WEBVTT

00:00:06.047 --> 00:00:07.590 align:center
MANHATTAN ADASI'NDA

00:00:07.674 --> 00:00:10.802 align:center
CİNAYET DAVALARINA BAKAN
İKİ DEDEKTİF EKİBİ VARDIR.

00:00:10.885 --> 00:00:13.013 align:center
KUZEY MANHATTAN VE GÜNEY MANHATTAN.

00:00:13.096 --> 00:00:17.434 align:center
ÇÖZÜLMESİ ZOR VE VAHŞİ CİNAYETLERİ
SORUŞTURMAKLA GÖREVLİDİRLER.

00:00:17.517 --> 00:00:20.228 align:center
BU YAPIM ONLARIN HİKÂYELERİNİ ANLATIR.

00:00:37.829 --> 00:00:41.750 align:center
Hiç bulunmak istemediğiniz
bazı durumlar vardır.

00:00:43.835 --> 00:00:47.964 align:center
O odada yaşananlar
unutulabilecek şeyler değildi.

00:00:49.466 --> 00:00:53.303 align:center
9 Aralık 2010 Perşembe günü

00:00:53.386 --> 00:00:58.516 align:center
gece müdürü olarak
Soho House'daki vardiyama geldim.

00:00:58.600 --> 00:01:01.603 align:center
Soho House özel üyelikli bir kulüptür.

00:01:01.686 --> 00:01:05.815 align:center
Sanat, film ve müzik dünyasından
çok özel üyeleri vardır.

00:01:05.899 --> 00:01:07.525 align:center
Herkese açık değildir.

00:01:08.276 --> 00:01:10.487 align:center
Vardiyam başlayalı birkaç saat olmuştu.

00:01:10.570 --> 00:01:14.908 align:center
Akşama ait kontrol listesine bakarken

00:01:15.867 --> 00:01:19.370 align:center
konuklarımızdan biri telefon etti.

00:01:19.454 --> 00:01:22.373 align:center
Odalarına su sızdığını söyledi.

00:01:22.457 --> 00:01:25.085 align:center
Sızıntının kaynağını aramaya başladık

00:01:25.168 --> 00:01:28.755 align:center
ve nihayetinde Sylvie'nin odasına ulaştık.

00:01:29.339 --> 00:01:33.009 align:center
Sylvie Cachay yükselişte olan
genç bir mayo tasarımcısıydı.

00:01:33.092 --> 00:01:37.430 align:center
Victoria's Secret ve Tommy Hilfiger gibi
markalarla çalışmıştı.

00:01:37.514 --> 00:01:40.225 align:center
Geleceği parlaktı, yükselişteydi,

00:01:41.976 --> 00:01:44.187 align:center
ve çok başarılı olması bekleniyordu.

00:01:44.270 --> 00:01:48.983 align:center
Soho House için mükemmel bir üyeydi.

00:01:50.902 --> 00:01:53.154 align:center
Kapıyı çaldık ama açan olmadı.

00:01:53.238 --> 00:01:55.365 align:center
Kapıyı açtım.

00:01:58.409 --> 00:02:03.540 align:center
İşte o zaman
Sylvie'yi küvette suya batık hâlde buldum.

00:02:04.833 --> 00:02:09.838 align:center
İlk tepkim hemen küvete girip
onu oradan çıkarmak oldu.

00:02:11.548 --> 00:02:13.466 align:center
Onu sarstım, onunla konuştum.

00:02:13.550 --> 00:02:15.927 align:center
Nabzına baktım ama nabzı yoktu.

00:02:16.010 --> 00:02:19.180 align:center
Sonra kalp masajı yapmaya başladım.

00:02:20.056 --> 00:02:26.521 align:center
Onu hayata döndürmeye çalışırken
meslektaşımdan 911'i aramasını istedim.

00:02:26.604 --> 00:02:30.400 align:center
Uyanması için ona bağırdım.

00:02:35.947 --> 00:02:36.948 align:center
Böyle oldu.

00:02:43.496 --> 00:02:46.875 align:center
Görevimiz salimen eve dönüp
huzurlu uyumanızı sağlamaktır.

00:02:48.334 --> 00:02:51.546 align:center
Yakınlarını kimin öldürdüğünü bilmek
bir aile için önemlidir.

00:02:52.964 --> 00:02:56.634 align:center
En önemli şey
kurbanlara merhamet göstermektir.

00:02:57.135 --> 00:02:59.387 align:center
İşin aslını öğrenmeyi hep sevmişimdir.

00:03:00.388 --> 00:03:01.598 align:center
Aslında ne oldu?

00:03:03.141 --> 00:03:05.351 align:center
Gerçeği bulmak istersiniz.

00:03:05.435 --> 00:03:07.061 align:center
Dedektiflerin işi budur.

00:03:07.562 --> 00:03:10.481 align:center
İçgüdünüz insanlara yardım etmektir.

00:03:11.399 --> 00:03:14.777 align:center
New York'ta, New York Emniyeti'nde…

00:03:17.071 --> 00:03:17.906 align:center
Olay bu.

00:03:18.948 --> 00:03:22.619 align:center
CİNAYET VAKALARI: NEW YORK

00:03:27.373 --> 00:03:30.501 align:center
9 ARALIK 2010

00:03:31.085 --> 00:03:32.128 align:center
03.00

00:03:32.212 --> 00:03:34.589 align:center
Soğuk bir geceydi.

00:03:34.672 --> 00:03:37.175 align:center
Çıt çıkmıyordu. Hiçbir olay yoktu.

00:03:38.009 --> 00:03:39.010 align:center
Telefon çaldı.

00:03:40.178 --> 00:03:43.514 align:center
Telefonun ucundaki
6'ncı Karakol'dan genç bir çavuştu.

00:03:44.515 --> 00:03:47.560 align:center
"Sizi uyarmak istiyorum.

00:03:48.144 --> 00:03:53.232 align:center
Genç bir kadın
Soho House'ta küvette ölü bulundu.

00:03:53.316 --> 00:03:55.109 align:center
Görünüşe bakılırsa boğulmuş."

00:03:55.777 --> 00:03:58.529 align:center
"Ölümü resmî mi?" dedim. "Resmî" dedi.

00:03:58.613 --> 00:04:02.617 align:center
Sonra "Sizce bu bir sorun mu?" dedi.

00:04:03.868 --> 00:04:05.161 align:center
"Tabii ki.

00:04:05.244 --> 00:04:09.457 align:center
Bir insanın
kendi başına küvette boğulması zordur.

00:04:10.541 --> 00:04:13.002 align:center
Geliyoruz. Olay yerini koruyun" dedim.

00:04:16.422 --> 00:04:19.217 align:center
NYPD karakol dedektif ekipleri

00:04:19.300 --> 00:04:22.303 align:center
iki vardiyalı olarak
08.00'den 01.00'e kadar çalışır

00:04:22.387 --> 00:04:27.684 align:center
ama suç 01.00'de sona ermez.
Suç 7/24 devam eder.

00:04:27.767 --> 00:04:29.978 align:center
Bu yüzden gece nöbetimiz var.

00:04:30.061 --> 00:04:35.149 align:center
Olay yerine gidip işimizi yaparız,
sonra bunu sabah ekibine bırakırız.

00:04:35.942 --> 00:04:39.821 align:center
Manhattan iki bölgeye ayrılır.
Kuzey Manhattan, Güney Manhattan.

00:04:39.904 --> 00:04:42.365 align:center
Güney Manhattan'da gece nöbetçisiydim.

00:04:42.448 --> 00:04:44.617 align:center
Gece kuşuyum. Zaten gece doğmuşum.

00:04:44.701 --> 00:04:45.785 align:center
Bu işi seviyordum.

00:04:46.869 --> 00:04:50.206 align:center
"Gece yarısından sonra
hayırlı bir şey olmaz" derler.

00:04:50.289 --> 00:04:52.125 align:center
Bu doğru bir ifade.

00:04:53.876 --> 00:04:58.506 align:center
Soho House çok özel, lüks bir kulüp.

00:04:58.589 --> 00:05:01.467 align:center
İsteyen herkes gelip üye olamaz.

00:05:01.551 --> 00:05:05.054 align:center
Bir inceleme süreci var
ve bu sadece tavsiyeyle oluyor.

00:05:05.138 --> 00:05:07.849 align:center
Çok ama çok lüks bir yer.

00:05:07.932 --> 00:05:12.562 align:center
Gücümün yeteceği bir yer değil
ama yapacak bir şey yok.

00:05:15.982 --> 00:05:20.153 align:center
Soho House'a vardığımızda
ambulans, polis arabası ve biz vardık.

00:05:20.945 --> 00:05:22.530 align:center
Pek fazla insan yoktu.

00:05:24.824 --> 00:05:28.870 align:center
Oda pek büyük değildi.
Güzel, kocaman bir yatak vardı.

00:05:29.662 --> 00:05:35.043 align:center
Yatağın bir metre önünde
kâseye benzeyen büyük bir küvet vardı.

