WEBVTT

00:00:06.089 --> 00:00:07.674 align:center
MANHATTAN ADASI'NDA

00:00:07.757 --> 00:00:10.885 align:center
CİNAYET DAVALARINA BAKAN
İKİ DEDEKTİF EKİBİ VARDIR.

00:00:10.969 --> 00:00:13.096 align:center
KUZEY MANHATTAN VE GÜNEY MANHATTAN.

00:00:13.179 --> 00:00:17.267 align:center
ÇÖZÜLMESİ ZOR VE VAHŞİ CİNAYETLERİ
SORUŞTURMAKLA GÖREVLİDİRLER.

00:00:17.350 --> 00:00:19.894 align:center
BU YAPIM ONLARIN HİKÂYELERİNİ ANLATIR.

00:00:29.279 --> 00:00:31.031 align:center
12 KASIM 2016

00:00:37.579 --> 00:00:42.417 align:center
Joey o cumartesi gecesi dışarı çıkacaktı
ama nereye gideceğini sormadım.

00:00:43.835 --> 00:00:47.088 align:center
Sonuçta 26 yaşında bir yetişkindi.

00:00:49.257 --> 00:00:52.469 align:center
Joey Comunale ile
Hofstra'daki ilk yılımda tanıştım.

00:00:53.053 --> 00:00:55.889 align:center
Benim için bir dosttan fazlasıydı.
Kardeş gibiydik.

00:00:55.972 --> 00:01:01.102 align:center
Joey başta pek konuşmazdı
ama açılınca cana yakın biriydi.

00:01:01.186 --> 00:01:02.562 align:center
Herkes onu severdi.

00:01:03.396 --> 00:01:06.149 align:center
O cumartesi gecesi bir partiye gidecektik.

00:01:06.232 --> 00:01:09.027 align:center
Son anda şehre gelmemi istedi.

00:01:09.611 --> 00:01:12.405 align:center
Birkaç arkadaşıyla
Gilded Lily'ye gidecekti.

00:01:12.489 --> 00:01:14.157 align:center
Bu konuda tartıştık.

00:01:14.240 --> 00:01:16.367 align:center
Bu yüzden o gece buluşmadık.

00:01:19.287 --> 00:01:23.625 align:center
Pazar sabahı Joey'ye mesaj attım.

00:01:23.708 --> 00:01:29.005 align:center
Uyuduğunu tahmin ederek
geç cevap yazacağını biliyordum.

00:01:29.714 --> 00:01:31.257 align:center
Sonra saat 12.00 oldu.

00:01:31.341 --> 00:01:33.593 align:center
Lisa "Joey'den haber aldın mı?" dedi.

00:01:33.676 --> 00:01:37.305 align:center
"Hayır, almadım" dedim.
Onu aradım ama açmadı.

00:01:37.388 --> 00:01:40.517 align:center
Onu 12.00 ila 13.00 arası defalarca aradım

00:01:41.101 --> 00:01:44.104 align:center
çünkü 13.00'e dek
fantezi futbol takımımı kurmam lazımdı

00:01:44.187 --> 00:01:46.481 align:center
Hep bana bu konuda yardım ederdi.

00:01:46.564 --> 00:01:47.816 align:center
Ondan haber alamadım.

00:01:48.650 --> 00:01:52.529 align:center
"Belki de arkadaşı Max'te kaldı" dedim.

00:01:53.696 --> 00:01:56.366 align:center
Pat'le telefon görüşmemi hatırlıyorum.

00:01:56.449 --> 00:01:58.952 align:center
Çok endişeliydi. Kim endişelenmez ki?

00:01:59.911 --> 00:02:02.997 align:center
"Erkekler dışarı çıkar,
kadınlarla tanışır.

00:02:03.081 --> 00:02:06.584 align:center
Birbirlerini tanımadıklarından
hepsi bir eve gider, eğlenir.

00:02:06.668 --> 00:02:08.253 align:center
Bu çok normal" dedim.

00:02:08.336 --> 00:02:11.047 align:center
Böyle olacağı hiç aklıma gelmemişti.

00:02:12.048 --> 00:02:14.384 align:center
Vakit geçti ve öğlen oldu.

00:02:14.467 --> 00:02:20.974 align:center
Hâlâ Joey'den haber olmayınca
ben de endişelenmeye başladım.

00:02:22.475 --> 00:02:26.229 align:center
Vakit geçtikçe
ondan haber almayı umuyorduk.

00:02:26.312 --> 00:02:31.192 align:center
Bekledik ama hiç haber gelmedi.

00:02:36.656 --> 00:02:40.034 align:center
Görevimiz salimen eve dönüp
huzurlu uyumanızı sağlamaktır.

00:02:41.494 --> 00:02:44.706 align:center
Yakınlarını kimin öldürdüğünü bilmek
bir aile için önemlidir.

00:02:45.623 --> 00:02:49.919 align:center
En önemli şey
kurbanlara merhamet göstermektir.

00:02:50.461 --> 00:02:53.423 align:center
İşin aslını öğrenmeyi hep sevmişimdir.

00:02:53.506 --> 00:02:54.757 align:center
Aslında ne oldu?

00:02:56.593 --> 00:02:58.511 align:center
Gerçeği bulmak istersiniz.

00:02:58.595 --> 00:03:00.638 align:center
Dedektiflerin işi budur.

00:03:00.722 --> 00:03:03.933 align:center
İçgüdünüz insanlara yardım etmektir.

00:03:04.559 --> 00:03:07.937 align:center
New York'ta, New York Emniyeti'nde…

00:03:10.231 --> 00:03:11.441 align:center
Olay bu.

00:03:12.108 --> 00:03:15.778 align:center
CİNAYET VAKALARI: NEW YORK

00:03:21.242 --> 00:03:24.871 align:center
14 KASIM 2016
SAAT 09.00

00:03:27.707 --> 00:03:31.544 align:center
17'nci Karakol Ekibi'nde
karakol dedektifiydim.

00:03:31.628 --> 00:03:36.925 align:center
14 Kasım 2016'da
aşağıdaki danışmadan telefon geldi.

00:03:38.176 --> 00:03:40.678 align:center
Bir babanın geldiğini söylediler.

00:03:40.762 --> 00:03:44.599 align:center
Oğlu şehirde bir partiye gitmiş
ve ondan haber alamamış.

00:03:45.725 --> 00:03:48.519 align:center
Dedektif Yeoman Castro ve ben odadaydık.

00:03:48.603 --> 00:03:55.276 align:center
Pat Comunale ve kardeşi Joe Comunale'ye
üniformalı bir memur eşlik ediyordu.

00:03:55.360 --> 00:03:57.278 align:center
Acil bir durumları vardı.

00:03:57.362 --> 00:04:03.159 align:center
İkisinin de çok endişeli olduğu
yüzlerinden anlaşılıyordu.

00:04:04.911 --> 00:04:09.582 align:center
Pat "Oğlum 16 saattir kayıp" dedi.

00:04:09.666 --> 00:04:15.880 align:center
Defalarca ona ulaşmaya çalışmış
ama ulaşamamış.

00:04:15.964 --> 00:04:21.052 align:center
Babasına şunu sordum.
"Onunla görüşememeniz anormal mi?"

00:04:21.135 --> 00:04:24.847 align:center
"Oğlumla düzenli olarak konuşurum" dedi.

00:04:24.931 --> 00:04:27.642 align:center
NEW YORK EMNİYETİ

00:04:28.226 --> 00:04:30.395 align:center
"Olabilir. Burası Manhattan" dedim.

00:04:30.478 --> 00:04:32.480 align:center
Gençler burada eğleniyor,

00:04:32.563 --> 00:04:35.483 align:center
başkalarının evlerinde, otellerde kalıyor.

00:04:35.566 --> 00:04:38.069 align:center
Bazıları sarhoş olup sokakta sızıyor.

00:04:38.653 --> 00:04:40.280 align:center
"Onu buluruz" dedim.

00:04:40.363 --> 00:04:42.907 align:center
O sırada Yeoman ve ben
farklı işlere bakıyorduk.

00:04:42.991 --> 00:04:48.121 align:center
Pat, Yeoman'ın masasındaydı.
Ben de bilgisayardan araştırma yaptım.

00:04:48.204 --> 00:04:52.041 align:center
Joey'nin adını, doğum tarihini
tek tek kontrol ettim.

00:04:52.125 --> 00:04:54.419 align:center
İsimsiz maktulleri araştırdım.

00:04:55.420 --> 00:05:00.883 align:center
Hastanede veya hapishanede değildi.
Nerede olduğu bilinmiyordu.

00:05:01.884 --> 00:05:06.347 align:center
Dedektif Castro'ya
önceki gece Joey'nin arkadaşının aradığını

00:05:06.431 --> 00:05:08.182 align:center
ve şöyle dediğini anlattım.

00:05:08.266 --> 00:05:12.437 align:center
"Joey'ye ulaşmaya çalıştığınızı biliyorum.
Telefonu bende."

00:05:12.520 --> 00:05:18.192 align:center
"Telefonu niye sende?" diye sorduğumda
önceki gece neler olduğunu anlattı.

00:05:18.943 --> 00:05:23.781 align:center
Gilded Lily'ye gitmek için
şehre gitmişler.

00:05:23.865 --> 00:05:27.201 align:center
Orayı hiç duymamıştım.
Bir gece kulübüymüş.

00:05:27.702 --> 00:05:33.458 align:center
Hepsi Gilded Lily'den ayrılırken
Joey üç kadınla konuşuyormuş.

00:05:34.667 --> 00:05:40.548 align:center
O sırada arkadaşı Joey'nin telefonunu alıp
sevgilisine nerede olduğunu sormuş.

00:05:41.674 --> 00:05:43.968 align:center
Tüm bunlar yaşanırken

00:05:44.052 --> 00:05:49.640 align:center
iki adam gelip
"After partiye gelir misiniz?" demiş.

00:05:49.724 --> 00:05:55.646 align:center
İki taksi yanaşmış.
Joey'nin arkadaşı "Telefonun bende" demiş.

