:39:19.023 --> 00:39:24.278 align:center
ama onu Paola vakasına bağlayan
hiçbir fiziksel kanıt yoktu.

00:39:26.072 --> 00:39:31.660 align:center
Kee'nin bize saç örneği vermesi için

00:39:31.744 --> 00:39:33.829 align:center
mahkeme izni çıkarttık.

00:39:34.830 --> 00:39:38.042 align:center
Bay Kee Adli Tıp Kurumu'ndaki test için
bana getirildi.

00:39:38.125 --> 00:39:40.795 align:center
Ona ne yapacağımı açıkladım.

00:39:42.505 --> 00:39:45.549 align:center
Bana şöyle baktı…

00:39:46.801 --> 00:39:49.136 align:center
Prenses Diana gibi baktı.

00:39:50.554 --> 00:39:54.392 align:center
"Sorun değil hanımefendi.
Görevinizi yapın" dedi.

00:39:55.726 --> 00:39:59.772 align:center
Arohn Kee nispeten yakışıklıydı.

00:40:00.898 --> 00:40:02.441 align:center
Arohn Kee çekiciydi.

00:40:02.525 --> 00:40:04.735 align:center
Arohn Kee zekiydi.

00:40:06.529 --> 00:40:10.825 align:center
Genç kızları baştan çıkarıp öldürmek için

00:40:12.118 --> 00:40:13.911 align:center
bu silahları kullandı.

00:40:14.954 --> 00:40:17.123 align:center
Çok tehlikeli bir adamdı.

00:40:19.667 --> 00:40:23.170 align:center
MAYIS 1999
KEE TUTUKLANDIKTAN ÜÇ AY SONRA

00:40:23.254 --> 00:40:25.756 align:center
Paola'nın vücudunda bulunan kıllarla

00:40:25.840 --> 00:40:30.594 align:center
Kee'nin saçından alınan kıllar üzerinde
DNA testi yaptık.

00:40:32.680 --> 00:40:34.765 align:center
Bire bir eşleştiler.

00:40:35.933 --> 00:40:41.772 align:center
Üç cinayet ve dört tecavüzle ilgili
bir iddianame hazırladık.

00:40:43.858 --> 00:40:47.111 align:center
Mooney ve ben
onu Rikers Adası Cezaevi'ne götürecektik.

00:40:48.320 --> 00:40:53.868 align:center
1997'de bizzat sorguladığımdan beri
onu hiç görmemiştim.

00:40:54.452 --> 00:40:57.455 align:center
Beni hemen tanıdı.
Bana karşı çok samimiydi.

00:40:57.538 --> 00:41:01.208 align:center
Ona kelepçe takma şerefine eriştim.

00:41:02.918 --> 00:41:05.588 align:center
Onu arabaya bindirdik.
Onunla arkaya geçtim.

00:41:05.671 --> 00:41:08.674 align:center
Direksiyonda Rob Mooney vardı.
Ona şöyle dedim.

00:41:09.925 --> 00:41:13.429 align:center
"Dinle Ace. 20 yıl sonra emekli olacağım.

00:41:14.096 --> 00:41:16.307 align:center
Sense Attica'da ömür boyu yatacaksın.

00:41:17.266 --> 00:41:19.643 align:center
Bir gün seni ziyarete geleceğim.

00:41:20.352 --> 00:41:22.730 align:center
Bana aslında ne olduğunu anlatacaksın."

00:41:23.481 --> 00:41:25.274 align:center
Sonra gülmeye başladı.

00:41:25.357 --> 00:41:28.152 align:center
"Beni mahkûm etmeyecekler Wagner.

00:41:28.861 --> 00:41:31.655 align:center
Yine görüşeceğiz.
Sana yemek ısmarlarım" dedi.

00:41:31.739 --> 00:41:35.117 align:center
ESKİ MAHKÛM DNA SAYESİNDE MAHKÛM EDİLDİ

00:41:35.201 --> 00:41:37.745 align:center
Kee, Miami'de tutuklandığında

00:41:37.828 --> 00:41:43.083 align:center
Olga tam 10 yıldır
kızına ne olduğunu merak ediyordu.

00:41:45.544 --> 00:41:49.089 align:center
Her yıl afişler asardım.

00:41:49.673 --> 00:41:53.552 align:center
"Bilgi sahibiyseniz
lütfen iletişime geçin."