00:05:35.710 --> 00:05:39.547 align:center
Otel müdürü kadını küvetten çıkarmıştı.

00:05:39.630 --> 00:05:41.507 align:center
Kurbanın kimliğini öğrendik.

00:05:41.591 --> 00:05:45.887 align:center
Sylvie Cachay'di. 33 yaşında bir kadındı.

00:05:47.221 --> 00:05:51.267 align:center
Küvetin önünde sırt üstü yatıyordu.

00:05:51.351 --> 00:05:54.395 align:center
Üstünde kazak tarzı bir bluz,

00:05:55.188 --> 00:05:58.441 align:center
iç çamaşırı ve Rolex saat vardı.

00:05:59.025 --> 00:06:04.322 align:center
Normalde küvette giyilecek şeyler değildi.

00:06:04.405 --> 00:06:06.824 align:center
Ben şüpheci biriyim.

00:06:06.908 --> 00:06:09.535 align:center
Küvetteki ölülerle de aram iyi değildir.

00:06:09.619 --> 00:06:12.789 align:center
Tezgâhın üstünde birçok hap şişesi vardı.

00:06:12.872 --> 00:06:14.582 align:center
Sanırım antidepresandı.

00:06:14.665 --> 00:06:19.712 align:center
Aşırı doz alıp küvette mi boğuldu?
Bunun cevabını bilmiyorduk.

00:06:20.922 --> 00:06:23.299 align:center
6'ncı Karakol'un amirini aradım.

00:06:24.425 --> 00:06:28.805 align:center
Karakol dedektif ekipleri
bölgedeki her şeye bakar.

00:06:30.014 --> 00:06:35.561 align:center
Tommy Jones ve Bobby Moller
çoktan beri tanıdığım iyi dedektiflerdir.

00:06:35.645 --> 00:06:37.355 align:center
Hemen olay yerine geldiler.

00:06:39.273 --> 00:06:43.277 align:center
Bir gece önce birini tutukladığımızdan
geç saatlere dek çalışmıştık.

00:06:43.361 --> 00:06:46.531 align:center
Bu yüzden Soho House'a biz gittik.

00:06:46.614 --> 00:06:47.949 align:center
Sıra dışı bir olay.

00:06:48.032 --> 00:06:51.911 align:center
Oranın müşterilerini düşününce
böyle bir şey beklemiyorsunuz.

00:06:51.994 --> 00:06:55.039 align:center
Gece nöbetçisi Çavuş Pete Panuccio
bize bilgi verdi.

00:06:55.790 --> 00:06:59.085 align:center
Şüpheli bir durumdu
ama ne olduğunu bilmiyorduk.

00:06:59.168 --> 00:07:02.463 align:center
Böyle durumlarda kan var mı diye bakılır.
Kan yoktu.

00:07:02.547 --> 00:07:07.343 align:center
Elinde bir ısırık yarası vardı.
Bu bize tuhaf geldi.

00:07:09.512 --> 00:07:12.765 align:center
Bu tür olaylarda Cinayet Masası aranır.

00:07:13.641 --> 00:07:17.645 align:center
Ayak işlerini yapıp
her türlü yardımı sağlarlar.

00:07:17.728 --> 00:07:21.524 align:center
Bilhassa Dedektif Al Titus harika biri.

00:07:21.607 --> 00:07:23.943 align:center
Onunla birçok davada çalıştım.

00:07:24.026 --> 00:07:25.778 align:center
Gereken özeni gösterir.

00:07:25.862 --> 00:07:28.531 align:center
Bu vakada bir dedektif ekibimiz vardı.

00:07:29.115 --> 00:07:33.077 align:center
Çok lüks bir işletme olduğu için
önemli bir olaydı.

00:07:33.161 --> 00:07:36.789 align:center
Olayın bir de ünlü boyutu var.

00:07:37.290 --> 00:07:42.503 align:center
Bu işe basın da dâhil olacağından
üzerimizde fazladan bir baskı vardı.

00:07:42.587 --> 00:07:45.965 align:center
En kısa sürede cevaplara ulaşmalıydık.

00:07:49.135 --> 00:07:52.513 align:center
Olay Yeri İnceleme ekibi
olay yerini fotoğrafladı,

00:07:52.597 --> 00:07:54.348 align:center
küvetten parmak izi aldı.

00:07:54.432 --> 00:07:59.729 align:center
Küvetten ve küvet musluğundan
DNA örneği aldı.

00:07:59.812 --> 00:08:03.316 align:center
Yerde bir çift ıslak çorap fark ettim.

00:08:05.067 --> 00:08:11.157 align:center
Genç, şık bir kadının giyeceği bir
çorap değildi.

00:08:11.741 --> 00:08:14.327 align:center
Gri renkli erkek çorabıydı.

00:08:14.410 --> 00:08:19.498 align:center
"Ne oldu acaba?
Ne yaşandı? Kiminle birlikteydi?" dedik.

00:08:20.583 --> 00:08:22.543 align:center
Konuştuğumuz ilk insanlardan biri

00:08:22.627 --> 00:08:26.506 align:center
Soho House Otel'in gece müdürü
Bryan Alvarez'di.

00:08:28.424 --> 00:08:31.802 align:center
Dedektifler ne olduğuna dair
birçok soru sordu.

00:08:31.886 --> 00:08:34.472 align:center
"Sylvie kim? Konuk mu?" dediler,

00:08:34.555 --> 00:08:39.602 align:center
odaya saat kaçta girdiğimi,
onu saat kaçta küvette bulduğumu sordular.

00:08:39.685 --> 00:08:41.729 align:center
Aldığımız bilgilere göre

00:08:41.812 --> 00:08:47.777 align:center
sevgilisi Nicholas Brooks'la
00.30'da otele giriş yapmış.

00:08:47.860 --> 00:08:50.446 align:center
Sylvie ve sevgilisi Nick

00:08:50.530 --> 00:08:56.285 align:center
o gece vardiyamdan kısa bir süre önce
otele giriş yapmış.

00:08:57.078 --> 00:09:02.166 align:center
Soho House'un güzel yanlarından biri
birçok güvenlik kamerası olması.

00:09:03.042 --> 00:09:06.504 align:center
Hemen görüntüleri inceledik.

00:09:06.587 --> 00:09:10.550 align:center
Sylvie biraz dengesiz yürüyor gibiydi.
Yorgun görünüyordu.

00:09:11.384 --> 00:09:14.554 align:center
Sylvie iş arkadaşıma
uyku ilacı kullandığını,

00:09:14.637 --> 00:09:16.847 align:center
kendini iyi hissetmediğini,

00:09:16.931 --> 00:09:20.059 align:center
odasına gitmek için
yardım istediğini söylemiş.

00:09:20.142 --> 00:09:23.187 align:center
Nicholas oturmuş ve giriş yaptırmış.

00:09:23.271 --> 00:09:26.566 align:center
Otel çalışanı Sylvie'yi odasına götürmüş.

00:09:27.149 --> 00:09:32.321 align:center
Güvenlik kamerası görüntülerinde
Sylvie Cachay çıkarken yardım alıyor.

00:09:32.405 --> 00:09:34.448 align:center
Otele giriş yaptıktan sonra

00:09:34.532 --> 00:09:40.037 align:center
Nicholas Brooks'un
defalarca odaya girip çıktığını gördük.

00:09:40.121 --> 00:09:41.956 align:center
Bu bize tuhaf geldi.

00:09:42.832 --> 00:09:44.709 align:center
Kamera görüntülerine göre

00:09:44.792 --> 00:09:49.338 align:center
Nicholas Brooks
otel odasından en son 02.18'de ayrılıyor.

00:09:49.422 --> 00:09:50.965 align:center
NICK ODADAN AYRILIYOR

00:09:51.048 --> 00:09:56.554 align:center
Sonra otel müdürü
02.51'de sızıntıyı kontrol etmeye geliyor.

00:09:56.637 --> 00:09:59.473 align:center
Bryan Alvarez'e
Sylvie Cachay'i bulduktan sonra

00:09:59.557 --> 00:10:02.101 align:center
Nicholas Brooks'u
görüp görmediğini sordum.

00:10:02.184 --> 00:10:07.023 align:center
Dedektiflere otelde olmadığını,
dışarı çıktığını söyledim.

00:10:10.818 --> 00:10:13.487 align:center
Biriyle geldi ama artık otelde yoktu.

00:10:14.196 --> 00:10:18.951 align:center
Olay yerine dönüşen otelden de ayrıldı.

00:10:19.910 --> 00:10:22.496 align:center
Evet, bu oldukça şüpheliydi.

00:10:22.580 --> 00:10:25.082 align:center
Neden ve nereye gittiğini öğrenmeliydik.

00:10:27.251 --> 00:10:30.254 align:center
Önceliğimiz sevgilisini bulmaktı.

00:10:31.088 --> 00:10:35.343 align:center
Bölgedeki barları dolaşmayı planladık.

00:10:35.885 --> 00:10:40.640 align:center
Saat 05.30'de lobide duruyordum.

