1
00:00:15,880 --> 00:00:17,960
Uzun zaman önce ölmem gerekirdi.

2
00:00:20,600 --> 00:00:23,280
Ben hariç ailemdeki herkes öldü.

3
00:00:25,080 --> 00:00:26,880
Nedenini hep merak etmişimdir.

4
00:00:28,160 --> 00:00:29,480
Neden hâlâ hayattayım?

5
00:00:31,000 --> 00:00:32,840
Ben bu ailenin yüz karasıyım.

6
00:00:33,880 --> 00:00:35,680
Sorun çıkaran tek kişi benim.

7
00:00:41,840 --> 00:00:48,720
AMERİKA'DA CİNAYETTEN HÜKÜM GİYMİŞ
135.000'DEN FAZLA İNSAN VAR

8
00:00:50,120 --> 00:00:57,080
BUNLARIN %25'İNDEN FAZLASI
CİDDİ BİR AKIL HASTALIĞINA SAHİP

9
00:00:58,200 --> 00:01:04,400
BU 1585559 NUMARALI MAHKÛMUN HİKÂYESİDİR

10
00:01:05,800 --> 00:01:11,240
Benim içimde aklımla oyunlar oynayan
başka biri olduğunu düşünüyorum.

11
00:01:11,960 --> 00:01:12,960
Ama…

12
00:01:13,480 --> 00:01:17,520
Yaptığım şeylerin çoğunu
hatırlamadığımı söyleyebilirim,

13
00:01:18,840 --> 00:01:21,960
oraya nasıl geldiğimi de hatırlamıyorum.

14
00:01:26,880 --> 00:01:32,160
Sanki içimde "Evet, bunu sen yaptın" diyen
başka bir ses duyuyor gibiyim.

15
00:01:32,240 --> 00:01:33,240
Öyle işte.

16
00:01:34,840 --> 00:01:36,840
"Hayır, ben yapmadım" diyorum.

17
00:01:37,640 --> 00:01:40,240
Sanki kendimle oyun oynuyor gibiyim.

18
00:01:44,280 --> 00:01:46,040
BİR NETFLIX DİZİSİ

19
00:01:57,040 --> 00:02:02,040
BAŞKA BİRİ

20
00:02:31,000 --> 00:02:32,000
Evet.

21
00:02:42,240 --> 00:02:45,800
2 NİSAN 1988'DE, DERYL MADISON
81 YAŞINDAKİ BEULAH JOLIVET'İ BIÇAKLADI

22
00:02:45,880 --> 00:02:46,880
Evet.

23
00:02:49,000 --> 00:02:50,000
Tabii.

24
00:02:51,000 --> 00:02:54,480
MADISON O SIRADA
PSİKOTİK BİR KRİZ GEÇİRDİĞİNİ İDDİA ETTİ

25
00:02:54,560 --> 00:02:55,600
Gayet iyi, evet.

26
00:03:04,800 --> 00:03:07,400
Adım Deryl Wayne Madison.

27
00:03:09,000 --> 00:03:12,880
29 Ağustos 1958'de
Monroe, Louisiana'da doğdum.

28
00:03:15,200 --> 00:03:18,720
Son 33 senedir

29
00:03:20,320 --> 00:03:23,960
1988'de mahallemde
işlediğim bir suçtan dolayı

30
00:03:25,000 --> 00:03:27,000
hapiste yatıyorum.

31
00:03:37,560 --> 00:03:39,280
Ben Teksas'ta büyüdüm.

32
00:03:40,680 --> 00:03:45,040
Annem hemşireydi.

33
00:03:46,000 --> 00:03:48,960
Çok çalışkan, Hristiyan bir kadındı.

34
00:03:50,120 --> 00:03:53,280
Annemle, babamdan daha iyi anlaşıyordum.
Yani işte…

35
00:03:54,080 --> 00:03:57,680
Babamla beş yaşımdan beri
hep kafa kafaya gelirdik.

36
00:03:58,200 --> 00:04:00,120
Onunla hiç anlaşamazdım.

37
00:04:03,480 --> 00:04:05,840
Babamdan çok dayak yedim.

38
00:04:06,600 --> 00:04:07,880
Hem de çok.

39
00:04:09,360 --> 00:04:11,720
Uzatma kablolarıyla, tahtalarla vururdu.

40
00:04:12,840 --> 00:04:16,080
Çoğu zaman evden kaçıp geri dönmezdim.

41
00:04:17,480 --> 00:04:18,480
İşte…

42
00:04:20,680 --> 00:04:23,360
Sonra durum gittikçe kötüleşti.

43
00:04:30,760 --> 00:04:32,520
İlk kez yangın çıkardığımda,

44
00:04:33,720 --> 00:04:36,080
duvardaki bir takvimi ateşe vermiştim.

45
00:04:36,160 --> 00:04:37,040
Onu yaktım.

46
00:04:39,760 --> 00:04:41,680
Öylece oturup yanmasını izledim.

47
00:04:43,240 --> 00:04:48,840
O noktadan sonra
ateşi saplantı hâline getirmeye başladım.

48
00:04:52,280 --> 00:04:55,560
Babama olan öfkemi
ateşle mi çıkarmaya çalışıyordum,

49
00:04:55,640 --> 00:04:58,880
babamdan dolayı mı yapıyordum,
ne olduğunu bilmiyorum.

50
00:04:59,560 --> 00:05:00,640
Ama bu…

51
00:05:02,240 --> 00:05:03,520
Kendimi kaybetmiştim.

52
00:05:07,480 --> 00:05:11,840
Ergenlik dönemime geldiğimde,
12, 13 yaşlarındayken,

53
00:05:12,840 --> 00:05:16,600
bir sürü binayı, boş evi ateşe vermiştim.

54
00:05:20,760 --> 00:05:22,440
Yangınlar yanarken…

55
00:05:24,000 --> 00:05:29,040
Bazıları benim deli olduğumu düşünebilir
ama yangının önünde mastürbasyon yapardım.

56
00:05:29,880 --> 00:05:31,200
İşimi bitirince de

57
00:05:31,920 --> 00:05:35,200
"Tamam, güzel oldu" deyip
oradan ayrılırdım.

58
00:05:35,960 --> 00:05:38,440
Öyle işte. Biraz garip tabii.

59
00:05:39,080 --> 00:05:44,720
Yangının ortasında durup
yangın devam ederken mastürbasyon yapmam.

60
00:05:45,320 --> 00:05:46,400
Bunu kim yapar ki?

61
00:05:47,320 --> 00:05:48,320
Öyle işte.

62
00:05:53,400 --> 00:05:57,920
Sanki içimde başka bir sesin
"Yangın zamanı" dediğini duyuyor gibiydim.

63
00:05:58,920 --> 00:06:01,040
"Hadi, yangın zamanı."

64
00:06:04,760 --> 00:06:06,800
Bence o başka biriydi.

65
00:06:08,400 --> 00:06:09,600
Sanki içimde

66
00:06:10,440 --> 00:06:14,000
benim dışımda başka bir şey,
başka biri daha var gibiydi.