00:41:54.178 --> 00:41:56.972 align:center
Tutuklama haberini alınca

00:41:57.056 --> 00:42:01.519 align:center
bu işin failini öğrenmemi sağladığı için
Tanrı'ya şükrettim.

00:42:03.687 --> 00:42:05.439 align:center
Arohn Kee bir canavar.

00:42:07.358 --> 00:42:09.235 align:center
Dualarım kabul oldu.

00:42:10.236 --> 00:42:13.781 align:center
Onu durdurmasalardı bir can daha alırdı.

00:42:13.864 --> 00:42:17.493 align:center
Kimsenin kızı ölmeyi hak etmez.

00:42:19.578 --> 00:42:25.292 align:center
Duruşmaya hazırlık süreci
savcılar için çok zor bir dönemdir.

00:42:26.544 --> 00:42:33.133 align:center
Bu davada binlerce belge,
140'tan fazla tanık vardı.

00:42:33.217 --> 00:42:34.927 align:center
Bu göz korkutan bir işti.

00:42:35.010 --> 00:42:39.682 align:center
Richard tüm gün çalışırdı.
Gün boyunca bir şey yemezdi.

00:42:39.765 --> 00:42:41.100 align:center
Dokuz kilo verdim.

00:42:42.059 --> 00:42:46.397 align:center
Ailelere hak ettiği şeyi vermek için

00:42:46.480 --> 00:42:50.526 align:center
elinizden geleni yapmanız gerekir.

00:42:52.194 --> 00:42:56.490 align:center
NİSAN 1999, 13 YAŞINDAKİ TECAVÜZ KURBANI
MART 1994, 15 YAŞINDAKİ TECAVÜZ KURBANI

00:42:56.574 --> 00:42:59.076 align:center
EYLÜL 1997, 19 YAŞINDAKİ KURBAN, CİNAYET

00:42:59.159 --> 00:43:01.537 align:center
13 YAŞINDAKİ PAOLA ILLERA, CİNAYET

00:43:01.620 --> 00:43:04.582 align:center
EYLÜL 1998
PALADINO KONUTLARINDAKİ TECAVÜZ KURBANI

00:43:04.665 --> 00:43:07.293 align:center
HAZİRAN 1998, RASHEDA WASHINGTON, CİNAYET

00:43:09.628 --> 00:43:12.214 align:center
Yaklaşık 140 tanık çağırdık.

00:43:12.298 --> 00:43:14.842 align:center
Hayatta kalan dört kurban

00:43:16.010 --> 00:43:19.221 align:center
tam bir cesaret timsaliydi.

00:43:21.473 --> 00:43:24.310 align:center
Hâlâ gençtiler.

00:43:26.103 --> 00:43:29.315 align:center
Bu elbette
onlar için kolay bir deneyim değildi.

00:43:30.399 --> 00:43:33.068 align:center
Mahkemede çok iyi dayandılar.

00:43:33.152 --> 00:43:39.116 align:center
Bu adamın kurbanlara yaptığı şeyleri
jürinin görmesi

00:43:39.199 --> 00:43:41.368 align:center
dava için önem arz ediyordu.

00:43:41.952 --> 00:43:44.496 align:center
Arohn Kee'yi mahkemede ilk gördüğümde

00:43:44.580 --> 00:43:49.168 align:center
üzerine atlayıp işini bitirmek istedim.

00:43:50.252 --> 00:43:54.423 align:center
Hep aynı yere oturdum.
Onu da şurada tuttular.

00:43:55.591 --> 00:43:59.720 align:center
Onu her zaman görebileceğim bir yerdeydim.

00:43:59.803 --> 00:44:02.389 align:center
Mahkemeye ara verildiğinde onu götürdüler.

00:44:02.473 --> 00:44:04.808 align:center
Kapının orada durdu.

00:44:04.892 --> 00:44:07.561 align:center
Arkasını dönüp bana baktı.

00:44:08.103 --> 00:44:10.397 align:center
Sanki bana şöyle diyordu.

00:44:10.481 --> 00:44:14.234 align:center
"Kızını öldürdüğümü ispatlayamazsın."

00:44:16.695 --> 00:44:20.074 align:center
Kee avukatlarını dinlemeyip
ifade vermeye karar verdi.

00:44:21.575 --> 00:44:23.661 align:center
Üç gün kürsüye çıktı.

00:44:24.662 --> 00:44:31.543 align:center
Kee'nin verdiği ifade
inanılmaz bir bilim kurgu hikâyesiydi.