00:10:42.975 --> 00:10:45.770 align:center
Ön kapıdan içeri girdi.

00:10:50.107 --> 00:10:53.361 align:center
Otel müdürü "İşte şu adam" dedi.

00:10:54.904 --> 00:10:58.491 align:center
Adama bakınca
gözlerinin kan çanağına döndüğünü gördük.

00:10:58.574 --> 00:11:00.951 align:center
Dağılmış hâldeydi.

00:11:01.035 --> 00:11:05.247 align:center
Sarhoş veya kafası güzel olduğu belliydi.

00:11:05.331 --> 00:11:07.708 align:center
Belli ki bir yerde eğlenmişti.

00:11:10.002 --> 00:11:13.714 align:center
Ayaklarına bakınca
çorap giymediğini fark ettim.

00:11:15.716 --> 00:11:18.719 align:center
Çoraplar odada, olay yerindeydi.

00:11:19.303 --> 00:11:21.222 align:center
Gri renkli erkek çorabı.

00:11:22.348 --> 00:11:24.642 align:center
Kendimi o delikanlıya tanıttım.

00:11:24.725 --> 00:11:27.645 align:center
Adını sordum. "Adım Nicholas Brooks" dedi.

00:11:30.481 --> 00:11:35.152 align:center
"Sylvie Cachay'le otele giren bey
siz misiniz?" dedim.

00:11:35.236 --> 00:11:39.198 align:center
"Evet" dedi.
"Size kötü bir haberim var" dedim.

00:11:39.281 --> 00:11:43.494 align:center
"Sylvie'yi odasında cansız hâlde bulduk.

00:11:43.577 --> 00:11:46.914 align:center
Maalesef vefat etti" dedim.

00:11:46.997 --> 00:11:48.457 align:center
Hiç üzülmedi.

00:11:48.541 --> 00:11:51.460 align:center
Ne olduğunu sormadı.

00:11:52.294 --> 00:11:55.464 align:center
Belki de sarhoş olduğu için
aklı yerinde değildi.

00:11:57.007 --> 00:12:00.469 align:center
"Seninle konuşmalıyız.
Sevgilinin kim olduğunu öğrenmeliyiz.

00:12:00.553 --> 00:12:05.099 align:center
Karakola gidip
ne olduğunu anlamamız lazım" dedim.

00:12:07.727 --> 00:12:10.229 align:center
Nicholas Brooks bizimle gelmeyi
kabul etti.

00:12:10.771 --> 00:12:12.982 align:center
Nicholas'ı sorgu odasına aldım.

00:12:13.065 --> 00:12:14.817 align:center
"Bu gece nerede olduğunu

00:12:14.900 --> 00:12:19.697 align:center
ve bu gece ne yaşandığını anlatman
benim için çok önemli" dedim.

00:12:19.780 --> 00:12:24.910 align:center
Bir anda kekelemeye başladı.
Durumun farkında değildi.

00:12:24.994 --> 00:12:26.537 align:center
Gözleri kapanıyordu.

00:12:26.620 --> 00:12:29.123 align:center
Ondan net cevaplar alamayacağım belliydi.

00:12:29.206 --> 00:12:30.332 align:center
Berbat hâldeydi.

00:12:30.416 --> 00:12:34.378 align:center
Bir süre uyumasının
ona iyi geleceğini düşündüm.

00:12:34.462 --> 00:12:36.464 align:center
"Sonra konuşuruz" dedim.

00:12:37.089 --> 00:12:42.011 align:center
Soracaklarımı ve söyleyeceklerimi
anlamayan birini sorgulamak istemedim.

00:12:42.094 --> 00:12:45.055 align:center
Süreci geciktirse de böylesi daha iyi.

00:12:45.139 --> 00:12:46.807 align:center
Hemen sızdı.

00:12:47.475 --> 00:12:50.853 align:center
Bu bizim başımıza gelse
kendimizden geçerdik.

00:12:50.936 --> 00:12:53.814 align:center
Ağlardık, uyuyamazdık ama o öyle yapmadı.

00:12:55.691 --> 00:12:59.111 align:center
İlk iş olarak
Sylvie'nin ailesine haber verdik.

00:12:59.195 --> 00:13:02.490 align:center
Kara haberi vermek çok zordur.

00:13:02.573 --> 00:13:06.285 align:center
Benim de kızlarım var.
İnsanın aklına ailesi geliyor.

00:13:07.244 --> 00:13:10.206 align:center
Virginia'da yaşadıkları için
bu haberi bizzat veremedim.

00:13:10.289 --> 00:13:14.502 align:center
Normalde bizzat ben söylerim.
Virginia Emniyeti'ni aradık.

00:13:14.585 --> 00:13:15.711 align:center
Aileye gittiler.

00:13:15.795 --> 00:13:19.048 align:center
Aileye haber verdiklerini teyit ettiler.

00:13:20.800 --> 00:13:23.010 align:center
Annem beni aradı.

00:13:23.761 --> 00:13:24.970 align:center
Harap olmuştu.

00:13:25.054 --> 00:13:28.933 align:center
Gözyaşları içinde
kardeşim Sylvie'nin öldüğünü söyledi.

00:13:33.854 --> 00:13:35.689 align:center
Korkunçtu.

00:13:35.773 --> 00:13:40.361 align:center
Böyle bir şey duymayı
kesinlikle beklemiyordum.

00:13:41.987 --> 00:13:44.657 align:center
Kardeşim ve ben McLean, Virginia'da,

00:13:44.740 --> 00:13:47.409 align:center
Washington DC'nin banliyösünde büyüdük.

00:13:47.493 --> 00:13:51.539 align:center
Annem ve üvey babam özbeöz Perulu'ydu.

00:13:51.622 --> 00:13:55.417 align:center
Bu yüzden Sylvie iki Perulu'nun kızıydı.

00:13:56.210 --> 00:13:58.754 align:center
Çok hırslıydı,
kültürümüzü temsil ediyordu.

00:13:58.838 --> 00:14:02.299 align:center
Çalışmalarında kültürümüzü yansıtmak için
çok çabalıyordu.

00:14:02.383 --> 00:14:04.343 align:center
Ben New York'ta çalışıyordum.

00:14:04.426 --> 00:14:07.137 align:center
Tüm tatillerimizi birlikte geçirirdik.

00:14:07.221 --> 00:14:09.723 align:center
Harika bir ilişkimiz vardı.

00:14:10.224 --> 00:14:12.977 align:center
Dedektiflerle görüştüm.

00:14:13.060 --> 00:14:16.230 align:center
Fotoğraflardan kardeşimi teşhis ettim.

00:14:16.313 --> 00:14:19.233 align:center
İnsanın içinde hep bir umut oluyor.

00:14:19.316 --> 00:14:23.487 align:center
Bunun bir yalan olmasını umut ediyorsunuz.

00:14:24.655 --> 00:14:26.615 align:center
Ta ki bizzat görene dek.

00:14:26.699 --> 00:14:29.285 align:center
Bunu hiçbir zaman unutamıyorsunuz.

00:14:32.246 --> 00:14:33.872 align:center
SORUŞTURMANIN ALTINCI SAATİ

00:14:33.956 --> 00:14:36.709 align:center
Sabah olunca basın mensupları geldi.

00:14:36.792 --> 00:14:39.878 align:center
Her yerde kameralar, haber ekipleri vardı.

00:14:41.005 --> 00:14:42.715 align:center
Teğmenim geldi.

00:14:43.757 --> 00:14:48.762 align:center
"Aşağıda tam bir curcuna var.
Git, bak" dedi.

00:14:49.680 --> 00:14:54.852 align:center
Mahallenin bir ucuna dek
haber ekipleri vardı.

00:14:54.935 --> 00:15:00.107 align:center
Cesedi adli tabip tarafından
Adli Tıp Kurumu'na götürülürken

00:15:00.691 --> 00:15:02.234 align:center
etraf kameralarla doluydu.

00:15:02.318 --> 00:15:05.571 align:center
33 yaşındaki moda tasarımcısı
Sylvie Cachay

00:15:05.654 --> 00:15:08.073 align:center
lüks Soho House'da ölü bulundu.

00:15:08.157 --> 00:15:09.158 align:center
Bir düşünsenize.

00:15:09.241 --> 00:15:14.830 align:center
Güzel ve başarılı genç bir kadın
Soho House'daki küvette ölü bulundu.

00:15:14.914 --> 00:15:17.499 align:center
Bu tabii halkın ilgisi çeker. Anlıyorum.

00:15:17.583 --> 00:15:20.669 align:center
Magazin bu habere bayıldı.

00:15:21.253 --> 00:15:23.422 align:center
Neredeyse her haber kanalına çıktım.

00:15:23.505 --> 00:15:25.841 align:center
Bu da üzerimdeki baskıyı artırdı.

00:15:25.925 --> 00:15:30.554 align:center
Soruşturmaya erken başlayabilmek için

00:15:30.638 --> 00:15:35.726 align:center
olayın sekiz saat sonra duyulmasını
tercih ederdim.