00:05:55.730 --> 00:05:58.191 align:center
Joey de "Yarın verirsin" demiş.

00:05:58.775 --> 00:06:02.236 align:center
Sonra hepsi taksiye atlayıp
o after partiye gitmişler.

00:06:03.654 --> 00:06:05.406 align:center
Bu onu son görüşü olmuş.

00:06:06.824 --> 00:06:09.118 align:center
Pat'le konuştuktan sonra

00:06:09.202 --> 00:06:12.455 align:center
Instagram'a girip
Gilded Lily'nin sayfasına baktım.

00:06:14.082 --> 00:06:17.627 align:center
Yüzlerce etiketli fotoğrafı inceledim.

00:06:17.710 --> 00:06:21.839 align:center
Birinin fotoğrafında
arka planda Joe var mı diye baktım,

00:06:21.923 --> 00:06:24.926 align:center
ipucu bulmaya çalıştım
çünkü elimizde bir şey yoktu.

00:06:26.052 --> 00:06:30.181 align:center
Bir fotoğraf gördüm. Fotoğrafta üç kadın
ve tanıdığım bir erkek vardı.

00:06:30.264 --> 00:06:31.349 align:center
O adamı aradım.

00:06:31.974 --> 00:06:37.230 align:center
"Joey dün bu kadınlarla beraberdi" deyip
bana Jenna adlı kadının numarasını verdi.

00:06:38.815 --> 00:06:40.441 align:center
Jenna'ya mesaj atıp

00:06:40.525 --> 00:06:44.612 align:center
"Dün Joey'yle ne oldu?
Yerini biliyor musun? Yanında mı?" dedim.

00:06:44.695 --> 00:06:47.240 align:center
"Hayır. Bir partiye gittik" dedik.

00:06:47.323 --> 00:06:52.787 align:center
Joey ve Larry adında bir adam
birkaç saat sonra kızları taksiye bindirip

00:06:52.870 --> 00:06:54.997 align:center
onlarla vedalaşmış.

00:06:57.458 --> 00:07:02.046 align:center
Jenna, Joey'yi gören son kişinin adını
ve telefon numarasını biliyormuş.

00:07:02.130 --> 00:07:04.924 align:center
Pat bu bilgileri bana iletti.

00:07:05.007 --> 00:07:07.093 align:center
Adamın adı Larry Dilione'dı.

00:07:08.219 --> 00:07:09.929 align:center
Larry'ye ulaşıp

00:07:10.012 --> 00:07:15.309 align:center
after partide eğlendiği Joey Comunale'yi
aradığımızı söyledim.

00:07:15.393 --> 00:07:18.521 align:center
"Evet, Gilded Lily'nin dışında tanıştık.

00:07:18.604 --> 00:07:23.276 align:center
Onları Yukarı Doğu Yakası'ndaki
zengin bir çocuğun partisine çağırdım.

00:07:23.860 --> 00:07:26.279 align:center
O çocuk Grand Sutton'da oturuyor" dedi.

00:07:28.698 --> 00:07:33.411 align:center
Larry, Joey'yi
en son o binadan çıkarken görmüş.

00:07:33.494 --> 00:07:38.291 align:center
Joey 06.30 civarında binadan çıkıp
Jenna ve arkadaşlarını taksiye bindirmiş

00:07:38.374 --> 00:07:40.334 align:center
ve New Jersey'ye yollamış.

00:07:40.418 --> 00:07:43.713 align:center
Binaya tek başına geri dönmüş.

00:07:45.840 --> 00:07:47.800 align:center
Sonra Jenna'yı aradım.

00:07:48.426 --> 00:07:52.263 align:center
Jenna 4C dairesindeki partiyi anlattı.

00:07:52.346 --> 00:07:54.474 align:center
Ev sahibi James Rackover'mış.

00:07:56.434 --> 00:08:01.230 align:center
Jenna'nın dediğine göre
kalabalık gelince Jenna daireye girmiş.

00:08:01.314 --> 00:08:03.316 align:center
Orada bir erkek varmış.

00:08:03.399 --> 00:08:08.946 align:center
Adı James Rackover'mış ve James üstsüzmüş.

00:08:10.114 --> 00:08:15.077 align:center
Jenna'nın dediğine göre
gece boyunca üzerine bir şey giymemiş.

00:08:16.245 --> 00:08:20.833 align:center
James bir ara erkek striptizci olduğunu
iddia ederek

00:08:20.917 --> 00:08:25.046 align:center
Jenna'ya kucak dansı yapmak istemiş.

00:08:25.671 --> 00:08:29.467 align:center
Neyse ki kadınlardan biri
bunu videoya çekmiş.

00:08:31.928 --> 00:08:36.474 align:center
James üstsüz.
Kadınlardan birine kucak dansı yapıyor.

00:08:37.099 --> 00:08:40.520 align:center
Larry Dilione'la kapışıp
"En iyi kim dans ediyor?" diyor.

00:08:42.730 --> 00:08:47.860 align:center
Jenna'nın dediğine göre
Larry Dilione'un katlanır bıçağı varmış

00:08:47.944 --> 00:08:50.571 align:center
ve ondan kokain çekiyormuş.

00:08:53.032 --> 00:08:59.455 align:center
Jenna, Joey'nin sakin durduğunu
ama çok sarhoş olduğunu fark etmiş.

00:08:59.539 --> 00:09:04.085 align:center
Joey bolca viski ve bira içmiş

00:09:04.168 --> 00:09:08.339 align:center
ama evdeki misafirlerle sorun yaşamamış.

00:09:10.591 --> 00:09:13.844 align:center
Jenna partiden sonra taksiye binerken

00:09:13.928 --> 00:09:17.890 align:center
vedalaşmak için arkasına dönüp bakmış.

00:09:17.974 --> 00:09:22.353 align:center
Larry ve Joey yumruk tokuşturuyormuş.

00:09:22.436 --> 00:09:26.190 align:center
Joey'nin oradan ayrıldığını
veya partiye döndüğünü düşünmüş.

00:09:27.942 --> 00:09:32.363 align:center
Jenna o after partide yaşananları
çok güzel açıkladı

00:09:32.446 --> 00:09:35.157 align:center
ama en önemli soruya cevap vermedi.

00:09:35.241 --> 00:09:36.701 align:center
"Joey nerede?"

00:09:36.784 --> 00:09:38.953 align:center
KAYIP İLANINDAN 2 SAAT SONRA

00:09:39.036 --> 00:09:42.415 align:center
Pat çok endişeliydi.
Benim de oğullarım var.

00:09:42.498 --> 00:09:46.085 align:center
"Gel hadi o binaya gidelim" dedim.

00:09:47.295 --> 00:09:51.132 align:center
Dedektif Castro çok vicdanlıydı.

00:09:51.215 --> 00:09:55.970 align:center
Olayla ilgilendi, olayı ciddiye aldı.
İşin aslını öğrenmek istedi.

00:09:57.471 --> 00:10:02.560 align:center
Bir sorun olduğunu biliyordu.
Devriye arabasıyla o binaya gittik.

00:10:04.061 --> 00:10:09.358 align:center
Grand Sutton apartmanı
Doğu 59'uncu Cadde'de yer alıyor.

00:10:09.442 --> 00:10:12.236 align:center
O bölgeyi bilmeyenler için anlatayım.

00:10:12.320 --> 00:10:14.572 align:center
Orası Sutton Place olarak bilinir.

00:10:14.655 --> 00:10:19.160 align:center
Zenginlere göre değil,
ultra zenginlere göre bir yerdir.

00:10:21.412 --> 00:10:25.041 align:center
11.00'de Grand Sutton'ın önüne geldik.

00:10:25.124 --> 00:10:27.752 align:center
Sanki bir otele giriyor gibiydik.

00:10:28.419 --> 00:10:31.547 align:center
Kapıcısı, konsiyerji vardı.

00:10:31.631 --> 00:10:35.718 align:center
James Rackover'ın dairesine, 4C'ye gittik.

00:10:36.594 --> 00:10:39.180 align:center
Kapıyı çaldık.
Temizlikçi kadın kapıyı açtı.

00:10:39.805 --> 00:10:41.390 align:center
James orada yoktu.

00:10:41.474 --> 00:10:44.352 align:center
"Dün gece burada parti varmış.

00:10:44.435 --> 00:10:47.605 align:center
Birisi kayboldu.
İçeri bakabilir miyim?" dedim.

00:10:47.688 --> 00:10:49.357 align:center
"Tabii" deyip kapıyı açtı.

00:10:51.567 --> 00:10:53.194 align:center
Ufak bir daireydi.

00:10:54.278 --> 00:10:56.739 align:center
İçeri girdik. Etraf tertemizdi.

00:10:57.323 --> 00:11:02.119 align:center
Şüphe uyandıracak bir şey göremedik.

00:11:02.203 --> 00:11:04.872 align:center
Joey'yi orada bulamayınca
daireden ayrıldık.

00:11:07.249 --> 00:11:09.585 align:center
James Rackover'ı aradım.

00:11:10.169 --> 00:11:14.298 align:center
Joey Comunale'yi tanımadığını,
onun bir yabancı olduğunu söyledi.

00:11:14.382 --> 00:11:17.134 align:center
Larry'yle after parti için gelmiş.

00:11:17.218 --> 00:11:21.097 align:center
Larry Dilione
ve James Rackover'ın ortak dostu Max Gemma

00:11:21.180 --> 00:11:24.392 align:center
ve Max Gemma'nın
Gilded Lily'de tanıştığı üç kadın da

00:11:24.475 --> 00:11:26.560 align:center
onlarla birlikte gelmiş.

00:11:26.644 --> 00:11:32.108 align:center
Joey'nin Larry'yle binadan ayrıldığını
ve bir daha dönmediğini söyledi.

00:11:33.317 --> 00:11:38.364 align:center
Max Gemma'yla konuştuğumuzda
after partiye gittiğini kabul etti.

00:11:38.447 --> 00:11:42.535 align:center
Ama yorulunca kanepede uyuyakalmış.