67
00:06:19,680 --> 00:06:21,880
Bir keresinde kendi evimi yaktım.

68
00:06:22,680 --> 00:06:24,480
Herkes kiliseye gitmişti.

69
00:06:26,640 --> 00:06:30,560
Evi ateşe verdim
ve yatağıma geçip uzandım.

70
00:06:31,640 --> 00:06:32,960
Orada öylece durdum.

71
00:06:33,960 --> 00:06:38,600
Çok geçmeden itfaiyeciler gelip
beni yataktan kaldırarak dışarı çıkardı,

72
00:06:38,680 --> 00:06:40,240
üstüm başım duman olmuştu.

73
00:06:42,120 --> 00:06:45,280
"Evi kim ateşe verdi?" dediler,
"Ne bileyim" dedim.

74
00:06:47,680 --> 00:06:49,320
Meğerse benmişim.

75
00:06:52,440 --> 00:06:54,440
Ben miydim yoksa başka biri miydi?

76
00:06:55,240 --> 00:06:57,080
Bilemiyorum, bir şey diyemem.

77
00:06:59,200 --> 00:07:00,840
Ben böyle bir şey yapmam.

78
00:07:01,320 --> 00:07:04,080
Başka biri yapmış olmalı, ben bunu yapmam.

79
00:07:13,080 --> 00:07:18,280
Ot ve şarap içmeye
12 yaşlarında falan başladım.

80
00:07:19,600 --> 00:07:22,640
Sonra Valium ve amfetamin
kullanmaya başladım,

81
00:07:24,320 --> 00:07:26,280
binaların üstünde yürürdüm.

82
00:07:28,240 --> 00:07:32,360
Böyle şeyler yaparken çok cesur oluyordum.

83
00:07:32,440 --> 00:07:35,440
Sanki üç metre boyunda
yürüyen bir dev gibiydim.

84
00:07:42,320 --> 00:07:43,920
On altı yaşına geldiğimde,

85
00:07:45,000 --> 00:07:48,160
Houston sokaklarında
dolaşmaya başlamıştım.

86
00:07:49,000 --> 00:07:51,600
Hiç rahat durmuyordum.

87
00:07:53,280 --> 00:07:55,560
Bir dükkâna girip bir şeyler çalar,

88
00:07:55,640 --> 00:07:58,280
fırsatını buldum mu
insanlardan para alırdım.

89
00:08:03,040 --> 00:08:08,920
MADISON 1977'DE, 19 YAŞINDAYKEN
BİR DİZİ SUÇTAN HÜKÜM GİYDİ

90
00:08:10,080 --> 00:08:11,600
1983'te hapisten çıktım.

91
00:08:14,360 --> 00:08:17,640
Bir sitede kendime bir iş bulmuştum.

92
00:08:19,640 --> 00:08:23,720
Bir süre iyi gitti aslında
ama sonra taş kokain kullanmaya başladım.

93
00:08:27,000 --> 00:08:29,480
Bu bağımlılığı devam ettirebilmek için

94
00:08:30,360 --> 00:08:33,760
o zamanlar deli gibi
soygun ve hırsızlık yapıyordum.

95
00:08:36,480 --> 00:08:38,720
İşte hayatım o zaman tepetaklak oldu.

96
00:08:42,920 --> 00:08:45,440
MADISON 1988'DE THE FIFTH WARD'DA

97
00:08:45,520 --> 00:08:49,000
81 YAŞINDAKİ BEULAH JOLIVET'E
KOMŞU OTURUYORDU

98
00:08:55,280 --> 00:08:56,560
Günlerden bir gün,

99
00:08:58,280 --> 00:08:59,600
bir nisan ayında

100
00:09:01,400 --> 00:09:02,960
sokakta yürüyordum.

101
00:09:03,040 --> 00:09:05,560
Cebimde 1.800 dolar falan vardı.

102
00:09:06,240 --> 00:09:11,640
Yanımda da 85 gram taş kokain vardı.

103
00:09:14,000 --> 00:09:16,560
Bayan Jolivet verandasında oturuyordu.

104
00:09:16,640 --> 00:09:19,200
Ona el salladım, o da bana el salladı.

105
00:09:19,280 --> 00:09:22,200
Çitin üzerinden atlayıp
verandada yanına oturdum.

106
00:09:24,760 --> 00:09:27,840
Havadan sudan konuşuyorduk.

107
00:09:27,920 --> 00:09:30,040
Bahçeden falan bahsediyorduk.

108
00:09:30,120 --> 00:09:33,800
Eskiden onun garajını,
bahçesini falan temizlerdim.

109
00:09:35,400 --> 00:09:37,680
O gün hiçbir şeye ihtiyacım yoktu.

110
00:09:38,560 --> 00:09:40,120
İstediğim her şey vardı.

111
00:09:40,600 --> 00:09:42,200
Orada öylesine oturuyordum.

112
00:09:44,000 --> 00:09:47,600
Bir anda kendimi kaybettim,
aklım başımdan gitti.

113
00:09:48,680 --> 00:09:51,840
Ayağa kalktı, gitmeye hazırlanıyordu,
"Tamam" dedim.

114
00:09:52,560 --> 00:09:55,400
Kalkıp, içeri girmesine yardım edip
kapıyı açtım

115
00:09:56,320 --> 00:10:01,160
ve sonra her nedense
onu evin içerisine ittim.

116
00:10:02,440 --> 00:10:03,520
Öyle işte…

117
00:10:04,600 --> 00:10:07,000
Onu içeri ittim, yere düştü.

118
00:10:09,840 --> 00:10:11,800
Ona üç dört kez vurdum.

119
00:10:14,080 --> 00:10:15,440
Çığlık atıyordu.

120
00:10:17,600 --> 00:10:19,320
Onu arkaya sürükledim,

121
00:10:19,400 --> 00:10:22,400
içeri koşup
mutfak çekmecesinden bir bıçak aldım

122
00:10:22,960 --> 00:10:24,520
ve onu iki kez bıçakladım.

123
00:10:26,000 --> 00:10:27,600
Öylece, sanki…

124
00:10:32,000 --> 00:10:35,200
Ne olduğunu,
bunu neden yaptığımı bilmiyorum.

125
00:10:39,280 --> 00:10:40,960
Sonra yere oturdum.

126
00:10:42,040 --> 00:10:45,120
Onun yanında öylece oturdum.

127
00:10:51,480 --> 00:10:54,760
Çok şey yaptığımı söylediler.
Evi darmadağın etmişim ve…

128
00:10:55,320 --> 00:10:59,000
Bunlara inanmadım
çünkü ben kimsenin evini dağıtmadım.

129
00:11:00,800 --> 00:11:03,360
Evi dağıttığımı düşünmüyorum en azından.

130
00:11:05,000 --> 00:11:09,400
Kafam uyuşturucudan çok güzeldi,
ne yaptığım belli değil, bilmiyorum.

131
00:11:22,480 --> 00:11:25,720
Artık koşamayacak hâle gelene kadar
koşmaya devam ettim.