00:15:39.396 --> 00:15:43.400 align:center
Sabahın ilerleyen saatlerinde
Nicholas sonunda uyandı.

00:15:44.985 --> 00:15:48.364 align:center
Dışarı çıkıp "Konuşabilir miyiz?" dedi.
"Tabii" dedim.

00:15:49.406 --> 00:15:53.994 align:center
Slyvie'yle altı aydır çıktığını söyledi.

00:15:54.078 --> 00:15:58.123 align:center
İnişli çıkışlı bir ilişkileri olduğunu,
iyi geçinmediklerini söyledi.

00:15:59.333 --> 00:16:05.464 align:center
Nicholas o gece yemek yemek için
Sylvie'yle dairesinde buluştuğunu söyledi.

00:16:06.131 --> 00:16:09.718 align:center
Sylvie'nin dairesine gitmiş. Sevişmişler.

00:16:09.802 --> 00:16:15.474 align:center
Sonra yatağının başında birkaç mum yakıp

00:16:15.557 --> 00:16:18.852 align:center
onları yatağın arkasındaki yere koymuş.

00:16:18.936 --> 00:16:22.940 align:center
Sylvie uyku ilacını almış,
Nicholas da duşa girmiş.

00:16:23.023 --> 00:16:26.026 align:center
Duman alarmının çaldığını duymuş.

00:16:28.195 --> 00:16:31.323 align:center
Nicholas dışarı çıktığında
her yer dumanla doluymuş.

00:16:32.366 --> 00:16:34.243 align:center
Yatak tamamen yanmış.

00:16:34.326 --> 00:16:39.081 align:center
Hemen yatağa, Sylvie'nin üzerine atlamış
ve yangını söndürmüş.

00:16:39.164 --> 00:16:41.417 align:center
Sylvie'nin saçı yanmış.

00:16:43.043 --> 00:16:45.629 align:center
Sylvie "Soho House'a üyeyim.

00:16:45.713 --> 00:16:49.633 align:center
Burada kalamayız.
Duman kokusu bizi rahatsız eder" demiş.

00:16:52.011 --> 00:16:56.724 align:center
Nicholas, Sylvie'nin kullandığı ilaç
etkisini göstermeye başladığı için

00:16:56.807 --> 00:17:02.521 align:center
Sylvie'nin dairesinden dışarı çıkmakta
çok zorlandığını söyledi.

00:17:03.897 --> 00:17:06.316 align:center
Taksiye binip gitmişler.

00:17:07.234 --> 00:17:11.238 align:center
Nicholas'a nasıl davrandığını,
kavga edip etmediklerini sordum.

00:17:11.864 --> 00:17:15.492 align:center
Sylvie'nin huzursuz olduğunu,
yol boyunca ona küfrettiğini söyledi.

00:17:15.576 --> 00:17:19.329 align:center
"Esrarkeş olduğuna inanamıyorum.
Tüm evi yaktın" demiş.

00:17:19.413 --> 00:17:21.081 align:center
Çok üzülmüş.

00:17:21.165 --> 00:17:23.000 align:center
Soho House'a varmışlar.

00:17:23.083 --> 00:17:26.670 align:center
Nicholas "Odaya çıktık. Müdür onu yatırdı.

00:17:26.754 --> 00:17:29.840 align:center
Banyo olmaktan bahsetti" dedi.

00:17:31.091 --> 00:17:35.554 align:center
Bir şeyler yemek istemiş.
Yukarıdaki restorana çıkıp sipariş vermiş.

00:17:35.637 --> 00:17:39.308 align:center
Sonra odaya geri dönüp
Sylvie'ye dışarı çıkacağını söylemiş.

00:17:39.391 --> 00:17:42.770 align:center
"Banyo yapacağını söylemiştin.
Banyo yapmış mı?" dedim.

00:17:42.853 --> 00:17:44.646 align:center
"Bilmiyorum. Gittim" dedi.

00:17:45.647 --> 00:17:47.149 align:center
"Küvete dokundun mu?

00:17:47.900 --> 00:17:50.861 align:center
Banyo yapmak istediği için
jest yapmış olabilirsin.

00:17:50.944 --> 00:17:52.821 align:center
Suyu sen mi açtın?" dedim.

00:17:52.905 --> 00:17:55.407 align:center
"Hayır, hâlâ yatakta yatıyordu" dedi.

00:18:00.120 --> 00:18:03.540 align:center
Nicholas otel odasından çıktığını söyledi.

00:18:05.209 --> 00:18:10.506 align:center
Sonra otelden ayrılıp
yakındaki bir barda eğlenmeye gitmiş.

00:18:10.589 --> 00:18:16.887 align:center
Yanında da lobide tanıştığı
David Raleigh adlı bir adam varmış.

00:18:16.970 --> 00:18:19.890 align:center
Sonra da otele dönmüş.
O sırada da biz onu gördük.

00:18:21.767 --> 00:18:27.940 align:center
"Bu adamla dışarı çıkmadan önce
Sylvie'ye bir şey yaptın mı?" dedim.

00:18:28.023 --> 00:18:29.108 align:center
"Hayır" dedi.

00:18:30.192 --> 00:18:34.279 align:center
Sesinde endişe yoktu.
Sorun yaşayabileceğini düşünmüyordu.

00:18:34.363 --> 00:18:37.574 align:center
Tasasız, soğukkanlı bir tavrı vardı.

00:18:37.658 --> 00:18:40.160 align:center
Bir iş çevirdiğini düşündüm

00:18:41.411 --> 00:18:44.748 align:center
ama o odada neler yaşandığını
tam olarak bilmiyorduk.

00:18:46.667 --> 00:18:50.337 align:center
Nicholas o süreçte karakolda kaldı.

00:18:52.297 --> 00:18:58.011 align:center
Soruşturmamızı David Raleigh'ye,
Nicholas'ın bahsettiği kişiye yönelttik.

00:18:58.095 --> 00:19:00.514 align:center
O gece onunla olduğunu söylemişti.

00:19:01.890 --> 00:19:04.935 align:center
SORUŞTURMANIN SEKİZİNCİ SAATİ

00:19:07.396 --> 00:19:08.897 align:center
Kapımın çaldığını duydum.

00:19:08.981 --> 00:19:12.401 align:center
Epey sert vurdular.
Yatağımdan fırlayıp kapıya koştum.

00:19:13.068 --> 00:19:17.656 align:center
Kapıyı açınca iki dedektif şunu sordu.
"Nicholas Brooks'u tanıyor musun?"

00:19:17.739 --> 00:19:22.995 align:center
Ben de "Evet, onunla dün tanıştım.
Bir şeyler içtik" dedim.

00:19:23.078 --> 00:19:27.916 align:center
Soho House'un küvetinde
bir kadının ölü bulunduğunu,

00:19:28.000 --> 00:19:32.713 align:center
kadının sevgilisinin
Nicholas Brooks olduğunu söylediler.

00:19:34.423 --> 00:19:37.885 align:center
Dedektifler karakola gelip
ifade vermemi istedi.

00:19:39.678 --> 00:19:42.181 align:center
02.18
8 SAAT ÖNCE

00:19:42.264 --> 00:19:47.102 align:center
O gece Soho House'un barı kapanıyordu
ve eğlenceye devam etmek istiyordum.

00:19:47.853 --> 00:19:51.231 align:center
Resepsiyona gittim.

00:19:51.315 --> 00:19:53.150 align:center
Asansörden bir adam indi.

00:19:54.401 --> 00:20:00.282 align:center
"Bir şeyler içecek bir yer arıyorum.
Bar kapalı. Nerede içebilirim?" dedi.

00:20:00.365 --> 00:20:03.160 align:center
Otel görevlisi bana bakıp
Nicholas'a şöyle dedi.

00:20:03.243 --> 00:20:06.121 align:center
"Bu bey bir şeyler içmeye gidiyor.
Onunla gidin."

00:20:06.205 --> 00:20:08.624 align:center
"İster misin?" dedim. "Evet, tabii" dedi.

00:20:14.671 --> 00:20:18.592 align:center
Bara gittik. Bir şeyler içip sohbet ettik.

00:20:19.676 --> 00:20:21.887 align:center
Bana sevgilisini anlatmaya başladı.

00:20:21.970 --> 00:20:24.973 align:center
Ona sonsuz bir aşk beslediğini söyledi.

00:20:25.057 --> 00:20:28.143 align:center
Dairedeki yangını anlattı.

00:20:28.226 --> 00:20:31.647 align:center
Sevgilisinin otel odasında uyuduğunu
ifade etti.

00:20:31.730 --> 00:20:35.817 align:center
"Sevgilimi arayıp hâlini sormalıyım" dedi.

00:20:37.027 --> 00:20:39.863 align:center
Numarayı aradı ama açan olmadı.

00:20:39.947 --> 00:20:42.241 align:center
"Açmıyor" dedi.

00:20:42.324 --> 00:20:44.785 align:center
"Tabii açmıyordur. Uyuyordur." dedim.

00:20:46.912 --> 00:20:50.332 align:center
Gideceğini söyledi.
İyi geceler deyip vedalaştık.