00:11:42.618 --> 00:11:46.247 align:center
Uyandığında ne Joey ne de başkası varmış.

00:11:46.330 --> 00:11:48.207 align:center
Bu yüzden eve gitmiş.

00:11:49.959 --> 00:11:55.923 align:center
Grand Sutton'ın lobisine inip
güvenlik kamerası görüntülerine baktım.

00:11:56.006 --> 00:12:00.094 align:center
Joey'nin nerede olduğuna dair kanıt,
ipuçları aradım.

00:12:03.639 --> 00:12:07.977 align:center
Arada bir beni arayıp
"Bu Joey mi?" diye sorardı.

00:12:08.561 --> 00:12:11.981 align:center
Videoyu izliyorduk. "Şuradaki Joey" dedi.

00:12:14.608 --> 00:12:18.946 align:center
Saat 04.30'da bir grup insanın geldiği,

00:12:19.029 --> 00:12:22.700 align:center
Grand Sutton'a girip
dördüncü kata gittiği görülüyordu.

00:12:22.783 --> 00:12:24.869 align:center
Saat 06.30'da da

00:12:24.952 --> 00:12:30.040 align:center
Joey Comunale,
Larry Dilione ve üç kadın görülüyordu.

00:12:31.250 --> 00:12:35.087 align:center
Asansörden indiler. Kamera açısı değişti.

00:12:35.671 --> 00:12:40.593 align:center
Dış kameradan dışarı çıkıp
kaldırıma doğru yürüdüklerini gördük.

00:12:40.676 --> 00:12:41.802 align:center
Her şey netti.

00:12:42.595 --> 00:12:44.764 align:center
Sola veya sağa dönseydi

00:12:44.847 --> 00:12:48.350 align:center
diğer kameraları inceleyip
onu bulmamız gerekecekti

00:12:49.351 --> 00:12:54.023 align:center
ama videoyu incelerken
Larry Dilione'ın içeri girdiğini gördük.

00:12:54.106 --> 00:12:56.358 align:center
Joey de yanındaydı.

00:12:57.735 --> 00:13:01.197 align:center
"Bir dakika.
Geri dönmediğini söylemişti" dedim.

00:13:04.408 --> 00:13:08.329 align:center
O an bir sorun olduğunu anladım.

00:13:08.412 --> 00:13:12.500 align:center
Kardeşime "Oradan sağ çıkmadı" dedim.

00:13:20.591 --> 00:13:21.884 align:center
Sebebini bilmiyorum.

00:13:25.638 --> 00:13:26.847 align:center
Kusura bakmayın.

00:13:28.140 --> 00:13:29.975 align:center
O an içime doğdu.

00:13:33.562 --> 00:13:38.192 align:center
Joseph benim ilk oğlumdu.
Her zaman harika bir çocuktu.

00:13:40.736 --> 00:13:43.739 align:center
Sporu sevdiğimiz için iyi anlaşırdık.

00:13:43.823 --> 00:13:45.282 align:center
Hokeyi çok severdim.

00:13:45.366 --> 00:13:48.953 align:center
Onu ilk hokey maçına götürdüm.
Hokey tutkunu oldu.

00:13:51.038 --> 00:13:56.418 align:center
Beş yaşında paten kaymaya,
sekiz yaşında hokey oynamaya başladı.

00:13:57.086 --> 00:13:58.546 align:center
Her yıl geziye çıkardık.

00:13:58.629 --> 00:14:03.759 align:center
New York Giants'ın,
Rangers'ın, Yankees'in maçlarına giderdik.

00:14:04.260 --> 00:14:07.137 align:center
Spor sayesinde bağ kurardık.

00:14:07.721 --> 00:14:10.182 align:center
Joey İtalyan yemeklerine bayılırdı.

00:14:10.266 --> 00:14:14.186 align:center
Taşındıktan sonra bile
çoğu akşam yemek için bize gelirdi.

00:14:14.270 --> 00:14:18.816 align:center
Sporu çok sevmesine karşın
yemek kanallarını açardı.

00:14:18.899 --> 00:14:24.154 align:center
Ona hangi yemekleri yapabileceğimi,
ne tür yemekler olduğunu araştırırdı.

00:14:25.865 --> 00:14:28.701 align:center
Joey, Hofstra'da işletme okudu.

00:14:28.784 --> 00:14:31.912 align:center
Long Island'da bir güvenlik işim olması

00:14:31.996 --> 00:14:34.623 align:center
Joey ve arkadaşları için bir şans oldu.

00:14:34.707 --> 00:14:38.586 align:center
Arkadaşlarına sorsanız
Joey'nin İK müdürü olduğunu söylerlerdi.

00:14:39.253 --> 00:14:44.049 align:center
Tüm arkadaşlarını şirketime sokarak
orada başlamalarını sağladı.

00:14:47.177 --> 00:14:51.724 align:center
Oraya birçok kız getirirdi,
onayımı almaya çalışırdı.

00:14:51.807 --> 00:14:54.685 align:center
Onay verdiğim kızlarla evlenir diye umdum.

00:14:54.768 --> 00:14:57.688 align:center
Ama hep "35 yaşından önce olmaz" derdi.

00:15:01.358 --> 00:15:03.152 align:center
Joey'nin şöyle bir yanı vardı.

00:15:03.235 --> 00:15:06.780 align:center
Arkadaşları hep
"En iyi dostumuz Joey" derdi.

00:15:06.864 --> 00:15:11.744 align:center
"Nasıl 40 tane en iyi dostu olur?" derdim.

00:15:11.827 --> 00:15:14.121 align:center
Şöyle bir söz vardır…

00:15:14.204 --> 00:15:18.083 align:center
"Bir insanı
ne kadar parası olduğuyla değil,

00:15:22.338 --> 00:15:24.465 align:center
kaç arkadaşı olduğuyla değerlendir."

00:15:27.384 --> 00:15:28.510 align:center
Çok arkadaşı vardı.

00:15:30.179 --> 00:15:31.388 align:center
Çok arkadaşı vardı.

00:15:38.854 --> 00:15:40.439 align:center
Pat'in üzüldüğü belliydi.

00:15:41.565 --> 00:15:43.651 align:center
O an videoyu durdurdum.

00:15:43.734 --> 00:15:47.613 align:center
Kardeşi Joseph'tan
Pat'i alıp karakoluma gitmelerini,

00:15:47.696 --> 00:15:50.532 align:center
beni orada beklemelerini istedim.

00:15:52.534 --> 00:15:57.873 align:center
Bir dedektifin şüphesi artarsa
Cinayet Masası'nı arar.

00:15:57.957 --> 00:16:01.961 align:center
Bu vakaya atanan dedektif
17'nci Dedektif Ekibi'nden Castro'ydu.

00:16:02.044 --> 00:16:07.216 align:center
Cinayet Masası'ndan atanan dedektif bendim
ama sadece biz yoktuk.

00:16:07.800 --> 00:16:11.887 align:center
O ekipteki tüm dedektifler
ve Cinayet Masası dedektifleri bir olup

00:16:11.971 --> 00:16:13.722 align:center
vakayı soruşturmaya başladı.

00:16:14.973 --> 00:16:16.141 align:center
17'NCİ KARAKOL

00:16:16.225 --> 00:16:20.771 align:center
Yeoman beni arayıp
"Marty, buraya gel. Bana yardım et" dedi.

00:16:22.064 --> 00:16:23.774 align:center
Binaya gittim.

00:16:24.274 --> 00:16:30.072 align:center
Sadece iki seçenek vardı.
Ya Joey binadaydı ya da binadan çıkmıştı.

00:16:30.781 --> 00:16:33.784 align:center
Binayı tepeden tırnağa aramalıydık.

00:16:35.452 --> 00:16:37.162 align:center
Bina yöneticisini çağırdım.

00:16:37.246 --> 00:16:39.707 align:center
"Çatıdan başlayıp aşağı ineceğiz" dedim.

00:16:41.000 --> 00:16:43.085 align:center
Yukarı çıktık, asansörden indik.

00:16:44.294 --> 00:16:46.755 align:center
Benim yükseklik korkum var.

00:16:48.882 --> 00:16:53.262 align:center
Gözümün ucuyla 59'uncu Cadde Köprüsü'nü,
Ed Koch Köprüsü'nü görüyordum.

00:16:53.345 --> 00:16:59.601 align:center
Çok yüksekte olduğumu fark etmeyeyim diye
aşağı bakmamaya çalıştım.

00:17:02.062 --> 00:17:05.357 align:center
Joey'nin çatıda olmadığından emin olunca

00:17:06.525 --> 00:17:09.319 align:center
kat kat aramaya başladık.

00:17:09.403 --> 00:17:10.821 align:center
36 kat aşağı indik.

00:17:11.739 --> 00:17:15.033 align:center
Bodruma, bodrum katına, avluya baktık.

00:17:16.034 --> 00:17:20.664 align:center
Joey'ye rastlayıp
"Uyan hadi. Evine git" demeyi umuyordum

00:17:21.165 --> 00:17:24.626 align:center
ama maalesef böyle bir şey olmadı.

00:17:27.546 --> 00:17:30.883 align:center
Otoparka gidip görevliyle konuştum.

00:17:30.966 --> 00:17:36.555 align:center
"4C'de oturan James Rackover'ın arabası
burada mı?" dedim.

00:17:36.638 --> 00:17:39.683 align:center
"Evet. Büyük, siyah bir Mercedes'i var."

00:17:39.767 --> 00:17:43.145 align:center
"Şuradaki araba mı?" dedim.
"Evet, o araba" dedi.

00:17:44.772 --> 00:17:46.315 align:center
Araba temiz görünüyordu

00:17:46.398 --> 00:17:50.652 align:center
ama toprağa benzer kahverengi bir toz
arabanın her yerini kaplamıştı.

00:17:51.278 --> 00:17:54.656 align:center
Etrafa bakınca
kahverengi lekeler olduğunu fark ettim.

00:17:54.740 --> 00:17:58.368 align:center
Arka bagaj kapağında
parmak izine benzer lekeler vardı.