132
00:11:27,320 --> 00:11:29,000
Tuam ve Main'in köşesindeki…

133
00:11:30,920 --> 00:11:33,080
…kaldırıma oturup kaldım.

134
00:11:37,480 --> 00:11:40,160
Birini öldürdüğümü o zaman idrak ettim.

135
00:11:42,840 --> 00:11:44,560
Hayır, kimseyi öldürmemiştim.

136
00:11:45,480 --> 00:11:47,560
Ben kimseyi öldüremezdim, değil mi?

137
00:12:11,880 --> 00:12:14,960
FIFTH WARD, HOUSTON
TEKSAS

138
00:12:31,200 --> 00:12:34,480
The Fifth Ward, Houston'ta

139
00:12:34,560 --> 00:12:39,160
uzun, uzun yıllar önce kurulmuş
çok eski bir topluluktur.

140
00:12:40,920 --> 00:12:47,280
1988'de bu cinayetin işlendiği dönemde,
burada uyuşturucu ticareti çok yaygındı,

141
00:12:47,880 --> 00:12:52,960
bu kadar yıl sonra da
değişip değişmediğinden pek emin değilim.

142
00:12:57,400 --> 00:12:59,840
Ben Komiser Yardımcısı Sharon Evans,

143
00:12:59,920 --> 00:13:05,760
Beulah Jolivet cinayetinde
görevlendirilen dedektiflerden biriydim.

144
00:13:07,680 --> 00:13:13,040
BEULAH JOLIVET'İN CESEDİ
CİNAYETTEN İKİ GÜN SONRA BULUNDU

145
00:13:20,320 --> 00:13:22,080
Soruşturmacılar olarak,

146
00:13:22,920 --> 00:13:27,160
ilgilendiğimiz tüm suçlarda
mağdurun temsilcisiyizdir.

147
00:13:30,280 --> 00:13:31,960
Bu olayda da

148
00:13:32,040 --> 00:13:35,520
kendimi Bayan Jolivet'in temsilcisi gibi
hissediyordum.

149
00:13:41,120 --> 00:13:45,840
Soruşturma sonucunda
Bayan Jolivet'le ilgili öğrendiğimiz şey,

150
00:13:45,920 --> 00:13:49,040
uzun yıllardır bu evde yaşamış olduğu

151
00:13:49,120 --> 00:13:52,200
ve komşuları tarafından
saygı duyulan biri olduğuydu.

152
00:13:54,880 --> 00:13:58,680
Benim için soruşturma,
arabamdan indiğim andan itibaren başlar.

153
00:13:58,760 --> 00:14:01,680
Ön kapıya doğru yürürüm,
kapıyı açtığımda da

154
00:14:01,760 --> 00:14:05,560
benim işim
evin içindeki her şeyi detaylandırmaktır.

155
00:14:06,040 --> 00:14:07,320
Her şeyi.

156
00:14:10,680 --> 00:14:14,040
İçeri girdiğim anda
vahşi bir cinayet olduğunu anlamıştım.

157
00:14:16,120 --> 00:14:18,120
Yerde kan vardı.

158
00:14:18,200 --> 00:14:21,200
Kurbanın kan içindeki birkaç dişi de

159
00:14:21,280 --> 00:14:25,280
yerde, halının üzerinde duruyordu.

160
00:14:25,360 --> 00:14:28,120
Sonra oradan koridora çıkan

161
00:14:28,200 --> 00:14:31,160
ve evin içinde de devam eden
kan izleri vardı.

162
00:14:32,680 --> 00:14:34,880
Sehpasının üstündeki radyo kayıptı,

163
00:14:34,960 --> 00:14:38,040
adam radyonun kablosunu
onu boğmak için kullanmış,

164
00:14:38,120 --> 00:14:39,800
kablo hâlâ oradaydı.

165
00:14:40,280 --> 00:14:42,720
Ayrıca yerde kadının yakınında,

166
00:14:42,800 --> 00:14:47,480
adamın onu arkadan bıçaklarken kullandığı
kanlı bir bıçak vardı.

167
00:14:47,560 --> 00:14:49,280
Otopsi raporuna göre de

168
00:14:49,360 --> 00:14:52,880
en son yaptığı o iki bıçak yarası
ölümcül darbelermiş.

169
00:14:53,400 --> 00:14:58,160
Yani Bayan Jolivet'i
evinin içinde her yerde dövmesi,

170
00:14:58,240 --> 00:15:01,600
tekmelemesi, vurması,
kabloyla onu boğmaya çalışması,

171
00:15:01,680 --> 00:15:07,760
ısıtıcıyı bacaklarının üstüne koyması,
onun ölümüne sebep olan olaylar değilmiş.

172
00:15:07,840 --> 00:15:11,520
Bunları yaparak
kadına kendi evinde işkence etmiş.

173
00:15:14,200 --> 00:15:16,920
Satabileceğini düşündüğü
bir şeyler bulmak için

174
00:15:17,000 --> 00:15:19,600
Bayan Jolivet'in evinin her yerini aramış.

175
00:15:20,160 --> 00:15:24,520
Evi rahat rahat arayıp
kadının tüm eşyalarına bakabilmek için

176
00:15:24,600 --> 00:15:28,600
tüm odalardaki perdeleri de
tek tek kapatmış.

177
00:15:29,600 --> 00:15:33,800
Bildiğim kadarıyla
Deryl eve en az üç kez girip çıkmış

178
00:15:33,880 --> 00:15:37,680
ve evden çıkıp
mahalledeki birkaç eve giderek

179
00:15:37,760 --> 00:15:41,400
bu eşyaları
buradaki bir uyuşturucu satıcısına satmış.

180
00:15:44,200 --> 00:15:47,280
Yani kadını vahşice katlettikten sonra

181
00:15:47,360 --> 00:15:50,360
evine girip çıkmakta
hiçbir sorun görmemiş.

182
00:15:58,000 --> 00:15:59,880
Bu detaylar onun kim olduğunu

183
00:15:59,960 --> 00:16:02,760
ve bunu neden yaptığını anlamak için
çok önemli.

184
00:16:03,960 --> 00:16:05,760
Bu öyle anlık bir şey değildi.

185
00:16:06,680 --> 00:16:10,600
Kadına bir kere vurdu da
kadın da kafasını sehpaya çarpıp ölmedi.

186
00:16:12,080 --> 00:16:15,240
Bence Deryl Madison çok sadistti.

187
00:16:15,720 --> 00:16:20,200
Bunu daha önceden
ya da eve geldikten sonra planladı

188
00:16:20,280 --> 00:16:22,240
ve de hiç acele etmedi.

189
00:16:30,840 --> 00:16:37,240
MADISON KOMŞULAR TARAFINDAN TEŞHİS EDİLİP
9 NİSAN 1988'DE TUTUKLANDI

190
00:16:46,480 --> 00:16:52,600
DURUŞMADA, JÜRİ
MADISON'I KASTEN ÖLDÜRMEDEN SUÇLU BULDU

191
00:16:54,080 --> 00:17:00,600
TEKSAS A&M ÜNİVERSİTESİ

192
00:17:07,920 --> 00:17:12,600
SUÇLULUK KARARINI MÜTEAKİP
MAHKEME CEZA BELİRLEME SAFHASINA GEÇTİ

193
00:17:13,360 --> 00:17:17,160
PSİKOLOJİ BİNASI

194
00:17:17,240 --> 00:17:19,880
Geldiğiniz için hepinize teşekkürler.