00:44:31.627 --> 00:44:36.632 align:center
New York Adli Tıp Kurumu'nun
yasa dışı organ ticareti yaptığını,

00:44:36.715 --> 00:44:39.051 align:center
bu ticareti ortaya çıkardığını,

00:44:40.344 --> 00:44:42.763 align:center
bu yüzden onu ortadan kaldırmak için

00:44:42.846 --> 00:44:46.016 align:center
onu cinayetler ve tecavüzlerle
suçladığımızı söyledi.

00:44:48.519 --> 00:44:51.230 align:center
Ömrümde hiç böyle bir şey görmedim.

00:44:52.272 --> 00:44:54.108 align:center
Jürinin gözlerinin içine baktı.

00:44:55.401 --> 00:44:58.987 align:center
Kürsüde sakin bir şekilde şöyle dedi.

00:45:00.239 --> 00:45:02.408 align:center
"Paola'yı ben öldürmedim.

00:45:03.075 --> 00:45:06.495 align:center
1997'deki kurbanı ben öldürmedim.

00:45:06.995 --> 00:45:08.705 align:center
Rasheda'yı ben öldürmedim.

00:45:08.789 --> 00:45:10.624 align:center
O kızlara tecavüz etmedim."

00:45:12.000 --> 00:45:15.546 align:center
Bunca yıldır
insanları kandırmada kullandığı hünerleri

00:45:15.629 --> 00:45:17.673 align:center
kürsüde açık bir şekilde gördük.

00:45:17.756 --> 00:45:20.050 align:center
Hünerlerini sergiledi.

00:45:20.134 --> 00:45:22.845 align:center
Harika bir ilk izlenim yarattı.

00:45:22.928 --> 00:45:26.807 align:center
TECAVÜZ VE CİNAYET ZANLISI
KÜRSÜDE SUÇSUZ OLDUĞUNU SÖYLEDİ

00:45:28.058 --> 00:45:31.061 align:center
Jüri üç gün boyunca görüştü.

00:45:31.145 --> 00:45:35.065 align:center
Görüşmelerin üç gün sürmesi endişe verir.

00:45:36.608 --> 00:45:41.572 align:center
Jüri arasında sesler yükseliyordu.

00:45:41.655 --> 00:45:45.534 align:center
Görüşmelerin tartışmalı geçtiği

00:45:46.535 --> 00:45:50.372 align:center
mahkeme görevlilerinin suratından
belli oluyordu.

00:45:51.290 --> 00:45:56.044 align:center
Hemen aklınıza
keşke yapsaydım dediğiniz şeyler geliyor.

00:45:56.795 --> 00:45:59.715 align:center
Bu gerçekten çaresiz bir his.

00:46:00.799 --> 00:46:04.011 align:center
Cinayet kurbanlarının ailelerine
yalan söyleyemezsiniz.

00:46:04.595 --> 00:46:09.224 align:center
Onlara karşı her zaman olduğu gibi
dürüst olmak istedik

00:46:09.308 --> 00:46:15.689 align:center
ama çok endişe duysak da
gereksiz telaşa sebep olmak istemedik.

00:46:17.399 --> 00:46:20.402 align:center
16 ARALIK 2000
KARAR GÖRÜŞMELERİNİN ÜÇÜNCÜ GÜNÜ

00:46:20.486 --> 00:46:23.447 align:center
Mahkeme görevlisi çıktı
ve şöyle işaret etti.

00:46:24.156 --> 00:46:27.159 align:center
Bu, mahkeme dünyasında
"karar çıktı" demektir.

00:46:28.118 --> 00:46:30.120 align:center
O zaman şöyle hissettim…

00:46:30.871 --> 00:46:35.709 align:center
"Tanrım, o an geldi. Bu iş bitmek üzere."

00:46:38.295 --> 00:46:41.548 align:center
Mahkeme kâtibi
suçlamaları okumaya başladı.

00:46:42.132 --> 00:46:48.764 align:center
"Rasheda Washington'ın öldürülmesi,
birinci dereceden cinayet.

00:46:48.847 --> 00:46:50.474 align:center
Kararınız nedir?"

00:46:54.102 --> 00:46:56.146 align:center
Bu suçlamada suçlu bulundu.

00:46:58.565 --> 00:47:00.025 align:center
Çok sevindim.

00:47:00.108 --> 00:47:04.780 align:center
Artık serbest dolaşamayacağı için
çok mutlu oldum.