00:17:59.369 --> 00:18:00.412 align:center
Bir anda…

00:18:01.663 --> 00:18:03.540 align:center
İçime bir şüphe düştü.

00:18:03.624 --> 00:18:06.960 align:center
"Ne olduğunu çözene dek
arabayı emniyete alıyoruz" dedim.

00:18:07.503 --> 00:18:12.091 align:center
Park görevlisi
"Bu araba James Rackover'ın değil" dedi.

00:18:12.174 --> 00:18:17.304 align:center
"Bu arabanın sahibi
32B'de oturan Jeffrey Rackover."

00:18:19.848 --> 00:18:22.559 align:center
Jeffrey Rackover ismi tanıdık geldi

00:18:22.643 --> 00:18:27.189 align:center
çünkü Midtown Tüneli'nden
Queens'e giden yolda reklam panosu var.

00:18:27.773 --> 00:18:30.526 align:center
Oprah'a mücevher satardı.

00:18:30.609 --> 00:18:34.446 align:center
Trump'ın Melania'ya nişan yüzüğü almasına
yardım etmişti.

00:18:34.530 --> 00:18:36.990 align:center
Yıldızların kuyumcusu olarak biliniyordu.

00:18:37.866 --> 00:18:39.159 align:center
Dürüst olacağım.

00:18:39.243 --> 00:18:43.455 align:center
Herkes "Evet, Jeffrey Rackover
yıldızların kuyumcusu" dedi.

00:18:43.539 --> 00:18:44.957 align:center
Ben onu tanımıyordum.

00:18:45.582 --> 00:18:49.211 align:center
Evet, maaşımla mücevher alacak gücüm yok.

00:18:52.965 --> 00:18:55.926 align:center
Konsiyerj görevlisi
Eduardo Souza'nın dediğine göre

00:18:56.009 --> 00:19:01.056 align:center
James Rackover
Jeffrey Rackover'ın kayıp oğluymuş

00:19:01.139 --> 00:19:03.517 align:center
ve onu birkaç yıl önce bulmuş.

00:19:03.600 --> 00:19:05.269 align:center
Oğlu hayatına yeni girmiş.

00:19:06.687 --> 00:19:11.567 align:center
James 2014 yılında
Jeffrey'yle binaya gelmeye başladı.

00:19:12.276 --> 00:19:14.528 align:center
Sonra burada daha çok kalmaya başladı.

00:19:15.279 --> 00:19:20.075 align:center
Jeffrey iki yıl sonra
oğlu James'e ev baktı.

00:19:20.158 --> 00:19:23.996 align:center
Resepsiyona gelip
boş daire var mı diye sordu.

00:19:24.580 --> 00:19:26.707 align:center
Sonra oğlu resmen buraya taşındı.

00:19:26.790 --> 00:19:30.460 align:center
Uzun zamandır kayıp oğlu olduğunu
o zaman öğrendik.

00:19:31.670 --> 00:19:36.884 align:center
80'lerin sonunda veya 90'ların başında
bir kadınla ilişki yaşamış

00:19:36.967 --> 00:19:39.469 align:center
ve gizemli oğlu dünyaya gelmiş.

00:19:39.553 --> 00:19:42.764 align:center
Gizemli oğlu
gizemli bir şekilde hayatında belirdi.

00:19:43.724 --> 00:19:45.434 align:center
Bu bana garip geldi.

00:19:46.185 --> 00:19:50.147 align:center
Ama konsiyerj görevlisi olarak
insanların özel hayatını araştırmam.

00:19:51.106 --> 00:19:56.904 align:center
James 4C'deki dairesine geçince
sıkça partiler olmaya başladı.

00:19:58.697 --> 00:20:03.994 align:center
Belki Joey'yi görürüz diye
saatlerce kamera görüntüsü izledik.

00:20:05.746 --> 00:20:08.582 align:center
Kamera görüntülerini incelerken

00:20:08.665 --> 00:20:12.920 align:center
konsiyerj görevlisi Eduardo Souza
omzuma dokunup şöyle dedi.

00:20:13.003 --> 00:20:15.172 align:center
"Bu gelen James Rackover."

00:20:15.839 --> 00:20:17.925 align:center
Göz ucuyla bakınca onu gördüm.

00:20:18.008 --> 00:20:22.221 align:center
Yanımızdan geçerken
"Görüntüyü bulmada bol şans" dedi

00:20:22.930 --> 00:20:24.306 align:center
ve uzaklaştı.

00:20:24.890 --> 00:20:28.852 align:center
Buna şaşırdım. "Dur bakalım. Ne?" dedim.

00:20:29.478 --> 00:20:32.397 align:center
Dedektif Castro'ya bakıp
"Bu da neydi?" dedim.

00:20:32.481 --> 00:20:35.442 align:center
O da aynı bakışı atıp
"Ne olduğunu anlamadım" dedi.

00:20:36.318 --> 00:20:40.072 align:center
Bu kadar ukala olmasına şaşırdım.
"Neden bu kadar ukala?" dedim.

00:20:40.155 --> 00:20:43.617 align:center
Oradan kasılarak geçti.
Onu hiç bu kadar ukala görmemiştim.

00:20:44.743 --> 00:20:49.081 align:center
Sonra konsiyerj görevlisi
"James dün beni aramıştı" dedi.

00:20:51.333 --> 00:20:58.090 align:center
James bir gece önce beni arayıp
kamera kayıtlarının süresini sormuştu.

00:20:58.173 --> 00:21:02.261 align:center
"Çok tuhaf bir soru.
Bunu niye sordunuz?" dedim.

00:21:03.053 --> 00:21:07.057 align:center
Sevgilisiyle tartıştığını,
sevgilisinin bir şey çaldığını söyleyip

00:21:07.140 --> 00:21:10.727 align:center
kamera görüntülerini kontrol etmek istedi.

00:21:10.811 --> 00:21:15.774 align:center
Kayıtların 24 saat tutulduğunu,
sonra kasetin değiştiğini söyledim.

00:21:16.733 --> 00:21:21.571 align:center
Belki de James 24 saat sonra
kasetin üzerine tekrar yazıldığını sandı

00:21:22.155 --> 00:21:24.199 align:center
ama biz kasetleri silmeyiz.

00:21:24.283 --> 00:21:28.161 align:center
Sadece kaseti değiştiririz.
Böylece o günün kaydı elimizde olur.

00:21:28.787 --> 00:21:34.042 align:center
Sanırım son 24 saate ait görüntülerin
ortadan kaybolduğunu düşündü

00:21:34.626 --> 00:21:37.421 align:center
ama bizim o görüntüye erişimimiz vardı.

00:21:37.504 --> 00:21:40.132 align:center
Bu durum bizi kuşkulandırdı.

00:21:41.049 --> 00:21:43.885 align:center
21.00
KAYIP İLANINDAN 12 SAAT SONRA

00:21:43.969 --> 00:21:47.097 align:center
Telefonum çaldı.
Arayan Dedektif Castro'ydu.

00:21:47.597 --> 00:21:52.436 align:center
"Dinle. Joey'nin giysilerini getirmelisin.

00:21:52.519 --> 00:21:57.274 align:center
Joey'nin yerini bulmak için
arama köpekleriyle arama yapacağız" dedi.

00:21:58.317 --> 00:21:59.860 align:center
Joey'nin evine gittim.

00:21:59.943 --> 00:22:02.988 align:center
Bir havlu ve birkaç giysi aldım.

00:22:03.071 --> 00:22:06.867 align:center
Hâlâ ölmediğine dair bir umut taşıyordum.

00:22:08.076 --> 00:22:11.371 align:center
Belki de sandığım şey olmamıştı.

00:22:15.667 --> 00:22:19.379 align:center
Grand Sutton'ın otoparkında
arama yapmam istendi.

00:22:19.463 --> 00:22:23.675 align:center
Köpeğime "Çalışalım mı?" dedim.
Yüzüme bakıp kulaklarını kaldırdı.

00:22:26.345 --> 00:22:29.473 align:center
Köpek arka tarafa gidip aramaya başladı.

00:22:29.556 --> 00:22:33.351 align:center
Köpeğimin nasıl çalıştığını bilirim.
Kuyruğu yerinde durmaz.

00:22:33.435 --> 00:22:36.229 align:center
Bir anda kuyruğu hızlanmaya başladı.

00:22:36.313 --> 00:22:38.148 align:center
Kokuyu bulduğu belliydi.

00:22:40.484 --> 00:22:43.153 align:center
Dört kapılı siyah bir Mercedes'e gitti.

00:22:43.236 --> 00:22:49.117 align:center
Burnunu bagaja soktu ve havladı.
Kuvvetli bir şekilde havladı.

00:22:49.785 --> 00:22:51.370 align:center
Bir şey bulmuştu.

00:22:52.412 --> 00:22:55.374 align:center
Bir çeşit ceset çürümesi, kan,

00:22:55.457 --> 00:23:00.796 align:center
ceset çürümesine dair bir şey olduğunu
söylemeye çalışıyordu.

00:23:02.547 --> 00:23:06.051 align:center
Ama o aracı açmak,

00:23:06.134 --> 00:23:09.346 align:center
bagajda kanıt veya ceset olup olmadığını
görmek için

00:23:09.429 --> 00:23:11.598 align:center
arama izni almamız gerekiyordu.

00:23:13.308 --> 00:23:18.939 align:center
Garajı aradıktan sonra
dedektifler daireyi de aramamı istedi.

00:23:19.523 --> 00:23:23.068 align:center
Köpeğimi alıp dördüncü kata çıktım.
Aramasını söyledim.

00:23:24.820 --> 00:23:28.949 align:center
Koridorun solundan ilerledi
ve sonra bir daireyi işaret etti.

00:23:29.032 --> 00:23:32.035 align:center
Patisiyle 4C'nin kapısını gösteriyordu.

00:23:33.078 --> 00:23:36.331 align:center
Sonra James Rackover kapıyı açtı.

00:23:37.332 --> 00:23:40.127 align:center
"Canınız cehenneme şerefsiz polisler.