195
00:17:19,960 --> 00:17:26,200
Bugün derste işleyeceğimiz konu,
idam cezasının kısa bir incelemesi olacak

196
00:17:26,280 --> 00:17:30,840
ve bu tür davalarda
akıl sağlığının rolüne de bakacağız.

197
00:17:30,920 --> 00:17:34,840
TEKSAS EYALETİ'NDE ÖLÜM CEZASI
TÜM KASTEN ÖLDÜRME SUÇLARINA VERİLİR

198
00:17:34,920 --> 00:17:40,200
…ve jürinin, birinin ölümü
daha az hak ettiğine karar vermek için

199
00:17:40,280 --> 00:17:43,880
göz önünde bulundurabileceği kanıtları
bulmak üzerinedir.

200
00:17:44,480 --> 00:17:45,400
Yani…

201
00:17:45,480 --> 00:17:47,680
Adım John Edens.

202
00:17:47,760 --> 00:17:53,840
Adli psikolog
ve Teksas A&M Üniversitesi'nde profesörüm.

203
00:17:54,320 --> 00:17:58,640
Burada kasten öldürme davalarında
neredeyse 20 yıldır

204
00:17:58,720 --> 00:18:00,920
araştırma ve danışmanlık yapıyorum.

205
00:18:01,480 --> 00:18:06,560
Burada ya idam ya da şartlı tahliyesiz
müebbet hapis cezası almış

206
00:18:06,640 --> 00:18:08,680
birinden bahsediyoruz.

207
00:18:08,760 --> 00:18:11,480
MADISON'IN AVUKATLARI
İDAMA KARŞI ÇIKMAK İÇİN

208
00:18:11,560 --> 00:18:13,480
HAFİFLETİCİ DELİLLER SUNDU

209
00:18:13,560 --> 00:18:19,440
BU BELGELERDE MADISON'IN
SIKINTILI GEÇMİŞİYLE İLGİLİ BİLGİLER VARDI

210
00:18:19,960 --> 00:18:21,560
HUKUK VE RUH SAĞLIĞI UZMANLARI

211
00:18:21,640 --> 00:18:24,160
Bunun gibi kasten öldürme davalarında,

212
00:18:24,240 --> 00:18:27,600
savunmanın rolü genellikle eğer varsa

213
00:18:27,680 --> 00:18:30,680
sanığa daha pozitif bir ışık tutabilecek

214
00:18:30,760 --> 00:18:34,160
psikolojik faktörler üzerine
yoğunlaşmaktır.

215
00:18:34,920 --> 00:18:37,200
Kimseyi serbest bırakmaktan

216
00:18:37,280 --> 00:18:40,040
ya da masum olduklarından falan
bahsetmiyoruz,

217
00:18:40,120 --> 00:18:42,480
Teksas'ın kullandığı ceza kanununa göre

218
00:18:42,560 --> 00:18:45,680
ölmeyi hak etmediklerini
söylüyoruz sadece.

219
00:18:45,760 --> 00:18:51,200
SAVUNMANIN ANA DELİLİ
PSİKOLOG WENDALL DICKERSON'IN RAPORUYDU

220
00:18:51,280 --> 00:18:54,280
KARARDAN ÖNCE MADISON'I DEĞERLENDİRMİŞ

221
00:18:54,360 --> 00:18:59,760
VE ONUN İLERİ DERECEDE
AKIL HASTALIKLARI OLDUĞUNU TESPİT ETMİŞTİ

222
00:19:00,320 --> 00:19:01,520
HUKUK VE RUH SAĞLIĞI

223
00:19:01,600 --> 00:19:03,600
Dr. Dickerson'ın söylediği

224
00:19:03,680 --> 00:19:07,080
Deryl'in
dissosiyatif kimlik bozukluğu yaşadığıydı.

225
00:19:07,160 --> 00:19:11,520
…SOSYAL ADAPTASYONDA
BÜYÜK BİR PROBLEM YAŞADIĞI…

226
00:19:11,600 --> 00:19:13,560
Esasen, görülen ana semptom

227
00:19:13,640 --> 00:19:19,240
aynı kişide yaşayan
en az iki ayrı kişiliğin varlığıydı,

228
00:19:19,720 --> 00:19:21,840
bu kişilikler çoğu zaman

229
00:19:23,120 --> 00:19:25,800
birbirinden tamamen ayrı şekilde
davranıyordu.

230
00:19:26,400 --> 00:19:31,240
Tarihsel olarak insanlar buna
çoklu kişilik bozukluğu dediler.

231
00:19:32,320 --> 00:19:36,400
…HİSLERİ VE YAPTIKLARI ARASINDAKİ
BAĞLANTIYI ANLAMAKTA ZORLANIYOR…

232
00:19:36,480 --> 00:19:39,160
Dr. Dickerson'ın yaptığı
değerlendirmeye göre,

233
00:19:39,240 --> 00:19:43,400
Deryl'in kişiliği
farklı parçalara bölünmüş

234
00:19:43,480 --> 00:19:48,240
ve davranışlarını kontrol etme yeteneği de
oldukça yetersiz görünüyor.

235
00:20:04,120 --> 00:20:06,000
On dört yaşlarındaydım.

236
00:20:07,600 --> 00:20:08,960
Dersteydim.

237
00:20:09,760 --> 00:20:11,840
Sınıftaki herkes bana bakıyordu.

238
00:20:12,360 --> 00:20:15,280
Öğretmen bana
"Kiminle konuşuyorsun?" dedi,

239
00:20:15,360 --> 00:20:19,080
ben de "Nasıl yani?
Kimseyle konuşmuyorum" dedim.

240
00:20:19,160 --> 00:20:22,080
Sınıftaki herkes benim konuşmamı izliyordu

241
00:20:22,160 --> 00:20:27,280
ama ben konuştuğumun farkında değildim,
bunu bilmiyordum.

242
00:20:29,080 --> 00:20:31,640
Bunun başka bir kişilik olduğunu
biliyordum.

243
00:20:32,440 --> 00:20:34,720
Birdenbire ortaya çıkıyor.

244
00:20:39,400 --> 00:20:45,760
Disosiyasyon ve benlik yitimiyle ilgili
semptomları tarif ettiği açık.

245
00:20:45,840 --> 00:20:50,560
Kendi kendine konuşması
ve bunun farkında olmaması

246
00:20:50,640 --> 00:20:52,720
birazcık alışılmışın dışında.

247
00:20:52,800 --> 00:20:59,680
Kesinlikle kendi parçalarından kopmuş
ya da parçalanmış birine işaret ediyor.

248
00:21:01,840 --> 00:21:04,040
Bayan Jolivet'i niye öldürdüm bilmem.