00:20:50.415 --> 00:20:52.876 align:center
Sıra dışı bir şey yoktu.

00:20:53.585 --> 00:20:56.463 align:center
Nicholas Brooks'un hikâyesi
doğrulanmış oldu.

00:20:56.546 --> 00:21:01.009 align:center
En azından anlattıklarının o kısmı
doğruymuş gibi geldi.

00:21:01.093 --> 00:21:04.429 align:center
Olayın intihar olma ihtimali de vardı.

00:21:04.513 --> 00:21:08.308 align:center
6'NCI KARAKOL
NEW YORK EMNİYETİ

00:21:09.643 --> 00:21:13.730 align:center
Sylvie Cachay'i yakından tanımalıydım.

00:21:13.814 --> 00:21:15.482 align:center
Ruh hâli nasıldı?

00:21:15.565 --> 00:21:19.945 align:center
Sylvie Cachay'in ailesi ve arkadaşlarıyla
görüşme gerçekleştirdim.

00:21:20.028 --> 00:21:23.282 align:center
Duygusal olduklarının farkındaydım.

00:21:24.366 --> 00:21:27.285 align:center
Kurbanın depresyonda olduğunu söylediler.

00:21:29.079 --> 00:21:32.416 align:center
Sylvie Cachay'le 2009'da tanıştım.

00:21:32.499 --> 00:21:36.211 align:center
Anne Cole Swimwear'de
beni stajyer olarak işe aldı.

00:21:36.294 --> 00:21:39.798 align:center
İşe girer girmez
çok iyi anlaşmaya başladık.

00:21:39.881 --> 00:21:44.094 align:center
Beraber şarap içip sohbet ederdik.

00:21:44.177 --> 00:21:49.266 align:center
Sylvie benim için bir arkadaş,
bir patron ve bir akıl hocasıydı.

00:21:49.349 --> 00:21:51.685 align:center
Onu örnek alıyordum. Müthiş biriydi.

00:21:52.394 --> 00:21:55.188 align:center
2006'da kendi mayo şirketini kurdu.

00:21:55.272 --> 00:22:00.110 align:center
Vogue, InStyle
ve Sports Illustrated'da yer aldı.

00:22:01.111 --> 00:22:03.488 align:center
Ailemiz her başarısını kutladı.

00:22:04.072 --> 00:22:05.574 align:center
Onunla gurur duyuyorduk.

00:22:05.657 --> 00:22:09.619 align:center
Bir tasarımcının markasını kurması
bir hayalin gerçek olmasıdır.

00:22:11.038 --> 00:22:17.210 align:center
Ne yazık ki Sylvie
2008-2009 krizinde şirketini kapattı.

00:22:17.294 --> 00:22:20.547 align:center
Onu finanse eden yatırımcının
başka yatırımları vardı

00:22:20.630 --> 00:22:23.842 align:center
ve insanlar yeni yatırım konusunda
çok temkinliydi.

00:22:25.052 --> 00:22:29.056 align:center
Tekrar Anne Cole'da çalışmaya başladı.
Orada çalışmayı seviyordu.

00:22:29.139 --> 00:22:30.891 align:center
Çok keyif aldık

00:22:30.974 --> 00:22:35.896 align:center
ama çıktığı noktayı düşünürsek
kariyerinde bir adım gerilemiş oldu.

00:22:35.979 --> 00:22:38.190 align:center
Her gün bunu düşünüyordu.

00:22:38.273 --> 00:22:41.902 align:center
Çok fazla stres, kaygı yaşıyordu.

00:22:41.985 --> 00:22:44.821 align:center
Hayatını iyileştirmek
ve daha verimli olmak için

00:22:44.905 --> 00:22:46.323 align:center
ilaç kullanmaya başladı.

00:22:47.574 --> 00:22:50.118 align:center
İntihara meyilli olup olmadığını sordular.

00:22:50.202 --> 00:22:53.288 align:center
Cevabım kesinlikle hayır oldu.
İmkânı yoktu.

00:22:53.872 --> 00:22:58.710 align:center
Şirketinin kapanması
biraz depresyona ve üzüntüye yol açtı

00:22:58.794 --> 00:23:02.380 align:center
ama onu elden ayaktan düşürmedi.

00:23:02.464 --> 00:23:04.549 align:center
Hep geleceğe dair bir planı vardı.

00:23:04.633 --> 00:23:07.511 align:center
Gündüzleri Anne Cole'da çalışırken

00:23:07.594 --> 00:23:11.223 align:center
baskı atölyesine gidip
Anne Cole için baskı seçerdik.

00:23:11.306 --> 00:23:15.936 align:center
Syla için de seçtiğimiz baskılar olurdu.
Hayali ölmemişti, sadece ara vermişti.

00:23:17.187 --> 00:23:20.690 align:center
Stajyeri Heather'la yaptığım görüşme
çok ilginçti.

00:23:20.774 --> 00:23:25.862 align:center
Sylvie'nin ilişkileri
ve kimlerle görüştüğü konusunda

00:23:25.946 --> 00:23:28.365 align:center
çok özel bilgiler verdi.

00:23:29.533 --> 00:23:33.161 align:center
Sylvie 2008'de nişanlısından ayrıldı.

00:23:33.245 --> 00:23:36.873 align:center
İş yükü ona ağır geliyordu.

00:23:36.957 --> 00:23:42.838 align:center
Buna nişanlısıyla ilişkisi de eklenince
nişanlısından ayrılmaya karar vermişti.

00:23:43.839 --> 00:23:46.716 align:center
Sylvie ondan sonra birkaç kişiyle görüştü.

00:23:48.093 --> 00:23:52.180 align:center
Nicholas'la ilk olarak
Haziran 2010'da tanıştı.

00:23:52.264 --> 00:23:56.810 align:center
O dönem dışarı çıkıyordu,
arkadaşlarıyla gece hayatında takılıyordu.

00:23:58.478 --> 00:24:02.607 align:center
Sylvie'nin SoHo'daki evinin yanında
yürüyüş yaptıkları sırada

00:24:02.691 --> 00:24:05.819 align:center
Sylvie'nin köpeği Pepper'a araba çarpmış.

00:24:08.155 --> 00:24:12.868 align:center
Nick onu hemen yerden kaldırıp
paltosuna sarmış.

00:24:12.951 --> 00:24:14.953 align:center
O dönem Sylvie'nin yanındaydı.

00:24:15.704 --> 00:24:17.581 align:center
Sylvie yıkılmıştı.

00:24:18.582 --> 00:24:22.043 align:center
Yaşadıkları bu travma sonucu
daha da yakınlaştılar.

00:24:22.127 --> 00:24:26.465 align:center
Bence bu olay yaşanmasaydı
onunla çıkmazdı çünkü çok gençti.

00:24:27.132 --> 00:24:30.510 align:center
Sylvie 33, Nick 24 yaşındaydı.

00:24:30.594 --> 00:24:34.389 align:center
Neredeyse her gün beraberdiler.
Nick onda kalıyordu.

00:24:34.473 --> 00:24:38.727 align:center
Hemen Sylvie'ye taşındı.
Sürekli Sylvie'nin evinde kalıyordu.

00:24:40.562 --> 00:24:44.774 align:center
Ama ikinci ayda
bazı tehlike işaretleri belirdi.

00:24:46.193 --> 00:24:48.361 align:center
Nick'in çalışmamasını anlamıyordu.

00:24:48.445 --> 00:24:54.451 align:center
Tüm gün evde esrar içip çalışmamasından
bıkmaya başlamıştı.

00:24:54.534 --> 00:24:57.954 align:center
Her şeyi kendisinin ödediğinden
şikâyet ediyordu.

00:24:58.622 --> 00:25:00.081 align:center
Ona "çocuk" demişti.

00:25:00.165 --> 00:25:05.545 align:center
Arkadaşları "Bu ilişkiyi bitirmelisin.
Ondan ayrıl. Seni olumsuz etkiliyor" dedi.

00:25:06.254 --> 00:25:10.425 align:center
Nihayetinde ondan ayrıldı
ama bence ayrılık ona zor geldi.

00:25:13.678 --> 00:25:19.267 align:center
Ona dair son anım öldüğü günün sabahından.

00:25:19.976 --> 00:25:22.103 align:center
"Benimle görüşmek istiyor.

00:25:22.187 --> 00:25:25.565 align:center
Evimde buluşacağım. Kaldırımda oturacağız.

00:25:26.191 --> 00:25:30.153 align:center
Bana bir mektup yazmış.
Eve gelmesine izin vermeyeceğim" dedi.

00:25:31.780 --> 00:25:37.953 align:center
Nicholas Brooks ve Sylvie Cachay'in
o evde buluştuklarını

00:25:38.036 --> 00:25:41.414 align:center
ve ilişkilerinin çalkantılı olduğunu
hesaba katınca

00:25:41.498 --> 00:25:45.752 align:center
"Bu işte bir terslik var" dedim.

00:25:46.586 --> 00:25:50.882 align:center
O gece orada ne yaşandığını anlamak için
o daireye gitmemiz önemliydi.