00:23:40.210 --> 00:23:44.297 align:center
İçeri girmek için arama izni lazım.
Siktirin gidin" dedi.

00:23:44.381 --> 00:23:47.968 align:center
"Bu herif dallama mı?" dedim.

00:23:49.136 --> 00:23:51.596 align:center
Köpeğin uyarı verdiğini öğrenince

00:23:51.680 --> 00:23:57.269 align:center
kan kokusu aldığını,
orada bir şey yaşandığını anladım.

00:24:00.355 --> 00:24:04.818 align:center
Bu sırada
17'nci Karakol Ekibi'nin diğer üyeleri

00:24:04.901 --> 00:24:08.321 align:center
tüm dairelerin çöplerini
araştırmaya başladı.

00:24:09.489 --> 00:24:14.035 align:center
Köpeğe çöp poşetlerini koklatıp
uyarı verdiği poşetleri tespit ettik

00:24:14.119 --> 00:24:17.122 align:center
ve önce o poşetleri aramaya başladık.

00:24:21.334 --> 00:24:24.421 align:center
Köpek daha açılmamış bir poşeti gösterdi.

00:24:24.504 --> 00:24:27.883 align:center
Poşette bir yorgan kılıfı vardı.

00:24:27.966 --> 00:24:31.678 align:center
Üzerinde "James Rackover" yazıyordu.

00:24:33.263 --> 00:24:39.728 align:center
Olay yeri ekibi kana bulanmış havlular,
kâğıt havlu parçaları buldu.

00:24:40.312 --> 00:24:44.483 align:center
İkinci bir poşeti açınca
Joey'ye ait giysileri buldular.

00:24:44.566 --> 00:24:48.320 align:center
Bulunan giysiler
kamera görüntüsündeki giysilerle aynıydı.

00:24:49.487 --> 00:24:56.161 align:center
O poşette Joey'nin altın zinciri,
bank kartı ve kimliği bulundu.

00:24:58.455 --> 00:25:00.707 align:center
Bu tür kanıtlar bulununca

00:25:00.790 --> 00:25:06.296 align:center
arama izni alıp olay yerine gitmeniz
ve o daireye girmeniz gerekir.

00:25:06.379 --> 00:25:10.091 align:center
02.00
KAYIP İLANINDAN 17 SAAT SONRA

00:25:10.175 --> 00:25:12.594 align:center
Yeoman arama izni almaya gitti.

00:25:12.677 --> 00:25:15.639 align:center
Ben de o sırada
bilgisayardan araştırma yaptım.

00:25:15.722 --> 00:25:19.434 align:center
James Rackover, Lawrence Dilione
ve Max Gemma'yı araştırdım.

00:25:20.977 --> 00:25:24.648 align:center
Max Gemma'nın
nüfuzlu bir aileden geldiğini öğrendik.

00:25:24.731 --> 00:25:28.735 align:center
Babası bir ara
Oceanport, New Jersey belediye başkanıydı.

00:25:29.945 --> 00:25:33.156 align:center
Larry Dilione ile aynı dairede yaşıyordu.

00:25:34.074 --> 00:25:37.661 align:center
Larry Dilione da
Max Gemma'ya çok benziyordu.

00:25:37.744 --> 00:25:40.997 align:center
New Jersey'li iyi bir aileden geliyordu.

00:25:41.081 --> 00:25:43.750 align:center
Safkan atları vardı.

00:25:44.960 --> 00:25:48.380 align:center
Kavgayı karıştığı dönemler olmuştu.

00:25:48.463 --> 00:25:53.510 align:center
Ama onun dışında
önemli bir suç geçmişi yoktu.

00:25:56.972 --> 00:26:01.226 align:center
James Rackover'ı araştırınca
James Rackover olmadığını öğrendik.

00:26:01.309 --> 00:26:03.311 align:center
Gerçek adı James Beaudouin'di.

00:26:03.395 --> 00:26:07.232 align:center
Aslında New York'lu değil, Florida'lıydı.

00:26:07.315 --> 00:26:10.527 align:center
Orada defalarca tutuklanıp hapis yatmıştı.

00:26:10.610 --> 00:26:13.572 align:center
Florida'da soygun yüzünden
1,5 yıl hapis yatmıştı.

00:26:14.948 --> 00:26:18.034 align:center
Kefaletle serbest kaldığını,

00:26:18.118 --> 00:26:21.496 align:center
Florida'dan ayrılıp
New York'a geldiğini öğrendik.

00:26:22.372 --> 00:26:28.253 align:center
James Rackover'ın geçmişini araştırıp
isim değiştirdiğini öğrenince

00:26:28.336 --> 00:26:34.509 align:center
biyolojik babasının
Jeffrey Rackover olmadığını öğrendik.

00:26:35.593 --> 00:26:42.517 align:center
Jeffrey Rackover soyadını alabilmesi için
James Rackover'a yasal izin vermişti.

00:26:46.521 --> 00:26:50.859 align:center
Jeffrey, James'le
binaya yakın bir spor salonunda tanışmış.

00:26:54.446 --> 00:26:59.034 align:center
Arkadaş oldular
ve haftalar içinde sıfatı değişti.

00:26:59.117 --> 00:27:05.415 align:center
Önce onu arkadaşı, sonra yeğeni,
sonra da oğlu olarak tanıttı.

00:27:08.168 --> 00:27:13.089 align:center
Jeffrey ve James arasındaki ilişkiyi
pek anlayamadık.

00:27:13.173 --> 00:27:17.052 align:center
Uzun zamandır kayıp olan oğlu olduğu

00:27:17.135 --> 00:27:20.972 align:center
ve onca yıl sonra
birbirlerini buldukları hikâyesi

00:27:21.056 --> 00:27:23.058 align:center
kesinlikle doğru değil.

00:27:23.141 --> 00:27:25.769 align:center
Etraflıca inceleyince

00:27:25.852 --> 00:27:29.397 align:center
"Bu ilişkinin aslı nedir?" diyorsunuz.

00:27:31.816 --> 00:27:36.738 align:center
Baba oğul olarak
hiç birbirlerine benzemiyorlardı.

00:27:36.821 --> 00:27:39.157 align:center
Birbirlerine karşı tavırları da…

00:27:39.240 --> 00:27:41.034 align:center
Babamı seviyorum

00:27:41.117 --> 00:27:45.246 align:center
ama ilişkilerinde
babamla olmayacağım kadar samimiydiler.

00:27:48.875 --> 00:27:55.882 align:center
James'le ilgili her şeye bakınca
kesinlikle şüpheli durumlar vardı.

00:27:57.592 --> 00:28:02.389 align:center
James sıfırdan gelen biriydi,
Florida'da önemsiz bir işte çalışıyordu

00:28:02.472 --> 00:28:08.603 align:center
ama kısa bir süre içinde
James Rackover'a dönüşmüştü.

00:28:09.771 --> 00:28:12.732 align:center
Artık bu binada yaşıyordu,
lüks arabası vardı.

00:28:12.816 --> 00:28:15.360 align:center
Kulüplerde, restoranlarda geziyordu.

00:28:15.443 --> 00:28:18.655 align:center
James olsanız
bunları kaybetmek istemezsiniz.

00:28:21.324 --> 00:28:23.493 align:center
Herkesin zaten ailesi var.

00:28:23.576 --> 00:28:25.954 align:center
Herkesin aile serveti aile içinde kalır.

00:28:26.037 --> 00:28:28.123 align:center
James ise her şeyi kaybedebilirdi.

00:28:28.206 --> 00:28:34.921 align:center
Bence bu yaşam tarzını sürdürmek için
her şeyi yapmaya hazır biri.

00:28:37.590 --> 00:28:39.884 align:center
04.00
KAYIP İLANINDAN 19 SAAT SONRA

00:28:39.968 --> 00:28:44.055 align:center
Arama izinlerini beklerken
garajın görüntülerini inceledik.

00:28:44.139 --> 00:28:48.601 align:center
James'in partiden sonraki gece,
yani pazar gecesi 21.45'te ayrıldığını

00:28:48.685 --> 00:28:52.522 align:center
ve Jeffrey Rackover'ın arabasını aldığını
tespit ettik.

00:28:55.483 --> 00:28:58.486 align:center
James'in geçmişini araştırınca

00:28:58.570 --> 00:29:02.949 align:center
ehliyetine el konulduğunu gördük.

00:29:03.032 --> 00:29:06.161 align:center
Bu da bize onu tutuklama imkânı verdi.

00:29:06.244 --> 00:29:09.289 align:center
Ehliyetsiz araba kullanmaktan tutuklandı.

00:29:11.207 --> 00:29:13.001 align:center
James, onu neden öldürdün?

00:29:13.084 --> 00:29:14.544 align:center
Orada ne yaşandı James?

00:29:15.420 --> 00:29:19.799 align:center
Onu tutukladık ama ne yazık ki
hemen avukat hakkını kullandı.

00:29:19.883 --> 00:29:21.760 align:center
Bu yüzden onunla konuşamadık.

00:29:21.843 --> 00:29:26.097 align:center
Joey'nin yerini öğrenmek adına
içimizde umut ışığı belirmişti

00:29:26.181 --> 00:29:28.600 align:center
ama bu durum sonrası umudumuzu yitirdik.

00:29:34.814 --> 00:29:37.734 align:center
14 KASIM 2016
KAYIP İLANINDAN 24 SAAT SONRA

00:29:37.817 --> 00:29:42.113 align:center
15 Kasım Salı günü
4C dairesi için arama iznini aldık.

00:29:43.782 --> 00:29:45.116 align:center
Olay yeri ekibi geldi.

00:29:45.700 --> 00:29:50.288 align:center
Aramaya başladılar.
Olay yerini luminolle incelediler.

00:29:50.371 --> 00:29:54.292 align:center
Luminol kullanıldığında
belli bir ışık altında kan görülür.

00:29:55.251 --> 00:29:59.839 align:center
Olay yeri inceleme ekibi banyoya geçince
tüm banyoda kan lekesi görüldü.

00:30:01.257 --> 00:30:04.761 align:center
Duvarlar, küvet, yer… Her yerde kan vardı.