249
00:21:05,320 --> 00:21:06,560
Gerçekten bilmiyorum.

250
00:21:08,400 --> 00:21:10,040
Bir öfke anı gibi.

251
00:21:12,200 --> 00:21:14,320
Birden ortaya çıkan bir öfke nöbeti.

252
00:21:15,440 --> 00:21:18,600
Kadın bana hiçbir şey yapmamıştı.
Yani, ne bileyim…

253
00:21:19,600 --> 00:21:21,040
Canını niye aldım ki?

254
00:21:27,080 --> 00:21:31,440
Mesele Deryl'in idamı hak edecek kadar
suçlu olup olmadığı.

255
00:21:32,000 --> 00:21:35,760
Dr. Dickerson'ın

256
00:21:35,840 --> 00:21:40,520
Deryl'in ruhsal durumunu
tanımlama şekline bakınca

257
00:21:40,600 --> 00:21:44,480
bunun jürinin
göz önünde bulundurması gereken

258
00:21:44,560 --> 00:21:47,960
önemli bir hafifletici sebep olduğunu
düşünüyorum.

259
00:21:50,200 --> 00:21:52,000
Ben olsaydım bu kişinin

260
00:21:52,080 --> 00:21:57,440
idam cezasına uygun olduğunu savunurken
çok zorlanırdım.

261
00:21:59,800 --> 00:22:03,080
Eğer elimde sihirli bir değnek olsaydı

262
00:22:03,160 --> 00:22:06,000
ve Deryl'i ona en uygun yere
yerleştirebilseydim,

263
00:22:06,080 --> 00:22:12,000
o yer hapishaneden ziyade
bir adli psikiyatri hastanesi olurdu.

264
00:22:12,480 --> 00:22:14,280
Ama sihirli bir değneğim yok.

265
00:22:19,080 --> 00:22:21,760
HAFİFLETİCİ NEDENLERİ DİNLEDİKTEN SONRA

266
00:22:21,840 --> 00:22:27,040
JÜRİ, MADISON'IN TOPLUM İÇİN
TEHLİKELİ OLUP OLMADIĞINA KARAR VERECEKTİ

267
00:22:33,760 --> 00:22:38,160
DALLAS, TEKSAS

268
00:22:46,880 --> 00:22:51,920
Teksas'ın kasten öldürme yasaları,
Amerika'da neredeyse emsalsizdir

269
00:22:52,000 --> 00:22:55,920
ve jürinin
iki önemli soruya cevap vermesi gerekir.

270
00:22:57,000 --> 00:23:01,200
Bunlardan biri,
"Sanığın eylemi kasti miydi?

271
00:23:01,280 --> 00:23:04,800
Kişinin ölümüne neden olan o muydu?"

272
00:23:06,280 --> 00:23:09,840
Bir sonraki adım, jürinin oy birliğiyle

273
00:23:09,920 --> 00:23:15,120
davalının toplum için sürekli bir
tehdit oluşturduğuna karar vermesi.

274
00:23:15,200 --> 00:23:18,360
Birinci ve ikinci özel durumlar konusunda
anlaşırlarsa

275
00:23:18,440 --> 00:23:20,880
otomatik olarak idam cezası sonucu çıkar.

276
00:23:23,480 --> 00:23:28,840
Yazı tura atmak gibi.
Ya hayat ya da ölüm. İşte bu kadar.

277
00:23:28,920 --> 00:23:33,520
KAPTAN

278
00:23:33,600 --> 00:23:39,000
Adım James W. Marquart,
sosyolog ve kriminoloğum.

279
00:23:39,880 --> 00:23:41,480
Deryl Madison davasında da

280
00:23:41,560 --> 00:23:46,600
sanığın gelecekteki tehlikesi konusunda
uzman olarak ifade verdim.

281
00:23:47,480 --> 00:23:50,520
ÇAVUŞ JAMES MARQUART'A
EASTHAM'DAKİ DOSTLARINDAN İYİ ŞANSLAR

282
00:23:50,600 --> 00:23:54,520
Öncelikle, Deryl
bu cinayetten tamamen sorumluydu.

283
00:23:54,600 --> 00:23:56,600
Buna hiç şüphe yok.

284
00:23:56,680 --> 00:24:02,320
Fakat bu davada ceza açısından
hafifletici sebepler var mıydı?

285
00:24:02,400 --> 00:24:05,120
Kesinlikle olduğunu düşünüyorum, evet.

286
00:24:05,200 --> 00:24:07,200
MÜSAİT İLK HÜCRE

287
00:24:07,280 --> 00:24:10,280
Deryl fakir bir
Afroamerikan ailede büyüdü.

288
00:24:10,760 --> 00:24:15,880
Babası çok sert bir adamdı
ve üç kardeşi daha vardı,

289
00:24:15,960 --> 00:24:19,360
yani hepsi kötü muamele gören
toplamda dört çocuk vardı.

290
00:24:19,440 --> 00:24:22,160
Sanırım birkaçı erken yaşta ölmüştü.

291
00:24:23,560 --> 00:24:27,960
İnsan olmanın gerekliliklerini
karşılayacak derecede sosyalleşmedi hiç.

292
00:24:28,040 --> 00:24:31,640
O yüzden sıradan günlük hayata
uyum sağlamakta zorlanıyordu

293
00:24:31,720 --> 00:24:36,400
ve bu da o çocuğu
başka bir şansı olmayan bir yola sokmuştu.

294
00:24:36,480 --> 00:24:37,960
Başka hiçbir şansı yoktu.

295
00:24:45,280 --> 00:24:50,400
Bu suçun işlendiği sıradaki
Houston'a bakarsanız

296
00:24:51,120 --> 00:24:53,960
Houston o zamanlar kokaine batmıştı.

297
00:24:55,920 --> 00:24:59,480
Şehrin tamamında
bir suç salgını vardı resmen.

298
00:25:00,880 --> 00:25:02,720
Haberleri hatırlıyorum.

299
00:25:02,800 --> 00:25:06,200
Her gece başka bir cinayet,
başka bir cinayet…

300
00:25:06,280 --> 00:25:08,640
Her gün böyle sürüp gidiyordu.

301
00:25:10,280 --> 00:25:14,600
Şehir, freni patlamış bir kamyon gibi
yokuş aşağıya gidiyordu.

302
00:25:14,680 --> 00:25:16,760
O da tüm bunların içine sürüklendi.

303
00:25:20,480 --> 00:25:23,160
O sırada jüride ben oturuyor olsaydım,

304
00:25:23,240 --> 00:25:26,480
şehirde işlenen
diğer cinayetlere de bakınca

305
00:25:26,560 --> 00:25:30,320
ben de muhtemelen
"Bunu senin yanına bırakmayacağım" derdim.

306
00:25:37,560 --> 00:25:42,040
HAFİFLETİCİ NEDENLERE RAĞMEN
23 HAZİRAN 1989'DA

307
00:25:42,120 --> 00:25:46,680
JÜRİ, DERYL MADISON'I ÖLÜME MAHKÛM ETTİ

308
00:25:56,600 --> 00:25:58,080
İnanın ya da inanmayın,

309
00:25:58,160 --> 00:26:01,440
bana idam cezası verdiklerinde
hiçbir şey hissetmedim.