00:47:06.782 --> 00:47:13.205 align:center
Rasheda dostlarını, karşılaştığı insanları
hep olumlu yönde etkiledi.

00:47:13.789 --> 00:47:18.126 align:center
Bugün hayatta olsa
neler olabileceğini hayal edebiliyorum.

00:47:21.255 --> 00:47:26.343 align:center
Rasheda'nın ailesinin sesi geliyordu.
Şöyle diyorlardı.

00:47:27.886 --> 00:47:29.221 align:center
"Şükürler olsun."

00:47:29.304 --> 00:47:30.931 align:center
Sonunda…

00:47:31.807 --> 00:47:33.600 align:center
-Sonunda bitti.
-Evet.

00:47:33.684 --> 00:47:36.603 align:center
Onu yakaladılar.
Yakalandı ve suçlu bulundu.

00:47:36.687 --> 00:47:38.480 align:center
İçimiz rahatladı.

00:47:38.564 --> 00:47:40.524 align:center
-"Şükürler olsun" dedik.
-Evet.

00:47:45.237 --> 00:47:47.781 align:center
Teker teker kurbanları okudular.

00:47:47.865 --> 00:47:50.284 align:center
Cesedi saygısızlığa uğrayan,

00:47:51.368 --> 00:47:55.455 align:center
Arohn Kee tarafından yakılan
1997'deki genç kıza geçtiler.

00:47:56.206 --> 00:47:57.374 align:center
Suçlu buldular.

00:47:57.457 --> 00:48:04.172 align:center
Paola'yla ilgili suçlamalara geçtiklerinde

00:48:04.882 --> 00:48:06.717 align:center
yüreğim ağzıma geldi.

00:48:06.800 --> 00:48:13.765 align:center
Cinayetten suçlu bulduklarında
Olga'nın ve ailesinin tepkisi gördüm.

00:48:13.849 --> 00:48:17.477 align:center
Olga bu anı yaşadığı için
çok memnun oldum.

00:48:17.561 --> 00:48:22.774 align:center
Gerçekten çok memnun oldum.

00:48:23.984 --> 00:48:26.111 align:center
TECAVÜZ VE CİNAYETTEN SUÇLU BULUNDU

00:48:26.194 --> 00:48:28.071 align:center
AİLELERİN ÇİLESİ BİTTİ

00:48:28.155 --> 00:48:33.243 align:center
Karar verdikleri gün
Paola'nın resmini getirmiştim.

00:48:33.327 --> 00:48:35.996 align:center
Ona şöyle dedim.

00:48:36.079 --> 00:48:39.082 align:center
"Arohn Kee, yüzüme bak.
Ben Paola'nın annesiyim.

00:48:39.708 --> 00:48:44.087 align:center
Neden bana bu acıyı yaşattın?
Bunu neden yaptın?"

00:48:45.881 --> 00:48:49.217 align:center
Yüzünde acı veya pişmanlık ifadesi yoktu.

00:48:50.761 --> 00:48:54.473 align:center
Onda böyle bir şey göremedim.

00:48:55.474 --> 00:48:58.435 align:center
SEKS SUÇLUSU
ÖMRÜNÜ HAPİSTE ÇÜRÜYEREK GEÇİRECEK

00:48:58.518 --> 00:49:02.314 align:center
Arohn Kee'nin aldığı hapis cezası
409 yıl ila ömür boyu arasıydı.

00:49:02.814 --> 00:49:05.484 align:center
Dokuz yılda yedi kız.

00:49:06.818 --> 00:49:08.236 align:center
Üç kız öldü.

00:49:09.029 --> 00:49:10.697 align:center
Bence daha fazlası vardı.

00:49:18.080 --> 00:49:21.041 align:center
İçimde korkunç bir his vardı.

00:49:21.708 --> 00:49:25.379 align:center
"Bir şeyi atlamasaydım

00:49:26.797 --> 00:49:31.635 align:center
bu kızlar tecavüze uğramazdı,
Rasheda ölmezdi" diyordum.

00:49:34.179 --> 00:49:35.263 align:center
Neyi atladım?

00:49:36.056 --> 00:49:40.394 align:center
Daha dikkatli olabilir miydim? Bilmiyorum.

00:49:40.477 --> 00:49:43.814 align:center
Bu soru onca yıl sonra
hâlâ beni rahatsız ediyor.