00:30:05.553 --> 00:30:09.599 align:center
Dökülen kanın temizlendiği belliydi.

00:30:10.433 --> 00:30:12.435 align:center
Oturma odası da öyleydi.

00:30:12.519 --> 00:30:18.107 align:center
Kanepeye ve yere luminol dökünce
kan damlaları tespit ettiler.

00:30:18.191 --> 00:30:22.987 align:center
Kanın kime ait bulduğunu bulmak için
test yaptılar.

00:30:23.905 --> 00:30:28.159 align:center
Olay yeri ekibi
bulaşık makinesindeki bıçakları aldı.

00:30:28.243 --> 00:30:31.371 align:center
Bıçaklar kullanılmış ve temizlenmişti.

00:30:31.454 --> 00:30:35.124 align:center
O bıçaklar laboratuvara götürülüp
kan testi yapıldı.

00:30:35.208 --> 00:30:40.588 align:center
Bıçak sapına
kan bulaşıp bulaşmadığına bakıldı.

00:30:42.841 --> 00:30:48.429 align:center
Çöpte bulunanları
ve olay yerindeki şeyleri birleştirince

00:30:48.513 --> 00:30:52.725 align:center
Joey'nin başına kötü bir şey geldiğini
tahmin ettik.

00:30:52.809 --> 00:30:55.061 align:center
Muhtemelen ölmüştü.

00:30:56.271 --> 00:30:58.565 align:center
O noktada hayatta olması imkânsızdı.

00:30:59.399 --> 00:31:04.112 align:center
O ana dek bulduklarımız,
James'in bizimle konuşmaması

00:31:04.195 --> 00:31:11.077 align:center
ve kanepede uyuyakaldı iddiasıyla
Max Gemma'nın Joey'nin yerini bilmemesi

00:31:11.160 --> 00:31:14.455 align:center
tüm dikkatimizi
Larry Dilione'a vermemize sebep oldu.

00:31:14.956 --> 00:31:20.712 align:center
James zaten gözaltında olduğundan
Larry'nin konuşabileceğini düşündük.

00:31:20.795 --> 00:31:26.050 align:center
James'in bize ne anlattığını bilmediğinden
ilk itiraf eden olup olayı anlatabilirdi.

00:31:27.093 --> 00:31:29.137 align:center
Larry karakola geldi.

00:31:32.682 --> 00:31:36.978 align:center
Larry gelince bizi aydınlatmasını isteyip

00:31:37.061 --> 00:31:39.230 align:center
neden çok kan bulduğumuzu sorduk.

00:31:40.440 --> 00:31:45.028 align:center
Daha önce söylediklerini tekrar ederek
Joey'nin yerini bilmediğini söyledi.

00:31:47.572 --> 00:31:50.742 align:center
Birini istediğiniz kadar suçlayabilirsiniz

00:31:50.825 --> 00:31:55.038 align:center
ama "Suçlu olabilirsin
ama o daha suçlu" diyerek

00:31:55.121 --> 00:31:56.789 align:center
onu konuşturabilirsiniz.

00:31:56.873 --> 00:32:00.918 align:center
Ama Larry bu tür sorulara yanıt vermedi.

00:32:01.002 --> 00:32:03.713 align:center
Bu yüzden insani yaklaşmaya çalıştık.

00:32:03.796 --> 00:32:08.551 align:center
Ailesinin Joey için çok endişelendiğini,
onu dört gözle beklediğini söyledik.

00:32:08.635 --> 00:32:11.262 align:center
Ailesinden biri olsa
ne hissedeceğini sorduk.

00:32:13.514 --> 00:32:15.308 align:center
Larry bunu duyunca

00:32:15.391 --> 00:32:21.522 align:center
bizi Joey'ye götürebilecek bir şey
anlatmaya karar verdi.

00:32:22.732 --> 00:32:26.527 align:center
Olayın nasıl yaşandığını anlatmadı.

00:32:27.195 --> 00:32:30.740 align:center
Bir çiçekçinin arkasındaki adresi verdi.

00:32:30.823 --> 00:32:34.035 align:center
Bu adres eskiden yaşadığı
Oceanport, New Jersey'deydi.

00:32:34.118 --> 00:32:35.703 align:center
Biz de oraya baktık.

00:32:36.829 --> 00:32:40.124 align:center
Tepe lambalarını ve sirenleri açıp
konvoy hâlinde gittik.

00:32:40.208 --> 00:32:44.003 align:center
Söylediği yere saatte 140 km hızla gittik.

00:32:47.590 --> 00:32:49.967 align:center
Bahsettiği çiçekçiye geldik.

00:32:50.968 --> 00:32:54.931 align:center
Arkadaki açık alana gittik.

00:32:55.014 --> 00:32:59.894 align:center
Larry burayı tarif edip
Joey'yi burada bulabileceğimizi söyledi.

00:33:00.937 --> 00:33:02.480 align:center
Söylenen yere yaklaştık.

00:33:02.563 --> 00:33:08.486 align:center
Olay yeri dedektifleri
toprağı yavaşça kaldırmaya başladı.

00:33:13.032 --> 00:33:17.161 align:center
İlk gördüğüm şey bir eldi.

00:33:17.245 --> 00:33:21.124 align:center
Yarım yumruk şeklinde bir eldi.

00:33:21.624 --> 00:33:24.419 align:center
Filmlerde topraktan çıkan eller gibiydi.

00:33:27.630 --> 00:33:33.094 align:center
Dedektifler toprağı kaldırdıkça
Joey'nin yüzü ortaya çıktı.

00:33:33.177 --> 00:33:38.015 align:center
Daha sonra göğsünü gördük.
Joey kömürleşmişti.

00:33:38.558 --> 00:33:41.477 align:center
Yakıldığı belliydi.

00:33:43.771 --> 00:33:48.359 align:center
O sırada günlerce uyumamıştık.

00:33:48.985 --> 00:33:52.989 align:center
Çok yorgunduk
ama bu işi yapmak zorundaydık.

00:33:53.865 --> 00:33:56.826 align:center
Herkesten önce ailesine haber vermeliydik.

00:33:58.870 --> 00:34:02.457 align:center
Ben ve Dedektif Chen arabaya atladık.

00:34:02.540 --> 00:34:06.836 align:center
Oceanport, New Jersey'den
Stamford, Connecticut'a gittik.

00:34:06.919 --> 00:34:10.757 align:center
Pat Comunale'yle konuşup

00:34:11.466 --> 00:34:14.218 align:center
Joey'yi bulduğumuzu haber verdik.

00:34:17.972 --> 00:34:20.516 align:center
Arabayla giderken tek kelime etmedik.

00:34:24.771 --> 00:34:27.815 align:center
Biz de duygulanıyoruz
ama sonuçta bir işimiz var.

00:34:27.899 --> 00:34:29.609 align:center
Bunu bir kenara atıp

00:34:30.860 --> 00:34:32.695 align:center
işimizi yapmaya devam ediyoruz.

00:34:37.074 --> 00:34:40.536 align:center
Tam burada oturuyorduk.
Araba kapısının açıldığını duydum.

00:34:48.711 --> 00:34:50.713 align:center
Araba kapısının açıldığını duydum.

00:34:51.839 --> 00:34:53.466 align:center
Neden geldiklerini anladım.

00:34:58.096 --> 00:35:01.307 align:center
İçeri girdik. Lisa aşağı indi.

00:35:01.390 --> 00:35:03.684 align:center
Bizi dikkatle dinleyip izlediler.

00:35:06.479 --> 00:35:09.816 align:center
İki dedektif bize haber verdi.

00:35:11.359 --> 00:35:12.485 align:center
Onu bulmuşlar.

00:35:16.280 --> 00:35:20.660 align:center
En büyük kâbusumuz gerçek oldu.

00:35:22.286 --> 00:35:26.749 align:center
Anne babanın yaşadığı acıyı
kimsede görmemiştim.

00:35:27.333 --> 00:35:28.709 align:center
Babana el salla.

00:35:31.295 --> 00:35:34.090 align:center
Kimsenin böyle bir acı yaşamasını istemem.

00:35:34.590 --> 00:35:36.175 align:center
Joe!

00:35:36.759 --> 00:35:38.052 align:center
Joe!

00:35:38.594 --> 00:35:41.180 align:center
-Eğlendin mi?
-Yaşasın!

00:35:43.516 --> 00:35:44.809 align:center
Bu…

00:35:46.144 --> 00:35:47.812 align:center
Bunu zaten biliyordum

00:35:47.895 --> 00:35:51.190 align:center
ama bir sonraki aşama başlamış oldu.

00:35:52.441 --> 00:35:55.111 align:center
Artık Joey için adaleti sağlamalıydık.

00:36:02.243 --> 00:36:04.745 align:center
O an tek düşünebildiğim

00:36:04.829 --> 00:36:08.916 align:center
o şerefsizlerin
hak ettiği cezayı almalarını sağlamaktı.

00:36:12.170 --> 00:36:15.006 align:center
16 KASIM 2016
JOEY COMUNALE CİNAYETİNDEN 3 GÜN SONRA

00:36:15.089 --> 00:36:17.925 align:center
New Jersey'deki adli tabip otopsi yaptı

00:36:18.009 --> 00:36:22.638 align:center
ve Joey Comunale'nin
14 bıçak yarası olduğunu tespit etti.

00:36:22.722 --> 00:36:24.849 align:center
Bazıları ölümden sonra gerçekleşmiş.

00:36:24.932 --> 00:36:26.183 align:center
Kemikleri kırılmıştı.

00:36:26.267 --> 00:36:31.272 align:center
Ellerinde morluk,
omzunda büyük bir kesik vardı.

00:36:31.355 --> 00:36:35.526 align:center
Bu kesik onu parçalamaya çalıştıklarında
oluşmuş olabilir.

00:36:36.527 --> 00:36:40.239 align:center
Bedeni yanmıştı.

00:36:40.323 --> 00:36:43.409 align:center
Böyle bir şey yapmalarını aklım almadı.