310
00:26:03,040 --> 00:26:06,400
Ne hissedeceğimi bilmiyordum.
Hiçbir şey hissetmiyorum.

311
00:26:06,480 --> 00:26:08,120
Neden böyle bilmiyorum.

312
00:26:08,640 --> 00:26:11,280
Annem, kardeşlerim öldüğünde de
böyle oldu.

313
00:26:11,920 --> 00:26:13,880
Kimse için gözyaşı dökmedim.

314
00:26:17,000 --> 00:26:21,320
İnsanlar tarafından sevilmek
nasıl bir şey bilmiyorum.

315
00:26:21,880 --> 00:26:24,360
Bilmiyorum. Ne olduğunu bilmiyorum.

316
00:26:25,680 --> 00:26:27,440
Ne olduğunu söyleyemem.

317
00:26:39,840 --> 00:26:43,520
Adamın neredeyse doğduğu günden beri
hiç yüzü gülmemiş,

318
00:26:43,600 --> 00:26:46,960
hem okulda hem de evde sorunlar yaşamış.

319
00:26:47,960 --> 00:26:51,320
Bağımlılığınız falan varsa
paranoyaklaşırsınız.

320
00:26:51,400 --> 00:26:55,400
Kokain bağımlılığı olan insanlar da
riskli davranışlarda bulunurlar.

321
00:26:56,040 --> 00:27:02,080
Bu da onun zihninde her türlü tamponu
ya da engelleyiciyi yok etmiş.

322
00:27:02,160 --> 00:27:06,000
Kadını hedef olarak görüp peşinden gitmiş.
Düşünmemiş bile.

323
00:27:06,080 --> 00:27:08,200
Bu işin sonuçlarını hiç düşünmeden

324
00:27:09,200 --> 00:27:14,120
dürtüsel bir karar vererek
bunu gerçekleştirdi.

325
00:27:15,800 --> 00:27:18,560
O profesyonel bir şiddet suçlusu değil.

326
00:27:18,640 --> 00:27:22,520
Altüst olmuş durumda,
yarın bu hırsızlık da olabilir.

327
00:27:23,080 --> 00:27:29,160
Onu ileride potansiyel bir tehdit yapacak
şiddet eğilimlerine sahip değil.

328
00:27:29,240 --> 00:27:30,920
BRUCE SMITH SR. ÖDÜLÜ

329
00:27:31,000 --> 00:27:34,480
Anlıyorum, korkunç bir suç işledi,
bunu anlayabiliyorum

330
00:27:34,560 --> 00:27:39,120
ama idam cezası o zaman için
uygun bir ceza değildi.

331
00:27:39,200 --> 00:27:41,040
Öyle olduğunu düşünmüyorum.

332
00:27:49,040 --> 00:27:54,160
KATY'YE HOŞ GELDİNİZ

333
00:27:54,240 --> 00:27:57,760
MUHTEŞEM GRINGO'NUN
TEX-MEX MUTFAĞINA HOŞ GELDİNİZ

334
00:28:03,400 --> 00:28:08,080
Bir soruşturmacı olarak
adalet sistemimize kesinlikle güveniyorum.

335
00:28:10,080 --> 00:28:12,880
Soruşturmalarda
elimizden geleni yapıyoruz.

336
00:28:12,960 --> 00:28:18,840
Savcılar duruşma sürecine hazırlanıyor
ve tüm deliller jüriye sunuluyor.

337
00:28:20,440 --> 00:28:24,000
Jüri, her iki tarafı
ve onlara sunulan her şeyi dinleyip

338
00:28:24,080 --> 00:28:25,480
kararını veriyor.

339
00:28:25,560 --> 00:28:28,440
Onu suçlu bulmakta
ve idamla cezalandırmakta da

340
00:28:28,520 --> 00:28:30,160
hiç zorlanmadılar.

341
00:28:36,240 --> 00:28:43,080
BEULAH JOLIVET'İN
BİRİNCİ DERECEDEN YAKIN AKRABASI YOKTU

342
00:28:49,320 --> 00:28:54,520
Bayan Jolivet'in yerde yattığı o hâli
hâlâ gözümün önünden gitmiyor.

343
00:28:55,160 --> 00:28:59,360
Burada oturup
onun hakkında konuşmamı sağlayan da bu.

344
00:28:59,960 --> 00:29:03,960
Şu anda,
Bayan Jolivet'i temsil eden tek biz varız.

345
00:29:07,080 --> 00:29:10,320
Dünyadaki son anlarının
nasıl olduğunu biliyorum

346
00:29:11,040 --> 00:29:13,440
ve o kısmın unutulmasını istemiyorum.

347
00:29:27,280 --> 00:29:32,200
FORMİA, İTALYA

348
00:29:33,120 --> 00:29:35,120
BİLET

349
00:29:38,560 --> 00:29:41,440
İki idama tanık oldum.

350
00:29:42,680 --> 00:29:48,440
Amerika'da bir idama tanık olan
ilk İtalyan kadın bendim.

351
00:29:49,960 --> 00:29:55,680
Çok zor bir durumdu
çünkü olayı izleyebiliyorsunuz

352
00:29:56,240 --> 00:30:00,040
ama ölen kişi için
hiçbir şey yapamıyorsunuz.

353
00:30:01,800 --> 00:30:04,640
Hayatınızın sonuna kadar

354
00:30:04,720 --> 00:30:09,400
zihninizden ve kalbinizden
çıkmayacak bir deneyim.

355
00:30:14,120 --> 00:30:15,440
Adım Michela Mancini,

356
00:30:15,520 --> 00:30:20,040
İtalya Ölüm Cezasına Karşı
Millî Koalisyonu'nun başkan yardımcısıyım.

357
00:30:24,800 --> 00:30:29,920
İtalyan Koalisyonu olarak
birçok mahkûma yardım etmeye çalışıyoruz,

358
00:30:30,000 --> 00:30:32,640
özellikle de Amerika'da

359
00:30:32,720 --> 00:30:38,440
çünkü hâlâ idam cezasını kullanan
son demokratik ülke orası.

360
00:30:40,200 --> 00:30:43,160
Niyetimiz oraya gidip

361
00:30:43,240 --> 00:30:50,000
bunun doğru çözüm olmayabileceğini
anlamalarına yardımcı olmak.

362
00:30:51,280 --> 00:30:53,160
Bizler dünya vatandaşıyız.

363
00:30:54,600 --> 00:31:00,560
Başka bir ülkede olanlar,
bizi de endişelendirmeli.

364
00:31:02,480 --> 00:31:07,400
GEÇTİĞİMİZ 30 YILDA,
MICHELA BİRÇOK İDAM MAHKÛMUNA YARDIM ETTİ

365
00:31:07,480 --> 00:31:12,480
MICHELA'NIN ÇALIŞMALARINI DUYDUKTAN SONRA
MADISON ONA MEKTUP YAZDI

366
00:31:14,880 --> 00:31:18,280
Deryl Madison'dan ilk kez

367
00:31:18,360 --> 00:31:22,360
1995 yılında mektup aldım.