00:25:52.801 --> 00:25:57.931 align:center
Daireye girer girmez
yangın olduğuna dair kanıtlar gördük.

00:25:58.848 --> 00:26:00.642 align:center
Duman kokusu geliyordu.

00:26:00.725 --> 00:26:02.727 align:center
Yatak gerçekten yanmıştı.

00:26:02.811 --> 00:26:05.939 align:center
Yatakta bir tutam yanmış saç vardı.

00:26:06.022 --> 00:26:10.986 align:center
Nicholas Brooks'un
olaya dair Tommy'ye anlattıkları doğruydu.

00:26:13.238 --> 00:26:16.992 align:center
Birbirlerine bıraktıkları notları bulduk.

00:26:17.075 --> 00:26:18.243 align:center
PLANLAMA YAP

00:26:18.326 --> 00:26:24.749 align:center
"Romantik olmaya başlamazsan
artık hayatımda yer almayacaksın" diyordu.

00:26:24.833 --> 00:26:29.796 align:center
Uzun bir istek listesi vardı.
Listede basit şeyler yer alıyordu.

00:26:29.879 --> 00:26:31.673 align:center
"Seviştikten sonra bana sarıl.

00:26:32.382 --> 00:26:36.344 align:center
Beni bir yerlere götür.
Bir şey kullanıyorsan bırak."

00:26:36.428 --> 00:26:39.347 align:center
"Tüm gün esrar içme. Tüm gün içki içme."

00:26:39.431 --> 00:26:42.892 align:center
Onunla bir anne gibi konuşmuştu.

00:26:42.976 --> 00:26:47.022 align:center
"Kendini toparlasan iyi olur
yoksa bu iş yürümez" diyordu.

00:26:47.105 --> 00:26:49.065 align:center
SEVGİLİ SYLVIE, ÇOK ÜZGÜNÜM

00:26:49.149 --> 00:26:53.862 align:center
Nicholas yazdığı mektuplarda af diliyordu,

00:26:53.945 --> 00:26:57.949 align:center
düzeleceğine söz veriyordu,
onu bırakmamasını istiyordu.

00:26:58.950 --> 00:27:03.246 align:center
Sylvie'nin defalarca ona kandığını
bu mektuplardan öğrendik.

00:27:04.539 --> 00:27:05.999 align:center
Sylvie yazdığı bir notta

00:27:06.082 --> 00:27:10.211 align:center
Nick'in ondan para çaldığına dair
şüpheleri olduğunu söylemişti.

00:27:11.588 --> 00:27:14.257 align:center
Sylvie Cachay'in banka dökümlerini bulduk.

00:27:15.925 --> 00:27:19.179 align:center
Sylvie'nin kredi kartını kullanıp
eve fahişe çağırmıştı.

00:27:20.764 --> 00:27:25.143 align:center
Sylvie'nin parasıyla
fahişe çağırmaya cüret etmesi

00:27:25.226 --> 00:27:28.021 align:center
bana göre büyük bir saygısızlıktı.

00:27:30.065 --> 00:27:32.650 align:center
Sonra bir e-posta bulduk.

00:27:32.734 --> 00:27:35.236 align:center
Ona "Siktir" e-postası adını verdik.

00:27:35.320 --> 00:27:37.113 align:center
KONU: SİKTİR
GÖNDEREN: "SYLVIE"

00:27:37.197 --> 00:27:40.075 align:center
Bu e-postayı Nick'e yazmış. Çok üzülmüş.

00:27:40.825 --> 00:27:44.371 align:center
"Gerçek yüzünü gördüm.
Ne yaptığını biliyorum.

00:27:44.454 --> 00:27:48.249 align:center
Senin hakkında polise
ve bankaya şikâyette bulunacağım" yazmış.

00:27:48.333 --> 00:27:49.542 align:center
BEDELİNİ ÖDEYECEKSİN

00:27:49.626 --> 00:27:52.212 align:center
Bu kesinlikle bir gerekçeydi.

00:27:52.295 --> 00:27:53.838 align:center
HAPİSTE İYİ EĞLENCELER

00:27:53.922 --> 00:27:56.966 align:center
Onu harekete geçiren şey bu olabilir.

00:27:57.050 --> 00:28:00.887 align:center
Bu yüzden
onu öldürmeye karar vermiş olabilir.

00:28:01.638 --> 00:28:07.560 align:center
Durumu anlamak için dairesini inceledik,
o gece bir şey duyan var mı diye sorduk.

00:28:07.644 --> 00:28:10.605 align:center
Komşulardan biri
o gece tartıştıklarını duymuş.

00:28:10.688 --> 00:28:13.483 align:center
Biri ağlıyormuş. Birçok patırtı duymuşlar.

00:28:13.566 --> 00:28:16.945 align:center
Biri yere düşmüş, bir olay yaşanmış.

00:28:17.028 --> 00:28:20.323 align:center
Kavga, tartışma ve yangın vardı.

00:28:20.407 --> 00:28:24.202 align:center
Birkaç saat sonra
Sylvie Cachay ölü bulundu.

00:28:24.285 --> 00:28:26.663 align:center
Bir tablo belirmeye başladı.

00:28:26.746 --> 00:28:28.873 align:center
"Bu bir cinayet olabilir

00:28:28.957 --> 00:28:32.752 align:center
ama olayın aslını anlamadan
onu suçlayamayız" dedik.

00:28:33.670 --> 00:28:37.382 align:center
Her taşın altına bakıp
ne olduğunu çözmemiz gerekiyordu.

00:28:38.258 --> 00:28:41.010 align:center
Nick'in geçmişini araştırmaya başladık.

00:28:41.094 --> 00:28:43.972 align:center
Bu bizim için tabloyu daha da netleştirdi.

00:28:45.348 --> 00:28:48.101 align:center
Bir vakıf fonu çocuğu olduğunu öğrendik.

00:28:48.685 --> 00:28:53.273 align:center
Babası Joseph Brooks
bir yazar ve besteciydi.

00:28:53.356 --> 00:28:57.485 align:center
You Light Up My Life şarkısını
ve filmini yazmıştı.

00:28:57.569 --> 00:29:00.280 align:center
Şarkı çok tuttu. Akademi ödülleri kazandı.

00:29:07.245 --> 00:29:09.372 align:center
Bence berbat bir şarkıydı.

00:29:09.456 --> 00:29:14.461 align:center
7/24 tüm radyolarda çalıyordu.

00:29:18.006 --> 00:29:19.716 align:center
Tiksiniyordum.

00:29:20.884 --> 00:29:23.178 align:center
Bu şarkıyla tanınıyor olsa da

00:29:23.261 --> 00:29:26.723 align:center
tanındığı başka bir karanlık tarafı vardı.

00:29:27.599 --> 00:29:30.935 align:center
2008'de 19'uncu Karakol'da çalışıyordum.

00:29:31.019 --> 00:29:33.772 align:center
Dedektif ekibinde iki numaralı adamdım.

00:29:33.855 --> 00:29:38.318 align:center
İşimin bir parçası da
gelen tüm şikâyetleri incelemekti.

00:29:39.027 --> 00:29:42.989 align:center
Joe Brooks'un adı
sıkça masamda belirmeye başladı.

00:29:44.532 --> 00:29:47.535 align:center
Birçok tecavüz şikâyeti vardı.

00:29:48.161 --> 00:29:51.331 align:center
Bu tür vakalara
Özel Kurbanlar Ekibi bakar.

00:29:51.414 --> 00:29:54.542 align:center
Sonunda Özel Kurbanlar Ekibi'ni arayıp
şöyle dedim.

00:29:54.626 --> 00:29:57.378 align:center
"19'uncu Karakol bölgesinde

00:29:57.462 --> 00:30:01.925 align:center
endişelenmem gereken
başıboş bir tecavüzcü sapık var mı?"

00:30:02.008 --> 00:30:05.094 align:center
"Bu adam seri tecavüzcü.

00:30:05.178 --> 00:30:08.139 align:center
Soruşturma devam ediyor" dediler.

00:30:08.640 --> 00:30:10.391 align:center
Manhattan Bölge Savcısı

00:30:10.475 --> 00:30:14.020 align:center
Joseph Brooks'u
91 kez tecavüz suçuyla suçladı.

00:30:14.103 --> 00:30:16.856 align:center
Joseph Brooks
Craigslist'e reklam veriyordu.

00:30:16.940 --> 00:30:20.276 align:center
Gelecek vadeden kadın oyunculara ulaşıp

00:30:20.360 --> 00:30:24.614 align:center
Akademi ödüllü birinden
eğitim alacaklarını söylüyordu.

00:30:24.697 --> 00:30:28.076 align:center
Onları evine gelmeye ikna ediyordu.

00:30:28.576 --> 00:30:32.205 align:center
Kadınlara ilaç verip
onlarla birlikte oluyordu.

00:30:32.789 --> 00:30:37.919 align:center
Joseph Brooks
birçok kadına cinsel saldırıyla suçlandı

00:30:38.002 --> 00:30:39.546 align:center
ve yargılanmayı bekliyordu.