00:36:43.910 --> 00:36:47.121 align:center
Yaptıkları insanlık dışıydı, alçakçaydı.

00:36:47.205 --> 00:36:54.045 align:center
Bir insanın başka bir insana
çöp muamelesi yapabildiğini düşünmek

00:36:54.128 --> 00:36:56.047 align:center
midemi bulandırıyor.

00:36:59.759 --> 00:37:04.764 align:center
Bulaşık makinesinde bulunan bıçakları
test ettikten sonra

00:37:04.847 --> 00:37:09.602 align:center
bıçakların saplarında
Joey'nin kanı olduğunu tespit ettiler.

00:37:11.312 --> 00:37:16.525 align:center
Ayrıca dairede bulunan kanın da
Joey'ye ait olduğunu tespit edildi.

00:37:17.443 --> 00:37:19.320 align:center
Cinayet silahının bulunması

00:37:19.403 --> 00:37:23.199 align:center
ve otopsi raporunun
dairede bulunan kanıtlarla eşleşmesi

00:37:23.282 --> 00:37:28.329 align:center
Joey'nin nasıl öldürüldüğünü
anlamamızı sağladı.

00:37:29.038 --> 00:37:33.125 align:center
Ama asıl soru şuydu.
Onu binadan nasıl çıkardılar?

00:37:36.504 --> 00:37:41.634 align:center
Çok fazla kamera görüntüsü inceledik
ama yine de çözemedik.

00:37:44.428 --> 00:37:48.933 align:center
Sadece yan binaya ait kameralardan
görüntü alamamıştık.

00:37:49.016 --> 00:37:53.980 align:center
O binaya ait görüntüler
şans eseri tahrip olmuştu.

00:37:55.982 --> 00:37:58.192 align:center
Sonunda görüntüler kurtarıldı

00:37:58.776 --> 00:38:02.738 align:center
ve aradığımız cevabı bulmuş olduk.

00:38:05.574 --> 00:38:08.286 align:center
O görüntüleri inceleyince

00:38:08.369 --> 00:38:15.084 align:center
James Rackover'ın siyah Mercedes'i
Grand Sutton'ın önüne çektiğini gördük.

00:38:21.507 --> 00:38:23.551 align:center
Rackover bir valiz arabası alıyor.

00:38:24.635 --> 00:38:27.263 align:center
Sonra da kameranın açısından çıkıyor.

00:38:28.639 --> 00:38:33.352 align:center
Tekrar gözüktüğünde
valiz arabasında bir çanta görülüyor.

00:38:33.436 --> 00:38:37.356 align:center
Bu çantayı alıp
siyah Mercedes'in bagajına koyuyor.

00:38:38.107 --> 00:38:41.235 align:center
4C dairesinin penceresinden bakarsanız

00:38:41.319 --> 00:38:46.073 align:center
59'uncu Cadde'yi
ve Grand Sutton'ın önünü görürsünüz.

00:38:46.157 --> 00:38:47.533 align:center
YENİ KAMERA GÖRÜNTÜSÜ

00:38:47.616 --> 00:38:51.037 align:center
Görüntüyü görünce Yeoman'la konuştum.

00:38:51.120 --> 00:38:53.622 align:center
Gördüklerime inanamadım.

00:38:55.041 --> 00:38:59.253 align:center
"Bu adamlar onu camdan atmış" dedim.

00:38:59.754 --> 00:39:03.841 align:center
Binanın tek çıkışı olan ön lobiden çıkmak
şüphe çekeceğinden

00:39:03.924 --> 00:39:05.593 align:center
böyle bir yol seçmişler.

00:39:06.635 --> 00:39:09.597 align:center
Görüntüde bu işte birlikte oldukları
belli oluyor.

00:39:09.680 --> 00:39:14.894 align:center
Cesedi alıp saklamak için
birlikte hareket ediyorlar.

00:39:23.986 --> 00:39:24.987 align:center
10 MAYIS 2017

00:39:25.071 --> 00:39:26.030 align:center
Siz mi yaptınız?

00:39:27.323 --> 00:39:31.035 align:center
O dairede ne yaşandı? O gece ne yaşandı?

00:39:31.118 --> 00:39:33.329 align:center
-Siz mi yaptınız?
-Onu siz mi öldürdünüz?

00:39:33.412 --> 00:39:34.872 align:center
Onu bıçakladınız mı?

00:39:34.955 --> 00:39:38.667 align:center
Larry ve James 10 Mayıs'ta
ikinci derece cinayetten,

00:39:38.751 --> 00:39:42.922 align:center
soruşturmayı engellemekten
ve ceset saklamaktan tutuklandı.

00:39:43.547 --> 00:39:46.675 align:center
James zaten ehliyet ihlali sebebiyle
gözaltına alınmıştı.

00:39:46.759 --> 00:39:50.304 align:center
Jeffrey de onu çıkarmak için
kefaletini ödemedi.

00:39:50.388 --> 00:39:55.851 align:center
Sanırım bir noktada
katil birini "oğlu" olarak kabul etmenin

00:39:55.935 --> 00:39:58.229 align:center
büyük bir hata olduğunu anladı.

00:39:59.146 --> 00:40:01.232 align:center
O zaman bir gerekçemiz olmadığından

00:40:01.315 --> 00:40:04.360 align:center
Max Gemma'nın
cinayette parmağı olduğunu düşünmedik.

00:40:05.027 --> 00:40:10.616 align:center
Hatta Larry verdiği ifadede
Max'in bu işle alakası olmadığını söyledi.

00:40:10.699 --> 00:40:14.078 align:center
Soruşturmaya engel olmaktan tutuklandı.

00:40:16.330 --> 00:40:18.374 align:center
Nihayetinde şunu anladık.

00:40:18.457 --> 00:40:23.379 align:center
Polisin kanıt toplamasına
engel olmaya çalışmıştı.

00:40:23.462 --> 00:40:25.297 align:center
MANHATTAN ESKİ BÖLGE SAVCISI

00:40:25.381 --> 00:40:28.509 align:center
Ama hem ben hem de kıdemli avukatlar
şu kanıdaydık.

00:40:28.592 --> 00:40:33.264 align:center
Max'in şüpheye yer bırakmayacak şekilde
cinayete karıştığını ispatlayamazdık.

00:40:34.932 --> 00:40:38.352 align:center
Cinayet suçlaması yöneltilince
birbirlerini işaret ettiler.

00:40:38.435 --> 00:40:41.230 align:center
Karşılıklı birbirlerini suçladılar.

00:40:43.732 --> 00:40:46.944 align:center
Kimin bıçakladığını
tespit etmemiz gerekiyordu.

00:40:47.486 --> 00:40:52.741 align:center
James'in ve Larry'nin rolünü bilmiyorduk.

00:40:53.284 --> 00:40:57.830 align:center
Mahkûmiyet kararı çıkmaması için
bir jüri üyesinin şüphe duyması yeterli.

00:41:01.125 --> 00:41:06.630 align:center
James duruşmayı beklerken
cezaevinden yaptığı aramalara ulaştık.

00:41:06.714 --> 00:41:12.678 align:center
Bir arkadaşıyla yaptığı görüşmede
serbest kalacağından çok emindi.

00:41:13.262 --> 00:41:16.932 align:center
Duruşma eylülde.
Ekim gibi evde olmayı umuyorum.

00:41:17.016 --> 00:41:20.603 align:center
Sokaklara dönünce itibarım artacak.

00:41:20.686 --> 00:41:24.106 align:center
"Bu çocuk Rocky'yi devirmesine karşın
evine mi döndü?

00:41:24.190 --> 00:41:25.608 align:center
Vay canına" diyecekler.

00:41:25.691 --> 00:41:26.734 align:center
Evet, kesinlikle.

00:41:26.817 --> 00:41:28.068 align:center
Hiç endişelenmiyordu.

00:41:28.152 --> 00:41:32.990 align:center
"Evet, çıkacağım. Yakında serbestim.
Her şey yoluna girecek."

00:41:35.743 --> 00:41:38.454 align:center
Soruşturmanın sonuna yaklaşmıştık.

00:41:38.537 --> 00:41:44.835 align:center
Duruşmaya hazırlanırken
bir görgü tanığı bulduk.

00:41:44.919 --> 00:41:46.670 align:center
Adı Louie Ruggiero'ydu.

00:41:47.922 --> 00:41:50.174 align:center
James Rackover'ın arkadaşıydı.

00:41:52.009 --> 00:41:57.973 align:center
Louie Ruggiero'nun dediğine göre
binayı aradığımız gün spor salonundaymış.

00:41:58.057 --> 00:42:01.769 align:center
James Rackover yanına gelip
konuşması gerektiklerini söylemiş.

00:42:01.852 --> 00:42:03.395 align:center
Bir şey olduğunu söylemiş.

00:42:04.480 --> 00:42:08.400 align:center
Louis, James'in ne söylediğini anlattı.

00:42:08.484 --> 00:42:12.988 align:center
Larry cinayet günü dairede otururken

00:42:13.072 --> 00:42:15.866 align:center
bir adamla tartışmış.

00:42:15.950 --> 00:42:19.245 align:center
Tartıştığı kişi Joey'ymiş.

00:42:19.328 --> 00:42:24.166 align:center
Larry çok sinirlenmiş.
Joey'ye yumruk atıp onu yere sermiş.

00:42:24.750 --> 00:42:26.085 align:center
Onu bayıltmış.

00:42:26.168 --> 00:42:29.004 align:center
James daha sonra
"Hapse dönmeyeceğim" demiş.

00:42:30.381 --> 00:42:35.052 align:center
Mutfaktan bir bıçak kapıp
Joey'yi bıçaklayarak öldürmüş.

00:42:37.054 --> 00:42:42.851 align:center
Louie'ye anlattığı bu hikâyeyle
onu öldüren kişi olduğunu itiraf ediyor.

00:42:44.311 --> 00:42:47.064 align:center
Anlattığı başka bir inanılmaz şey de şu.

00:42:47.147 --> 00:42:52.403 align:center
Joey hâlâ dairedeyken
eve krep sipariş edip bir güzel yemiş.