368
00:31:23,360 --> 00:31:25,880
Ona cevap yazmaya başladım.

369
00:31:26,480 --> 00:31:29,120
Ondan sonra da yazışmaya devam ettik.

370
00:31:29,800 --> 00:31:36,200
1996 yılında da
onu ilk kez ziyarete gittim.

371
00:31:38,680 --> 00:31:44,000
O zamandan beri de
ailemin bir parçası oldu.

372
00:31:47,880 --> 00:31:53,920
Benim ona yardım etmeye
ikna olmamı sağlayan şey

373
00:31:54,000 --> 00:31:58,280
Deryl'in çok yalnız olduğu gerçeği

374
00:31:58,840 --> 00:32:02,840
ve kimsenin onunla
gerçekten ilgilenmemesiydi.

375
00:32:05,080 --> 00:32:11,240
Deryl'in gözlerine bakamadığım tek an

376
00:32:12,520 --> 00:32:19,520
ölen kadının resmini gördükten
sonraki gündü.

377
00:32:21,280 --> 00:32:25,160
Biri benim büyükannemi öldürmüş olsaydı…

378
00:32:28,200 --> 00:32:32,960
…ben de o kişinin yaptığı şey yüzünden
hapiste kalmasını isterdim.

379
00:32:34,360 --> 00:32:37,200
Ama ziyaret sırasında,

380
00:32:38,760 --> 00:32:43,800
onunla konuştuktan
ve anlattıklarını dinledikten sonra

381
00:32:44,560 --> 00:32:50,560
anladım ki o anda benim karşımdaki kişi

382
00:32:50,640 --> 00:32:55,320
artık o suçu işleyen kişiyle
aynı kişi değildi.

383
00:32:55,880 --> 00:32:57,800
Karşımdaki arkadaşım Deryl'di.

384
00:33:00,640 --> 00:33:03,560
2001'DE, BEŞ YILLIK DOSTLUKTAN SONRA

385
00:33:03,640 --> 00:33:09,200
MICHELA, MADISON'IN BİR AY İÇİNDE
İDAM EDİLECEĞİNİ ÖĞRENDİ

386
00:33:10,920 --> 00:33:14,800
Niyetim onun hayatını kurtarmaktı.

387
00:33:16,680 --> 00:33:18,400
Nasıl olacağı önemli değildi.

388
00:33:20,600 --> 00:33:24,080
İdam edileceği tarihten üç hafta önce

389
00:33:24,760 --> 00:33:29,640
aceleyle gidip
iyi bir avukat bulmaya çalıştık,

390
00:33:29,720 --> 00:33:34,320
ona somut şekilde yardım edebilecek
birini aradık.

391
00:33:35,080 --> 00:33:39,480
Şansımıza Mayer ve Brown'ı bulduk,

392
00:33:39,560 --> 00:33:44,240
ona ücretsiz yardım etmeyi teklif ettiler.

393
00:33:45,600 --> 00:33:50,320
Gönderdiğimiz tüm belgeleri
incelediklerinde,

394
00:33:50,400 --> 00:33:56,080
Deryl için faydalı bir şey
yapabileceklerini hemen anladılar.

395
00:33:56,680 --> 00:33:58,920
MADISON'IN YENİ AVUKATLARI

396
00:33:59,000 --> 00:34:04,000
MAHKEMEDE HAFİFLETİCİ NEDENLERİN
PEK ÜZERİNDE DURULMADIĞINI İDDİA ETTİ

397
00:34:13,280 --> 00:34:17,320
MADISON'A
YENİ BİR CEZA DAVASI ŞANSI VERİLDİ

398
00:34:17,400 --> 00:34:23,000
YA DA İSTERSE HAYATININ GERİ KALANINI
HAPİSTE GEÇİREBİLECEKTİ

399
00:34:25,480 --> 00:34:27,360
Deryl çok korkmuştu.

400
00:34:30,680 --> 00:34:34,800
Çok korktuğunuzda da

401
00:34:35,400 --> 00:34:37,680
düşünmek, seçim yapmak

402
00:34:38,920 --> 00:34:44,160
ya da bir şeylere karar vermek
gerçekten çok zorlaşır.

403
00:34:45,160 --> 00:34:49,360
Ama tabii yeni gelecek olan jürinin

404
00:34:49,440 --> 00:34:52,880
idam cezasını onaylama riski de vardı.

405
00:34:56,000 --> 00:34:58,240
Tekrar duruşmaya çıkmak istemedi.

406
00:34:58,920 --> 00:35:02,960
Çok fazla düşündükten sonra

407
00:35:04,640 --> 00:35:09,440
kalan hayatı boyunca
hapiste kalmayı kabul etti.

408
00:35:12,680 --> 00:35:17,400
DERYL MADISON'IN CEZASI 2009'DA,
MAHKÛMİYETİNİN 20. YILINDA

409
00:35:17,480 --> 00:35:21,600
ŞARTLI TAHLİYESİZ MÜEBBET HAPSE ÇEVRİLDİ

410
00:35:43,600 --> 00:35:46,840
Cezasının bozulmasına şaşırdım.

411
00:35:48,240 --> 00:35:53,560
Hayal kırıklığına uğradım
çünkü o dönem davada elimiz çok güçlüydü.

412
00:36:08,800 --> 00:36:12,480
Aklı başında biri olarak bunu yapmazdım.
Öyle işte.

413
00:36:14,240 --> 00:36:17,240
İçimde benden başka biri daha
olduğunu düşünüyorum.

414
00:36:17,320 --> 00:36:19,520
Belki de bu diğer kişilik

415
00:36:19,600 --> 00:36:25,080
benim uyuşturucu kullandığım zamanlarda
ortaya çıkıyordur.

416
00:36:26,880 --> 00:36:32,840
Sanki içimde "Evet, bunu sen yaptın" diyen
başka bir ses duyuyor gibiyim.

417
00:36:34,720 --> 00:36:36,760
"Hayır, ben yapmadım" diyorum.

418
00:36:37,680 --> 00:36:40,400
Sanki kendimle oyun oynuyor gibiyim.

419
00:36:50,680 --> 00:36:55,680
Benim şahsi fikrim,
Deryl ve hapisteki diğer mahkûmlar,

420
00:36:55,760 --> 00:36:58,560
özellikle de idam mahkûmları,

421
00:36:58,640 --> 00:37:02,960
sistemin nasıl işlediğini
ve ne demeleri gerektiğini öğrenmişler.

422
00:37:05,880 --> 00:37:09,120
Hapse attığımız kişilerin
suçu zihinsel rahatsızlıklara,

423
00:37:09,200 --> 00:37:12,760
yetiştirilme tarzlarına
ya da çocukluk travmalarına atmaları

424
00:37:12,840 --> 00:37:15,240
epey yaygın bir durum bence.

425
00:37:15,320 --> 00:37:19,320
Yaptıkları şeyleri makul göstermek için
uyuşturucu bağımlılığı gibi

426
00:37:19,400 --> 00:37:21,880
bir sürü farklı bahane buluyorlar.