00:30:39.629 --> 00:30:42.924 align:center
Joseph Brooks'un geçmişini öğrenince

00:30:43.007 --> 00:30:45.969 align:center
oğlu da aynı mı diye endişelendim.

00:30:46.052 --> 00:30:50.723 align:center
Nicholas Brooks'la ilgili
kafamda soru işaretleri oluştu.

00:30:50.807 --> 00:30:54.519 align:center
Karakter anlamında
bir çocuk ebeveynini taklit edebilir.

00:30:56.521 --> 00:30:58.356 align:center
SORUŞTURMANIN 13'ÜNCÜ SAATİ

00:30:58.439 --> 00:31:00.066 align:center
Geçmişini araştırırken

00:31:00.149 --> 00:31:06.406 align:center
Nicholas'ın babasının oğlu lisedeyken
oğluna bir daire tuttuğunu öğrendik.

00:31:06.489 --> 00:31:08.783 align:center
Babası ona eskort getirirmiş.

00:31:08.867 --> 00:31:13.413 align:center
Babası hep fahişe ayarladığından
fahişe ayarlamayı babasından öğrenmiş.

00:31:14.330 --> 00:31:19.294 align:center
Bu durum babasıyla arasında
tuhaf bir ilişki olduğunu gösteriyordu

00:31:19.377 --> 00:31:25.800 align:center
ama babasının para yoluyla
bir şekilde onu kontrol ettiğini öğrendik.

00:31:25.884 --> 00:31:29.345 align:center
Joseph Brooks'un
Nicholas'tan istediği talep ettiği şartlar

00:31:29.429 --> 00:31:34.517 align:center
annesi veya kız kardeşiyle
irtibata geçmemesiydi.

00:31:35.226 --> 00:31:39.230 align:center
Nicholas'ın annesiyle görüştüğünü duyunca

00:31:39.314 --> 00:31:43.359 align:center
Joseph Brooks 2010 yılında
oğlunu vasiyetinden çıkarıp

00:31:43.443 --> 00:31:46.112 align:center
vakıf fonundan atmış.

00:31:46.195 --> 00:31:52.160 align:center
Karşımızda alışkın olduğu maddi imkânları
bir anda kaybetmiş bir delikanlı var.

00:31:52.243 --> 00:31:56.039 align:center
Bir anda bu dünyada tek başına kalakalmış.

00:31:56.122 --> 00:32:01.294 align:center
Artık para için ya çalışması lazımdı,
ya da birinden otlanması lazımdı.

00:32:01.377 --> 00:32:05.757 align:center
Paralı Sylvie'yle tanışmıştı
ama Sylvie onu paradan mahrum edecekti.

00:32:06.257 --> 00:32:10.345 align:center
Foyasının ortaya çıktığı düşünüp
bir şey yapmak istemiş olabilir

00:32:10.428 --> 00:32:13.181 align:center
çünkü Sylvie
polise gitmekle tehdit etmişti.

00:32:13.264 --> 00:32:18.102 align:center
HAPİSTE İYİ EĞLENCELER

00:32:19.854 --> 00:32:22.357 align:center
Bu tür vakalarda adrenalin yükselir.

00:32:22.440 --> 00:32:26.861 align:center
En az 24 saattir uyumamıştım.

00:32:26.945 --> 00:32:31.074 align:center
Yorgunluk hissetmiyorsunuz.
Vakanın gidişatı sizi ayakta tutuyor.

00:32:31.157 --> 00:32:34.077 align:center
Hepimiz 6'ncı Karakol'a döndük.

00:32:35.036 --> 00:32:40.583 align:center
Tüm kanıtlara bakmamız gerekiyordu.
Görüntüleri tekrar inceledik.

00:32:40.667 --> 00:32:43.628 align:center
Zaman çizelgesini dikkatlice inceledik.

00:32:44.837 --> 00:32:48.925 align:center
Gözden kaçırdığımız,
görmediğimiz bir şey var mıydı?

00:32:50.051 --> 00:32:54.472 align:center
Nicholas Brooks'un
02.18'de otel odasından ayrıldığını,

00:32:54.555 --> 00:32:59.060 align:center
lobiye inip David Raleigh'yle tanıştığını
teyit etmiştik.

00:32:59.560 --> 00:33:04.607 align:center
Müdürün sızıntıyı kontrol etmek için
02.51'de odaya girdiği ana dek

00:33:04.691 --> 00:33:08.903 align:center
odaya giren
veya odadan çıkan kimse olmamıştı.

00:33:11.906 --> 00:33:13.324 align:center
Sylvie'nin öldüğü sırada

00:33:13.408 --> 00:33:16.869 align:center
Nicholas'ın odada olduğuna dair
kanıt bulmamız gerekiyordu.

00:33:17.745 --> 00:33:20.915 align:center
Otelin telefon kayıtlarına ulaşmamız

00:33:20.998 --> 00:33:23.835 align:center
Nicholas Brooks'un ifadesini çürüttü.

00:33:25.837 --> 00:33:29.048 align:center
Resepsiyona yapılan aramaları inceleyince

00:33:29.132 --> 00:33:33.261 align:center
otelden 02.18'de ayrılmadığını fark ettik.

00:33:33.344 --> 00:33:36.681 align:center
Nicholas çıkmadan önce resepsiyon aranmış.

00:33:36.764 --> 00:33:38.641 align:center
Bu arama çok ilginçti.

00:33:40.476 --> 00:33:46.899 align:center
Su sızdığına dair
alttaki otel odasından gelen aramanın

00:33:46.983 --> 00:33:49.277 align:center
02.11'de yapıldığını öğrendik.

00:33:49.777 --> 00:33:52.905 align:center
Odaya ait kart kayıtlarını incelediğimizde

00:33:52.989 --> 00:33:55.742 align:center
sızıntının olduğu sırada

00:33:55.825 --> 00:34:00.038 align:center
Nicholas Brooks'un odada olduğunu
tespit ettik.

00:34:01.581 --> 00:34:06.043 align:center
Su taşmıştı. Yerde su vardı.
Başka dairelere sızıyordu.

00:34:07.128 --> 00:34:09.756 align:center
Yani Sylvie küvetteyken yanındaydı.

00:34:11.340 --> 00:34:13.801 align:center
Bize baştan beri yalan söylemiş.

00:34:15.595 --> 00:34:21.809 align:center
Bu vakada Sylvie'nin başına gelenleri
otopsi incelemesi aydınlatacaktı.

00:34:22.393 --> 00:34:28.191 align:center
Otopside ulaştığımız önemli bulgular
boyundaki parmak izleri ve berelerdi.

00:34:28.983 --> 00:34:33.071 align:center
Göz kapaklarının altında da
peteşiyal kanamalar vardı.

00:34:33.154 --> 00:34:40.161 align:center
Yani bir şekilde
boyundaki kan akışı engellenmişti.

00:34:41.370 --> 00:34:47.251 align:center
Ciğerleri de suyla doluydu.
Bu boğulurken sağ olduğunu gösteriyordu.

00:34:47.752 --> 00:34:50.171 align:center
Toksikoloji sonuçları gelince

00:34:50.254 --> 00:34:54.967 align:center
vücudundaki ilaçlarının her birinin
tedavi dozunda olduğu anlaşıldı.

00:34:55.051 --> 00:34:56.761 align:center
Bunlar reçeteli ilaçlardı.

00:34:56.844 --> 00:35:00.807 align:center
Onu aşırı dozla öldürecek bir şey yoktu.

00:35:00.890 --> 00:35:05.228 align:center
Bu da bu olayın kesinlikle intihar
veya kaza olmadığını gösteriyordu.

00:35:06.104 --> 00:35:08.940 align:center
Ölüm şekli cinayetti.

00:35:09.023 --> 00:35:12.527 align:center
DNA sonuçları da geldi.

00:35:12.610 --> 00:35:16.614 align:center
Küvette bulunan DNA
Nicholas Brooks'a ait çıktı.

00:35:17.448 --> 00:35:20.159 align:center
Küvetteki DNA bir şey ifade etmeyebilirdi.

00:35:20.243 --> 00:35:23.204 align:center
Sonuçta odadaydı.
Küveti kullanmış olabilirdi.

00:35:23.287 --> 00:35:27.583 align:center
Ama küvete dahi yaklaşmadığını söylemişti.

00:35:32.296 --> 00:35:33.798 align:center
Bizce olay şöyle gelişti.

00:35:33.881 --> 00:35:39.971 align:center
Sonunda Soho House'a vardıklarında
aralarında bir çeşit kavga yaşandı.

00:35:40.513 --> 00:35:43.391 align:center
Olaylar birbirini izledi
ve Nick küplere bindi.

00:35:43.474 --> 00:35:45.810 align:center
Brooks onu boynundan yakaladı.

00:35:46.519 --> 00:35:50.314 align:center
Onu küvete sokarak suyun altında tuttu.

00:35:50.398 --> 00:35:53.276 align:center
Sylvie su yuttu ve boğuldu.