00:49:46.483 --> 00:49:48.026 align:center
ŞARTLI TAHLİYESİZ ÖMÜR BOYU

00:49:48.110 --> 00:49:52.280 align:center
İşlediği suçların büyüklüğü ve sıklığı

00:49:53.281 --> 00:49:56.159 align:center
herkesi hayrete düşürdü.

00:49:58.745 --> 00:50:01.665 align:center
Her vaka insandan bir şey götürür.

00:50:01.748 --> 00:50:07.170 align:center
Bu olayda tam yedi vaka söz konusuydu.
Bu yüzden etkisi daha büyüktü.

00:50:19.766 --> 00:50:23.645 align:center
Kee'nin mahkûm olmasından dört ay sonra

00:50:25.355 --> 00:50:28.859 align:center
görev gücündeki dedektiflerden biri
beni aradı.

00:50:29.609 --> 00:50:35.741 align:center
Olay yerinde olduğunu söyledi.

00:50:35.824 --> 00:50:37.284 align:center
Üç cinayet vardı.

00:50:38.201 --> 00:50:40.495 align:center
Üç kişi vurularak öldürülmüştü.

00:50:40.579 --> 00:50:43.206 align:center
İki kişi ağır yaralıydı.

00:50:43.290 --> 00:50:45.667 align:center
Bu yüzden beş cinayet olabilirdi.

00:50:46.251 --> 00:50:48.420 align:center
Carnegie Deli'nin üst katında katliam.

00:50:48.503 --> 00:50:50.130 align:center
…Carnegie Deli'nin üst katı.

00:50:50.213 --> 00:50:52.090 align:center
Şöyle dedi.

00:50:53.216 --> 00:50:54.760 align:center
"Vakayı istiyor musun?"

00:50:58.346 --> 00:51:03.477 align:center
Kee davasında uzun mesai saatlerim oldu.

00:51:04.060 --> 00:51:05.562 align:center
Çok stres yaşadım.

00:51:07.230 --> 00:51:12.319 align:center
O dönem daha yeni nişanlanmıştım.

00:51:13.445 --> 00:51:18.533 align:center
Bir eş olmayı hayal ediyordum.

00:51:18.617 --> 00:51:21.036 align:center
Bir gün baba olmayı hayal ediyordum.

00:51:21.119 --> 00:51:23.622 align:center
Çocuk beyzbol takımına
koçluk yapmak istiyordum.

00:51:24.122 --> 00:51:29.169 align:center
Bu vakayı kabul etmem hâlinde
hayatımın nasıl olacağını hayal ettim.

00:51:32.047 --> 00:51:33.799 align:center
Bu yüzden kabul etmedim.

00:51:39.221 --> 00:51:41.223 align:center
Rich Plansky harika bir insandır.

00:51:42.140 --> 00:51:47.312 align:center
Yaptığı işe çok önem verir.

00:51:47.395 --> 00:51:52.067 align:center
Farklı zamanlarda bunu biz de yaşadık.
Onun kadar olmasa da yoğun çalıştık.

00:51:52.818 --> 00:51:55.028 align:center
Tabiri caizse canımız çıktı.

00:51:55.946 --> 00:52:01.368 align:center
Richie'nin böyle bir fırsatı olmadı.
Daha hazır değilken bu göreve soyundu.

00:52:02.160 --> 00:52:06.540 align:center
Zekâsıyla her şeyi kaldırabilirdi
ama duygusal olarak kaldıramazdı.

00:52:06.623 --> 00:52:09.835 align:center
Bunun olumsuz etkisi oldu.

00:52:12.254 --> 00:52:18.134 align:center
Artık bu işi yapma konusunda
hevesim kalmamıştı.

00:52:18.844 --> 00:52:23.140 align:center
İstediğim gibi çalışacak kadar
hevesli değildim.

00:52:25.142 --> 00:52:26.268 align:center
Mayıs ayıydı.

00:52:27.352 --> 00:52:29.604 align:center
Haziran sonunda işi bıraktım.

00:52:36.945 --> 00:52:39.698 align:center
Artık Kuzey Carolina'da yaşıyorum.

00:52:39.781 --> 00:52:42.409 align:center
"New York'u özlemiyor musun?" diyorlar.

00:52:43.743 --> 00:52:46.204 align:center
Kumsala veya rıhtıma gidiyorum.

00:52:46.288 --> 00:52:48.582 align:center
Okyanusa bakıp şöyle düşünüyorum.