427
00:37:39,880 --> 00:37:45,080
Deryl'in o sırada
aklının yerinde olmadığını

428
00:37:45,160 --> 00:37:50,760
ve başka biri olduğunu iddia etmesi
bence olayı şu an öyle gördüğü için,

429
00:37:50,840 --> 00:37:53,080
o zaman o şekilde düşünmüyordu.

430
00:37:53,600 --> 00:37:58,760
Belki şimdi biraz pişman olabilir
ama bu Bayan Jolivet'i geri getirmez.

431
00:37:59,360 --> 00:38:01,680
Bu, onun hayata dönmesini sağlamaz.

432
00:38:01,760 --> 00:38:05,840
Bu, o olay sırasında
onun ellerinde çektiği acıyı

433
00:38:05,920 --> 00:38:09,120
ve yaşadığı gaddarlığı hafifletmez.

434
00:38:13,280 --> 00:38:19,080
Bayan Jolivet, o kişinin
idamla cezalandırılmasını hak ediyor

435
00:38:19,160 --> 00:38:22,480
çünkü onun canını alarak işlediği suçun
cezası bu.

436
00:38:24,680 --> 00:38:28,320
Bence o adam
şartlı tahliyesiz müebbedi hak etmiyor.

437
00:38:46,440 --> 00:38:50,160
DOKSAN GÜNLÜK ZORUNLU ARADAN SONRA
TEKSAS CEZA İNFAZ KURUMU

438
00:38:50,240 --> 00:38:53,600
DERYL MADISON'LA İKİNCİ BİR RÖPORTAJA
İZİN VERDİ

439
00:38:55,280 --> 00:38:57,400
Duruşmam sırasında her şeyi görüp,

440
00:38:57,480 --> 00:39:01,640
tüm ifadeleri dinleyip
hayatıma tekrar baktıktan sonra,

441
00:39:03,080 --> 00:39:04,600
yaptığım şey için

442
00:39:06,080 --> 00:39:09,440
evet, o dönem idamı hak ettiğimi düşündüm.

443
00:39:10,280 --> 00:39:14,840
O kadar uzun süre yaşayan birinin
hayatını elinden öylece almazsın.

444
00:39:15,560 --> 00:39:20,040
Bunun için cezalandırılmayı hak ediyorsun.
Yaptığım şey için idamı hak ettim.

445
00:39:20,120 --> 00:39:21,680
Evet, anlıyorum.

446
00:39:22,480 --> 00:39:25,080
Kanun böyle işliyor, değil mi?

447
00:39:26,480 --> 00:39:29,920
Hayatımın sonuna kadar hapiste kalacağım.
Bir daha çıkamam.

448
00:39:33,320 --> 00:39:35,840
Öyle işte. Ben canavar değilim, tamam mı?

449
00:39:36,360 --> 00:39:39,920
Ama bir suç işledim ve bedelini ödüyorum.

450
00:39:45,600 --> 00:39:49,480
Bildiğim kadarıyla
Deryl eve en az üç kez girip çıkmış

451
00:39:49,560 --> 00:39:54,560
ve evden çıkıp bu eşyaları
buradaki bir uyuşturucu satıcısına satmış.

452
00:39:57,280 --> 00:40:00,440
Bence Deryl Madison çok sadistti.

453
00:40:01,120 --> 00:40:05,000
Bunu daha önceden
ya da eve geldikten sonra planladı

454
00:40:06,080 --> 00:40:07,680
ve de hiç acele etmedi.

455
00:40:11,960 --> 00:40:14,480
Davamdaki dedektif oydu, değil mi?

456
00:40:15,360 --> 00:40:20,720
Bana sorular sorup durdular,
ben de onlara ne yaptıysam anlattım.

457
00:40:21,680 --> 00:40:23,000
Hiç yalan söylemedim.

458
00:40:23,960 --> 00:40:25,960
Evden bir şeyler çıkardım.

459
00:40:26,040 --> 00:40:28,280
Bunu daha önceden planlamamıştım

460
00:40:29,000 --> 00:40:31,480
ama oraya girdikten
ve kadın öldükten sonra

461
00:40:31,560 --> 00:40:34,000
evden bazı eşyaları çıkarmaya başladım.

462
00:40:35,240 --> 00:40:37,360
Kokain için sattığım şeylerdi.

463
00:40:37,920 --> 00:40:41,280
O aralar keş gibi düşünüyordum.
Kafam yerinde değildi.

464
00:40:42,320 --> 00:40:46,400
Keşin tekiydim. Uyuşturucu istiyordum.
Durum böyleydi.

465
00:40:49,600 --> 00:40:52,640
Bayan Jolivet'i öldürmeyi planlamadım.

466
00:40:53,320 --> 00:41:00,160
Ben oradayken oldu.
Birdenbire farklı bir şey oldu işte.

467
00:41:00,240 --> 00:41:05,240
Oraya girince bütün ruh hâlim değişti.

468
00:41:07,960 --> 00:41:10,640
Kendimi kötü biri olarak görmüyorum

469
00:41:11,680 --> 00:41:17,040
ama yanlış bir şey yaptığımızda
topluma olan borcumuzu ödemek zorundayız.

470
00:41:19,640 --> 00:41:24,960
Hoşuma gitmeyebilir ama dedikleri gibi,
"Kendi düşen ağlamaz."

471
00:41:29,560 --> 00:41:32,640
Ben doğduğumda
büyükannem bana Bubba ismini vermişti.

472
00:41:33,440 --> 00:41:35,880
Diğer kişiliğime de bu adı verdim.

473
00:41:38,880 --> 00:41:40,000
Bubba benim

474
00:41:41,560 --> 00:41:44,040
tam olarak alter egom denemez ama…

475
00:41:46,280 --> 00:41:48,480
Jekyll ile Hyde tarzı diyelim.

476
00:41:49,800 --> 00:41:52,960
Başımı belaya sokuyor işte.
Öyle söyleyeyim.

477
00:41:53,680 --> 00:41:58,440
O, daha çok
benim kendime sorular soran hâlim gibi.

478
00:41:58,960 --> 00:42:02,120
"Bunu neden yaptın?" falan.

479
00:42:03,760 --> 00:42:07,000
Gecenin bir yarısı kalkıp
hücrede ileri geri yürürüm.

480
00:42:07,960 --> 00:42:09,320
O da bana şöyle der,

481
00:42:10,800 --> 00:42:11,880
"Uyku tutmadı mı?"

482
00:42:13,160 --> 00:42:15,840
Bu delilik be. Ne bileyim…

483
00:42:18,480 --> 00:42:21,160
Umarım bugünlerde aptalca bir şey yapmaz.

484
00:42:24,720 --> 00:42:27,200
Burada olduğum için korkutucu değil.

485
00:42:28,080 --> 00:42:30,000
Dışarıda olsaydım farklı olurdu.

486
00:43:01,280 --> 00:43:04,200
Alt yazı çevirmeni: Reşat Bir