00:35:53.359 --> 00:35:55.194 align:center
Boğularak öldürüldü.

00:35:59.073 --> 00:36:01.033 align:center
Nicholas, sevgilini boğdun mu?

00:36:01.117 --> 00:36:04.078 align:center
-Sen mi yaptın Nick?
-Sylvie'yi sen mi öldürdün?

00:36:05.621 --> 00:36:11.294 align:center
Nicholas Brooks'u tutuklayıp
merkezî tutukevine naklettik.

00:36:12.003 --> 00:36:14.797 align:center
Bana "Param var" dedi.

00:36:14.881 --> 00:36:17.884 align:center
"Rüşvet vermeye mi çalışıyor?" dedim.

00:36:17.967 --> 00:36:20.094 align:center
"Ne demek paran var?" dedim.

00:36:20.178 --> 00:36:24.056 align:center
"Evet ama ancak yarın alabilirim" dedi.

00:36:24.140 --> 00:36:26.893 align:center
"Artık paraya ihtiyacın yok" dedim.

00:36:26.976 --> 00:36:30.229 align:center
"Koruma için paraya ihtiyacım var" dedi.

00:36:30.313 --> 00:36:33.482 align:center
"Ne tür bir koruma bu?" dedim.

00:36:33.566 --> 00:36:36.235 align:center
"Beyaz üstünlükçüler" dedi.

00:36:36.319 --> 00:36:39.030 align:center
"Niye öyle dedin?" dediğimde
"Oz'u severim" dedi.

00:36:39.113 --> 00:36:42.033 align:center
Diziden bahsediyormuş ama ben anlamadım.

00:36:42.116 --> 00:36:48.497 align:center
"Oz Cezaevi'ne gitmiyorsun.
New York Tutukevi'ne gidiyorsun" dedim.

00:36:48.581 --> 00:36:50.124 align:center
Hayatın nasıl olduğunu,

00:36:50.208 --> 00:36:53.961 align:center
hayatın nasıl işlediğini hiç bilmediğini
işte o an anladım.

00:36:54.045 --> 00:36:55.421 align:center
Bu bana tuhaf gelmişti.

00:36:55.504 --> 00:36:57.840 align:center
O noktada onu tutukevine teslim ettim.

00:36:57.924 --> 00:36:59.884 align:center
Bu onunla son konuşmam oldu.

00:37:07.099 --> 00:37:13.314 align:center
Nicholas Brooks tutuklandıktan sonra
babasının duruşması da başladı.

00:37:13.397 --> 00:37:15.524 align:center
Ancak babası intihar etti.

00:37:15.608 --> 00:37:18.110 align:center
TECAVÜZLE SUÇLANAN BESTECİ İNTİHAR ETTİ

00:37:18.194 --> 00:37:23.407 align:center
Joseph Brooks'un avukatı
Nicholas Brooks'un davasını üstlendi.

00:37:23.491 --> 00:37:25.076 align:center
CEZA MAHKEMESİ BİNASI

00:37:25.159 --> 00:37:28.162 align:center
7 HAZİRAN 2013
YARGILAMA BAŞLIYOR

00:37:28.246 --> 00:37:33.167 align:center
Savunmanın iddiası
Sylvie'nin depresyonda olmasıydı.

00:37:33.250 --> 00:37:34.877 align:center
İlaç kullandığını,

00:37:34.961 --> 00:37:39.298 align:center
küvete girdikten sonra aşırı doz aldığını
ve boğulduğunu iddia ettiler.

00:37:39.382 --> 00:37:43.427 align:center
Kurbanın annesi ve babası
zanlının gözlerinin içine bakmak için

00:37:43.511 --> 00:37:44.887 align:center
Virginia'dan geldi.

00:37:44.971 --> 00:37:49.058 align:center
Gözünde hiç pişmanlık yoktu.
Kocamla veya benimle göz göze gelmedi.

00:37:49.767 --> 00:37:52.478 align:center
Bize bakmadı. Umurunda değildi.

00:37:52.561 --> 00:37:54.939 align:center
Kardeşim inanılmaz biriydi.

00:37:55.022 --> 00:37:58.818 align:center
Toplum için bir asalak olan bu şahıs

00:37:58.901 --> 00:38:03.406 align:center
anlaşılamaz bir şekilde
kardeşimin canına kastetti.

00:38:03.990 --> 00:38:08.369 align:center
Kızımın güzel hayatına kıydı.
Bunun bedelini ödemesi lazım.

00:38:11.580 --> 00:38:15.251 align:center
Savcılıktan telefon geldi.
Duruşmanın bittiğini söylediler.

00:38:15.960 --> 00:38:20.756 align:center
Nicholas Brooks suçlu bulundu
25 yıl ila ömür boyu hapis cezası aldı.

00:38:20.840 --> 00:38:25.386 align:center
SYLVIE'Yİ ÖLDÜREN PİSLİĞE
25 YIL İLA ÖMÜR BOYU HAPİS CEZASI

00:38:25.469 --> 00:38:28.889 align:center
Cachay ailesine çok üzülüyorum.

00:38:30.224 --> 00:38:32.393 align:center
Sylvie hayatını kaybetmemeliydi.

00:38:33.185 --> 00:38:37.606 align:center
İnsanlar onun mayolarını giymeliydi.
Moda sektöründe önemli biri olmalıydı.

00:38:37.690 --> 00:38:40.568 align:center
New York onu seviyor.
O New York'un ta kendisi.

00:38:41.569 --> 00:38:45.531 align:center
Kardeşim hayatımızı daha neşeli kılardı.

00:38:45.614 --> 00:38:47.325 align:center
Hem ben hem de yakınları

00:38:47.408 --> 00:38:51.495 align:center
onun varlığı sayesinde daha mutlu olduk,
büyük şeyler başardık.

00:38:52.288 --> 00:38:55.708 align:center
Hayatıma kattığı mutluluğu ve enerjiyi
çok özlüyorum.

00:38:56.292 --> 00:39:00.963 align:center
Tertemiz bir kalbi olan,
çok tatlı ve güzel biriydi.

00:39:01.047 --> 00:39:03.257 align:center
Sonsuza dek akıl hocam olacak.

00:39:06.427 --> 00:39:10.264 align:center
Sylvie'nin vakası
dedektif olarak son vakamdı.

00:39:10.348 --> 00:39:12.516 align:center
O vakadan hemen sonra emekli oldum.

00:39:12.600 --> 00:39:17.104 align:center
İki kızım olduğundan empati kurabiliyorum.
Beni etkiliyor.

00:39:18.481 --> 00:39:22.234 align:center
Birinin canına kıyıp
sonrasında bu kadar duygusuz olmak…

00:39:22.318 --> 00:39:26.739 align:center
Sebebi yetiştirilme tarzı olabilir
ama bu birini öldürmek için bahane değil.

00:39:26.822 --> 00:39:28.908 align:center
Bilhassa da sevdiğiniz birini.

00:39:44.673 --> 00:39:48.677 align:center
1989 yılının Nisan ayında
Central Park'taki koşucu vakası yaşandı.

00:39:49.261 --> 00:39:52.431 align:center
Parkta koşan biri
tecavüze ve saldırıya uğramıştı.

00:39:52.515 --> 00:39:57.478 align:center
Olayın Central Park'ta yaşanması
ve vahşetin büyüklüğü çok ses getirdi.

00:39:57.561 --> 00:39:58.896 align:center
TECAVÜZ VE SALDIRI

00:39:58.979 --> 00:40:00.689 align:center
Beş delikanlı hüküm giydi.

00:40:00.773 --> 00:40:03.067 align:center
Bu çocuklara Central Park Beşlisi dendi.

00:40:03.651 --> 00:40:07.071 align:center
Yaşanan adaletsizliğin
düzeltilmesi gerekiyordu

00:40:07.154 --> 00:40:08.572 align:center
ama dahası vardı.

00:40:09.406 --> 00:40:15.204 align:center
Central Park'taki koşucu davasına
dâhil ettiğimiz başka kurbanlar vardı.

00:40:15.788 --> 00:40:19.208 align:center
Onu bir seçim yapmaya zorladı.
"Gözlerin mi, çocukların mı?"

00:40:19.291 --> 00:40:23.879 align:center
"Gözlerin ya da çocukların" sözünü
daha önce hiçbir failden duymamıştım.

00:40:24.547 --> 00:40:28.592 align:center
Gözümün üstünü ve altını kesmeye başladı.

00:40:29.593 --> 00:40:31.762 align:center
Tek derdi şiddetti.

00:40:31.846 --> 00:40:33.305 align:center
Çok güzel bir gündü.

00:40:33.389 --> 00:40:36.267 align:center
O gün öyle bir şey yaşanacağı
aklınıza gelmezdi.

00:40:36.350 --> 00:40:39.728 align:center
Herkesin unutamayacağı vakası olur.
Unutamayacağım vakam oydu.

00:41:23.105 --> 00:41:26.108 align:center
Alt yazı çevirmeni: Mustafa Üneşi