00:52:48.665 --> 00:52:52.878 align:center
"Hayır, hiçbir şeyini özlemiyorum.
Hiç özlemiyorum."

00:52:54.921 --> 00:52:57.716 align:center
Sanırım 1.500 cinayet vakasında çalıştım.

00:52:57.799 --> 00:53:00.760 align:center
Sanırım 700 kez otopsiye katıldım.

00:53:00.844 --> 00:53:02.596 align:center
Bu deneyimlerin her biri…

00:53:04.681 --> 00:53:07.142 align:center
…bir şekilde insanı yaralıyor.

00:53:08.685 --> 00:53:10.020 align:center
Unutulmuyor.

00:53:12.022 --> 00:53:14.024 align:center
Zarar görmemek mümkün değil.

00:53:26.161 --> 00:53:29.956 align:center
Bir kopuş yaşarsın. Ağır gelir.
Brian bu hissi bilir.

00:53:30.040 --> 00:53:33.376 align:center
Çok hassasız.
Etrafımızda birçok şey yaşanıyor.

00:53:33.460 --> 00:53:37.088 align:center
Bazılarımız çok daha hassas.

00:53:37.172 --> 00:53:39.257 align:center
Daha çok etkileniyoruz.

00:53:39.341 --> 00:53:41.509 align:center
İnsanın içine oturuyor. Yok sayıyorsun.

00:53:41.593 --> 00:53:44.554 align:center
Üstünü örtüyorsun
ama varlığını illa hissettiriyor.

00:53:44.638 --> 00:53:50.185 align:center
İşini yapıp eve gitmek,
işini eve taşımamak

00:53:50.268 --> 00:53:52.562 align:center
bir insanı profesyonel kılan şeydir.

00:53:52.646 --> 00:53:55.232 align:center
Farkında olmadan eve taşıyabilirsin.

00:53:55.315 --> 00:53:59.653 align:center
Dediği gibi başa çıkma mekanizması.
Birbirimizle kara mizah yapıyoruz.

00:53:59.736 --> 00:54:02.447 align:center
Biz bu ayrımı yapmayı başardık.

00:54:02.530 --> 00:54:07.619 align:center
Kurbanlar ve ailelerle duygusal bağ kurduk
çünkü arada bir boşluk vardı

00:54:07.702 --> 00:54:10.163 align:center
ama kendi aramızda böyle şeyler yaptık.

00:54:10.247 --> 00:54:13.166 align:center
-İçine atmamak gerek.
-Baş etmeye yardımcı oluyor.

00:54:13.250 --> 00:54:17.128 align:center
İnsanlarla konuşmak, onları dinlemek,
arkadaşça davranmak gerek.

00:54:18.213 --> 00:54:19.881 align:center
Birlikte çalıştığım insanlar

00:54:19.965 --> 00:54:25.345 align:center
hakkaniyet ve adalet duygusuna sahip
harika, ilgili insanlardı.

00:54:25.428 --> 00:54:30.725 align:center
Hayatlarını, yüreklerini bu işe adadılar.

00:54:30.809 --> 00:54:32.602 align:center
Büyük bir ayrıcalıktı.

00:54:32.686 --> 00:54:35.730 align:center
Ne kadar sert,
ne kadar öz güvenli olursanız olun,

00:54:35.814 --> 00:54:39.276 align:center
insan biraz korkuyor,
"Burası devler ligi" diyor.

00:54:39.359 --> 00:54:40.193 align:center
Evet.

00:54:40.277 --> 00:54:44.781 align:center
Polislik, bilhassa da dedektiflik
sadece bir iş değildir.

00:54:44.864 --> 00:54:49.035 align:center
Sana çok kötü davrandım.
Onu seviyorum, o benim küçük kardeşim.

00:54:49.119 --> 00:54:53.290 align:center
Kabul etmeyi seçtiğiniz bir görevdir.

00:54:53.373 --> 00:54:55.333 align:center
Sanki çağrıldığınız bir görevdir.

00:54:56.292 --> 00:54:58.044 align:center
Ortak bir noktamız var.

00:54:58.128 --> 00:55:01.006 align:center
O gruptaki herkes ilgiliydi.

00:55:02.048 --> 00:55:07.595 align:center
O kulübün bir üyesi olduğumu düşünüyorum.
Bununla gurur duyuyorum.

00:55:56.394 --> 00:56:01.399 align:center
Alt yazı çevirmeni: Mustafa Üneşi
ünüyorum.
Bununla gurur duyuyorum.