00:42:52.486 --> 00:42:55.364 align:center
Daha sonra
cesedi New Jersey'ye götürüp atmışlar.

00:42:56.532 --> 00:42:59.660 align:center
Bulduğumuz kanıtlar
bunu kasten yaptıklarını gösterdi.

00:42:59.743 --> 00:43:04.248 align:center
İkisinin rolleri farklı olsa da
o saldırı Joey'nin ölümüyle sonuçlandı.

00:43:04.331 --> 00:43:08.335 align:center
Bir kişinin ölümünden
iki kişi sorumlu olabilir.

00:43:08.919 --> 00:43:11.922 align:center
Nihayetinde ilk James yargılandı.

00:43:18.345 --> 00:43:21.598 align:center
18 EKİM 2018
JOEY COMUNALE CİNAYETİNDEN 2 YIL SONRA

00:43:23.976 --> 00:43:27.104 align:center
James Rackover davası
Manhattan mahkemesinde başladı.

00:43:29.481 --> 00:43:36.196 align:center
Pat her gün mahkemeye geldi.
Ailesi ve dostlarıyla salonu doldurdu.

00:43:37.906 --> 00:43:42.870 align:center
Üniversiteden arkadaşları, hemşehrileri,
meslektaşları, iş arkadaşları

00:43:42.953 --> 00:43:44.997 align:center
Joey'yi desteklemeye geldi.

00:43:47.124 --> 00:43:51.045 align:center
Herkes muazzam bir destek verdi.

00:43:52.129 --> 00:43:57.926 align:center
James Rackover'ın yanında kimse yoktu.
Bu çok şey anlatıyordu.

00:44:01.930 --> 00:44:04.433 align:center
James'in yargılandığı uzun duruşma sonrası

00:44:04.516 --> 00:44:08.937 align:center
jüri onu ikinci derece cinayetten,
yani kasıtlı adam öldürmeden suçlu buldu.

00:44:09.855 --> 00:44:13.150 align:center
Bugün bile hatırlıyorum.
Pat'i tutmam gerekti.

00:44:13.233 --> 00:44:20.032 align:center
Teğmenimle birlikte koluna girdik
çünkü mutluluktan havaya fırladı.

00:44:21.325 --> 00:44:23.494 align:center
Sonunda bu işin bitmesine,

00:44:23.577 --> 00:44:28.040 align:center
oğluna yaptıklarının bedelini
ödeyecek olmalarına sevindi.

00:44:29.249 --> 00:44:33.128 align:center
Onlar adına çok sevindim.

00:44:34.171 --> 00:44:40.469 align:center
James'i görünce tek düşündüğüm
"Umarım kâbusun yeni başlıyordur" oldu.

00:44:41.845 --> 00:44:46.225 align:center
Çünkü benim kâbusum
onunkinden daha uzun sürecek.

00:44:50.813 --> 00:44:54.525 align:center
James Rackover
28 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

00:44:54.608 --> 00:44:56.235 align:center
Hâlâ cezasını çekiyor.

00:44:56.318 --> 00:44:58.696 align:center
-Yaklaşmayın lütfen. Bay Comunale.
-Peki.

00:45:00.197 --> 00:45:01.657 align:center
Sonuçtan memnunduk.

00:45:01.740 --> 00:45:04.660 align:center
Bu işin bitmesini istemiştik.

00:45:05.411 --> 00:45:09.248 align:center
Harika bir iş çıkarttıkları için
Manhattan Savcılığı'na,

00:45:10.749 --> 00:45:13.711 align:center
gece gündüz çalışan New York Emniyeti'ne

00:45:13.794 --> 00:45:16.714 align:center
ve destek veren herkese teşekkür ediyorum.

00:45:16.797 --> 00:45:19.591 align:center
Aileme, arkadaşlarıma…

00:45:23.554 --> 00:45:30.060 align:center
Larry cezaya çarptırılma ihtimalinin
çok yüksek olduğunu düşünmüş olmalı.

00:45:30.602 --> 00:45:34.481 align:center
Larry mahkemeye çıkmak yerine
suçunu kabul etmeyi seçti.

00:45:35.774 --> 00:45:40.112 align:center
İkinci derece cinayetten
23 yıl hapis cezasını kabul etti.

00:45:41.238 --> 00:45:43.907 align:center
Max Gemma Şubat 2019'da anlaşma yaparak

00:45:43.991 --> 00:45:46.827 align:center
soruşturmaya engel olma suçunu kabul etti

00:45:47.411 --> 00:45:49.955 align:center
ve altı ay hapis cezasına çarptırıldı.

00:45:51.081 --> 00:45:54.710 align:center
Tüm gazeteler
bunu kârlı anlaşma olarak yorumladı.

00:45:56.420 --> 00:45:59.840 align:center
Ben de hemfikirim. Sebebini bilmiyorum.

00:46:01.049 --> 00:46:05.179 align:center
Sebebini bilmiyorum
ama işlediği suçun ağırlığıyla yaşayacak.

00:46:06.763 --> 00:46:08.390 align:center
Bence Max Gemma

00:46:08.474 --> 00:46:12.311 align:center
o dairede yaşananlar konusunda
daha fazla şey biliyor.

00:46:22.529 --> 00:46:25.783 align:center
Her dedektifin hayatında
öne çıkan bir vaka olur.

00:46:27.451 --> 00:46:33.749 align:center
19 yıllık polis kariyerimde
benim için öne çıkan dava buydu.

00:46:34.750 --> 00:46:36.668 align:center
Joey'nin başına gelenleri,

00:46:36.752 --> 00:46:40.672 align:center
ailesi ve arkadaşları tarafından
ne kadar sevildiğini öğrendim.

00:46:40.756 --> 00:46:45.260 align:center
Pat tıpkı ilk günkü gibi
her gün Joey'yi özlüyor.

00:46:46.345 --> 00:46:52.559 align:center
Joey'ye duyduğu sevgiyi anlayabiliyorum

00:46:52.643 --> 00:46:57.856 align:center
çünkü ne zaman Joey'den
ve kızından bahsetse

00:46:57.940 --> 00:47:02.110 align:center
tüm dünyalarının onlar olduğunu anlıyorum.

00:47:02.194 --> 00:47:04.279 align:center
Çocuklarım da benim için öyle.

00:47:05.697 --> 00:47:07.991 align:center
Her gün onu düşünüyoruz.

00:47:08.826 --> 00:47:15.833 align:center
Anısını yaşatmaya çalışıyoruz.

00:47:16.458 --> 00:47:21.088 align:center
Torunuma sürekli "Bu Joey dayın" diyorum.

00:47:22.673 --> 00:47:27.761 align:center
Arkadaşları dokuz numaralı dövme yaptırdı.

00:47:29.596 --> 00:47:30.973 align:center
Dokuz onun numarasıydı.

00:47:31.557 --> 00:47:34.935 align:center
Kaderin cilvesine bakın.
Ona hep şöyle derdim.

00:47:35.018 --> 00:47:38.522 align:center
"Üniversite paranı iki şartla öderim.

00:47:38.605 --> 00:47:43.110 align:center
Birincisi, dört yılda mezun olacaksın.
İkincisi, hiç dövme yaptırmayacaksın."

00:47:43.610 --> 00:47:45.946 align:center
O yaptırmadı ama ben onu dövme yaptırdım.

00:47:47.990 --> 00:47:51.994 align:center
Her gün onu hatırlamamın
harika olacağını düşündüm.

00:47:54.329 --> 00:47:55.455 align:center
O her gün yanımda.

00:48:07.342 --> 00:48:08.260 align:center
GELECEK BÖLÜMDE

00:48:08.343 --> 00:48:11.013 align:center
Telefon çaldı.
Jeff "Irene yanında mı?" dedi.

00:48:11.096 --> 00:48:13.891 align:center
"Saat 12'den beri kayıp" dedi.

00:48:13.974 --> 00:48:17.102 align:center
Bir anda herkes telaşa kapıldı.

00:48:17.185 --> 00:48:20.355 align:center
Evin hanımı kaybolmuştu.

00:48:21.023 --> 00:48:24.735 align:center
Irene Silverman
82 yaşında cin gibi bir kadındı.

00:48:24.818 --> 00:48:28.906 align:center
Sosyetik biriydi.
Sizi sevdiyse ailesinin parçası olurdunuz.

00:48:29.406 --> 00:48:34.953 align:center
Irene Silverman'ın kimliğinin
bir anne ve oğlunda olduğunu öğrendik.

00:48:35.037 --> 00:48:36.496 align:center
Geçmişlerini araştırdık.

00:48:36.580 --> 00:48:39.374 align:center
Yaptıkları korkunç şeyler
bizi hayrete düşürdü.

00:48:39.458 --> 00:48:41.376 align:center
Yerini bilmiyoruz. Biz masumuz.

00:48:41.460 --> 00:48:44.504 align:center
Haklarımız verilirse bunu ispatlarız.

00:48:44.588 --> 00:48:47.215 align:center
Bir anne-oğul ilişkisine benzemiyordu.

00:48:47.299 --> 00:48:49.009 align:center
El ele tutuşuyorlardı.

00:48:49.092 --> 00:48:51.511 align:center
Birbirlerine sevgiyle bakıyorlardı.

00:48:51.595 --> 00:48:52.721 align:center
"Şaka mı bu?" dedim.

00:48:52.804 --> 00:48:53.680 align:center
29 ARALIK 1992

00:48:53.764 --> 00:48:55.724 align:center
Oğlu ben sorguladım.

00:48:55.807 --> 00:48:58.727 align:center
Bir anda boynuma sarıldı.

00:48:59.311 --> 00:49:01.939 align:center
Kalbinin küt küt attığını hissettim.

00:49:02.022 --> 00:49:05.525 align:center
"Bu bir rehin alma olayı" dedi.

00:49:05.609 --> 00:49:08.403 align:center
Beni tanıdığınızı sanabilirsiniz
ama tanımıyorsunuz.

00:49:48.819 --> 00:49:52.823 align:center
Alt yazı çevirmeni: Mustafa Üneşi

